Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen “Adaletin Geleceği: İnsanlık İçin Ortak Sorumluluk” temalı Uluslararası Adalet Zirvesi’nin açılışında konuştu.
Dünyanın savaşlar, kitlesel göç, yapay zeka, siber suçlar ve ekonomik dönüşüm gibi çok boyutlu gelişmelerden geçtiğine dikkati çeken Gürlek, adaletin artık yalnızca ulusal sınırlar içinde değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Uluslararası hukuk düzeninin en önemli sınavlarından birinin, güçlü aktörlerin kendi çıkarlarına göre hukuk tanımları oluşturması olduğunu belirten Gürlek, Gazze’deki gelişmelerin bu durumun somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in İsrail makamlarının ülke dışına çıkışına izin vermemesi nedeniyle zirveye katılamadığını aktaran Gürlek, bunun uluslararası toplantılara katılım ve adaletin evrenselliği açısından kaygı verici olduğunu söyledi.
Gürlek, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın da ABD tarafından vize verilmemesi nedeniyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılamamasına değinerek, buna karşın hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama emri bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aynı toplantıda konuşabilmesinin uluslararası hukukun inandırıcılığı açısından sorgulanması gereken bir tablo oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin savaşların ve hak ihlallerinin yaşandığı her yerde barıştan, hukuktan ve insan onurundan yana tavır aldığını vurgulayan Gürlek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam etmesinden duyduğu üzüntüyü de ifade etti.
Silahlanmaya ayrılan kaynakların bir bölümünün insanlığın kalkınması ve barış için kullanılabileceğini belirten Gürlek, petrol, kıymetli madenler ve stratejik ekonomik değerlerin savaş gerekçesi haline getirildiği bir düzen yerine insan onurunun ve yaşam hakkının esas alındığı bir dünya düzeninin kurulması gerektiğini söyledi.
“Adalet gerektiğinde pasaportsuz dolaşabilmelidir”
Yapay zekanın hukuk sistemleri açısından yeni fırsatlar ve sorunlar ortaya çıkardığını belirten Gürlek, teknolojik gelişmelerin insan hakları ve insan onurunu zayıflatmaması gerektiğini ifade etti.
Siber suçlarla mücadelenin de ulusal sınırların ötesine taşındığını kaydeden Gürlek, “İnsan onurunun ve adaletin korunması söz konusu olduğunda hukuki işbirliğinin önünde yapay sınırlar bulunmamalı, adalet gerektiğinde pasaportsuz dolaşabilmelidir.” dedi.
Gürlek, savaş suçları, soykırım, organize suç, kara para, uyuşturucu, sosyal medya ve siber suçlarla mücadelede ortak kurallar geliştirilmesinin önemine işaret etti. Terör tanımlarının da devletlerin stratejik çıkarlarından bağımsız, açık ve ortak bir anlayışla belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası tahkimde İstanbul’un önemli bir merkez olma potansiyeline de değinen Gürlek, bağımsız, şeffaf ve adil uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının uluslararası ticaret ve yatırımlar açısından önem taşıdığını kaydetti.
Hukuk mesleklerinin de teknolojik dönüşümden etkilendiğini belirten Gürlek, yapay zekanın avukatlık mesleğinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini, teknolojinin hukukçuların adaleti ve insan haklarını koruma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Göç ve dijital dünyaya ilişkin mesajlar
Gürlek, göçün yalnızca sınır güvenliği kapsamında ele alınamayacağını, insan onuru, temel haklar ve uluslararası sorumluluk paylaşımıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sosyal medya ve dijital platformların da ifade özgürlüğü, nefret söylemi, dezenformasyon, içerik denetimi ve kullanıcı hakları gibi yeni hukuki sorunlar doğurduğunu aktaran Gürlek, çocuklar ve kırılgan grupların dijital ortamda korunmasının önemine dikkati çekti.
Zirvenin farklı başlıklarının ortak noktasının insan olduğunu vurgulayan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası hukuk herkes için olmalıdır. İnsan hayatının ve insan onurunun değeri, kişinin nerede doğduğuna, hangi kimliğe sahip olduğuna veya hangi siyasi gücün arkasında bulunduğuna göre değişmemelidir. Adalet ayrımcı olmamalıdır. Hukukun üstünlüğü, güçlü olanın hukukunun üstünlüğü anlamına gelmemelidir.”
Gürlek, uluslararası adalet mekanizmalarının güçlendirilmesi ve hukukun evrensel niteliğinin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek, zirvenin ülkeler ve hukuk sistemleri arasında yeni işbirliği imkanlarına katkı sağlamasını temenni etti.
Zirvenin açılışında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi Prof. Dr. Saadet Yüksel ile Bangladeş, Gürcistan, Mozambik ve Suriye’nin adalet bakanları da konuşma yaptı. Zirve, açılış konuşmalarının ardından panellerle devam etti.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…