Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Ekrem İmamoğlu, 130 projede 85 milyar dolarlık imar rantı olduğunu söyledi

Ekrem İmamoğlu, 130 projede 85 milyar dolarlık imar rantı olduğunu söyledi

İBB Davası'nda savunmasını sürdüren Ekrem İmamoğlu, 2009-2019 arasındaki imar planı değişiklikleriyle 130 projede oluşan ilave değerin dönemin kuruyla 85 milyar dolar olduğunu söyledi. İmamoğlu, bunun büyük bir imar rantı ve ağır bir kent suçu olduğunu savundu.

Haber: Esra TOKAT - Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) - İBB Davası'nda savunmasına sürdüren Ekrem İmamoğlu, AKP dönemindeki 2009-2019 yılları arasında yapılan imar planı değişiklikleriyle sonucunda 130 projede ortaya çıkan ilave değerin dönemin kuruyla 85 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu uygulamalarla kamuya ait alanların özel projelere açıldığını ve büyük bir imar rantı oluşturulduğunu belirten İmamoğlu, "Buradan büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bu dönemde tarifsiz, gerçekten büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bizden önceki yönetim tarafından bizzat siyasi kadrolarıyla da yönetilen rant ve yağma organizasyonu ağır bir kent suçudur. Ağır bir kent suçudur. 10 milyarlarca dolarlık bu usulsüz uygulamaların her bir dosyası yargı konusudur" dedi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın 100. günü Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki duruşmayla devam ediyor. Ekrem İmamoğlu, üçüncü günde savunmasına devam ediyor.

İstanbul'daki yapılaşma ve imar uygulamalarına ilişkin konuşan İmamoğlu, geçmişte bir profesör doktor ve mimarla yaptığı konuşmayı anlatarak, "Dedi ki böyle, hiç unutmuyorum, 'Evlat, bak çok yapmak para kazandırmaz. İyisini ve kalitelisini yapmak önemli. veya işte 'çok iyi arsa yoktur, çok iyi proje vardır.' Böyle kafamda yoğurdum bunları. 2000 yılı, 29-30 yaşındayım. ve hayatımın bakış açısı değişti zaten 1999 depreminden sonra" diye konuştu.

İstanbul'daki yapılaşmaya ilişkin de gözlemlerini aktaran İmamoğlu, "Şimdi dedim ki arkadaşlar, Zeytinburnu doldu, Bakırköy doldu, Fikirtepe üst üste bindi, üst üste. ya bir analiz yapın bakalım en azından gözünüze çarpan, İstanbul tamamen tarumar. Gözünüze çarpan bir kısım projelerde ne çıktı ortaya?" ifadelerini kullandı.

"85 MİLYAR DOLAR SOYULDUK EY HALKIM"

İmamoğlu, 2007-2019 yılları arasında geliştirilen projelerde yapılan imar tadilatlarıyla elde edilen ilave alanların değerinin, dönemin kuruyla 85 milyar dolara ulaştığını söyledi. Hesaplamanın yalnızca 130 proje üzerinden yapıldığını belirten İmamoğlu, mevcut imar haklarının hesaplamaya dahil edilmediğini, yalnızca imar tadilatlarıyla eklenen metrekarelerin değerinin hesaplandığını ifade etti. Hesaplamanın ne 2020 yılındaki ne de bugünkü değerler üzerinden yapıldığını vurgulayan İmamoğlu, 85 milyar doların dönemin kuruyla 3 trilyon 950 milyar liraya karşılık geldiğini söyledi. İmamoğlu, "Tam o zamanki kurla, 3 trilyon 950 milyar lira, 85 milyar dolar İBB'nin yaklaşık 10 yıllık bütçesi. Bakın o günkü imar değerlerini dolar olarak dönün, endeksleyin bugüne, eskalasyon edin, bir bakın bakalım kaç dolar yapıyor, hesapta zorlanacaksınız. Dolar bazında İstanbul 2-3 kat değerlendi. 85 milyar dolar soyulduk ey halkım, soyulduk. Sevgili İstanbullular, soyulduk" diye konuştu.

"SADECE 130 PROJE İNCELENDİ"

İmamoğlu, incelenen projelerin çoğunun imar planı tadilatları ve özel plan onaylarıyla kamu mülkiyetindeki donatı alanlarının özel sermayeye devredildiği projeler olduğunu söyledi ve "10 yıllık İBB bütçesi, 130 projenin değişiklikleri, fonksiyon değişiklikleri veya mevzuat dışı uygulamalar nedeniyle detaylı olarak değerlendirdik arkadaşlarımla. Bu projeler imar plan tadilatları, özel plan onaylarıyla çoğunlukla kamu mülkiyetindeki donatı alanlarının özel sermayeye devredilmiş olan projelerdi. Alışveriş yapıyorsunuz, geçerken görüyorsunuz koca koca binalar ve koca koca yapılar. Ama Bakırköy'ün sahilinde, ama Etiler'de, ama TEM yolunun kıyılarında" dedi.

Projelerden örnekler veren İmamoğlu, Şehrizar Konakları'nın bulunduğu alanın Karayolları tarafından kamulaştırıldığını ve Emlak Konut'a devredildiğini anlattı. İmamoğlu, 2005'ten itibaren önce İBB, ardından bakanlık tarafından SİT alanı ve Boğaz silüetine rağmen yapılaşmaya açıldığını, mahkeme kararlarıyla iptal edilmesine karşın projede ısrar edildiğini iddia etti.

