Turuncu bir tek boynuzlu atın ardına gizlenen şiddet ve korku, dijital dünyanın çocuklar için ne kadar kontrolsüz bir alana dönüşebildiğini de gözler önüne seriyor. Üstelik tehlike yalnızca sinema salonlarıyla sınırlı değil; birkaç tıklamayla ulaşılabilen dijital platformlar, video paylaşım siteleri ve korsan yayınlar çocukları bu tür içeriklerle karşı karşıya bırakabiliyor. Peki, bu ve benzeri dijital kabuslardan çocukları kim, nasıl koruyacak? Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a yaptığı özel açıklamalarda tehlikenin boyutunu anlattı; ailelere dijital güvenlik için kritik uyarılarda bulundu.

Film Türkiye’de gösterime girecek mi? Dijital platformlar ya da kaçak sitelerden de çocuklar filme ulaşabilir mi?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Bu tür filmlerin Türkiye’de vizyona girip girmemesi, dağıtımcıların kararına ve ilgili yaş sınıflandırması süreçlerine bağlı. Ancak asıl mesele yalnızca sinema salonları değil. Film dijital platformlara, video paylaşım sitelerine veya korsan yayın yapan internet sitelerine de taşınabilir. Özellikle kaçak sitelerde yaş sınırlaması ve içerik denetimi çoğu zaman yetersiz kalıyor. Çocuklar birkaç tıklamayla bu içeriklere ulaşabiliyor. Dolayısıyla bir filmin sinemada gösterime girmemesi, çocukların o içerikten tamamen uzak kalacağı anlamına gelmiyor.

Bir çocuk, karşısında korku filmi olduğunu anlamadan bu içeriklere nasıl çekilebilir?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Burada en önemli unsur, çocukların görsel dünyaya ve karakterlere duyduğu güven. Çocuk karşısında turuncu bir tek boynuzlu at, renkli animasyonlar, neşeli müzikler ve çizgi film estetiği gördüğünde bunun kendisi için hazırlanmış bir içerik olduğunu düşünebiliyor. Dijital dünyada içeriklerin kapak fotoğrafları, başlıkları ve fragmanları da bu algıyı güçlendiriyor. Çocuk, izlemeye başladığı şeyin bir korku filmi olduğunu fark ettiğinde ise artık şiddet ve korku görüntüleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle sevimli karakterlerin arkasına gizlenen içerikler çok daha dikkatli denetlenmeli.

Dijital platformlarda içeriklerin gerçek yaş grubunun belirlenmesi ve çocuklara önerilmesinin engellenmesi için hangi teknik önlemler alınmalı?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Dijital platformlar yalnızca içerik üreticisinin beyan ettiği yaş sınırına güvenmemeli. Görüntü, ses, diyalog, şiddet unsurları ve içerik bütünlüğü yapay zekâ destekli sistemlerle analiz edilmeli. Özellikle çocuklara yönelik gibi görünen ancak içerisinde korku, şiddet ve travmatik sahneler barındıran yapımlar ayrıca değerlendirilmelidir. Kapak görseliyle gerçek içerik arasındaki uyumsuzluk da tespit edilmeli. Bunun yanında yaş sınıflandırması bağımsız denetimden geçmeli ve çocuk profillerinde yaş sınırına uymayan içerikler yalnızca arama sonuçlarından değil, öneri algoritmalarından da çıkarılmalı.

TEKNOLOJİK FİLTRELEMEYE EBEVEYN GÖZETİMİ DESTEĞİ
Ebeveyn kontrolü uygulamaları çocukları zararlı içeriklerden korumak için ne kadar etkili? YouTube Kids, Netflix çocuk profilleri ve benzeri sistemler gerçekten güvenli bir dijital alan sağlayabiliyor mu?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Ebeveyn kontrolü uygulamaları önemli bir güvenlik katmanı sağlıyor ancak yüzde 100 koruma sunmuyor. YouTube Kids, Netflix çocuk profilleri ve Apple’ın ebeveyn denetimi özellikleri belirli yaş gruplarına göre içerik filtrelemeye yardımcı oluyor. Ancak hiçbir algoritma bütün zararlı içerikleri eksiksiz tespit edemiyor. Bazen çocuklara yönelik gibi görünen videoların içerisine uygunsuz görüntüler yerleştirilebiliyor. Bu nedenle ebeveyn kontrolünü açıp çocuğu tamamen kendi hâline bırakmak doğru değil. Teknolojik filtreleme ile ebeveyn gözetimi birlikte yürütülmeli.

Otomatik oynatma, önerilen videolar, reklamlar ve bağlantılar üzerinden çocukların zararlı içeriklere ulaşması nasıl sınırlandırılabilir?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Burada platformların öneri algoritmalarını yeniden düzenlemesi gerekiyor. Çocuk bir çizgi film izlerken sistemin ona benzer görünümlü ancak şiddet veya korku içeren videolar önermesi ciddi bir güvenlik açığıdır. Otomatik oynatma özelliği çocuk profillerinde kapatılmalı, reklamlar sınırlandırılmalı ve dış bağlantılara erişim engellenmeli. Ayrıca izleme geçmişine dayalı öneriler yerine önceden denetlenmiş ve yaş grubuna uygun içerik katalogları kullanılmalı. Çocuğun karşısına ne çıkacağını yalnızca algoritmaların insafına bırakmamalıyız.

Bir çocuk için en güvenli dijital ortamı oluşturmak isteyen ebeveyn, hangi uygulamaları yüklemeli, hangi özellikleri kapatmalı ve hangi ayarları etkinleştirmeli?
Prof. Dr. Ali Murat Kırık: Öncelikle iPhone ve iPad kullanan aileler Apple Ekran Süresi, Android kullanan aileler ise Google Family Link üzerinden ebeveyn denetimini etkinleştirmeli. YouTube’da kısıtlı mod açılmalı, mümkünse YouTube Kids tercih edilmeli; Netflix’te çocuğa özel profil oluşturularak yaş sınırı belirlenmeli. Otomatik oynatma kapatılmalı, uygulama yükleme ve satın alma işlemleri ebeveyn onayına bağlanmalı, ekran süresi sınırlandırılmalı ve bilinmeyen bağlantılara erişim kontrol edilmeli. Ancak benim özellikle vurgulamak istediğim nokta şu: Hiçbir uygulama tek başına çocuğu dijital dünyadaki bütün tehlikelerden koruyamaz. Ebeveynler çocuklarıyla dijital dünyada ne izledikleri, kimlerle karşılaştıkları ve hangi içeriklerden rahatsız oldukları konusunda konuşmalı. Çünkü dijital güvenliğin en güçlü halkası teknoloji kadar bilinçli ebeveynliktir.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…