Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, 10 Kasım'da ortak yazılı sınava tepki gösterdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, 10 Kasım'da ortak yazılı sınava tepki gösterdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ortak Yazılı Sınav'da 5, 6, 7, 8, 9 ve 11. sınıflarda yalnızca 2 sorunun öğretmen tarafından hazırlanmasını eleştirdi. Kaya, kalan soruların Ankara'da hazırlanacağını belirterek ilk sınavın 10 Kasım'da yapılmaması çağrısında bulundu.

Haber : Feyaz ÇANAK / Kamera: Cemal Berk AYTEKİN

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ortak Yazılı Sınav sistemine tepki göstererek, "Sayın Yusuf Tekin, öğrencisini en iyi tanıyan öğretmen mi yoksa Ankara'daki soru bankası mı? Tek merkezden sınav, tek tip öğrenci anlayışını dayatamazsınız. Biz çocuklarımızın Ankara'dan hazırlanıp, tek tip sorularla önceden belirlenmiş kalıplara ve standartlara mahkum edilmesini asla doğru bulmuyoruz" dedi.

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 26 Ekim'de başlayacak Ortak Yazılı Sınav sistemine ilişkin ANKA Haber Ajansı'na konuştu.

Sınav sisteminin faturasının öğrenciye, baskısınınsa öğretmene yüklendiğini söyleyen Kaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yeni sınav sistemini "eğitimde bir devrim" olarak lanse etmesini eleştirdi. Düzenlemenin, eğitimde devrim anlamına gelmediğini belirten Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Açıklanan ortak yazılı sınav sistemi kapsamında, 5, 6, 7, 8, 9 ve 11. sınıflarda soruların sadece 2 tanesini öğretmen hazırlayacak. Diğer soruların tamamı merkezi sistemde yani Ankara'da hazırlanacak. Öğretmenler yalnızca sınırlı sayıda soru hazırlayacak. Peki Sayın Yusuf Tekin, öğrencisini en iyi tanıyan öğretmen mi yoksa Ankara'daki soru bankası mı? Bir öğrencinin hangi konuda yetenekli olduğu, başarılı olduğu, iyi öğrendiğini sınıftaki öğretmeni mi bilir yoksa bilgisayarın başındaki soru bankası mı bilir?

"ÖĞRETMEN SINAV GÖZETMENİ DEĞİLDİR"

Öğretmen sınav gözetmeni değildir. Öğretmen öğrencisini düşünen, düşünce dünyasını bilen, ona soru sormayı, araştırmayı, sorgulamayı öğretendir. Öğretmeni sınav gözetmeni yapamazsınız. Öğretmeni okulda merkezi bir birime dönüştüren, ayrıştıran ve eğitimde bu anlayışı devrim olarak sunmanız mümkün değildir. Eğitimde devrim sınav sorularını merkezileştirerek olamaz. Eğitimde devrim düşünen, sorgulayan, araştıran, ezberleyen değil, özgürce soru sorabilen çocuklar yetiştirmektir. Çünkü eğitim yalnızca doğru yanıt vermek değil, doğru soruyu sorabilmektir.

Tek merkezden sınav, tek tip öğrenci anlayışını dayatamazsınız. Biz çocuklarımızın Ankara'dan hazırlanıp, tek tip sorularla önceden belirlenmiş kalıplara ve standartlara mahkum edilmesini asla doğru bulmuyoruz. Her çocuğun yeteneği, öğrenme hızı, düşünme biçimi, yaşadığı koşullar farklıdır. Biz tek merkezden yönetilen, aynı kalıba sokulmuş, kendisine söyleneni sorgulamadan kabul eden kuşaklar değil; aklını, vicdanını özgürce kullanan, gerektiğinde otoriteyi sorgulayabilen, haksızlığa itiraz edebilen cumhuriyet gençleri yetiştirmek zorundayız."

