Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda geliştirdiği teknolojiler, yeni üretim projeleri ve ihracat anlaşmalarıyla ekonomik karşılık bulmaya devam ediyor. Bu alanda faaliyet gösteren ASELSAN'ın eylül ayının son günlerinden itibaren açıkladığı yüksek tutarlı sözleşmeler, özellikle hava savunma sistemlerinde yoğunlaşırken radar, elektronik harp ve silah sistemleri de yeni anlaşmaların kapsamına girdi.
Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı bildirimlere göre, 23 Eylül'de ROKETSAN ile başlayan sözleşme trafiği, ekim ayının ilk sekiz gününde Savunma Sanayii Başkanlığı ve yurt dışındaki müşterilerle yapılan anlaşmalarla devam etti. Bu süreçte avro cinsinden açıklanan dört sözleşme grubunun tamamı hava savunma sistemleriyle ilişkili olurken dolar cinsinden açıklanan anlaşmalar radar, elektronik harp ve diğer savunma teknolojilerine yönelik oldu.
ASELSAN'ın son 16 günlük dönemde açıkladığı sözleşmelerin toplam büyüklüğü 5 milyar 191 milyon 210 bin avro ve 477,9 milyon dolara ulaştı.
16 günde milyarlarca avroluk sözleşme
ASELSAN'ın söz konusu dönemdeki ilk büyük anlaşması, 23 Eylül'de ROKETSAN ile imzalandı. Hava savunma sistemlerine yönelik alt bileşenlerin tedarikini kapsayan sözleşmenin bedeli 1 milyar 234 milyon 210 bin avro olarak açıklandı. Türk savunma sanayisinin iki önemli kuruluşu arasında imzalanan anlaşma, hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi ve üretiminde ihtiyaç duyulan alt bileşenlerin tedarikine yönelik mevcut iş birliğine yeni bir sözleşme ekledi.
ROKETSAN ile yapılan anlaşmanın ardından ASELSAN, ekim ayına uzun menzilli hava savunma sistemleri için imzalanan ilave sözleşmelerle başladı. Şirket, 1 Ekim'de Savunma Sanayii Başkanlığı ile devam eden seri üretim projeleri kapsamında toplam 1 milyar 8 milyon 500 bin avroluk anlaşmalar yapıldığını duyurdu. Böylece uzun menzilli hava savunma alanındaki mevcut üretim çalışmalarına yeni sözleşmeler eklendi.
Yurt içindeki hava savunma tedarikine yönelik anlaşmaları, uluslararası pazarda yapılan yeni bir satış izledi. ASELSAN, 2 Ekim'de yurt dışındaki bir son kullanıcıyla hava savunma sistemlerinin ihracatını kapsayan 488,5 milyon avroluk sözleşme imzaladı. Alıcı ülke ve sistemlerin modelleri kamuoyuna açıklanmazken anlaşma, Türk savunma teknolojilerinin uluslararası pazardaki satışlarına yeni bir kalem ekledi.
Sözleşme trafiğinin en yüksek tutarlı açıklaması ise 5 Ekim'de geldi. ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik toplam 2 milyar 460 milyon avroluk sözleşmeler imzalandı. Toplam 2 milyar 460 milyon avroluk hibrit hava savunma sözleşmeleri, 23 Eylül–8 Ekim döneminde açıklanan anlaşmalar arasında parasal büyüklüğüyle ilk sırada yer aldı.
Hava savunma alanında art arda yapılan anlaşmaların ardından şirketin sözleşme portföyü diğer savunma teknolojileriyle genişledi. ASELSAN, 6 Ekim'de yurt dışındaki son kullanıcılara yönelik elektronik harp, elektro-optik, arayıcı başlık, keşif ve gözetleme, haberleşme ve silah sistemlerinin ihracatını kapsayan toplam 157,9 milyon dolarlık satış sözleşmeleri imzaladığını açıkladı.
Bu gelişmeyi, 7 Ekim'de Savunma Sanayii Başkanlığı ile yapılan 195 milyon dolarlık radar sistemleri tedarik sözleşmesi takip etti. Radar alanındaki yeni anlaşmanın ardından ASELSAN, 8 Ekim'de yurt dışındaki bir son kullanıcıya silah ve elektronik harp sistemlerinin ihracatına yönelik 125 milyon dolarlık satış sözleşmesi imzaladığını duyurdu.
Böylece 16 günlük dönemde açıklanan sözleşmeler, hava savunma sistemlerinin farklı katmanlarından radar ve elektronik harp teknolojilerine uzanan geniş bir tedarik ve ihracat tablosu oluşturdu.
Sözleşmelerin merkezinde hava savunma yer aldı
ASELSAN'ın son dönemde açıkladığı anlaşmaların parasal büyüklüğünde hava savunma sistemleri belirleyici oldu. ROKETSAN ile yapılan alt bileşen tedariki, Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan uzun menzilli ve hibrit hava savunma anlaşmaları ile yurt dışına yönelik hava savunma ihracatı, toplam 5 milyar 191 milyon 210 bin avroluk sözleşme büyüklüğüne ulaştı.
