Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore ziyaretinin ardından yurda dönüşte gazetecilerin sorularını cevapladı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE
SORU: Benim sorum Terörsüz Türkiye projesi ile alakalı. Bu projede bir duraklama mı var? PKK'nın silah bırakma süreci ne durumda? Süreçte bir aksama görüyor musunuz?
Öncelikle Terörsüz Türkiye sürecimiz, Kanun'un belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama bizim buradaki kararlılığımız çok net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya son derece hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de bunu yapmanın meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız.
FON MAĞDURLARINA GERİ ÖDEMELER DEVAM EDİYOR
SORU: Fon soruşturmasına ilişkin bir sorum olacaktı. İşin yargı ayağı, yeni gözaltılarla, tutuklamalarla devam ediyor. Tasfiye sürecine ilişkin bir yol haritası belirlenmişti. İlgili Kanun, Meclis'ten geçti. Geri ödemelere başladı. Bundan sonra süreç nasıl işleyecek? Son durum nedir, bu fon soruşturmasına dair?
Bu konuda gerekli yol haritasını oluşturduk, gerekli talimatları verdik. Yol haritasına göre her kurum kendi görevini yerine getiriyor. Yani buradan daha önce yaptığım açıklamalarda da söylediğim gibi herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Gerek mevzuat gerek idari tedbirler gerek yargı süreçleri hepsi yakın takibimizde. Rüşvet, usulsüzlük, suistimal, bütün bunlar tek tek ortaya çıkartılıyor. Tabii bir gerçek var? Nedir bu gerçek? bakıyorsunuz hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler. Yargı bunları tespit ediyor ve gerekeni yapıyor.
Biliyorsunuz Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdim. Onlar da kendi incelemelerini yürütüyor. Oradan çıkacak netice de çok çok önemli. Cevdet Bey Başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulumuz, düzenli ve sık aralıklarla toplanıyor. Kurul'da alınan kararlar çerçevesinde ödemeler konusunda, ihtiyaç duyulan adımlar atılıyor. Olağan tasfiyelerin ardından, biliyorsunuz, geçen hafta cuma günü itibarıyla olağanüstü tasfiyelerde ödemeler başladı. Güvence verildiği gibi, bu ödemeler aralıksız yapılıyor. Kamu kaynağı kullanılmadan bu sürecin yönetilmesi temel prensibimiz. Altını çizerek söylüyorum, kamu kaynağı kullanımı burada söz konusu değil. Tam aksine herkes fonla ilgili ödemesi gerekeni ödeyecek, tasfiyeler yapılacak ve tahsilatlar gerçekleştikten sonra da gerekli olan yerlere ödemeler gerçekleştirilecek. Aziz milletim şunu çok iyi bilsin ki; Haksız kazanç sağlayan, sermaye piyasalarını manipüle eden veya bunlara çanak tutan kim varsa, bunun hesabını verecek. Sermaye piyasalarımızı bu mikroptan temizleyecek, inşallah her açıdan daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacağız.
SORU: Şu anda aynı zamanda AK Parti iktidarının 24. yıl dönümündeyiz ve siz bugünü yine yolda karşılıyorsunuz. Hiçbir zaman sizin insani yönünüz ve siyasetçi tarafınız arasında makas açıklığı olmamıştır. Yine de en fazla merak ettiğimiz şey 24 yılın içinde gördüğünüz, hissettiğiniz nedir?
24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize de hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye'siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye'deyiz? Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz 'Her şey Türkiye için' dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…