Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni”nde bütçeye ve Türkiye ekonomisinin büyüme görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
2025 yılında yüzde 3,7 oranında büyüyen ekonominin 2026 yılını yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamasını beklediklerini belirten Yılmaz, 2027 yılında ise küresel görünümde beklenen iyileşme ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla büyümenin yüzde 4,2 seviyesine yükseleceğini öngördüklerini ifade etti.
Bütçeyi de değerlendiren Yılmaz, “Bütçemiz, üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımları kalıcı sosyal refaha taşıyan ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm’ bütçesidir.” dedi.
Türkiye’nin küresel ekonomideki gelişmelere karşı sağlam duruşunu koruduğunu vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde uygulanan istikrarlı politikaların ve kurumsal kapasitenin ekonominin dayanıklılığını desteklediğini söyledi.
Makroekonomik temellerin sağlam olduğunu belirten Yılmaz, küresel gelişmelerin ve enerji kaynaklı etkilerin Türkiye ekonomisine yansımalarının sınırlı kaldığını ifade etti.
İşsizliğin yüzde 8,1’e gerilemesi bekleniyor
İş gücü piyasasının dirençli yapısını koruduğunu dile getiren Yılmaz, işsizlik oranının 2026 yılında yüzde 8,1’e gerilemesini beklediklerini bildirdi.
İhracattaki gelişmelere de değinen Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 283,7 milyar dolarla tarihi seviyesine ulaştığını, hizmet ihracatının da eklenmesiyle 2026 yılı toplam ihracatının 410 milyar dolara ulaşmasını öngördüklerini kaydetti.
Hizmet ihracatında yakalanan güçlü performansı sürdürerek dış dengeye katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, savaşın etkisiyle cari açıkta geçici bir artış yaşandığını söyledi.
Yılmaz, cari açığın 2026 yılında milli gelire oranının yüzde 2,6 ile yönetilebilir seviyede kalmasını, 2027 yılında ise yeniden yüzde 2’nin altına gerilemesini beklediklerini ifade etti.
Enerjinin ekonomi politikalarında öncelikli alanlardan biri olmaya devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin dönemsel dalgalanmalara rağmen sürdüğünü belirtti.
Enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü aktaran Yılmaz, 2027 yılı sonunda bu oranın yüzde 21’e düşürülmesinin hedeflendiğini, orta vadede ise yeniden tek haneli enflasyona ulaşmayı beklediklerini bildirdi.
2027 bütçesinde 23,4 trilyon lira gelir öngörülüyor
2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmaya hazır hale geldiğini belirten Yılmaz, bütçeyi toplumsal refahı gözeten, yatırımı, üretimi ve istihdamı destekleyen bir anlayışla hazırladıklarını söyledi.
Bütçe disiplininden olumsuz küresel gelişmelere rağmen taviz vermediklerini vurgulayan Yılmaz, 2024, 2025 ve 2026 yıllarında öngörülenden daha düşük bütçe açığı rakamlarına ulaşıldığını ifade etti.
2026 yılı bütçe açığının milli gelire oranının başlangıçta yüzde 3,5 olarak tahmin edildiğini hatırlatan Yılmaz, gelirlerdeki oransal artışın etkisiyle yılın yüzde 3,1 bütçe açığıyla tamamlanmasını beklediklerini kaydetti.
Deprem harcamaları hariç tutulduğunda 2026 yılı bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,3 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, afet harcamalarına rağmen kamu borcunun tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, deprem harcamaları kapsamında bugüne kadar 104 milyar dolar kaynak kullanıldığını, 2026 yılında faiz giderlerinin bütçe içindeki payının ise yüzde 14,4 olmasının beklendiğini bildirdi.
2027 yılına ilişkin bütçe büyüklüklerini de paylaşan Yılmaz, milli gelirin 111 trilyon liraya ulaşmasının öngörüldüğünü belirterek, bütçe gelirlerinin 23,4 trilyon lira, giderlerinin ise 27,3 trilyon lira olarak tahmin edildiğini aktardı.
Yılmaz, 2027 yılı bütçe açığının milli gelire oranının 0,5 puanlık bölümünün enerji sübvansiyonlarından kaynaklandığını ifade etti.
Eğitim ve sağlığa ayrılan kaynaklar artırılıyor
2027 yılı bütçesinde eğitim ve sağlığa önemli kaynaklar ayrıldığını belirten Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar lira ödenek tahsis edildiğini bildirdi.
Yükseköğretim de dahil edildiğinde eğitime ayrılan toplam kaynağın 3 trilyon 747 milyar liraya ulaştığını aktaran Yılmaz, yüzde 13,7’lik payla bütçeden en yüksek kaynağın eğitime ayrıldığını söyledi.
Yılmaz, sağlık alanına ayrılan toplam kaynağın ise 4 trilyon 532 milyar lira olduğunu kaydetti.
Çalışanlara yönelik vergi istisnalarının sürdürüleceğini belirten Yılmaz, asgari ücrete kadar olan kazançlara uygulanan gelir vergisi istisnasıyla çalışanlara toplam 1 trilyon 460 milyar liralık katkı sağlanacağını ifade etti.
Kentsel dönüşüme 276 milyar lira ödenek
Kentsel dönüşüm ve konut politikalarının 2027 yılı bütçesinin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, kentsel dönüşüm için ayrılan ödeneklerin 276 milyar liraya çıkarılacağını bildirdi.
Sosyal konut ve kiralık konut uygulamalarına hassasiyetle yaklaşmaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, bu uygulamaları ülke geneline yaymayı hedeflediklerini söyledi.
Tarım sektörüne yönelik desteklere de değinen Yılmaz, 2027 yılı bütçesinde tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade etti.
Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmaya yönelik desteklerin sürdüğünü aktaran Yılmaz, mazot maliyetinin yüzde 50’sinin, gübre maliyetinin ise yüzde 25’inin karşılandığını belirtti.
Yılmaz, yatırım, istihdam ve dengeli büyüme odaklı ekonomi politikalarını kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…