Bu tutarın yaklaşık yüzde 47'sini, 5 Ekim'de açıklanan 2,46 milyar avroluk hibrit hava savunma sistemleri sözleşmeleri oluşturdu. Anlaşmaların farklı alanları kapsaması ise Türkiye'nin hava savunma ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların yalnızca tek bir sistem veya üretim aşamasıyla sınırlı olmadığını gösterdi.
Uzun menzilli hava savunma sistemlerinin seri üretimine yönelik ilave sözleşmeler, devam eden üretim projelerinin kapsamını genişletirken hibrit hava savunma sistemleri için yapılan anlaşmalar da farklı savunma kabiliyetlerinin birlikte kullanılmasına yönelik tedarik alanını öne çıkardı.
ROKETSAN ile imzalanan alt bileşen sözleşmesi ise bu tablonun sanayi iş birliği boyutunu oluşturdu. Hava savunma sistemlerinin etkinliği, yalnızca nihai ürünlerin geliştirilmesine değil, bu ürünlerde kullanılan elektronik, algılama, kontrol ve diğer kritik alt sistemlerin üretimine de dayanıyor. ASELSAN'ın bu alandaki faaliyetleri, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde yerli kabiliyetlerini geliştirme hedefinin önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Bununla birlikte şirketin KAP bildirimlerinde sözleşmeler kapsamında tedarik edilecek ürünlerin tamamına, adetlerine ve teslimat takvimlerine ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı. Dolayısıyla anlaşmaların hangi platformlara veya projelere doğrudan karşılık geldiği, açıklanan kapsamla sınırlı olarak değerlendirilebiliyor.
Türkiye'nin katmanlı hava savunma gücü: ÇELİKKUBBE
ASELSAN'ın milyarlarca avroluk hava savunma sözleşmeleri, Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği katmanlı hava savunma mimarisini de yeniden gündeme taşıdı. Yerli ve milli sistemlerin ortak bir yapı içerisinde kullanılmasını hedefleyen ÇELİKKUBBE, farklı menzillerde görev yapan hava savunma unsurlarını radar, sensör ve komuta kontrol kabiliyetleriyle bütünleştirmeyi amaçlıyor.
Türkiye'nin hava savunma sistemleri arasında yer alan SİPER, uzun menzilli hava ve füze savunması alanında geliştirilen önemli projelerden biri olarak öne çıkıyor. HİSAR ailesi farklı menzil ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunarken KORKUT, özellikle yakın hava savunma görevlerinde kullanılan namlulu sistemler arasında bulunuyor.
ASELSAN'ın geliştirdiği GÜRZ ise hibrit hava savunma yaklaşımının örneklerinden birini oluşturuyor. Farklı algılama ve müdahale kabiliyetlerinin bir arada kullanılmasına dayanan bu yaklaşım, değişen hava tehditlerine karşı birden fazla savunma yönteminin aynı mimaride değerlendirilmesine imkan sağlıyor.
Katmanlı hava savunma yapısında farklı menzillerde görev yapan sistemlerin birbirini tamamlaması, hava sahasının korunmasında önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Radarların tehditleri tespit etmesi, komuta kontrol sistemlerinin elde edilen bilgileri değerlendirmesi ve uygun savunma unsurlarının devreye alınması, bütünleşik hava savunma anlayışının temelini oluşturuyor.
ASELSAN'ın hava savunma, radar ve elektronik sistemlerde geliştirdiği kabiliyetler de Türkiye'nin bu alandaki teknolojik altyapısına katkı sağlıyor. Bununla birlikte son 16 günde açıklanan sözleşmelerde ÇELİKKUBBE kapsamındaki hangi sistemlerin ne miktarda tedarik edileceğine ilişkin ayrıntılar bulunmadığından, söz konusu projeler doğrudan belirli bir sözleşmeyle eşleştirilemiyor.
Radar ve elektronik harpte yeni sözleşmeler
Hava savunma sistemlerinin ardından ASELSAN'ın yeni anlaşmalarında radar ve elektronik harp teknolojileri de önemli yer tuttu. Şirketin 7 Ekim'de Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığı 195 milyon dolarlık radar sistemleri sözleşmesi, Türkiye'nin savunma alanındaki algılama ve gözetleme kabiliyetlerine yönelik tedarik çalışmalarına yeni bir anlaşma ekledi.
Radar sistemleri, hava ve diğer harekât ortamlarında hedeflerin tespit edilmesi, izlenmesi ve ilgili unsurlara bilgi aktarılması bakımından savunma mimarisinin temel bileşenleri arasında bulunuyor. Özellikle katmanlı hava savunma yapılarında farklı sensörlerden elde edilen bilgilerin birlikte değerlendirilmesi, tehditlere karşı koordineli müdahale açısından önem taşıyor.
ASELSAN'ın 6 ve 8 Ekim'de açıkladığı ihracat sözleşmelerinde elektronik harp sistemlerinin yer alması ise şirketin faaliyetlerinin hava savunma ve radar teknolojilerinin ötesine uzandığını ortaya koydu.
