Bayraktar, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen 25. Dünya Petrol Konseyi Enerji Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji politikaları, arz güvenliği ve COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, tedarik zinciri sorunları, yüksek sermaye maliyetleri ve Körfez’deki gelişmelerin küresel enerji piyasalarını sınadığını belirten Bayraktar, ülkeler ve şirketler arasındaki işbirliğinin enerji piyasalarının dayanıklılığı açısından önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye’de enerji talebinin sürekli arttığına dikkati çeken Bayraktar, yapay zeka destekli veri merkezleri, soğutma ihtiyacı, elektrikli ulaşım ve suyun tuzdan arındırılması gibi alanların elektrik tüketimini artıracağını ifade etti.
Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığının mevcut küresel koşullarda önemli bir sorun olduğunu kaydeden Bayraktar, artan talebi karşılamak ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla farklı enerji kaynaklarına yönelik yatırımların sürdüğünü belirtti.
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşması için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz, nükleer enerji ve madencilik alanlarında yatırımlara önem verdiklerini aktaran Bayraktar, güneş, rüzgar, deniz üstü rüzgar ve jeotermal enerji dahil tüm yenilenebilir kaynakları değerlendirdiklerini bildirdi.
2050’ye kadar 20 gigavat nükleer kapasite hedefi
Enerji verimliliğinin yalnızca enerji sektöründe değil, tarım, ulaştırma ve binalar gibi farklı alanlarda da önemli bir potansiyel sunduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin artan elektrik ihtiyacını karşılamak ve karbon nötr hedefine ulaşmak için nükleer enerji yatırımlarını sürdürdüğünü belirtti.
Bayraktar, “2050’ye kadar 20 gigavatlık nükleer enerji üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.
Kritik minerallerin enerji dönüşümündeki önemine de değinen Bayraktar, bu alanda Türkiye’de ve yurt dışında yatırımlar yapıldığını aktardı. Petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında enterkonneksiyonların ve bağlantı kapasitesinin artırılmasının kaynak çeşitliliği ve enerji güvenliği açısından kritik olduğunu vurgulayan Bayraktar, Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerle çeşitli boru hattı projeleri üzerinde çalışıldığını kaydetti.
COP31’de küresel eylem mesajı verilecek
Elektrifikasyonun COP31 gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Bayraktar, artan elektrik talebinin karşılanması için enerji altyapısının dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Yaşlanan kömür altyapısının daha temiz alternatiflere dönüştürülmesinin önemine işaret eden Bayraktar, doğal gaza erişimin giderek zorlaştığını ve nükleer enerjinin bu süreçte önemli bir potansiyel sunduğunu dile getirdi.
Enerji güvenliği ile iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Özellikle günümüzün çalkantılı koşullarında, enerji güvenliğini doğru ve akılcı bir yaklaşımla ele almadan hedeflerimize ulaşmamız gerçekçi değil. Bu nedenle enerji güvenliği birinci öncelik haline gelecek.” ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğiyle mücadeleyi gözeten daha tutarlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’in uluslararası işbirliğini güçlendirmek için fırsat sunacağını kaydetti.
Bayraktar, konferans aracılığıyla elektrifikasyon konusunda küresel ölçekte harekete geçilmesi yönünde güçlü bir mesaj verilmesini hedeflediklerini bildirdi.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…