Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

CHP'li Canpolat, muhalefetin çözüm üreten ve güven veren olması gerektiğini söyledi

CHP'li Canpolat, muhalefetin çözüm üreten ve güven veren olması gerektiğini söyledi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye'nin çözüm üreten ve güven veren bir muhalefete ihtiyaç duyduğunu söyledi. Canpolat, “Millet bize baktığında şunu söyleyebilmeli, ‘Bunlara devlet teslim edilir’” diyerek muhalefetin iktidara hazır olması gerektiğini vurguladı.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Türkiye 'nin yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten ve güven veren bir muhalefete ihtiyaç duyduğunu belirterek, "Millet bize baktığında şunu söyleyebilmeli, 'Bunlara devlet teslim edilir'" dedi.

Canpolat, Türkiye 'nin siyasi geleceğine ve muhalefetin üstlenmesi gereken sorumluluklara ilişkin açıklamalarda bulundu. Muhalefetin yalnızca iktidarın yanlışlarını ortaya koymakla yetinemeyeceğini vurgulayan Canpolat, ülkeyi yönetmeye talip olan siyasi kadroların ekonomiden eğitime, adaletten kamu yönetimine kadar her alanda somut ve güven veren çözümler sunması gerektiğini belirtti.

Türkiye 'de vatandaşların artık yalnızca eleştiri değil, ülkenin nasıl yönetileceğine ilişkin açık cevaplar beklediğini ifade eden Canpolat, " Türkiye 'nin yalnızca itiraz eden değil, hesap soran ve aynı zamanda yol gösteren bir muhalefete ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

"MESELE, İKTİDAR OLDUĞUMUZDA NEYİ NASIL DEĞİŞTİRECEĞİMİZİ GÖSTERMEK"

Siyasetin yalnızca mevcut sorunları gündeme taşımaktan ibaret olmadığını belirten Canpolat, muhalefetin iktidara hazır olduğunu ortaya koyacak bir yönetim programına ve bu programı hayata geçirebilecek kadrolara sahip olması gerektiğini vurguladı. Toplumun siyasetçilere yönelttiği en temel sorunun "Peki siz ne yapacaksınız" olduğunu ifade eden Canpolat, bu soruya verilecek cevapların açık, somut ve güvenilir olması gerektiğini söyledi. Canpolat, "Çünkü mesele yalnızca iktidarı eleştirmek değildir. Mesele, iktidar olduğumuzda neyi nasıl değiştireceğimizi gösterebilmektir" ifadelerini kullandı.

Ekonomi, eğitim, adalet ve kamu yönetiminin öncelikli alanlar olduğunu belirten Canpolat, muhalefetin ekonomide atılacak adımları, eğitimde kurulacak düzeni, adalete duyulan güvenin nasıl yeniden sağlanacağını ve devlet kurumlarında liyakatin nasıl esas alınacağını topluma anlatmak zorunda olduğunu kaydetti. Canpolat, yolsuzlukla mücadele konusunda da yalnızca eleştirinin yeterli olmadığını, uygulanacak mekanizmaların açık biçimde ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.

"'DEVLET KAYNAKLARINI ÇEVRELERİNE PEŞKEŞ ÇEKMEZLER' DEDİRTEBİLMELİYİZ"

Türkiye 'nin ihtiyaç duyduğu siyasi alternatifin yalnızca vaatleriyle değil, ahlakı, liyakati ve kamu kaynaklarına yaklaşımıyla güven vermesi gerektiğini vurgulayan Canpolat, dürüst yönetimin temel ölçütlerine dikkati çekti. Canpolat, vatandaşların siyasetçilere baktığında "Bunlar işinin ehli", "Liyakati esas alırlar", "Çalmazlar, çaldırmazlar" ve "Devletin kaynaklarını kendi çevrelerine peşkeş çekmezler" diyebilmesi gerektiğini belirtti.

