İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023’ten bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesine ilişkin mesajlarını uluslararası toplantılarda, ikili görüşmelerde, basın toplantılarında ve çeşitli programlarda dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’ye ilişkin açıklamalarında süreç içerisinde “ateşkes”, “insani yardım”, “Filistin devletinin tanınması”, “iki devletli çözüm”, “1967 sınırları”, “Doğu Kudüs’ün başkent olduğu bağımsız Filistin devleti” ve “Gazze’nin yeniden imarı” başlıkları öne çıktı.
7 Ekim 2023: “İsrail-Filistin çatışmaları bir an önce son bulmalı”
İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim 2023’te başlayan çatışmaların ardından Erdoğan, taraflara itidal çağrısında bulundu. Türkiye’nin bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunacağını belirten Erdoğan, daha fazla can kaybı yaşanmaması gerektiğini vurguladı. İlk açıklamalarında Türkiye’nin temel yaklaşımını “itidal, diyalog ve kalıcı barış” ekseninde ortaya koyan Erdoğan, çatışmaların daha fazla büyümemesi gerektiğine dikkati çekti.
25 Ekim 2023: “Gazze’de yaşananlar bir insanlık dramıdır”
Saldırıların yoğunlaşmasıyla birlikte Erdoğan’ın mesajlarının odağı Gazze’deki sivillerin korunmasına ve insani yardımların ulaştırılmasına kaydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem İsrail hem Filistin tarafıyla temas halinde olduğunu belirterek, çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti.
Bu dönemde Erdoğan, Türkiye’nin “garantörlük” önerisini de gündeme taşıdı. Türkiye’nin bölgede barışın tesisi için sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Erdoğan, kalıcı çözümün Filistinlilerin kendi devletlerine kavuşmasıyla mümkün olabileceğini savundu.
28 Ekim 2023: “Gazze’deki katliamın durdurulması gerekiyor”
İstanbul’daki Büyük Filistin Mitingi’nde konuşan Erdoğan, Gazze’deki saldırılara ilişkin en kapsamlı mesajlarından birini verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Filistin halkının yanında olduğunu belirterek, uluslararası topluma saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Bu konuşmayla birlikte Erdoğan’ın açıklamalarında İsrail’in Gazze’deki operasyonlarına yönelik eleştirilerin daha sert bir tona taşındığı görüldü.
29 Kasım 2023: Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi çağrısı
Kasım ayında sağlanan geçici ateşkesin ardından Erdoğan, bunun kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, geçici ateşkesin kalıcı bir ateşkese ve ardından siyasi çözüme dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
27 Aralık 2023: “80 gün boyunca insanlığa ait tüm değerler kurşuna dizildi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBA ve TÜBİTAK Ödülleri Töreni’ndeki konuşmasında Gazze’deki saldırılara geniş yer verdi.
“Bakınız saldırılar başlayalı bugün itibarıyla tam 80 gün oldu. Gözlerimizin önünde 80 gün boyunca insanlığa ait tüm değerler kurşuna dizildi.” diyen Erdoğan, hastanelerin, okulların, ibadethanelerinin ve üniversitelerin bombalandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki saldırıların yalnızca Filistinliler açısından değil, uluslararası sistem açısından da bir sınav olduğunu savundu.
“Türkiye gibi vicdan sahibi ülkelerin diplomatik alanda gösterdiği onca çabaya rağmen her gün yüzlerce Gazzeli’nin öldürülmesine maalesef engel olamadık.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Türkiye’nin yaptığı yardımlara ve yürüttüğü diplomatik temaslara rağmen saldırıların durdurulamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir Müslüman olarak, hepsinden önemlisi bir insan olarak kendi iç dünyamızla bu zulmü engelleyememenin mahcubiyetini yaşıyoruz.” dedi. Gazze’deki tabloyu “insanlık imtihanı” olarak nitelendiren Erdoğan, uluslararası kuruluşların tutumunu da eleştirdi.
“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden uluslararası basın kuruluşlarına, Avrupa Birliği’nden gazeteci örgütlerine, ortada demokrasi havariliği yapan ne kadar kurum, kuruluş ve yapı varsa bu krizde hepsi sınıfta kaldı.” ifadelerini kullandı.
2024: Ateşkesten kalıcı çözüme
2024 boyunca Erdoğan’ın Gazze mesajlarının merkezinde saldırıların sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes çağrısı yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması gerektiğini vurgularken Türkiye’nin diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirtti.
Bu dönemde Erdoğan’ın söyleminde “iki devletli çözüm” vurgusu da daha belirgin hale geldi. Türkiye’nin Filistin’in bağımsızlığına yönelik desteğini yineleyen Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasının kalıcı barışın temel şartlarından biri olduğunu dile getirdi.
