Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Bakan Fidan: “ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz”

Bakan Fidan: “ABD’nin İsrail üzerindeki nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, “ABD’nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” panelinde konuştu.

Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına yaklaşırken iki ülke arasındaki ortaklığın bugüne kadar neler başardığını ve gelecekte neler başarabileceğini değerlendirme fırsatı doğduğunu belirten Fidan, ilişkinin zaman içinde sınandığını ve kalıcı değerini ortaya koyduğunu söyledi.

Bakan Fidan, coğrafi olarak birbirinden uzak iki ülkenin sınırlarının çok ötesinde etkisi bulunan ortaklar ve müttefikler haline geldiğini belirterek, ilişkilerin ihtilaflara, krizlere ve uluslararası sistemdeki dramatik değişimlere rağmen varlığını sürdürdüğünü ifade etti.

Her iki ülkenin de ortaklığın kritik değerinin farkında olması sayesinde zorlukların üstesinden gelebildiğine işaret eden Fidan, Türkiye-ABD ilişkilerinin bugün güçlü ve yenilenmiş bir ivme yakaladığını dile getirdi.

Bakan Fidan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki istisnai ilişki, mevcut atılımda merkezi bir rol oynamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu ivmenin yalnızca iki ülke için değil, bölge barış ve istikrarının korunması için somut kazanımlara dönüştürülmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması gerektiğini belirten Fidan, diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına girerken iş birliğinin tam potansiyelini hayata geçirmeye ve önündeki engelleri kaldırmaya kararlı olduklarını kaydetti.

“Engelleri, sınırlandırmaları kaldırmamız gerekiyor”

Uluslararası sistemin en derin dönüşümlerinden birini yaşadığına dikkati çeken Fidan, dünya genelinde güç dengesinin değiştiğini, ekonomik rekabetin yoğunlaştığını ve teknolojinin bilinen dünyayı yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Küresel güvenlik ve yönetişim kurumlarının bu gelişmelere yanıt vermekte zorlandığını belirten Fidan, çözülmemiş çatışmaların enerji fiyatları, göç, ticaret, terörizm ve gıda güvenliği yoluyla diğer bölgeleri de etkilediğini ifade etti.

Bakan Fidan, bu zorluklarla mücadele etmek için etkin ortaklık ve ortak sorumluluk gerektiğini belirterek, Türkiye ve ABD’nin krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve siyasi iradeye sahip olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’te Washington’a, Başkan Trump’ın ise bu yıl temmuzda Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin ikili ilişkileri her alanda ilerletme konusundaki ortak kararlılığı ortaya koyduğunu belirten Fidan, bunun uzun süredir devam eden meselelerde ilerleme kaydedilmesine yardımcı olduğunu söyledi.

Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ortaklığın büyütülmesi için önemli bir alan bulunduğuna işaret eden Fidan, ikili ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını belirtti.

Bakan Fidan, 2025’te ABD’nin Türkiye’nin üçüncü büyük ihracat pazarı ve dördüncü büyük ithalat kaynağı olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 100 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlattı.

“Hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği ilerleten daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklıktır. Bu hedefe ulaşmak için özellikle ilave tarifeler olmak üzere engelleri kaldırmamız gerekiyor.” diyen Fidan, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin de güçlü alanlardan biri olduğunu kaydetti.

Bakan Fidan, devam eden sorunların çözülmesi ve iş birliğini sınırlayan kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini belirterek, bu kısıtlamaların iki müttefik arasında yeri olmaması gerektiğini vurguladı.

Enerjinin de yakın iş birliğinin somut ve önemli kazanımlar sağlayabileceği alanlardan biri olduğuna dikkati çeken Fidan, ABD’nin artık Türkiye’nin önde gelen enerji tedarikçisi konumunda olduğunu ve uzun vadeli anlaşmaların bu ilişkiyi güçlendirdiğini söyledi.

“Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye önemli ilerleme olacak”

Türkiye-ABD arasındaki güçlü ikili zeminin bölgesel barış ve güvenlik üretmek için daha güçlü bir temel sağladığını belirten Fidan, Orta Doğu’dan Kafkasya’ya ve Balkanlar’a kadar bölgesel ve küresel meselelerde iş birliği yaptıklarını söyledi.

Orta Doğu’daki ortak çıkarın, bölgede güvenlik ve refah sağlayabilecek kapasiteye sahip egemen ve istikrarlı devletlerin bulunmasında yattığını ifade eden Fidan, bunun Suriye ve Irak’tan başladığını belirtti.

