Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından Belçika’nın başkenti Brüksel’deki tarihî Egmont Sarayı’nda gerçekleştirilen AB-Türkiye İş Zirvesi 2026, Türk iş dünyası ile Avrupa kurumlarını bir araya getirdi. Zirvenin açılışında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için üç önceliğe dikkat çekti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerindeki rolünün güçlendirilmesi ve ulaştırma, enerji ile veri bağlantılarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Olpak, Türkiye ile daha güçlü bütünleşmenin Avrupa’nın rekabet gücüne de katkı sağlayacağını söyledi. Jean Monnet’nin “Avrupa, krizlere getirilen çözümlerin toplamıyla şekillenecektir” sözünü hatırlatan Olpak, “Bugün Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözümlerden birinin Türkiye ile daha derin bir bütünleşme olduğuna inanıyorum” dedi. Gümrük Birliği’nin 30 yılı aşkın süredir Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin temelini oluşturduğunu belirten Olpak, mevcut yapının günümüzün ihtiyaçlarını karşılamadığını ifade etti. Çerçevenin güncellenmesinin hizmetler, e-Ticaret, kamu alımları ve tarım alanlarında yeni iş birliği fırsatları oluşturacağını kaydeden Olpak, bunun her iki tarafın da çıkarına olduğunu vurguladı.
"MESELE FİYAT DEĞİL, GÜVEN”
Otomotivden yazılıma, çipten batarya teknolojilerine kadar Türkiye’nin Avrupa’nın sanayi ekosistemindeki kilit rolüne dikkat çeken Olpak, Türk ürünlerine kota ve engel çıkarılmaması gerektiğinin altını çizdi. Rekabetin artık sadece fiyat değil, “güven” üzerinden şekillendiğini söyleyen Olpak: “Güven sözlerle değil, performansla inşa edilir. Türkiye, 30 yılı aşkın süredir her kriz döneminde Avrupa için güvenilir bir üretici ve ortak olduğunu kanıtladı. Bu bizim ortak sermayemizdir. Türkiye’de üretilen ürünlerin engeller olmaksızın kabul edilmesi, Avrupa’nın kendi rekabet gücü ve dayanıklılığı açısından da hayati önemdedir.” dedi.
Türkiye’nin Avrupa yolculuğunun 60 yılı aşkın süre önce başladığını ve tam üyeliğin hedef olmaya devam ettiğini vurgulayan Olpak, yeni bir ivmeye ihtiyaç duyulduğunu belirterek iş dünyalarının bu hedefi somut ilerlemeye dönüştürmeye katkı sağlayabileceğini söyledi.
STRATEJİK HAT: ORTA KORİDOR
Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki istikrarsızlığın güvenli ticaret hatlarının önemini gözler önüne serdiğini kaydeden Olpak, Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden Avrupa’yı Orta Asya’ya bağlayan Orta Koridor’un ortak stratejik öncelik olması gerektiğini belirtti.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…