28 Şubat 2024: “Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te yaptığı açıklamalardan birinde Gazze’deki saldırılara ilişkin tutumunu şu ifadelerle ortaya koydu:
“Gazze’de yaşananlar kesinlikle bir savaş değildir, bir soykırım girişimidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sivillerin yanı sıra hastaneler, sağlık tesisleri, okullar ve ibadethanelerin hedef alınmasına tepki gösterdi. Uluslararası toplumun Gazze’deki saldırıları durdurmak konusunda yeterli adım atmadığını savunan Erdoğan, Türkiye’nin Filistin’e desteğinin devam edeceğini belirtti.
2024: Türkiye’nin diplomatik girişimleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı uluslararası toplantılarda Türkiye’nin Gazze konusunda yürüttüğü diplomasiye de dikkati çekti. Türkiye’nin bir taraftan insani yardım gönderirken diğer taraftan ateşkes için diplomatik temaslar yürüttüğünü belirten Erdoğan, Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu dönemdeki mesajlarında Gazze’deki insani krizin yanında Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki gelişmeler de yer aldı.
19 Ocak 2025: Ateşkesin ardından yeni dönem
İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından Erdoğan, anlaşmanın korunması ve kalıcı hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin Filistin’e insani yardım göndermeyi sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
27 Mart 2025: “Sonuna kadar Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, ateşkesin bozulmasının ardından Gazze’deki gelişmeleri değerlendirdi.
İsrail’in saldırılarını yeniden artırdığını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Şunu herkes bilsin ki biz sonuna kadar Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. İnsani yardımlarımızla yanlarında olacağız, diplomatik temaslarımızla yanlarında olacağız, barışçı ve adaleti savunan ilkeli politikalarımızla yanlarında olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Filistin halkına desteğini sürdüreceğini belirterek, “Türkiye olarak kardeş Filistin halkına gereken her türlü desteği vereceğiz.” dedi. Gazze’deki saldırıların sona erdirilmesi konusunda da Erdoğan, “Gazze’de zulmün ve soykırımın bir an önce son bulması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Aynı konuşmada Erdoğan, Gazze’deki gelişmelerin uluslararası sistemin işleyişindeki sorunları da ortaya koyduğunu söyledi.
“Filistin’de 1,5 yıldır devam eden işgal ve soykırımın önüne bir türlü geçilemedi.” diyen Erdoğan, uluslararası kurumların insani trajedileri önlemekte yetersiz kaldığını savundu.
2025: Filistin’in uluslararası alanda tanınması
2025’te Erdoğan’ın mesajlarında Filistin devletinin uluslararası alanda tanınması konusu daha fazla öne çıktı. 21 Eylül 2025’te ABD’ye hareketinden önce açıklama yapan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin’in tanınmasına ilişkin kararları değerlendirdi.
“80. Genel Kurulu diğerlerinden farklı kılan özelliği, birçok ülkenin Filistin Devleti’ni tanıyacak olmasıdır. Biz bu tanıma kararlarının iki devletli çözümün hayata geçirilmesine ivme kazandırmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda Gazze’deki insani felaketi gündeme getireceğini belirterek, “Konuşmamda Gazze’deki insani felaket ve mezalimi özellikle gündeme getireceğim.” ifadelerini kullandı. Filistin’in tanınmasına ilişkin ise, “Bizler de her zaman Filistin’in yanında olduk. Olmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz.” dedi.
2025: “Bağımsız Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz”
3 Kasım 2025’te 41. İSEDAK Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, Gazze’deki savaşın sonuçlarına ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin iki yıllık süreçte ağır bir yıkıma uğradığını belirterek, “Gazze geçtiğimiz 2 yıl boyunca son asrın en vahşi, en barbar soykırımlarından birine sahne oldu.” dedi.
“Çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Gazze’de halen ulaşılamayan cenazeler bulunduğunu söyledi. “Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze’de hâlâ ulaşılamayan şehit cenazeleri var.” diyen Erdoğan, savaşın geride bıraktığı travmanın uzun yıllar süreceğini belirtti.
“Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak.” ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye’nin 102 bin tonun üzerindeki insani yardımla Filistinlilerin yanında olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de kalıcı ateşkes ve adil barış için yürütülen diplomatik girişimlere de değindi.
“Gazze’de kalıcı ateşkesin temini ve adil bir barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettik.” diyen Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun diğer aktörleriyle birlikte Gazze meselesini gündemde tuttuklarını belirtti.
Türkiye’nin katkı sağladığı görüşmeler sonucunda ateşkes sağlandığını belirten Erdoğan, bundan sonraki aşamanın Gazze’ye daha fazla insani yardım ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan aynı konuşmasında, “1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz.” dedi.
