Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Bir "puff", bin “pişmanlık”: Tatlı aromaların acı bedeli

Bir "puff", bin “pişmanlık”: Tatlı aromaların acı bedeli

Renkli ambalajların ve tatlı aromaların ardında gizlenen nikotin tehlikesi, gençlerin hayatına sessizce sızıyor. Masum bir alışkanlık gibi görülen elektronik sigara, bağımlılık ve ciddi sağlık riskleriyle milyonlarca genci tehdit ederken 19 yaşındaki Can Akaş'ın ölümü, bir babanın yürek burkan feryadına dönüştü. "Yatışmamam gerekirdi" sözleriyle pişmanlığını dile getiren Cem Akaş'ın acısı, yarım kalan bir hayatın ötesinde ailelere yöneltilen önemli bir uyarıya dönüşürken Türkiye'deki kaçak ticaret ve dünyada büyüyen nikotin bağımlılığı, tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor.

Meyve aromaları, rengarenk ambalajlar ve bir elektronik aksesuarı andıran tasarımlar... Geleneksel sigaraların keskin kokusundan uzak, zararsız olduğu düşüncesiyle tercih edilebilen elektronik sigaralar, özellikle gençler arasında yeni bir nikotin bağımlılığı tehlikesini beraberinde getiriyor. Kimi zaman arkadaş ortamlarında bir sosyalleşme aracı olarak görülen, kimi zaman da yalnızca aromalı buhar ürettiği düşünülen bu cihazlar, içeriklerindeki nikotin ve kimyasal maddeler nedeniyle ciddi sağlık riskleri barındırıyor.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre 13-15 yaş grubundaki en az 15 milyon çocuk elektronik sigara kullanıyor. Tatlı aromaların ardında büyüyen nikotin bağımlılığı milyonlarca gencin sağlığını tehdit ederken 19 yaşındaki Can Akaş'ın yarım kalan hayalleri, bir babanın dinmeyen acısına ve pişmanlık dolu feryadına dönüştü. Cem Akaş'ın "Yatışmamam gerekirdi" sözleri, masum görünen bu ürünlerin ardındaki tehlikeye karşı ailelere yöneltilen sarsıcı bir uyarı oldu.

İtalya'da tasarım eğitimi almak için hazırlanan Can Akaş'ın hayatını kaybetmesinin ardından babası Cem Akaş, oğlunun elektronik sigara kullandığını açıklayarak bu ürünlerin risklerini daha önce yeterince ciddiye almadığı için pişmanlık duyduğunu söyledi. Oğluyla yaptığı son konuşmayı kamuoyuyla paylaşan baba, yaşadığı kaybın ardından diğer aileleri uyarmak için harekete geçeceğini belirtti.

Bir babanın feryadı: "Yatışmamam gerekirdi"

İtalya'nın Milano kentinde eğitim hayatına yeni bir başlangıç yapmaya hazırlanan 19 yaşındaki Can Akaş, 19 Ekim'de hayatını kaybetti. Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni ve yazar Cem Akaş ile fotoğraf sanatçısı Esra Özdoğan'ın oğlu olan genç, Milano'da tasarım eğitimi almayı planlıyordu. Yurt dışına gitmek için hazırlıklarını sürdüren Can'ın ani ölümü, ailesini ve yakınlarını yasa boğdu.

20 Ekim'de İstanbul'da son yolculuğuna uğurlanan Can Akaş'ın ardından konuşan babası Cem Akaş, oğlunun yetenekli bir genç olduğunu ve önünde gerçekleştirmeyi beklediği hayalleri bulunduğunu anlattı. Elektronik sigaranın oluşturabileceği riskleri yeterince ciddiye almamış olmanın pişmanlığını yaşayan baba, duygularını şu sözlerle ifade etti:

"Can potansiyeli olan bir gençti, yetenekliydi. Ben elektronik sigara ya da sıvı sigara denen mereti daha ciddiye almış olsaydım şu anda hayattaydı."

