Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası programında yaptığı konuşmada, ileri teknoloji yatırımlarının önemine dikkati çekerek Türkiye’nin 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve bunların toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedeflediğini bildirdi. Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin de “Fon soruşturmasında 3 önceliğimiz var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 13. İnovasyon Haftası Programı’nda konuştu.

Türkiye İnovasyon Haftası’nın 13’üncüsünde katılımcılarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, etkinliğin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, organizasyonda emeği geçen Ticaret Bakanlığına, Türkiye İhracatçılar Meclisine ve katkı sunanlara teşekkür etti.

“Teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor”

Türkiye İnovasyon Haftası’nın bu yılki temasının “İnsanlığın Yeni Evresi” olarak belirlenmesini anlamlı bulduğunu belirten Erdoğan, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası’nın bu yılki temasının ‘İnsanlığın Yeni Evresi’ olarak belirlenmesini son derece anlamlı bulduğum bir konu olarak özellikle belirtmek istiyorum. Robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken iç dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir. Bu, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir. Şu bir gerçek ki teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. Daha doğrusu umursanmıyor. İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir.”

İnsan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının arttığını belirten Erdoğan, bu konudaki soru işaretlerinin yalnızca entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide ve toplumun genelinde de arttığını, güvenin yerini tedirginliğin aldığını söyledi.

Değişime direnen ve değişimle birlikte elindeki imkanları kaybetmekten endişe duyan insanların tarih boyunca bulunduğunu dile getiren Erdoğan, her seferinde insan ile teknoloji arasında bir orta yol bulunduğunu ve karşı çıkılan teknolojilerin zamanla insan hayatının vazgeçilmezi haline geldiğini kaydetti.

“Tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır”

Yapay zeka başta olmak üzere birçok yenilik konusunda dile getirilen endişelere değinen Erdoğan, bunların önemli bir kısmının haklı ve yerinde olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir.” ifadelerini kullandı.

Yüz milyarlarca dolarlık bütçeleri yöneten bu anlayışın insana, hayata ve topluma bakış açısının söz konusu bildiriyle görüldüğünü ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kimilerinin teknokrasi, kimilerinin teknofaşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dahil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli buluyorum.”

Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon hedefleri

Türkiye’nin teknoloji yarışında geri kalmak istemediğini vurgulayan Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesi ile araştırma, geliştirme ve inovasyon altyapısının güçlendirildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparkların sayısının bugün 115’e ulaştığını, 2002’de 1,2 milyar dolar olan araştırma geliştirme harcamalarının 20 milyar dolara çıkarıldığını bildirdi.

Girişimcilerin finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarının devreye alındığını belirten Erdoğan, TEKNOFEST’lerde binlerce yenilikçi fikrin somut projelere dönüştüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2019 yılına kadar unicornu bulunmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornunun bulunduğunu belirterek, şu hedefleri paylaştı:

“2030’a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul’u tüm fonksiyonlarıyla 2027’de kullanıma açacağız.”

Türkiye’yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımların atıldığını kaydeden Erdoğan, Merkez Bankasının 750 milyar lira tahsis ettiği Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı ile Yüksek Teknoloji Destek Programı HİT-30’un bu alandaki önemli çalışmalar arasında yer aldığını söyledi.

KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyar liralık İmalat Sanayi Kredi Finansman Programı’nın devreye alındığını aktaran Erdoğan, 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030’a kadar en az 1 gigavata ulaştırılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektör öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini, Bilge dil modeliyle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilerek farklı sektörlerde yaygınlaştırılacağını ifade etti.

“Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir”

Teknoloji yatırımlarının ekonomi ve dijital egemenlik açısından öneminin özellikle savunma sanayisinde görüldüğünü belirten Erdoğan, 2002 yılında savunma ve havacılık sektöründeki yerlilik oranının yüzde 20, ihracatın ise 248 milyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı.

Türkiye’nin geçmişte güvenlik güçlerinin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kaldığını dile getiren Erdoğan, savunma sanayisinde atılan adımlarla bu tablonun değiştiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Bugün savunma sanayisinde 4.500’ü aşkın firma, 1.400’ün üzerinde proje, 100.000’e yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatımızı önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdık.”

Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başına değerin yaklaşık 1,5 dolar olduğunu, savunma sanayisinde ise hacimli ürünler dahil bu değerin 65 dolara yaklaştığını belirten Erdoğan, SİHA’larda kullanılan kameraların kilogram başına değerinin yaklaşık 20 bin dolar, bu kameralardaki dedektörlerin kilogram başına değerinin ise 50 bin dolar civarında olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar bize aslında şunu anlatıyor. Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

“Fon soruşturmasında 3 önceliğimiz var”

Konuşmasında fon piyasasında yaşanan sorunlara da değinen Erdoğan, 17 Eylül’den itibaren atılan adımlarla sorunun kontrol altına alındığını ve Fon Koordinasyon Kurulunun oluşturulduğunu söyledi.

Sürecin dikkatli ve hassas adımlarla yürütüldüğünü belirten Erdoğan, üç önceliklerinin bulunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birinci önceliğin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi olduğunu belirterek, “Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.” diye konuştu.

İkinci önceliklerinin manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerin hukuk önünde hesap vermesi olduğunu kaydeden Erdoğan, yargı süreçleri dikkate alınarak işlemlerin yürütüldüğünü ve yeni bilgiler ile itiraflar doğrultusunda soruşturmaların derinleştirildiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için adeta kılı kırk yararken piyasa düzenbazlıklarıyla üç lirasını sadece üç beş ayda ona, 20’ye, 30’a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancın bedelini ona mutlaka ödeteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Üçüncü önceliklerinin ise sürecin sermaye piyasalarına zarar vermeden yönetilmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, fırsatçılar ile yatırımcılar arasında net bir çizgi çekilmesi gerektiğini söyledi.

Muhalefeti ve bazı basın kuruluşlarını eleştiren Erdoğan, bu süreçte insanların itibarlarıyla oynandığını ve sermaye piyasalarının zarar görmesine yol açabilecek açıklamalar yapıldığını savundu.

“Sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız”

Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan sorunun görmezden gelinemeyeceğini belirten Erdoğan, bunun gerekçe gösterilerek sermaye piyasalarının tamamının hedef alınmasının da doğru olmadığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fon meselesi üzerinden topyekun sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız.” dedi.

Sermaye piyasalarının tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında finansman köprüsü kurduğunu belirten Erdoğan, bu piyasaların teknoloji ve inovasyon yatırımlarının finansmanında da önemli rol oynadığını kaydetti.

Teknoloji yatırımlarının yüksek araştırma geliştirme maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri nedeniyle farklı finansman modellerine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Erdoğan, sermaye piyasalarının risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine katkı sağladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur.”

Sermaye piyasalarındaki sorunlara karşı mücadele edilirken piyasaların tamamına zarar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Tekrar söylüyorum, tamahkarlara ve sahtekarlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim. Ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken dünyanın sağlam organlarını tahrip etmeyelim.” ifadelerini kullandı.

Reel sektörün finansmana erişiminin korunmasının önemine işaret eden Erdoğan, sorumluluk makamında bulunan herkesten daha özenli bir üslup kullanmasını beklediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye İnovasyon Haftası’nın hayırlı olmasını dileyerek yatırımları, üretimleri, istihdamları, ihracatları ve araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasına katkı sunanlara teşekkür etti.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…