2 Ocak 2026: “Ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak”
2026’nın ilk günlerinde Erdoğan, Filistin’e destek için İstanbul’da düzenlenen etkinliğin ardından Gazze mesajını yineledi. 2 Ocak’ta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Erdoğan, Galata Köprüsü’ndeki etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, “Bu, şunu gösteriyor, Filistin yalnız değil. Filistin her an bizim canciğerimiz.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in eylemlerine ilişkin “İsrail’in bu düşmanlığı yanına kâr kalmayacak.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin Gazze’yi yalnız bırakmadığını vurgulayan Erdoğan, mesajını şu sözlerle sürdürdü:
“Şu ana kadar bizler tabii Türkiye olarak Gazze’yi yalnız bırakmadık, Filistin’i yalnız bırakmadık. Bundan sonra da ne Gazze ne Filistin yalnız kalmayacak.”
2026: “Gazze’de insani trajedi hâlen devam ediyor”
2026’da Erdoğan’ın açıklamalarında Gazze’nin yanı sıra Batı Şeria’daki gelişmeler de daha fazla yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki ateşkes anlaşmalarına rağmen insani durumun devam ettiğini belirterek, insani yardım girişlerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
İsrail’in Batı Şeria’daki politikalarına da dikkat çeken Erdoğan, iki devletli çözümün önündeki uygulamalara karşı çıkılması gerektiğini ifade etti. Bu süreçte Erdoğan’ın mesajlarında Gazze ile Batı Şeria’nın birbirinden ayrı düşünülemeyeceği ve Filistin devletinin toprak bütünlüğünün korunması gerektiği vurgusu öne çıktı.
12 Ağustos 2026: “Gazze’de yeniden imar ve inşa süreci başlatılmalı”
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Türkiye ziyareti kapsamında düzenlenen ortak basın toplantısında Erdoğan, Gazze’nin geleceğine ilişkin mesajlarını ayrıntılı biçimde açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur.” dedi.
Ardından Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini belirterek, “Gazze’de yeniden imar ve inşa sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesinin çözümünde iki devletli formülün temel alınması gerektiğini yineledi.
“1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Batı Şeria ve Kudüs’teki gelişmelere ilişkin, İsrail yönetiminin işgal, zorla göç ettirme ve gasp politikalarını sürdürdüğünü belirtti.
“Egemen Filistin Devleti’nin varlığı baltalanmaktadır. Bunu görmezden gelmek, buna kayıtsız kalmak mümkün değildir.” diyen Erdoğan, Filistin halkının tüm baskılara rağmen ayakta olduğunu söyledi.
“Ne yaparlarsa yapsınlar Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı konuşmada Filistin davasının uluslararası gündemden düşürülmesine yönelik girişimlere ilişkin de mesaj verdi.
“Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Filistin davasını her platformda savunacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mescid-i Aksa ve diğer kutsal mekanların statüsüne yönelik provokasyonlara da karşı olduklarını belirterek, Filistin meselesinin yalnızca Gazze’deki savaşla sınırlı olmadığını vurguladı.
Gazze’den iki devletli çözüme uzanan mesaj
7 Ekim 2023’ten bu yana Erdoğan’ın açıklamalarına bakıldığında, mesajların zaman içerisinde farklı başlıklar etrafında yoğunlaştığı görülüyor. Çatışmaların ilk günlerinde sivillerin korunması, itidal ve çatışmaların sona erdirilmesi çağrısı yapan Erdoğan, Gazze’ye yönelik saldırıların yoğunlaşmasıyla ateşkes ve insani yardım vurgusunu öne çıkardı.
2024 boyunca açıklamalarında kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm çağrılarını sürdüren Erdoğan, 2025’te Filistin devletinin uluslararası alanda tanınması ve 1967 sınırları temelinde bağımsız Filistin devleti mesajlarını daha güçlü biçimde dile getirdi. 2026’da ise Erdoğan’ın açıklamalarında ateşkesin korunması, Gazze’nin yeniden imarı, insani yardım, Filistin’in toprak bütünlüğü ve kalıcı siyasi çözüm başlıkları öne çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Ekim 2023’ten bugüne uzanan açıklamalarındaki ortak vurgu ise Filistin meselesinin yalnızca insani yardımlarla çözülemeyeceği, kalıcı barış için siyasi bir çözüm gerektiği yönünde oldu.
Bu çerçevede Erdoğan, farklı toplantı ve görüşmelerde çözümün adresini 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devleti ile İsrail’in yan yana yaşayacağı iki devletli model olarak ortaya koydu.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…