Cem Akaş, oğlunun ölümünden önce yaşadıkları bir konuşmanın ayrıntılarını da paylaştı. Can'ın iyi görünmediğini fark ettiklerini ve eşi Esra Özdoğan ile birlikte kendisine madde kullanıp kullanmadığını sorduklarını anlatan Akaş, oğlundan aldığı cevap üzerine rahatladığını ancak bugün o anı büyük bir pişmanlıkla hatırladığını belirtti:

"Öğlen Esra'yla yanımızda oturuyordu, madde kullanıyor mu diye sorduk çünkü kötü görünüyordu, 'Yok ne maddesi, bir şu sigarayı içiyorum işte' dedi ve ben de yatıştım. Yatışmamam gerekirdi."

Can Akaş'ın ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğunu açıklayan baba Cem Akaş, elektronik sigaranın oğlunun ölümünde etkili olduğuna inandığını dile getirdi. Bu bağlantı henüz tıbbi olarak kesinleşmezken elektronik sigara kullanımının kalp, akciğer ve sinir sistemi üzerindeki riskleri, uluslararası sağlık kuruluşlarının araştırmalarında ele alınıyor. Özellikle bu ürünlerin içerdiği maddelerin gençlerin sağlığı üzerindeki etkileri, bilimsel çalışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Masum görünen buharın içinde ne var?

Geleneksel sigaralarda tütünün yakılmasıyla ortaya çıkan dumanın yerini elektronik sigaralarda ısıtılan sıvının oluşturduğu aerosol alıyor. Kullanıcıların çoğu zaman su buharı olarak değerlendirdiği bu aerosol, gerçekte nikotin ve çeşitli kimyasal maddeler içerebiliyor. Ürünün türüne, içeriğine ve kullanım biçimine göre solunan maddelerin miktarı değişirken bazı bileşenler doğrudan akciğerlerin derinliklerine ulaşabiliyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin (CDC) açıklamalarına göre elektronik sigara aerosolünde nikel, kalay ve kurşun gibi ağır metaller, uçucu organik bileşikler, kanserle ilişkili kimyasallar ve çok küçük parçacıklar bulunabiliyor. Elektronik sigaralarda kullanılan bazı aroma vericiler, gıdalarda tüketildiğinde güvenli kabul edilse bile solunum yoluyla akciğerlere ulaştığında sağlık açısından risk oluşturabiliyor.

Elektronik sigaraların farklı modellerle piyasaya sunulması da ürünlerin içeriklerinin anlaşılmasını güçleştiriyor. Yeniden doldurulabilen cihazların yanı sıra belirli sayıda kullanımın ardından atılan tek kullanımlık "puff" ürünleri, küçük boyutları ve farklı tasarımlarıyla geleneksel tütün ürünlerinden ayrılıyor. Bazı modeller kalem veya USB bellek görünümünde üretilirken nikotin içermediği belirtilen ürünlerin bir kısmında yapılan incelemelerde nikotine rastlanabiliyor.

Elektronik sigaralarda kullanılan nikotin tuzları ise nikotinin daha yüksek yoğunluklarda ve daha az boğaz tahrişiyle alınmasını sağlayabiliyor. Bu özellik, özellikle nikotinle yeni tanışan gençler açısından bağımlılık riskini artırabilen unsurlar arasında bulunuyor. DSÖ, 2026 Dünya Tütünsüz Günü kapsamında yeni nesil nikotin ürünlerinin geliştirilme ve pazarlanma biçimlerinin gençlerin bağımlılığa yönelmesinde etkili olabileceği uyarısında bulundu.

Renkli ambalajların ardındaki tuzak: Gençler neden yöneliyor?

Çilek, karpuz, sakız, nane ve şekerleme aromalarıyla sunulan elektronik sigaralar, tütünün alışılmış kokusunu ve tadını geri plana iten özellikleriyle özellikle gençlerin ilgisini çekebiliyor. Farklı renklerde üretilen cihazlar, dikkat çekici ambalajlar ve kolay taşınabilen modeller, ürünlerin bir nikotin cihazından çok gündelik bir aksesuar gibi algılanmasına yol açabiliyor.

Elektronik sigaranın gençler arasında yaygınlaşmasında sosyal çevrenin etkisi de öne çıkıyor. Arkadaş gruplarında kullanılan cihazların bir sosyalleşme aracı veya kendini ifade etme biçimi olarak görülmesi, özellikle lise çağındaki gençlerin sağlık risklerini yeterince değerlendirmeden bu ürünleri denemesine neden olabiliyor. Elektronik sigaranın geleneksel sigaraya göre daha az zararlı olduğu yönündeki algı da kullanımın normalleşmesinde etkili olabiliyor.