Kamu malının korunmasının ve devlet yönetiminde kişisel ilişkiler yerine ehliyetin esas alınmasının önemine işaret eden Canpolat, siyasi aidiyetin kamu görevlerine atanmanın önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Devletin herhangi bir siyasi partinin değil, milletin devleti olması gerektiğini belirten Canpolat, muhalefetin güven veren bir alternatif haline gelmesinin ancak bu ilkeleri kendi yönetim anlayışına yerleştirmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

"MİLLETE SADECE UMUT DEĞİL, GÜVEN VERMELİYİZ"

Toplumun siyasetten beklentisinin yalnızca iktidar değişikliği olmadığını belirten Canpolat, vatandaşların günlük yaşamında karşılaştığı ekonomik ve sosyal sorunlara da değindi. Gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, emeklilerin insanca yaşayabildiği, çiftçilerin ürettiklerinin karşılığını alabildiği ve esnafın önünü görebildiği bir Türkiye hedefinin altını çizen Canpolat, hukukun herkes için eşit uygulanmasının da bu anlayışın vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı. Muhalefetin yalnızca sorunları sıralamak yerine çözüm kapasitesini göstermesi gerektiğini belirten Canpolat, "Millete sadece umut değil, güven vermeliyiz" dedi.

Yeni bir yönetim anlayışının temelinde korku yerine güvenin, öfke yerine çözümün, kayırmacılık yerine liyakatin ve şaibe yerine şeffaflığın bulunması gerektiğini ifade eden Canpolat, kişilere bağlı bir yönetim yerine kurumların güçlendirildiği bir devlet yapısının önemine işaret etti.

"YANLIŞ YAPAN BİZDEN OLSA BİLE YANLIŞ DİYECEĞİZ"

"Siyasette hesap verebilirlik" konusuna değinen Canpolat, iktidarı denetleyen ve yanlışların hesabını soran bir muhalefetin, aynı denetim anlayışını kendi kadroları için de benimsemesi gerektiğini, gerçek değişimin ancak bu ilkesel tutumla başlayacağını vurguladı. "Biz, bize emanet edilen hiçbir makamı kişisel çıkarımız için kullanmayacağız" diyen Canpolat, devlet kaynaklarının korunması, kamu görevlerinde liyakatten taviz verilmemesi ve hukukun herkese eşit uygulanması gerektiğini ifade etti.

Siyasi aidiyetin yanlışları görmezden gelmenin gerekçesi olamayacağını belirten Canpolat, "Yanlış yapan bizden olsa bile yanlış diyeceğiz" sözleriyle kendi siyasi kadrolarına da sorumluluk yükledi. Canpolat, "Çünkü gerçek değişim, yalnızca başkalarından hesap sormakla başlamaz. Önce kendimizden hesap verebilir olmayı kabul etmekle başlar" ifadelerini kullandı.

"O ALTERNATİF BİZİZ AMA BİZ DERKEN BİRKAÇ SİYASETÇİYİ KASTETMİYORUZ"

Ülkenin ihtiyaç duyduğu değişimin yalnızca siyasi yöneticilerin çabasıyla gerçekleşemeyeceğini belirten Canpolat, toplumun bütün kesimlerinin bu sürecin bir parçası olması gerektiğine dikkati çekti. "O alternatif; biziz" diyen Canpolat, bu ifadeyle yalnızca parti yöneticilerini ya da siyasetçileri kastetmediğini belirterek, ülkenin dürüst insanlarının, emeğiyle geçinen işçilerinin, çiftçilerinin, esnafının, gençlerinin ve çocuklarının geleceğini düşünen ailelerinin ortak bir irade ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin daha adil bir devlete, daha temiz bir siyasete, daha liyakatli bir yönetime ve daha güçlü bir ekonomiye ulaşabileceğini ifade eden Canpolat, bunun için siyasi kadroların yalnızca iktidara gelmeyi değil, ülkeyi doğru yönetmeyi hedeflemesi gerektiğinin altını çizdi.

"İKTİDARIN NİMETİNİ DEĞİL, SORUMLULUĞUNU GÖREN BİR ANLAYIŞ"

Açıklamasının sonunda siyasetin temel amacının güç elde etmek değil, elde edilen gücü millet adına ve kamu yararına kullanmak olduğunu vurgulayan Canpolat, muhalefetin söylemleriyle birlikte siyasi ahlakı, kadroları ve geçmişteki duruşuyla da güven vermek zorunda olduğunu belirtti.

İktidarın yanlışlarını anlatan değil, doğrunun nasıl yapılacağını da gösteren; hesap sorarken hesap verebilen; eleştirirken çözüm üreten bir siyasi anlayışın Türkiye'nin ihtiyacı olduğunu söyleyen Canpolat açıklamasını, "İşte bizim siyaset anlayışımız bu olmalı. Hesap soran ama kin tutmayan. Eleştiren ama çözüm gösteren. İktidar isteyen ama iktidarın nimetini değil, sorumluluğunu gören, güç isteyen ama gücü millet adına kullanacağını bilen" sözleriyle tamamladı.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…