Elektromanyetik ortamda tehditlerin tespit edilmesi, analiz edilmesi ve elektronik karşı tedbirlerin uygulanması amacıyla kullanılan elektronik harp teknolojileri, modern savunma sistemlerinin önemli unsurları arasında yer alıyor. ASELSAN'ın bu alandaki ürün ve sistemleri, Türkiye'nin savunma sanayisinde geliştirdiği yüksek teknoloji kabiliyetlerinin uluslararası pazarlara taşınmasına da imkan sağlıyor.
Şirketin son sözleşmelerinde radar, elektronik harp, elektro-optik, arayıcı başlık ve haberleşme sistemlerinin birlikte yer alması, savunma teknolojilerinde farklı uzmanlık alanlarına yayılan üretim ve ihracat faaliyetlerini gösteriyor.
Savunma teknolojilerinde ihracat ayağı genişliyor
ASELSAN'ın 16 günlük sözleşme trafiğinde yurt dışındaki müşterilerle yapılan anlaşmalar da önemli bir yer tuttu. Şirket, 2 Ekim'de hava savunma sistemleri için 488,5 milyon avroluk ihracat sözleşmesi imzalarken 6 ve 8 Ekim'deki açıklamalarıyla toplam 282,9 milyon dolarlık yeni ihracat anlaşmalarını kamuoyuna duyurdu.
Bu sözleşmeler hava savunma sistemlerinin yanı sıra elektronik harp, elektro-optik, arayıcı başlık, keşif ve gözetleme, haberleşme ve silah sistemlerini kapsadı. Böylece ASELSAN'ın uluslararası müşterilere yönelik satışlarında farklı savunma teknolojileri aynı dönemde öne çıktı.
Türkiye'nin savunma sanayisinde geliştirdiği ürünlerin uluslararası pazarlarda karşılık bulması, ASELSAN'ın farklı savunma teknolojilerini kapsayan yeni ihracat sözleşmelerine de yansıdı. ASELSAN'ın son anlaşmaları da yerli savunma teknolojilerinin farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunabildiğini ortaya koyuyor.
Öte yandan şirket, söz konusu ihracat sözleşmelerinin imzalandığı ülkeleri ve müşterilerin kimliklerini açıklamadı. Bu nedenle anlaşmaların hangi ülkelere yönelik olduğu ve teslimatların hangi takvimde gerçekleştirileceği kamuoyuna açıklanan bilgiler arasında yer almıyor.
2026'da büyüyen sözleşme portföyü
ASELSAN'ın eylül sonundan itibaren açıkladığı milyarlarca avroluk anlaşmalar, şirketin 2026'nın ilk yarısında yakaladığı büyümenin ardından geldi. Yılın ilk altı ayında yeni alınan işlerin toplamı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artarak 4,9 milyar dolara ulaştı.
Şirketin bakiye siparişleri de aynı dönemde yüzde 45 artışla 23,2 milyar dolara yükseldi. Bu gelişme, ASELSAN'ın uzun vadeli üretim ve teslimat faaliyetlerine yönelik sipariş portföyündeki genişlemeyi ortaya koydu.
Yılın ilk yarısında ASELSAN'ın hasılatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 25 artarak 88,5 milyar liraya ulaştı. Hava savunma, radar, elektronik harp, yapay zeka destekli kent güvenliği, deniz sistemleri, elektro-optik ve güdümlü mühimmat sistemleri, şirketin bu dönemdeki gelirlerine katkı sağlayan başlıca alanlar arasında yer aldı.
ASELSAN, büyüyen sipariş portföyüne paralel olarak üretim kapasitesini ve araştırma geliştirme faaliyetlerini de artırdı. Şirketin yılın ilk altı ayındaki AR-GE harcamaları yüzde 41 artışla 804 milyon dolara, ölçek ve kapasite genişlemesine yönelik yatırımları ise yüzde 195 artışla 323 milyon dolara çıktı.
Üretim altyapısındaki gelişmeler kapsamında akıllı mühimmat, hava savunma ve su altı sistemlerine yönelik yeni üretim ve test merkezleri de devreye alındı. Böylece şirketin yüksek teknoloji alanlarındaki sipariş artışı, üretim kapasitesini genişletmeye yönelik yatırımlarla desteklendi.
Eylül ayının sonundan ekim ayının ilk haftasına uzanan yeni sözleşme trafiği, ASELSAN'ın yılın ilk yarısında ortaya koyduğu büyüme performansının ardından savunma sanayisindeki faaliyetlerini farklı alanlarda sürdürdüğünü gösterdi. Hava savunma sistemlerinin ağırlık kazandığı milyarlarca avroluk anlaşmalar ile radar, elektronik harp ve diğer savunma teknolojilerine yönelik yeni sözleşmeler, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayisinde geliştirdiği kabiliyetlerin hem yurt içi tedarik hem de ihracat boyutunda ekonomik değer üretmeye devam ettiğini ortaya koydu.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…