Sarı-lacivertli kulübün Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen yüksek divan kurulu toplantısında konuşan Yıldırım, sarı-lacivertli üyeleri kulübe sahip çıkmamakla suçladı.
Divan kuruluna ilgi gösterilmemesine tepki gösteren Yıldırım, şöyle konuştu:
"Bir daha divan kuruluna gelmeyeceğim. Sizlere saygı duyuyorum. Burada olan herkes benim başımın üzerinde. Geliyorlar, dışarı çıkıp konuşuyorlar. Buraya gelip dinleyeceksiniz, bu kürsüye çıkıp soracaksınız 'Bu nedir?' diye. Siz olaylara ne kadar vakıfsınız. Ben mayıstan sonra yokum, bir daha bu kulübün içine gelmem. Nedenini de anlatacağım. Kulübe sahip çıkın. Sahip çıkmak buraya gelip oturmak, sosyal medyadan yazmak değildir. 60 bin 65 üyemiz var. 6 bin kişi aidat ödememiş, 54 bin kişi ödemiş. Divan kurulunda aidat borcu olmayan üye 5 bin 416. Aidat borcu olan 669 kişi. 6 bin 85 üye var. Divan kurulları kanunda yoktur. Burası aklıselim insanların olduğu yerdir. 6 bin 85 kişi var, bunun 5 bin 416'sı buraya katılma hakkına sahip. Kaç kişiyiz? Sabah 318 kişiydi, şimdi 350 kişidir. Ben buraya niye geleyim ya?"
Salonda olan üyelerle ayda bir toplantı yapmaya devam edeceğini aktaran Yıldırım, "Ben sizin isminizi alırım, ayda bir sizlerle toplantı yapıp aynı şeyleri anlatacağım. Gelin buraya fikirlerinizi söyleyin. Ben yarın yokum, bu kadar da net anlatıyorum. Bakanlar var, bürokratlar var, iş insanları var ama nerede? Burada hep aynı insanlar var. 20 sene önce de aynı kişiler vardı. Televizyon yayınlarını da kaldıracağız. Bazı insanlar televizyona çıkmak için konuşma yapıyor, kimse kulübün derdini konuşmuyor. Kulüpçülük böyle olmaz." değerlendirmesinde bulundu.
Mali konulara da değinen Aziz Yıldırım, şöyle devam etti:
"Aziz Yıldırım 600 milyon avro borç bıraktı dediler ya, Aziz Yıldırım olmasaydı bugünleri göremezdiniz. Ataşehir'i, Kayışdağı'nı sattınız. Stat yaptım, stadın isim hakkını, kombinelerini sattınız, idare ettiniz. Aziz Yıldırım hiçbirini satmadı. Aziz Yıldırım 2018'de giderken yalnızca futbolcuların bonservisleri ve yetiştirme bedelleri karşılığında 2 milyon avro borç bıraktı. Siz, Aziz Yıldırım'ın satın alıp parasını ödediği oyunculardan 4'ünü satıp kulübe 45 milyon avro para soktunuz. Sonra aldınız oyuncuları, sattınız, aldınız paraları yediniz. 170 milyon avro civarında para soktuk. Ancak bu şekilde limitleri açtık. 22 Ekim itibarıyla kulübe biz 217 milyon avro para sokmuşuz. Bunun karşılığında da 186 milyon 304 bin avro harcamışız. 38 milyon avro daha kasada para duruyor. Gelin bunları inceleyin, Aziz Yıldırım'ın borçlarıyla devam etmeyin hayata."
Kulübün mali durumunun iyiye gitmediğini anlatan Yıldırım, "2024-2025 yılında 21 oyuncu transfer edilmiş. Bunların vergi dahil brüt maaşları 129 milyon avro. 82 milyon avro da bonservis. 6 milyon avroya yakın da menajerlik ücreti. Toplam 217 milyon avro. 2025-2026 sezonunda Ali Koç döneminde 12 oyuncu transfer edilmiş. Vergi dahil 224 milyon avro. Bonservisleri 102 milyon avro. Menajerlere 15-16 milyon avro. Toplam 341 milyon 673 bin 310 avro ödenmiş, Kongrede yeni yönetim geldi. Fenerbahçe 6 oyuncu aldı. 125 milyon avro maliyet, 60 milyon avro bonservis, 9 milyon avro menajer parası. Toplam 194 milyon 494 bin avro. Geçen sene hazirandan başlayıp yapılan transfer bedeli, vergiler dahil 536 milyon avro. Hadi buyrun buradan yakın. Karşılığı nerede? Geldiğimden beri ödüyorum." ifadelerini kullandı.