"ÖĞRETMEN TALİMAT UYGULAYAN MEMUR DEĞİLDİR"

Öğrencilerin görevinin, yalnızca sorulan sorulara yanıt vermek olmadığını, öğrencinin gerektiğinde öğretmenine, yöneticisine ve ülkeyi yönetenlere soru sorabilmesi gerektiğini belirten Kaya, "Öğretmenin soru hazırlama yetkisini sınırlayan anlayış, yarın öğrencinin soru sorma cesaretini de kıran bir noktaya evrilebilir. Bizim eğitim anlayışımızda öğretmen, talimat uygulayan memur; öğrenci de önceden hazırlanmış yanıtları tekrarlayan bir birey asla değildir. Öğretmen bilimsel bilgiyle yol gösterir; öğrenci sorgulayarak, araştırarak ve düşünerek öğrenir" ifadelerini kullandı.

Eşit sınav için eşit koşullarda eğitim verilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "Türkiye'nin her okulunun koşulları aynı değil. Bir köydeki okulla büyükşehirlerdeki okul arasında dağlar kadar fark var. Bir okulda laboratuvar var, kütüphane var, araştırma olanakları var, bilgisayarlarla donatılmış internet ağları var ama köylerde bu yok. Aç karnına okula giden bir çocukla özel ders gören, özel okula giden, özel kursa giden çocuk aynı sınava, aynı sorulara muhatap edilemez. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamadan sınavı standartlaştırmak adalet değil, eşitsizlikleri derinleştirmektir" diye konuştu.

"10 KASIM'DA BU SINAVI YAPMAKTAN VAZGEÇİN"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP'nin savunduğu eğitim anlayışının, öğretmenin mesleki özerkliğini koruyan, öğrencilerin bireysel farklılıkları gözeten ve eğitimde fırsat eşitliği sağlayacak bir sistem olduğunu belirterek, yeni sistemin ilk sınavının 10 Kasım'da yapılmasına da tepki gösterdi. Kaya, şunları kaydetti:

"Yusuf Tekin'e buradan soruyorum: 10 Kasım'da sınav yapmak zorunda mısın? Merkezi sınav takvimini 10 Kasım'da başlatıyorsun. Cumhuriyetimizin kurucusu, başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü anıp anlayacağımız, çocukların bunu öğreneceği bir günde siz çocukları merkezi bir sınava tabi tutuyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş, laik, bilimsel, kamusal eğitim anlayışının önüne geçemeyeceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk'ü çocuklarımızın hafızasından silemeyeceksiniz. Size buradan bir kez daha çağrı yapıyorum: 10 Kasım'da bu sınavı yapmaktan vazgeçin. 10 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk'ü anmak ve anlamak için çocuklarımızın ve velilerimizin bütünleştiği bir gün olmak zorundadır.

"ÖĞRETMENE GÜVENİN, ÖĞRENCİYİ ÖZGÜRLEŞTİRİN"

Sayın Yusuf Tekin, eğitimde devrim yapmak istiyorsanız önce öğretmene güvenin, öğrenciyi özgürleştirin, okullar arasındaki eşitsizlikleri giderin. Öğretmenin özgür olmadığı bir okulda özgür düşünen öğrenci yetişmez. Bizim mücadelemiz öğretmenin özgür, öğrencinin eşit; eğitim hakkının laik, bilimsel, kamusal eğitim hakkına erişmesidir. Cumhuriyet'in öğretmenlerini susturamayacaksınız. Çocuklarımızın geleceğini tek tip kitaplara hapsedemeyeceksiniz. Öğretmeni gözetmen, öğrenciyi ezber makinesi yapan bir anlayıştan vazgeçin. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kamusal eğitim, cumhuriyet mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm Türkiye'de eğitimcilere, öğrencilere, velilere çağrımdır: Gelin hep birlikte öğretmeni özgür, öğrenciyi özgür düşünen bireyler haline getirelim diyorum."

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…