AK Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için başlayan seçim yolculuğunun ilk durağı 28 Mart 2004 oldu. Kuruluşundan yaklaşık üç yıl sonra ilk kez yerel seçimlere katılan parti, İzmir'de Taha Aksoy'u aday gösterdi. Karşısında ise 1999'da DSP'den belediye başkanı seçilen ve daha sonra CHP'ye katılan Ahmet Piriştina vardı.
İzmir'deki ilk yarışta seçmenin yüzde 32,56'sının desteğini alan Aksoy 388 bin 336 oya ulaşırken Piriştina, 562 bin 561 oy ve yüzde 47,17'lik oranla görevini sürdürdü. Ancak seçimden yaklaşık üç ay sonra Piriştina'nın hayatını kaybetmesi kent siyasetinde beklenmedik bir değişimi beraberinde getirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine Aziz Kocaoğlu'nun gelmesiyle başlayan dönem, sonraki iki yerel seçimde AK Parti'nin karşısındaki isimlerden birini de belirledi.
Aynı adayla ikinci seçim
AK Parti, 2009'a giderken İzmir'de aday değişikliğine gitmedi. Taha Aksoy, beş yıl aradan sonra bir kez daha büyükşehir belediye başkanlığı için seçmenin karşısına çıkarken CHP'nin adayı bu kez görevdeki Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu oldu.
Aksoy'un ikinci yarışında aldığı oy, ilk seçime kıyasla 200 binin üzerinde arttı ve 599 bin 395'e ulaştı. Ancak İzmir'deki seçmen ve kullanılan oy sayısındaki değişimle birlikte bu yükseliş oy oranına aynı şekilde yansımadı. AK Parti'nin 2004'te yüzde 32,56 olan oranı yüzde 30,39'a geriledi.
Kocaoğlu ise 1 milyon 107 bin 562 seçmenin desteğini alarak yüzde 56,15'e ulaştı. Böylece CHP, Piriştina döneminde yüzde 47 seviyesinde bulunan büyükşehir oyunu Kocaoğlu ile yüzde 56'nın üzerine taşırken AK Parti'nin İzmir'deki ikinci seçimi de Taha Aksoy'un adaylığıyla tamamlandı.
Ortaya çıkan tablo, AK Parti'yi bir sonraki seçim öncesinde farklı bir isme yöneltti.
İzmir yarışında Binali Yıldırım dönemi
2014 yerel seçimlerine gidilirken AK Parti, iki seçim boyunca aday gösterdiği Taha Aksoy'un yerine dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterdi. CHP cephesinde ise Aziz Kocaoğlu seçmenin karşısına çıktı.
Aday değişikliği AK Parti'nin İzmir'deki oylarına da yansıdı. Beş yıl önce 599 bin 395 oy alan parti, Yıldırım ile 947 bin 516 oya ulaştı. Yüzde 30,39 seviyesindeki oy oranı da yüzde 35,92'ye çıkarak bir seçim döneminde yaklaşık 5,5 puan yükseldi.
CHP'nin oy oranında ise ters yönde bir hareket yaşandı. Kocaoğlu'nun 2009'da yüzde 56,15'e ulaşan desteği yüzde 49,60'a geriledi. Buna rağmen 1 milyon 308 bin 134 oy alan Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürdü.
2014'teki sonuç, AK Parti'nin İzmir'deki büyükşehir yarışında o tarihe kadarki en yüksek oy sayısını beraberinde getirirken 2009'da gerileyen oy oranı da yeniden yükselişe geçti. Partinin bu yükselişi, beş yıl sonraki seçimde yeni bir adayla devam etti.
Zeybekci ile 1 milyon sınırı aşıldı
31 Mart 2019'a gelindiğinde İzmir'deki yarışın iki tarafı da değişmişti. CHP, uzun yıllar belediyeyi yöneten Aziz Kocaoğlu'nun ardından Tunç Soyer'i aday gösterirken AK Parti, eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile seçime girdi.
Zeybekci'nin adaylığıyla AK Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki oyları ilk kez 1 milyon sınırını geçti. 1 milyon 32 bin 359 seçmenin desteğini alan parti, oy oranını yüzde 38,70'e taşıdı. Bu sonuç, AK Parti'nin 2004'ten itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için katıldığı seçimlerde ulaştığı en yüksek oran oldu.
CHP ise aday değişikliğine rağmen oy oranını yükseltti. Tunç Soyer, 1 milyon 550 bin 192 oyla yüzde 58,1'e ulaşarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
AK Parti açısından ise 2009'da yüzde 30,39'a kadar gerileyen oyların iki seçim boyunca yükseldiği bir dönem ortaya çıktı. Binali Yıldırım ile yüzde 35,92'ye çıkan oran, Zeybekci ile yüzde 38,70'e ulaşarak 15 yıllık seçim serisinin zirvesini gördü.