Kendi dönemlerinde zarar etmediklerini vurgulayan Fenerbahçe Kulübü Başkanı, şunları kaydetti:
"Biz bu sezon 5 tane oyuncu aldık. Toplamı 134 milyon avro brüt maaşları. 77 milyon avro bonservisleri. 6 milyon avro menajerlik ücretleri. Vergiler dahil toplam 218 milyon avro. Zaten bu kadar para soktuk içeriye. 141 milyon avro harcamışlar. Stadın isim hakkını önden almışlar, forma sponsorluğunu önden almışlar, 141 milyon avroyu yemişler. Bunları hiç söylememem lazım, 'Bana ne' deyip mayısta gitmem lazım. Ama bunları öğrenin. Bu ay 133 milyon lira geçmişten kalan oyuncuların vergi borcu ödemeleri var. Bazılarının ismini hatırlamıyorum bile. 12 milyon 500 bin avro da eski oyuncular için bonservis borcu ödeyeceğiz. Yeni isimlerden bir tek Sidiki Cherif var, o da parasını karşılıyor. Kalanı geçmişin borçları. Geçmiştekini ödemezsek yüzde 10 da faiz ödeyeceğiz. Allah Fenerbahçe'nin ve diğer kulüplerin yardımcısı olsun, hepsi aynı seviyede."
Yıldırım'dan şampiyonluk sözü
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, yüksek divan kurulunda yaptığı konuşmada sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacaklarını vurguladı.
Sarı-lacivertli kulübün Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen olağan yüksek divan kurulu toplantısında konuşan Yıldırım, iyi bir kadroları olduğunu ve sezon sonunda ligi şampiyon tamamlayacaklarına inancının tam olduğunu söyledi.
2010-2011 sezonunu hatırlatan Yıldırım, "Bugün ligde herhangi bir kopma var mı? Bizim üzüleceğimiz bir durum var mı? 2010 yılının aralık ayında devlet büyüklerinden birisi benimle konuştu, 'Ne olacak bu Fenerbahçe'nin hali?' dedi, 'Şampiyon olacağız.' dedim. 2010 yılının aralık ayında 8-9 puan farkla gerideyken şampiyon olacağımızı söylemiştim, 2011'de şampiyon olduk. Şimdi yine söylüyorum, biz bu sene şampiyon olacağız. İnanın." ifadelerini kullandı.
"Borçlana borçlana bu iş yürümez"
Samandıra'da bulunan Can Bartu Tesisleri'nin yanındaki arazinin tapusunu aldıklarını belirten Aziz Yıldırım, Maltepe arazisine yapılacak 6 sahanın da yönetim kurulu üyeleri ve kendisi tarafından karşılanacağını dile getirdi.
Maltepe arazisindeki inşaatlar için daha önce 60 milyon avro maliyet hesaplandığını, kendilerinin ise 40 milyon avro maliyet hesapladığını aktaran Yıldırım, "Bununla ilgili Ali Bey'le görüşeceğim. Onun da fikrini aldıktan sonra bazı çalışmalarımız olacak. Burayı hayata geçirmek, oyuncu yetiştirmek lazım. Fenerbahçe nasıl iyi bir ortama girer diye düşünüyoruz. Futbolcu transferleri artık 100 milyon, 150 milyon avro seviyesine gidecek. Bu kulüp bunu kaldıramaz. Borçlana borçlana bu iş yürümez, en sonunda devlet 'Kulübü sat.' der." açıklamasını yaptı.
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Slavia Prag karşısında yaşanan 2-2'lik beraberliğe değinen Yıldırım, "Olabilir, futbol bu. Aston Villa'dan 6 gol yedik, yemememiz lazım. Oyuncu bireysel hata yapmış, bu hataların sonucu 3 gol yemişiz. Ama olabilir, hatadır. Ben bütün Türkiye'yi gezip 'Fenerbahçe'yi şampiyon yapacağım' dedim. Sonrasında 'Biz Şampiyonlar Ligi'ne katılmalıyız' dedim. 18 yıl sonra katıldık. Bu katılımdan dolayı 26 milyon avro kulübe para geldi. Bundan sonra 10 milyona yakın para gelir. Bunların hepsi kulübe harcanacak. Biz kulübe borç vermedik, sponsorluk verdik. Geri alınacak para değil bunlar. 18 senedir Şampiyonlar Ligi'ne katılmayan bir takım, lige katıldı diye herkes mutsuz. İsmail Kartal benim kafamda yoktu, Aykut Kocaman'ı getirmemek için her toplantıda laf söylemediniz mi? İsmail Kartal'ı getirin demediniz mi? Ne istiyorsunuz? Mayıs ayı geldiğinde başarısızsa, benim gelmeyeceğim gibi bir daha buraya gelemez." diye konuştu.
