Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK), Yunanistan'da Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yapılan atamaları kabul etmediğini açıklayarak müftülerin azınlığın özgür iradesiyle belirlenmesi ve sorunun çözümü için Yunan makamlarıyla diyalog başlatılması çağrısında bulundu.
BTTADK üyeleri, Gümülcine Türk Gençler Birliğinde (GTGB) düzenledikleri basın toplantısında, müftülük sorununa ilişkin taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
Toplantıda basın açıklamasını okuyan BTTADK Başkanı Mustafa Trampa, Batı Trakya Türk Azınlığının dini liderlerini kendi özgür iradesiyle belirleme talebinin 1985 yılından bu yana devam ettiğini belirtti.
Aradan geçen 40 yılı aşkın süreye rağmen sorunun çözülemediğini ifade eden Trampa, azınlığın iradesi dikkate alınmadan devlet tarafından müftü atanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Batı Trakya Türk Azınlığının Gümülcine'de İbrahim Şerif'i, İskeçe'de ise kendisini seçilmiş müftü olarak kabul ettiğini belirten Trampa, son atamaların azınlığın dini temsil konusundaki iradesini göz ardı ettiğini belirtti.
Trampa, "Bir makamı devlet eliyle doldurmak mümkündür ancak o makama toplumsal kabul ve meşruiyet kazandırmak, yalnızca atama yoluyla mümkün değildir." ifadelerini kullandı.
Müftülerin belirlenmesi sürecinde oluşturulan seçici kurulu da eleştiren Trampa, azınlığın iradesini esas almayan bir mekanizmanın atamalara toplumsal meşruiyet kazandıramayacağına işaret etti.
Müftülük meselesinin yalnızca idari bir düzenleme olmadığını belirten Trampa, konunun azınlığın dini kimliği, inanç özgürlüğü ve kendi dini liderlerini belirleme hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Trampa, 1913 Atina Antlaşması'nın 11. maddesinin müftülerin Müslüman seçmenler tarafından seçilmesini öngördüğünü, 1923 Lozan Barış Antlaşması'nın ise azınlığın dini haklarını güvence altına aldığını hatırlattı.
Yunanistan'ın müftü atamalarının, söz konusu antlaşmaların ruhuyla ve hükümleriyle bağdaşmadığını söyleyen Trampa, azınlık kurumları ve temsilcileriyle samimi ve sonuç odaklı bir diyalog süreci başlatılmasını istedi.
Batı Trakya'da müftülük sorunu
Batı Trakya'da müftülük sorunu, 1985'te Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi'nin vefatının ardından Yunanistan yönetiminin müftüleri atama yoluyla belirlemeye başlamasıyla ortaya çıktı.
Yunanistan, 1991'de yaptığı yasal düzenlemeyle müftülerin seçilmesine ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırarak atama sistemini kalıcı hale getirdi.
Bu gelişmelerin ardından bölgede, devlet tarafından atanan müftüler ile Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftülerin bulunduğu ikili bir yapı oluştu.
Yunanistan makamları, azınlığın seçtiği müftüleri resmen tanımazken, Batı Trakya Türk Azınlığı ise kendi iradesiyle belirlediği dini liderleri kabul etmeyi sürdürüyor.
Bu kapsamda Gümülcine'de İbrahim Şerif, İskeçe'de ise Mustafa Trampa, azınlık tarafından seçilmiş müftüler olarak kabul ediliyor.
Türk azınlık temsilcileri, 1923 Lozan Barış Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1920 tarihli 2345 sayılı yasayı müftü seçme hakkının hukuki dayanakları arasında gösteriyor. Temsilciler, devletin atama uygulamasına son vermesini ve azınlık tarafından seçilen müftülerin resmen tanınmasını talep ediyor.
Yunanistan yönetimi ise müftüleri kamu görevlisi statüsünde değerlendirerek atama sistemini sürdürüyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…