Sosyal medya platformları da elektronik sigaraların gençlere ulaşmasında kullanılan kanallar arasında yer alıyor. Aromalara, cihaz tasarımlarına ve kullanım deneyimlerine odaklanan paylaşımlar, nikotinin bağımlılık yapıcı etkisinden çok ürünlerin görünümünü öne çıkarabiliyor. Bazı tanıtımlarda elektronik sigaraların modern bir yaşam tarzının parçası gibi sunulması, özellikle genç kullanıcılar açısından sağlık risklerinin geri planda kalmasına neden olabiliyor.

DSÖ Avrupa Bölge Ofisinin Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, nikotin ve tütün endüstrisinin gençlere yönelik pazarlama yöntemleri üzerinde duruldu. Kurum, ürün tasarımlarında kullanılan aromaların ve nikotin tuzlarının bağımlılık riskini artırabildiğini, tatlı kokuların ve serinlik hissi veren bileşenlerin nikotinin sertliğini maskeleyebildiğini bildirdi. DSÖ, ülkeleri aromalı ürünler ve dijital pazarlama faaliyetlerine karşı daha güçlü düzenlemeler yapmaya çağırdı.

Kalpten akciğere: Elektronik sigara vücudu nasıl etkiliyor?

Elektronik sigara kullanımı sırasında solunan aerosol, içerdiği maddeleri doğrudan solunum yollarına taşıyor. Nikotin akciğerlerden kana karışarak kalp ve damar sistemi üzerinde etkili olabilirken diğer kimyasal bileşenler de solunum yollarında tahrişe, iltihabi tepkilere ve hücresel hasara neden olabiliyor. Elektronik sigaraların uzun süreli kullanımına ilişkin bilimsel araştırmalar devam ederken özellikle genç yaşlarda başlayan kullanımın sağlık üzerindeki sonuçları endişe yaratıyor.

Nikotin, kalp atış hızını ve kan basıncını artırabilen bağımlılık yapıcı maddeler arasında bulunuyor. Düzenli nikotin maruziyeti kalp ve damar sistemini etkileyebilirken elektronik sigara aerosolündeki bazı maddeler de akciğerlerin savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bununla birlikte elektronik sigaranın uzun vadede hangi hastalıkların gelişimine ne ölçüde katkıda bulunduğuna ilişkin bütün sonuçlar henüz kesinleşmiş değil.

Elektronik sigara kullanımıyla ilişkili olarak görülebilen ağır sağlık tablolarından biri de EVALI olarak adlandırılan akut akciğer hasarı. ABD'de 2019 yılında çok sayıda kişinin hastaneye kaldırılmasıyla gündeme gelen vakalarda elektronik sigara ürünlerinin içerikleri incelendi. CDC'nin değerlendirmelerinde bu vakaların büyük bölümünün THC içeren ürünlerle ilişkili olduğu, E vitamini asetatının ise önemli bir etken olarak belirlendiği açıklandı.

Nikotinin gençler üzerindeki etkileri ise akciğer sağlığıyla sınırlı kalmıyor. CDC'ye göre insan beyninin gelişimi yaklaşık 25 yaşına kadar devam ediyor. Bu süreçte nikotine maruz kalınması dikkat, öğrenme, hafıza, ruh hali ve dürtü kontrolüyle ilişkili işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Erken yaşlarda başlayan nikotin bağımlılığı, kullanımın bırakılmasını güçleştirirken gençlerin daha uzun süre nikotine maruz kalmasına neden olabiliyor.

Milyonlarca çocuk nikotin kıskacında

Dünya Sağlık Örgütünün elektronik sigara kullanımına ilişkin küresel tahminleri, yeni nesil nikotin ürünlerinin çocuklar arasındaki yaygınlığını ortaya koydu. İlk kez Ekim 2025'te yayımlanan ve 2026 Dünya Tütünsüz Günü kampanyasında yeniden paylaşılan verilere göre dünya genelinde 13-15 yaş grubundaki en az 15 milyon çocuk elektronik sigara kullanıyor. Kullanım verilerinin bulunduğu ülkelerde bu yaş grubundaki çocukların elektronik sigara kullanma olasılığı, yetişkinlere kıyasla ortalama dokuz kat daha yüksek.