Son yarışta Hamza Dağ ve Cemil Tugay
İzmir'de 2024 yerel seçimlerine gidilirken yarışın iki ana partisinde de adaylar yeniden değişti. CHP, Tunç Soyer'in yerine dönemin Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı aday gösterirken AK Parti'nin tercihi Hamza Dağ oldu.
31 Mart'ta sandıkların açılmasıyla birlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine gelen isim Cemil Tugay oldu. Tugay, 1 milyon 292 bin 118 seçmenin desteğini alarak yüzde 48,97'ye ulaşırken Hamza Dağ 977 bin 895 oy ve yüzde 37,06'lık oranla seçimi ikinci sırada tamamladı.
Bu sonuçla AK Parti'nin 2019'da Zeybekci ile yüzde 38,70'e kadar yükselen oy oranı 1,64 puan gerilerken beş seçimlik tablo da tamamlandı. Parti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 2004 ve 2009'da Taha Aksoy, 2014'te Binali Yıldırım, 2019'da Nihat Zeybekci ve 2024'te Hamza Dağ ile seçmenin karşısına çıktı.
Yirmi yıllık bu dönemde AK Parti'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerindeki en düşük oranı yüzde 30,39 ile 2009'da, en yüksek oranı ise yüzde 38,70 ile 2019'da kaydedildi. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ise beş seçimin tamamında CHP'nin adaylarında kaldı.
Ancak 2024 seçimlerinin ardından başlayan siyasi süreç, İzmir'de farklı bir dönemin kapısını açtı.

CHP'den istifa etti, yeni siyasi adresi AK Parti oldu
31 Mart 2024'te CHP'nin adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay için yaklaşık iki yıl sonra yeni bir siyasi süreç başladı. Tugay, 18 Haziran 2026'da partisinden istifa ederek Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdürmeye başladı.
Aradan geçen süreçte siyasi geleceği merak konusu olan Tugay, 30 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin ardından Tugay, İzmir'in gündemindeki konular ile kentin geleceğine yönelik projeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aktardığını açıkladı.
Görüşmeden bir hafta sonra Tugay'ın yeni siyasi adresi de belli oldu. CHP'den istifa eden Tugay, 7 Ekim'de AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen programda AK Parti'ye katılırken Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından parti rozeti takıldı.
Tugay'ın AK Parti'ye katılmasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesinde de yeni bir siyasi dönem başladı.
“AK Parti kimsesizlerin kimsesidir”
Rozetinin takılmasının ardından kürsüye çıkan Tugay, konuşmasında AK Parti'ye katılma kararının yanı sıra siyasete bakışını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini ve İzmir'e ilişkin hedeflerini anlattı.
Siyasetin hangi kesimlerin hakkını savunmak için yapılması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tugay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine atıfta bulunarak şunları söyledi:
“Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında. Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz? Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. ‘AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.’ Bu sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleridir. Tam burada şunu söylemek isterim. Her İzmirli bilir ki Cumhuriyet’e samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır.”
AK Parti'ye katılım kararını da anlatan Tugay, yeni siyasi dönemini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde sürdüreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben huzurlarınızdayım bugün. İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye ile kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim.”
Konuşmasının devamında Yunus Emre'nin sözlerine atıfta bulunan Tugay, AK Parti çatısı altında İzmir'e ilişkin hedeflerini de şu sözlerle aktardı:
“Yunus Emre’nin sözüyle, ‘Ben gelmedim kavga için, benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.’ İnşallah 30 yılı aşan bir devlet yönetimi tecrübesine sahip Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve aynı deneyime sahip AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir’i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz.”
İzmir'de bundan sonraki süreçte merkezi hükümet ile yerel yönetim arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yapan Tugay, bu birlikteliğin kente yansımalarına ilişkin beklentisini şöyle dile getirdi:
“Hiç şüphem yok. Hiç şüphem yok. Yerel yönetim, merkezi hükümet uyumu ve iş birliğiyle çok güzel işler başaracağız. Ancak en önemli şeyin milletimizin güvenini kazanmak, gönlünü yapmak olduğunu da hiçbir zaman unutmayacağız. Hiçbir zaman unutmayacağım.”
Tugay, AK Parti'ye katılmasının ardından yaptığı konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve parti teşkilatına seslenerek şu ifadelerle tamamladı:
“Hoş geldik ve hoş bulduk, saygıdeğer Cumhurbaşkanım ve kıymetli AK Parti ailesi. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hürmetle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”
CHP'den istifa eden Cemil Tugay'ın AK Parti rozetini takmasıyla İzmir siyasetinde başlayan yeni dönem, AK Parti'nin kentteki 22 yıllık siyasi yolculuğuna da yeni bir başlık ekledi. 2004'te Taha Aksoy'un adaylığıyla başlayan, Binali Yıldırım, Nihat Zeybekci ve Hamza Dağ ile devam eden süreçte parti beş kez İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışırken ilk kez görevdeki bir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti çatısı altında yer aldı.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…