Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katıldı.
Buradaki konuşmasına 81 ilde görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek başlayan Erdoğan, hekimlerden hasta bakıcılara, hemşirelerden teknisyenlere kadar tüm sağlık ordusunun milletin kaliteli sağlık hizmetine erişmesi için gece gündüz demeden çalıştığını belirtti.
Şair Erdem Bayazıt’ın “Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerimiz” dizesini hatırlatan Erdoğan, “Hekimlerimiz çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek, gerektiğinde daha az uyuyup daha az dinlenerek dertlere deva olmak için çaba harcıyor. Sağlık hizmetlerimizin bugünkü seviyelere gelmesinde emeği olan tüm sağlık çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi. Erdoğan, hayatını kaybeden hekimleri de rahmetle andı.
“Üreten sağlık yaklaşımı stratejik öneme sahip”
Kurultayın ve eş zamanlı düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu’nun önemine değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sene 12’ncisi düzenlenen Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’nde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Farklı illerimizden, gönül coğrafyamızdan ve dünyanın dört bir yanından programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, aziz İstanbul’umuza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Dün biliyorsunuz Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik. Öncesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı Türk devletlerinden seçkin konuklarımızın teşrifleriyle bu sene çok daha coşkulu bir şekilde kutladık. Şimdi de bir başka tören vesilesiyle Türk dünyasından kardeşlerimizle bir aradayız. Tıp biliminin nabzını tutan bu anlamlı organizasyonu yine başarıyla tertipleyerek bizleri buluşturan Sağlık Bakanlığımızı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum.”
Sağlık çalışanlarına teşekkür eden Erdoğan, kurultayın önemine ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:
“Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve ‘Üreten Sağlık’ yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay’ı yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya getiren Üreten Sağlık İş Forumu’nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum.”
“13. asırdan itibaren insanlığa ışık saçmış bir milletiz”
Türkiye’nin sağlık alanındaki tarihsel birikimine değinen Erdoğan, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kurulan darüşşifaların sağlık hizmetlerinin gelişimindeki önemini anlattı.
Erdoğan, “Biliyorsunuz biz daha 13. asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu’ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Selçuklu döneminde inşa edilen Kayseri’deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas’taki İzzettin Keykavus Darüşşifası, restorasyon işlemlerini tamamlayarak geçtiğimiz sene Tokat’ta yeniden hizmete aldığımız Gökmedrese bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde Osmanlı’nın vakıflar eliyle hayata geçirdiği Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan, Atik Valide darüşşifaları ve daha nicesi sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızı gösteren mihenk taşlarıdır. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum; bunların tamamında sağlık hizmetleri bilâbedel, yani ücretsiz veriliyordu. Hasta yakınları tabhane denilen misafirhanelerde yine ücretsiz konaklıyordu. Talebeler ise hem teorik hem pratik boyutlarıyla tıp ilmini tahsil ediyorlardı.” ifadelerini kullandı.
“Tıpta devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor”
Tıp alanında yapay zeka ve dijital teknolojilerin etkisine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor. Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle araştırma-geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde ediliyor. Artık cerrahi operasyonlar yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştiriliyor, hastaların durumu uzaktan takip ediliyor. Burada odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir. Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir.”
“Tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı artık biz üretiyoruz”
Sağlık alanında yerli üretim çalışmalarına ilişkin bilgi veren Erdoğan, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla geliştirdiği tıbbi cihazları farklı ülkelere ihraç ettiğini belirtti.
Erdoğan, “Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz. Batman’da kendi imkanlarımızla ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık.” dedi.
Kanser tedavisinde CAR-T hücre tedavilerinin yerli imkanlarla üretildiğini ve uygulandığını belirten Erdoğan, ultrason cihazı geliştirme hedefini de şu sözlerle açıkladı:
“Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedariğinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız.”
“Sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz”
Sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayiinde nasıl destan yazdıysak aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz. Bu süreçte varsa eksiklerimiz gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ödül sahiplerimizi tekrar tebrik ediyorum. Programa iştirak eden tüm kardeşlerime, tüm hocalarıma, misafirlerimizin tamamına şükranlarımı sunuyorum.” dedi.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…