DSÖ Avrupa Bölge Ofisinin 27 Mayıs 2026'da açıkladığı verilerde ise Avrupa Bölgesi'nde 13-15 yaş grubundaki yaklaşık 4,2 milyon çocuğun elektronik sigara kullandığı belirtildi. Bölgede aynı yaş grubundaki elektronik sigara kullanım yaygınlığı yüzde 14,3 olarak hesaplandı. Erkek çocuklarda kullanım oranı yüzde 13,6, kız çocuklarında ise yüzde 15 olarak açıklandı. DSÖ Avrupa Bölgesi, Avrupa Birliği ülkelerinin ötesinde daha geniş bir coğrafyayı kapsıyor.

Türkiye'de de elektronik sigara ve yeni nesil nikotin ürünlerine yönelik toplumsal algının değerlendirildiği araştırmalar 2026 yılında kamuoyuyla paylaşıldı. Yeşilay'ın 17 Eylül'de açıkladığı, biri dijital ortamda, diğeri yüz yüze gerçekleştirilen iki araştırmada toplam 6 bin 942 kişiden görüş alındı. Çalışmalar, toplumun tütün ürünlerinin zararlarına ve bu ürünlere yönelik düzenlemelere nasıl yaklaştığını ortaya koydu.

Araştırma sonuçlarında katılımcıların yüzde 96,3'ü elektronik sigarayı, yüzde 92,9'u puff ürünlerini, yüzde 91,5'i ise ısıtılmış tütün ürünlerini sağlığa zararlı olarak değerlendirdi. Katılımcıların yüzde 89,6'sı dijital platformlardaki tütün ürünü tanıtımlarına yönelik kısıtlamaların artırılmasını desteklerken yüzde 84,5'i satış noktalarında ürünlerin görünür şekilde sergilenmesinin engellenmesine olumlu yaklaştı.

Yasaklı ürünün kaçak ticareti: 2026'da binlerce elektronik sigaraya el konuldu

Türkiye'de elektronik sigara ve benzeri ürünlerin ticari ithalatı, 25 Şubat 2020'de Resmi Gazete'de yayımlanan 2149 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yasaklandı. Düzenleme, elektronik sigara cihazlarının yanı sıra ilgili aksam, yedek parça ve solüsyonları da kapsarken yetişkin yolcuların beraberinde getirebilecekleri sınırlı miktardaki ürünler için istisnalar belirlendi. Ancak yasaklara rağmen kaçak ürünlerin Türkiye'ye sokulmasına ve piyasaya ulaştırılmasına yönelik girişimler devam ediyor.

İçişleri Bakanlığının verilerinden derlenen bilgilere göre emniyet ve jandarma birimlerince 1 Ocak-28 Temmuz 2026 döneminde gerçekleştirilen kaçakçılıkla mücadele operasyonlarında 224 bin 266 elektronik sigara ele geçirildi. Ticaret Bakanlığının Ekim ayında açıkladığı genel kaçakçılık bilançosuna göre ise Gümrükler Muhafaza ekipleri, 2026'nın ilk dokuz ayında elektronik sigara dışındaki ürünleri de kapsayan operasyonlarda toplam 91,7 milyar lira değerinde kaçak eşya ve uyuşturucu ele geçirdi. Yalnızca Eylül ayında farklı ürün gruplarında gerçekleştirilen yakalamaların değeri 9 milyar 760 milyon liraya ulaştı.

Elektronik sigara kaçakçılığına yönelik operasyonlar sonbahar aylarında da sürdü. Şırnak Valiliğinin açıklamasına göre İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 31 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği operasyonlarda 1356 elektronik sigara ele geçirildi. Operasyonlarda ayrıca 53 bin 169 paket kaçak sigara, 184 kilogram nargile tütünü ve farklı türlerde kaçak ürünlere el konulurken asayiş ve kaçakçılık suçları kapsamında 196 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.

