Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Bakan Gürlek'ten OECD toplantısında mesaj: Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalı

Bakan Gürlek'ten OECD toplantısında mesaj: Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalı

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda yargı reformlarından yapay zekâya, sığınmacı sorunundan Gazze'deki insanlık dramına kadar önemli açıklamalarda bulundu. Yargılamaların uzun sürmesinin küresel bir sorun olduğunu vurgulayan Gürlek, “Yargılamalar aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemlidir” dedi. Gazze'de yaşananlara karşı OECD ülkelerine çağrıda bulunan Gürlek, uluslararası toplumun yerinden edilen Filistinlilerin haklarını savunması gerektiğini belirtti.

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, İstanbul'da gerçekleştirilen OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda konuştu. Türkiye'nin adalete erişimi güçlendirmeyi demokratik hukuk devletinin öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüğünü belirten Gürlek, yargı süreçlerinin hızlandırılması, dijitalleşme, yapay zekâ ve uluslararası adli iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de geniş yer ayıran Gürlek, uluslararası topluma insan hakları ve adalet konusunda daha güçlü bir tutum sergileme çağrısı yaptı.

"YARGILAMALAR UZATILMAYACAK KADAR ÖNEMLİ"

Adalet sistemlerinin artan iş yükü, karmaşık uyuşmazlıklar ve çeşitlenen suç türleri nedeniyle önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Bakan Gürlek, adalete erişimde yaşanan gecikmelerin yalnızca Türkiye'nin değil, birçok ülkenin ortak meselesi olduğunu söyledi.

Küresel etkileşim ve sınır aşan suçların uluslararası iş birliğini zorunlu hâle getirdiğini ifade eden Gürlek, " Bugün en çok karşılaştığımız yargısal sorunlardan biri insanların adalete ulaşmak için uzun süre beklemek zorunda kalmasıdır " dedi.

Yargılamalarda hem titizliğin hem de makul sürenin korunması gerektiğini vurgulayan Gürlek, " Yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz " ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMUNDA 2025-2029 HEDEFİ

Türkiye'nin reform çalışmalarını insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımla sürdürdüğünü kaydeden Gürlek, 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi kapsamında adalete erişimi kolaylaştıran projelerin hayata geçirildiğini belirtti.

Makul sürede yargılanma hakkının güvencelerini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Gürlek, uygulamadaki ihtiyaçların ve gerçekleştirilen düzenlemelerin sonuçlarının yakından takip edildiğini ifade etti.

Adalet sisteminin herkesin, özellikle de toplumdaki en güçsüz bireylerin haklarını etkin biçimde arayabileceği bir yapıya dönüştürülmesinin temel hedefleri arasında bulunduğunu vurguladı.

"YAPAY ZEKÂ YARGILAMADA AMAÇ DEĞİL, ARAÇTIR"

Konuşmasında yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yargı hizmetlerindeki rolüne değinen Gürlek, teknolojinin adalete erişimi kolaylaştıracak şekilde kullanılması gerektiğini söyledi.

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin (UYAP) vatandaş portalı sayesinde kişilerin adliyeye gitmeden dosyalarını takip edebildiğini hatırlatan Gürlek, dijital hizmetlerin kolay ve anlaşılır hâle getirilmesinin önemine işaret etti.

Dijitalleşmenin başarısının, vatandaşların hak arama süreçlerini ne ölçüde kolaylaştırdığına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürlek, " Teknolojinin ve yapay zekânın yargılamada amaç değil, araç olduğunu asla unutmamalıyız " dedi.

Gelişen teknolojilerin ve dijital altyapıların uluslararası iş birliğiyle insanlığın ve adaletin hizmetine sunulması gerektiğini de sözlerine ekledi.

ADLİ YARDIM VE ARABULUCULUK DESTEĞİ ARTIRILIYOR

Adalet önünde eşitliğin yalnızca herkese aynı hukuki imkânların sunulmasıyla sağlanamayacağını belirten Gürlek, vatandaşların bu imkânlardan etkin biçimde yararlanabilmesinin de gerekli olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda barolara Hazine kaynaklarından aktarılan payın ve adli yardım bütçesinin artırıldığını söyleyen Gürlek, ekonomik imkânları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanmasının sağlandığını bildirdi .