Bakan Fidan, ulusal kurumların güçlendirilmesi, etkin yönetim sağlanması ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine imkan tanınmamasını hedeflediklerini kaydederek, “Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye, bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli bir ilerleme olacaktır.” dedi.

“Bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz gerekiyor”

Daha fazla bölgesel güvenliğe yönelik ortak hedefler ilerletilirken yerel çözümlerin hayata geçme şansının daha yüksek olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Fidan, bölge ülkelerinin kendi coğrafyalarının güvenlik ve istikrarı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Fidan, “Bölgesel sahiplenmeyi benimsememiz ve ilerletmemiz gerekiyor.” diyerek, bu anlayışla Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı kurduklarını belirtti.

Bu ittifakın bölgesel sahiplenme ve güvenlik iş birliğiyle bölgesel barış ve güvenliği desteklemek için kurumsal bir temel sağladığını ifade eden Fidan, Başkan Trump’ın bu girişime verdiği desteği memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

“ABD’nin İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz”

Orta Doğu’da güçlü bölgesel güvenliğin askeri güvenlik ayağını ve Avrupa’nın güvenlik mimarisini de güçlendirdiğini belirten Fidan, birbirine bağlı tehditlerin ortak çabaları sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.

İran Savaşı, Yemen’deki çatışma ve İsrail’in bölge genelindeki istikrarsızlaştırıcı politikaları ve eylemlerini sıralayan Fidan, bu tehditlerin birbirini güçlendirdiğini ve diplomasinin önünü tıkadığını söyledi.

Bakan Fidan, “Bunlarla mücadele etmek etkin bölgesel sorumluluk ve ABD ile yakın iş birliği gerektiriyor. Özellikle ABD’nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gazze’nin bölgede ve ötesinde güvenlik, iş birliği ve refah tesis etme konusundaki ortak kapasitenin merkezi bir sınaması olmaya devam ettiğini belirten Fidan, Gazze’deki soykırım ve Filistin’deki sivillere yönelik devam eden mezalimin küresel vicdanı derinden yaraladığını ve uluslararası sisteme duyulan güveni sarstığını söyledi.

Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunmasının Orta Doğu ve ötesinin istikrarı açısından önemini koruduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye’nin Başkan Trump’ın Gazze krizini sona erdirmeye yönelik çabalarını desteklediğini ve barış planında ortaya konulan taahhütlerin artık tam olarak uygulanması gerektiğini kaydetti.

Kafkasya, Karadeniz ve Balkanlar’da iş birliği vurgusu

Türkiye-ABD iş birliğinin barış ve istikrarı ilerletmek amacıyla komşu bölgelerde de birlikte hareket etmeyi mümkün kıldığını belirten Fidan, Kafkasya’da Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini desteklediklerini söyledi.

Bakan Fidan, Karadeniz’de gerilim tırmanması risklerini azaltmayı, seyrüsefer güvenliğini sağlamayı ve Karadeniz’i sorun kaynağı değil, iş birliği kaynağı haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Ukrayna’da kalıcı barışa ulaşmak için diyalog ve diplomasiyi desteklediklerini belirten Fidan, bu amaçla hem Kiev hem de Moskova ile iletişim kanallarının sürdüğünü bildirdi.

Balkanlar’da ise Bosna-Hersek’teki ve Sırbistan ile Kosova arasındaki gerilimlerin derinleşmeden ele alınması gerektiğine dikkati çeken Fidan, yakın koordinasyon ve önleyici diplomasinin bu bölgelerdeki kırılgan istikrarın korunmasına ve güçlendirilmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

“Hedefimiz, Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış için kullanmak”

Uluslararası düzende yaşanan dönüşümün daha fazla bölgesel sahiplenmeyi gerektirdiğini yineleyen Fidan, küresel güçler ile kapasitesi bulunan bölgesel aktörler arasında etkin ortaklık kurulmasının da önem taşıdığını dile getirdi.

Bakan Fidan, “100. yıla yaklaşırken tarihimiz, birlikte neler başarabileceğimizi kanıtlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki kimyanın güçlendirdiği bu güçlü ivmenin, farklı bölgelerde ve farklı meselelerde iş birliğimizi kurumsallaştırmamıza ve derinleştirmemize yardımcı olacağına kesinlikle inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Libya, Sudan veya Afrika genelindeki krizler gibi bazı zorlu alanlarda ABD-Türkiye iş birliğinin uzun süreli çatışmalarda gerçek bir fark yarattığını belirten Fidan, “ABD ile diplomatik ilişkilerimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmaktır.” dedi.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…