Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TEKNOFEST 2026 Güneydoğu etkinlikleri kapsamında Şanlıurfa GAP Havalimanı’ndaki organizasyon alanını ziyaret ederek katılımcılara hitap etti.
Konuşmasının başında Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen maden kazasına değinen Erdoğan, hayatını kaybeden 5 madenciye Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralı 2 madenciye ise acil şifalar diledi. İdari ve adli süreçlerin başlatıldığını belirten Erdoğan, soruşturmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Göçükte ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız, idari soruşturma; Soma Cumhuriyet Başsavcılığımız ise adli tahkikat başlatmıştır. Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu 9 kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız."
TEKNOFEST’te gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin teknolojide ulaştığı seviyeye ve gençlerin ortaya koyduğu çalışmalara ilişkin şöyle konuştu:
“Sevgili genç kardeşlerim; akıl ile emeği, zeka ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te sizlerle yine beraberiz. Türkiye'nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu'da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”
Şanlıurfa GAP Havalimanı’ndaki atmosferin gençlerin azmini ve kararlılığını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“GAP Hava Limanımızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı bizlere şunu çok net bir şekilde gösteriyor: Türkiye'nin geleceği hamdolsun emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır. Türkiye Yüzyılı; TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır; bu ülkenin göz bebeğidir; müreffeh ve muteber Türkiye'nin en güçlü nişanesidir. Her birinizle iftihar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve özgüvenli bir gençlikle yol yürüdüğüm için Cenab-ı Allah’a sonsuz hamd ediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin. Kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin. Rabbim sizleri nazarlardan muhafaza eylesin diyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfımızı, bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşlarımızı yürekten kutluyorum.”
"TEKNOFEST Şanlıurfa'ya yakıştı"
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’da düzenlenme kararına ilişkin de konuşan Erdoğan, kentin bilim, kültür ve medeniyet birikimine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Peki, Şanlıurfa’yı neden tercih ettik? Selçuk Bey "Nerede bu programı yapalım?" dediğinde, ben de kendisine dedim ki "Buraya Şanlıurfa yakışır." Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması şu anda ben de uçakta izlediğimde bu güzelliği gördüm ve iftar ettim. Şanlıurfa’ya bu yakışır ve yakıştı. Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce alim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El-Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el-Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
"Ziyaretçi sayımız 1 milyona yaklaştı"
TEKNOFEST’e yapılan başvurular ve ziyaretçi sayısına ilişkin rakamları paylaşan Erdoğan, organizasyona gösterilen ilgiyi şu sözlerle anlattı:
“İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın, Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz, bu etkinliğe 2018 yılında 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi. Maşallah, bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğundu. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ise ne oldu? 1 milyona yaklaştı.”
Bu yıl organizasyona yeni yarışma kategorilerinin de eklendiğini belirten Erdoğan, yarışmalara katılan takımları tebrik ederek şöyle devam etti:
“Bu ne güzellik, bu ne büyük coşku! Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettik. 5G, yapay zeka, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendi. Yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanları ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdı. Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin.”
"Savunma sanayiimizle iftihar ediyoruz"
Festival alanında sergilenen yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerine de değinen Erdoğan, geliştirilen platformlardan duyduğu memnuniyeti şu ifadelerle dile getirdi:
“Sevgili genç kardeşlerim, şunu özellikle merak ediyor, sizler ne düşünüyorsunuz, bilmek istiyorum. Burada sergilenen yerli ve milli savunma ürünlerini gördünüz, değil mi? Kızılelma’yı, Kaan’ı, Gökbey’i, Atak’ı, Hürjet’i, Anka’yı, Bayraktar TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? Zaha, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı, değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, Türksat 6A uydumuz, HİSTEF roketimiz, YENER tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız; bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı, değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz, heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizle, kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız”
Gençlere Türkiye'nin geleceğinde üstlenecekleri sorumluluklara ilişkin mesaj veren Erdoğan, savunma teknolojilerinin ilerleyen dönemde gençler tarafından geliştirileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatım boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim: Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden abilerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıya, özellikle başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın; bu millet asırlardır sizi bekliyor. Bu ümmet yüz yıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor.”
Gençlere ilkelerinden ve değerlerinden taviz vermemeleri çağrısında bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fakat şunu da asla aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler; sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden unutmayın, Kızıl Elma mefkurenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz. Hani merhum Erdem Beyazıt abimiz bir şiirinde diyor ya; "Zaman akar, yer direnir, gök yüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde." Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz. Soluğunuz, umutsuz ceylanların gözyaşına sünger. Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü. Çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu.”
“Sizlere inanıyorum, hepinize güveniyorum”
Gençlere güvendiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin gönül coğrafyasındaki sorunlara ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
“Sizler, yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler taşıyacaksınız. Yalanın çelik kabuğunu doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız. Sizlere inanıyorum, hepinize güveniyorum.”
Türkiye'nin savunma sanayisindeki çalışmalarının devam ettiğini belirten Erdoğan, sektörde faaliyet gösteren firma ve çalışan sayılarına ilişkin şunları söyledi:
“Kıymetli misafirler, sevgili genç kardeşlerim; Türkiye olarak savunma sanayiindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz. Yerli ve milli imkanlarla ürettiğimiz savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanlarımızı, kahraman ordumuzun ve güvenlik birimlerimizin envanterine dahil ediyoruz. Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz.”
“Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz”
Savunma ve havacılık ihracatındaki rakamları da paylaşan Erdoğan, Türkiye'nin bu alandaki konumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Kardeşliğimizin, kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın, biz yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem savunma sanayiinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı.”
Konuşmasının sonunda savunma sanayisindeki başarıların yeni platformlarla daha ileri taşınacağını belirten Erdoğan, TEKNOFEST Güneydoğu'nun hayırlı olması temennisinde bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bu günlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle TEKNOFEST Güneydoğu’nun bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve gençlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları, yarışmacıları tekrar tebrik ediyorum. 5 gün boyunca burayı ziyaret eden ve edecek olan tüm misafirlere, katılımcılara şükranlarımı sunuyorum. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.”







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…