Kaçak ürünlerin piyasaya ulaştırılmasında kullanılan yöntemler de operasyonlarla ortaya çıkarıldı. İstanbul'da Mart ayında gerçekleştirilen bir operasyonda 20 bin 300 elektronik sigara ele geçirilirken ürünlerin çay paketlerine gizlenerek farklı adreslere gönderildiği belirlendi. Şüphelinin kargo sistemi üzerinden kaçak ürünleri piyasaya sürdüğünün tespit edilmesi üzerine yürütülen soruşturmada bir kişi tutuklandı.

Elektronik sigaraların yasa dışı ticareti yalnızca sınır kapıları ve fiziki sevkiyatlarla sınırlı kalmıyor. Sosyal medya hesapları, internet siteleri ve çevrim içi satış ilanları da ürünlerin tüketicilere ulaştırılmaya çalışıldığı kanallar arasında bulunuyor. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, elektronik sigara tanıtımı ve satışına yönelik mevzuata aykırı içerikleri denetlerken ilgili kararlarda bazı internet sitelerine erişimin engellenmesi yönünde yaptırımlar da yer alıyor.

Ticaret Bakanlığının Ekim ayında yayımladığı kaçakçılıkla mücadele bilançosunda, özellikle gençleri bağımlılığa sürükleyebilecek yasa dışı ürünlerle mücadelenin sürdürüldüğü belirtildi. Gümrükler Muhafaza ekiplerinin risk analizi, istihbarat ve denetim faaliyetleriyle kaçak ürünlerin ülkeye girişini engellemeye yönelik çalışmalarına devam ettiği bildirildi.

Dünyada elektronik sigaraya karşı yaptırımlar ağırlaşıyor

Elektronik sigaraların özellikle gençler arasında yaygınlaşması, birçok ülkede yeni yasakların uygulanmasına neden oldu. Bazı ülkeler elektronik sigaraların tamamını yasaklarken bazıları tek kullanımlık modellerin satışını durdurmayı, aromalı ürünleri sınırlandırmayı ve dijital pazarlama faaliyetlerini denetlemeyi tercih etti.

Birleşik Krallık'ta 1 Haziran 2025'te yürürlüğe giren düzenlemeyle tek kullanımlık elektronik sigaraların satışı ve tedariki yasaklandı. Nikotin içeren veya içermeyen tek kullanımlık cihazları kapsayan karar, mağazaların yanı sıra internet üzerinden yapılan satışlar için de geçerli hale geldi. Yeniden kullanılabilen elektronik sigaraların satışı ise ilgili yasal şartlar çerçevesinde devam edebiliyor.

İngiliz hükümeti, düzenlemenin gerekçeleri arasında gençlerin nikotin bağımlılığından korunmasını ve tek kullanımlık cihazların çevreye verdiği zararın azaltılmasını gösterdi. Yasağı ihlal eden işletmeler için para cezaları ve tekrarlanan ihlallerde daha ağır yaptırımlar öngörülürken ürünlerin piyasadan çekilmesine yönelik denetimler de uygulamaya alındı.

Singapur'da ise elektronik sigaraların satın alınması, bulundurulması, kullanılması, ithalatı ve satışı yasak kapsamında bulunuyor. Ülkede 1 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle elektronik sigara ithalatı ve yasa dışı tedarikine yönelik cezalar artırıldı. Singapur Sağlık Bilimleri Kurumunun açıklamasına göre elektronik sigara ithal edenler için dokuz yıla kadar hapis ve 300 bin Singapur dolarına kadar para cezası öngörülürken yasa dışı tedarik faaliyetlerine yönelik yaptırımlar da ağırlaştırıldı.

Singapur makamlarının 2026'nın ilk üç ayına ilişkin verilerine göre elektronik sigara bulundurma veya kullanma nedeniyle 2 bin 589 kişiye yaptırım uygulandı. Aynı dönemde sınır kapılarında 36 binden fazla elektronik sigara ve ilgili aksam ele geçirildi. Ülkede internet siteleri, sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamalarındaki yasa dışı satış ilanları da takip ediliyor.

DSÖ Avrupa Bölge Ofisinin 2026 yılı değerlendirmeleri ise elektronik sigaralara yönelik mevzuatta önemli farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Kurumun 2024 mevzuat verilerine göre Avrupa Bölgesi'ndeki 53 ülkeden yalnızca yedisinde elektronik sigara aromalarının tamamına yönelik yasak uygulanırken bazı ülkelerde yaş sınırlamaları, reklam yasakları ve kamusal alanlarda kullanım düzenlemeleri konusunda eksiklikler bulunuyor.