Sarı-lacivertli ekibin önce Galatasaray, ardından da Liverpool'la oynayacağını vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
"Liverpool gelecek, onu yeneriz. Pazartesi Galatasaray'ı yeneriz 1. ya da 2. oluruz. Olabiliriz. Daum döneminde 11 puan geriye düşmüştük. Sonra Beşiktaş'ı gidip deplasmanda yendik, şampiyon olduk. Ben inanmadığım, yapamayacağım şeyleri söylemem. Slavia Prag maçında tribünler 'İsmail Kartal istifa' diye bağırdı. İsmail Kartal'ı ben göndermem. Kendisi gitmek istemediği sürece ben yollamayacağım. Sekiz senedir niye hesap sormadınız? Bir maçta berabere kalınca herkes ayağa kalktı, 8 senede neredeydi bağıranlar? Adam Lyon'u yendi herkes methiyeler düzdü. Biz gelip 'Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon olacağız' mı dedik? Tek bir Fenerbahçe var, bunu kafalarına soksunlar."
"Ben Fenerbahçe'nin menfaatine olmayan bir şeye evet demem"
Fenerbahçe'nin kadrosunun iyi olduğunun altını çizen Yıldırım, buna rağmen oyuncuların bir maçta karalandığını belirtti.
Brezilyalı file bekçisi Ederson'un geçen sezon yediği bir gol sebebiyle çok eleştirildiğini söyleyen Yıldırım, "Burada bir gol yedi, 'Gönderelim' diye ayağa kalktılar. Bu sene adama güven verdik, sonuç ortada. Diğer oyuncular için de geçerli bu. Bir maçta, iki maçta karalama olmaz. Mayısa kadar sahip çıkın. Mayısta bir şey olmazsa zaten ben gidiyorum, hoca da gider, oyuncuları da yollarsınız. Bu oyuncuların hepsini ben mi aldım. Ben 5 tane oyuncu aldım. Ake, Greenwood, Oppong, Vedat, Lukaku... Bugün ligde 22 gol atan takım var. Almışsınız Guendouzi'yi 50 milyon avroya, Kante'yi 60 milyon avroya. 24 oyuncu vardı, 14'e indirmemiz gerekiyordu. Yalvar, yakar gönderdik. Ocak ayında da gereken transferi yapacağız, kim gerekiyorsa alırız. Ama böyle saldırı olmaz. Bu takım bizim takımımız, bu takım iyi takım. Bunlar karakterli oyuncular ama biz sahip çıkmazsak dağılırlar." açıklamasını yaptı.
Stat konusuyla ilgili açıklamalarda bulunan başkan Aziz Yıldırım, şöyle konuştu:
"Bir stat meselesi var. Bizden önceki ve ondan önceki yönetimin içinden bazı insanlar devletle diyaloğa girmişler. Türkiye ile İtalya, 2032 Avrupa Şampiyonası'nı birlikte yapacak. Devlet, final maçının Türkiye'de oynanmasını istiyor. 75 bin kişilik bir statta bunun yapılması için çalışma yapıyorlar. Mevcut stadın büyütülmesiyle ilgili Nihat Özbağı projeleri hazırladı. Hem Gençlik ve Spor Bakanlığına hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verdik. Bunu hızlandırmak için Ankara'ya gittik. Sayın Bakan'la oturduk konuştuk. Bu konu tekrar açıldı. Bize 'Arzu ederseniz bu stadı size tahsis edelim, siz Kadıköy'den çıkıp buraya gelin' dediler. 'Ben Fenerbahçe'nin menfaatine olmayan bir şeye evet demem' dedim. Ancak menfaat görürsem bunu kongreye götürürüm. Kongrede ne olur bilemem. Bu şekilde konuştuk. Onlar bir hazırlık yapıyorlar. Bu konuşma sırasında menfaatlerimizin olması gerektiğini ifade ettim. Ben bir şey almak için devletle hiçbir zaman pazarlık yapmadım. Bu kulübe ilk başkan olduğumda param çoktu. 1999 yılında 30 milyon dolar para verdim. Ben başkanlığı bıraktığım zaman arabalar satarak, şirketimdeki insanların maaşlarını ödedim. Bir gün devletten bir şey istemedim. 1996'da Türkiye'nin en büyük projesine imza atmıştım. Bugün de 8 yıl dışarıda kaldım, her yerde saygı gördüm. Hiçbir gün menfaat ilişkim olmadı. Ben 'Bana iş verin, stadı şöyle yaparım' diyecek bir şerefsiz değilim. Kamuoyundaki olumsuz havayı yenerek bunu bir raya oturtalım. Allah, Fenerbahçe'nin yardımcısı olsun."







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…