Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

COP31 salonlarına Anadolu ve Gazze isimleri verildi

COP31 salonlarına Anadolu ve Gazze isimleri verildi

Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nin salon isimleri belli oldu. Zirvenin en önemli müzakerelerine ev sahipliği yapacak 1794 kişilik genel kurul salonu “Anadolu”, Yeşil Bölge’deki 5 bin kişilik en büyük salon ise Türkiye’nin Filistin hassasiyetini yansıtmak amacıyla “Gazze” olarak adlandırıldı.

Dünyanın dört bir yanından liderleri, diplomatları, bilim insanlarını ve milyonlarca ziyaretçiyi bir araya getirmeye hazırlanan COP31 İklim Zirvesi için Antalya’daki hazırlıklarda sona yaklaşıldı. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede, yalnızca toplantıların yapılacağı alanlar değil, bu alanlara verilecek isimler de dikkat çekti.

Toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda düzenlenecek zirvenin Mavi ve Yeşil bölgelerindeki salon ve toplantı odalarına Türk-İslam medeniyetine katkıda bulunan önemli isimlerin, Anadolu’nun doğal ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra Türkiye’nin Filistin hassasiyetinin simgesi olan Gazze’nin adı verildi.

Zirvenin en önemli müzakerelerinin yürütüleceği Mavi Bölge’deki ana genel kurul salonu “Anadolu” adını alırken, halka açık etkinliklere ev sahipliği yapacak Yeşil Bölge’nin en büyük salonu “Gazze” olarak belirlendi.

İki ayrı bölge, milyonlarca ziyaretçi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda hazırlıkları sürdürülen COP31 kapsamında, alanın 527 bin metrekarelik bölümü Mavi Bölge, 582 bin metrekarelik bölümü ise Yeşil Bölge olarak planlandı.

Mavi Bölge’de ülke delegasyonlarıyla birlikte 100 bine yakın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Yalnızca resmi görüşmeler için akredite katılımcıların giriş yapabileceği bu alan, Birleşmiş Milletler müzakerelerine ve 11-12 Kasım’da düzenlenecek Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak.

Yeşil Bölge’nin ise 1,5 milyon kişiyi ağırlaması öngörülüyor. Halka açık olacak bu alanda özel sektör temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, gençler ve çocuklar sergiler, etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla bir araya gelecek.

Mavi Bölge’de Anadolu, Mevlana ve Yunus Emre isimleri

Zirvenin diplomatik temaslarının ve müzakerelerinin yürütüleceği Mavi Bölge’de en büyük genel kurul salonuna “Anadolu” adı verildi. Devlet ve hükümet temsilcilerinin ağırlanacağı salon, 1794 kişilik kapasiteye sahip olacak.

828 kişilik diğer genel kurul salonu “Akdeniz”, bir diğer salon ise “Antalya” olarak adlandırıldı.

Mavi Bölge’deki basın toplantısı salonlarından biri, dünyaca tanınan mutasavvıf ve İslam alimi Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin adını taşıyacak. Diğer basın toplantısı salonuna ise Türk şair ve mutasavvıf Yunus Emre’nin ismi verildi.

Toplantı odalarında da Türkiye’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri öne çıkarıldı. Selimiye, Evliya Çelebi, Ayder, Göbeklitepe, Topkapı, Kaçkar, Zeugma, Kapadokya, Boğaziçi, Patara, Sümela, Sezai Karakoç, Piri Reis, Harput, Mimar Sinan, Ağrı Dağı, Van Gölü, Troya, Fethiye, Pamukkale, Efes, Gelibolu, Ahlat, Uludağ, Çatalhöyük ve Aspendos isimleri toplantı odalarında yer alacak.

Yan etkinlik alanları ise Uzungöl, Likya, Assos, Perge, Ahi Evran, Aşık Veysel ve Hattuşa isimleriyle anılacak.

5 bin kişilik salona Gazze adı verildi

COP31’in halka açık etkinliklerine ev sahipliği yapacak Yeşil Bölge’de ise en büyük salonun adı “Gazze” oldu. 5 bin kişilik kapasitesiyle zirvenin en büyük salonu olacak bu alanın isimlendirilmesinde Türkiye’nin Filistin hassasiyeti etkili oldu.

Gazze isminin uluslararası bir buluşmanın mekansal kimliğinde yaşatılması hedeflenirken, salonun barış, insani dayanışma ve ortak sorumluluk mesajı taşıması amaçlandı. Dünya vitrinine Türkiye’nin ev sahipliğinde çıkacak salonda halka açık çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Yeşil Bölge’deki diğer salon ve toplantı odalarında da Türk ve İslam dünyasının bilim, edebiyat, sanat ve düşünce hayatına katkı sunan isimleri yaşatılacak.

Türk-İslam dünyasının önemli hekimlerinden İbn-i Sina, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar ve filozof Farabi’nin yanı sıra İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy, Hacı Bektaş-ı Veli, Cacabey ve Ahmet Yesevi’nin isimleri de bu alanlarda kullanılacak.

Ayrıca sosyolog Prof. Dr. Afet İnan, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından Fatma Aliye, astronomi ve matematik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Biruni ile ressam, arkeolog ve müzeci Osman Hamdi Bey de salon ve toplantı odalarına isimleri verilen kişiler arasında yer aldı.

Gazze mesajı zirvenin isimlendirmesine de yansıdı

Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ulusal ve uluslararası platformlarda Gazze’de İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılara ve yaşanan insani krize dikkati çekiyor. Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmalarında da uluslararası topluma Gazze için destek çağrısında bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül’de BM’nin 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki çocuk ölümlerine, uzuv kayıplarına ve insani tabloya dikkat çekerek yaşananların yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir mesele olduğunu vurgulamıştı.

Erdoğan, konuşmasında Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk kabristanı olarak nitelendirerek uluslararası toplumu yaşananlara karşı duyarlı olmaya çağırmıştı.

Konuşmasında şair Sezai Karakoç’un “Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak” dizelerine de yer veren Erdoğan, Gazze’de yaşananlara ilişkin Türkiye’nin tutumunu BM kürsüsünden dile getirmişti. COP31’in en büyük salonuna Gazze adının verilmesi de Türkiye’nin Filistin konusundaki hassasiyetinin zirvenin mekansal kimliğine yansıyan örneklerinden biri oldu.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…