Çocuklar ve kırılgan durumdaki mağdurların özel ihtiyaçlarının gözetildiğine dikkat çeken Gürlek, bu kişilerin adli görüşme odalarında güvenli ve uygun koşullarda dinlenebildiğini belirtti.

GAZZE İÇİN OECD ÜLKELERİNE ÇAĞRI

Adalet Bakanı Gürlek, konuşmasında savaş, işgal ve zulüm nedeniyle yerinden edilen insanların yaşadığı sorunlara da değindi.

Gazze'de yerinden edilen Filistinlilerin haklarının uluslararası toplum tarafından daha güçlü biçimde savunulması gerektiğini vurgulayan Gürlek, OECD ülkelerine bu konuda sorumluluk üstlenme çağrısında bulundu.

İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin Filistinlilere ait zeytin ağaçlarını dahi hedef aldığını belirten Gürlek, bu tür eylemleri durdurabilecek etkili bir küresel adalet sistemine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Gazze'deki insanlık dramı karşısında dünyanın tutumunu eleştiren Gürlek, " İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir " ifadelerini kullandı.

Batı dünyasının yaşananlar karşısındaki tutumunun gelecek nesillere açıklanmasının güç olacağını savunan Gürlek, uluslararası adalet anlayışının yalnızca söylemde değil, somut adımlarla da ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

"TÜRKİYE 4 MİLYONU AŞAN SIĞINMACIYA KUCAK AÇTI"

Türkiye'nin ve Avrupa ülkelerinin karşılaştığı önemli sorunlardan birinin savaş ve işgal nedeniyle mülteci durumuna düşen insanlar olduğunu belirten Gürlek, Türkiye'nin sığınmacılara yönelik yaklaşımına dikkat çekti.

Avrupa Birliği ülkelerinin sığınmacı kotası uyguladığını ifade eden Gürlek, Türkiye'nin ise insan onurunu esas alarak ayrım gözetmeksizin kapılarını açtığını söyledi.

Bakan Gürlek, Türkiye'nin kısıtlı imkânlarına rağmen 4 milyonu aşkın sığınmacıya kucak açtığını belirterek bu yaklaşımın ülkenin küresel adalet anlayışının ve sorumluluk bilincinin somut bir yansıması olduğunu dile getirdi.

"ADALET ARAYIŞI HER SINIRDA YENİDEN BAŞLAMAMALI"

Uluslararası adli iş birliğinin önemine değinen Gürlek, suçların giderek daha fazla sınır aşan nitelik kazandığını belirtti.

Bir suçun failinin veya mağdurunun bir ülkede, dijital delillerinin başka bir ülkede, suçtan elde edilen gelirlerin ise üçüncü bir ülkede bulunabildiğini hatırlatan Gürlek, delillerin korunması ve suç gelirlerinin takip edilmesinde ülkeler arasında etkin koordinasyon kurulması gerektiğini söyledi.

Gürlek, " Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalıdır " diyerek uluslararası adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanmasının önemini vurguladı.

Ülkeler arasındaki iş birliğinin yalnızca imzalanan anlaşmalarla ölçülmemesi gerektiğini belirten Gürlek, asıl başarının somut taleplere verilen hızlı ve etkili karşılıklarla ortaya çıkacağını ifade etti.

Adli makamlar arasında doğrudan iletişimin güçlendirilmesini ve uygulamada karşılaşılan sorunların ortak çözümlerle giderilmesini önemsediklerini kaydetti.

OECD İLE ORTAK ÇALIŞMA VURGUSU

OECD'nin adalete erişim ve insan odaklı adalet sistemlerine ilişkin tavsiye kararının uluslararası çalışmalara önemli bir çerçeve sunduğunu ifade eden Gürlek, İstanbul'daki toplantının ülkeler arasında deneyim paylaşımı açısından fırsat oluşturduğunu belirtti.

Toplantı kapsamında farklı çalışma gruplarının çeşitli başlıklarda görüş alışverişinde bulunacağını söyleyen Gürlek, ortak akıl ve evrensel değerler temelinde sonuçlar elde edilmesini temenni etti.

Adalet sistemlerine duyulan güvenin güçlendirilmesi ve vatandaşların haklarını zamanında kullanabilmesinin ülkelerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Gürlek, İstanbul'daki görüşmelerin adalete erişimin önündeki engelleri azaltacak yeni iş birliklerine katkı sağlamasını diledi.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…