Türkiye'de yeni önlemler: Gençlere özel poliklinikler açıldı

Türkiye'de gençlerin tütün ve nikotin bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında 2026 yılında yeni uygulamalar hayata geçirildi. Sağlık Bakanlığı, 12-18 yaş grubundaki çocuk ve ergenlere yönelik Adolesan Sigara Bırakma Polikliniklerini hizmete açarak özellikle erken yaşlarda başlayan bağımlılığa müdahale edilmesini hedefledi.

Temmuz 2026'da duyurulan uygulamada, gençlerin tütün ürünlerine yönelmesinde etkili olan merak, akran baskısı, sosyal medya ve yeni nesil nikotin ürünlerine yönelik yanlış risk algısının değerlendirilmesine ağırlık verildi. Polikliniklerde gençlere yaşlarına uygun danışmanlık, motivasyonel görüşmeler ve gerekli durumlarda tedavi desteği sunulmaya başlandı.

Sigara bırakma hizmetlerine yapılan başvurular da 2026 yılında önemli seviyeye ulaştı. Sağlık Bakanlığının verilerine göre yılın ilk sekiz ayında sigara bırakma polikliniklerine 179 bin 779 başvuru gerçekleştirildi. Bu başvurular genel sigara bırakma hizmetlerine ilişkin olup yalnızca elektronik sigara kullanıcılarını kapsamıyor.

Sağlık Bakanlığı, tütün ürünlerinin çocuklara ve gençlere satışının önlenmesi için elektronik yaş doğrulama sistemine yönelik çalışmalar da başlattı. 13 Ekim 2026'da duyurulan hazırlıklara göre satış noktalarında mevcut 18 yaş sınırının daha etkin uygulanabilmesi amacıyla elektronik kimlik doğrulama yöntemlerinden yararlanılması planlanıyor. Uygulamanın ayrıntılarının mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.

Küresel Gençlik Araştırması sonuçlarına göre Türkiye'de sigara kullanan 13-15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 73,3'ü market veya bakkallardan sigara satın alabildiğini belirtiyor. Bakanlık, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, sigara bırakma poliklinikleri ve gençlere yönelik özel hizmetlerle nikotin bağımlılığına karşı yürüttüğü çalışmalarını da sürdürüyor.

Bir babanın acısından yükselen çağrı

İtalya'da tasarım eğitimi almak için hazırlanan 19 yaşındaki Can Akaş'ın ölümü, ailesinin geleceğe ilişkin hayallerini yarım bıraktı. Oğluyla yaptığı son konuşmayı ve elektronik sigarayı yeterince ciddiye almamış olmanın pişmanlığını kamuoyuyla paylaşan Cem Akaş, yaşadığı kaybın ardından diğer ailelerin de benzer riskler konusunda bilinçlenmesini istedi.

Kendisinin de beş yıllık kanser tedavisinin sonuna geldiğini belirten Akaş, kalan zamanında elektronik sigaranın sağlık risklerine ilişkin farkındalığı artırmak için eşi Esra Özdoğan ile birlikte çalışacağını açıkladı. Oğlunun ölüm nedenini, elektronik sigaraya ilişkin endişelerini ve ailelere yönelik çağrısını anlatan baba, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ölüm nedeni kalp yetmezliği. Bu masum görünümlü sigaranın akciğerde yarattığı tahribatı ebeveynler de gençler de yeterince bilmiyor. Ben beş yıllık bir kanser tedavisinin sonundayım, bundan sonra ne kadar zamanım olur herhangi bir şey yapmaya, bilmiyorum. Ama olan zamanımda bu konudaki farkındalığı artırmak için Esra'yla birlikte elimizden geleni yapacağız."

Bir babanın yaşadığı acıyla yankılanan bu çağrı, elektronik sigaranın renkli ambalajlar ve tatlı aromalarla gizlenen sağlık risklerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Dünya genelinde milyonlarca genci etkileyen nikotin bağımlılığına karşı mücadele sürerken Can Akaş'ın yarım kalan hayalleri, ailelerin bu ürünlerin tehlikelerini daha yakından tanımasının önemini ortaya koyuyor.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…