Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Ahmet Köse açıkladı! İstanbul’u vuran yağışa atalarımız "Meryem Ana Fırtınası" demiş

Ahmet Köse açıkladı! İstanbul’u vuran yağışa atalarımız "Meryem Ana Fırtınası" demiş

Meteoroloji Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Ahmet Köse, İstanbul’u etkisi altına alan sağanağı değerlendirdi. Bu dönemde görülen yağışlara halk arasında “Meryem Ana Fırtınası” dendiğini hatırlatan Köse, İstanbul’a 24 saatte yıllık yağışın üçte biri kadar yağış düştüğünü söyledi. Köse, altyapının artık yağışın süresi, şiddeti ve sıklığına göre planlanması gerektiğini vurguladı.

İstanbul’da birçok ev ve iş yerini su basan, ağaçları deviren sağanağı değerlendiren Meteoroloji Mühendisleri Odası İkinci Başkanı Ahmet Köse, yaşananları Karadeniz’in sıcak suyu ve kentin üzerine çöken alçak basınç sistemiyle açıkladı.

“ATALARIMIZ MERYEM ANA FIRTINASI DEMİŞ”

Haberler.com’da Melis Yaşar’ın sorularını yanıtlayan Köse, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün birkaç gündür uyarıda bulunduğunu ve beklenen yağışın gerçekleştiğini ifade etti. Bu dönemde görülen yağışların yeni olmadığına dikkat çeken Köse, “Geçmişten günümüze yılın bu tarihinde olan yağışlar ilk değil. Bu tarihlerde olan yağışa atalarımız Meryem Ana Fırtınası demiş. Genelde gök gürültülü, sağanak yağışlı, boralı, şimşekli yağışlar gerçekleşir bu dönemde. Bu yıl da gerçekleşti bu yağışlar” dedi.

MERYEM ANA FIRTINASI NEDİR?

Meryem Ana Fırtınası, yüzyıllar boyunca denizcilerin, balıkçıların ve çiftçilerin gözlemleriyle oluşan halk takvimindeki fırtınalardan biri. Halk takviminde 14 Ekim’e denk gelen bu dönem, gök gürültülü sağanak yağışların başlamasıyla ilişkilendiriliyor. Bu yıl da İstanbul’u etkisi altına alan kuvvetli yağış, tam olarak 14 Ekim’de etkisini gösterdi.

Halk takviminde ekim ayında Meryem Ana Fırtınası dışında başka fırtınalar da bulunuyor. 17 Ekim’deki Kırlangıç Fırtınası kırlangıçların Anadolu’dan göçüyle, 18 Ekim’deki Koz Kavuran Fırtınası ise lodos ve ceviz ağaçlarının yaprak dökümüyle ilişkilendiriliyor. 27 Ekim’deki Balık Fırtınası da balıkların Marmara’dan Karadeniz’e göçüyle anılıyor. Bu adlandırmaların kesin bir hava tahmini olmadığı, geleneksel gözlemlere dayandığı belirtiliyor.

KARADENİZ 21-22 DERECE, HAVA 14-15 DERECE

Yağışın bu kadar etkili olmasının nedenini anlatan Köse, Karadeniz’in suyu ile havanın sıcaklığı arasındaki farka dikkat çekti. Köse, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Karadeniz üzerinden gelen soğuk hava, tam İstanbul’un üzerine çöken alçak basıncın sürekli dönüş hareketiyle birlikte... Karadeniz suyu şu an 21-22 derece civarında, hava sıcaklığı 14-15 derece civarında. Sürekli Karadeniz üzerinden buharlaşan havayı, alçak basınç alanı üzerimize getirdi ve sürekli yağış faaliyeti devam etti.”

“24 SAATTE BİR YILLIK YAĞIŞIN ÜÇTE BİRİNİ ALDIK”

İstanbul’da metrekareye 242 kilogram civarında yağış kaydedildiğini hatırlatan Köse, bu miktarın kentin yıllık yağış ortalamasıyla karşılaştırıldığında ne kadar yüksek olduğunu şu sözlerle anlattı:

“Bu yağışı şöyle düşünebiliriz: İstanbul’un yıllık yağışı ortalama 700 kilogram civarında. Biz 24 saatte bir yıllık yağışın üçte birini aldık. Dolayısıyla bu kaçınılmaz bir son.”

“ALTYAPI SİSTEMİ ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle yağışların karakterinin değiştiğini belirten Köse, altyapı planlamasında kullanılan verilerin artık yetersiz kaldığını savundu. Köse, “Biz altyapıları genelde 100 yıllık ortalama yağış verisine göre yapıyoruz. Ancak bu sistem son yıllarda çökmüş durumda. Çünkü artık yağışların sıklığı, süresi ve şiddeti değişti” dedi.

“BENZER HADİSELERİ YAŞAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Altyapının yeni verilere göre planlanması gerektiğini vurgulayan Köse, sözlerini şöyle tamamladı:

“Artık altyapılarımızı yağışın süre, şiddet ve frekans serisine göre yapmamız gerekiyor. Bunu yapmadığımız sürece benzer hadiseleri önümüzdeki yıllarda da yaşamaya ne yazık ki devam edeceğiz.”

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…