"İBB TARAFINDAN ÖZEL PROJE ALANI İLAN EDİLEN BÖLGEDE BAKANLIK İNŞAAT ALANI OLUŞTURDU"

Koru Florya projesine de değinen İmamoğlu, imar planında sağlık tesisi ve afet helikopter pisti olarak belirlenen kamu arazisinin, 2009'da TOKİ tarafından yapılan planla 150 bin metrekarelik ticaret alanına dönüştürüldüğünü söyledi. Söz konusu arazinin geçmişte hastane yapılması amacıyla devlete bağışlandığını belirten İmamoğlu, bu alandaki plan değişiklikleri ve davalara dikkati çekti. Hattat Tower ve 16/9 kulelerini de örnek gösteren İmamoğlu, 16/9 kulelerinin İstanbul'un tarihi silüetine zarar verdiğini ve UNESCO'nun uyarıldığını söyledi. Halkalı'daki Tema Park alanına ilişkin de konuşan İmamoğlu, 2010'da İBB tarafından özel proje alanı ilan edilen bölgede bakanlığın 600 bin metrekarelik inşaat alanı oluşturduğunu ifade etti.

"FİKİRTEPE'DE EMSAL 2,5'TAN 4,5'A, 5,5'A, 6'YA ÇIKTI"

İstanbul'daki yapılaşma yoğunluğuna ilişkin örnekler veren İmamoğlu, Fikirtepe'deki emsal artışlara dikkati çekti. Kendi ailesinin de geçmişte Göztepe'de inşaat yaptığını anlatan İmamoğlu, 1997 yılında bir mimarla hazırladıkları projede yapı yoğunluğunu azaltmak için imar haklarının bir bölümünü kullanmadıklarını söyledi. İmamoğlu, o dönemde Beylikdüzü'nde 1,5 emsalin yüksek kabul edildiğini, Fikirtepe'de ise emsalin önce 2,5 olduğunu belirterek, "Ne oldu biliyor musunuz? 4,5 oldu, 5,5 oldu, 6 oldu" dedi.

Üsküdar sahilindeki yapılaşmaya da değinen İmamoğlu, sahil alanlarının büfe ve restoranlara verildiğini söyledi. Yeşil alan, SİT alanı, afet alanı ve Boğaz silüetinin imar uygulamalarında gözetilmediğini vurgulayan İmamoğlu, "Ama onlara binada rant de, imar rantı de, emsal artışında bayılıyorlar" diye konuştu. İmamoğlu, 2004 sonrasında İstanbul'da yeni bir yapılaşma anlayışının hakim olduğunu belirterek, şehir plancılarının tutuklanmasının tesadüf olmadığını savundu.

"BİZDEN ÖNCEKİ DÖNEMDE GÜZEL İSTANBULUMUZUN YAĞMALANACAK BİR ARSA OLARAK GÖRDÜLER"

İmar uygulamalarıyla kamuya ait alanların yapılaşmaya açıldığını söyleyen İmamoğlu, şehir plancılarının kamu yararına aykırı projelere karşı çıktığını ve bazı projelerin durdurulmasını ya da değiştirilmesini sağladığını söyledi. İmamoğlu, "Bizden önceki dönemde, işte az önce sadece 130 projede 85 milyar dolar, o günkü dönemdeki değerlerinin oluşturduğu toplam rakam. 2009-2019 arasındaki rant odaklı planlamanın sonucu" dedi. Donatı alanlarının yerleşimlerin ihtiyaç duyduğu kültür, dini tesis ve sağlık tesisi gibi alanları kapsadığını anlatan İmamoğlu, bu alanların ortadan kaldırılmasıyla imar rantı oluşturulduğunu öne sürdü.

Kendi yönetimlerinin kamu yararı ve sosyal donatı odaklı planlama yaptığını söyleyen İmamoğlu, "Mesele zihniyet meselesidir. Bizim planlama felsefemizin odağında, İstanbullulara ve İstanbul'a hizmet var. Ama bizden önceki dönemde ise güzel İstanbulumuzu yağmalanacak büyük bir arsa gibi gördüler" dedi.

Cumhurbaşkanı'nın geçmişte İstanbul için kullandığı "Biz bu şehre ihanet ettik" sözünü de hatırlatan İmamoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı boş yere 'Biz bu şehre ihanet ettik' demedi" dedi. İmmaoğlu, Tema Park alanındaki yapılaşmaya ilişkin bir anısını anlattı. İmamoğlu, görüştüğü bir yetkilinin kendisine Cumhurbaşkanı'nın projeyi gördüğünde, "Ya temayı anladık da bunun parkı nerede?" dediğini aktardı.

"2009-2019 ARASINDA 2 BİN 278 PARSELDE İMAR ARTIŞI YAPILDI"

İmamoğlu, savunmasında imar planı değişikliklerine ilişkin tablolar üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. 2009-2019 yılları arasında donatı alanlarından imarlı alanlara geçiş, fonksiyon ve yapılaşma şartlarındaki değişiklikler ile plansız alanların imara açılmasını kapsayan düzenlemeler sonucunda 2 bin 278 parselde imar artışı yapıldığını söyledi. İmamoğlu, "İstanbul'da sadece 2009-2019 arasında parsel bazlı imar artışı ya da imarsız yere imar verilen arsaların sayısı. 2278. Bakın 2 değil, 27 değil, 270 değil; 2278. Arkadaşlarım bunu didik didik, bütün meclis kararlarını didik didik ettiler" diye konuştu.

"İBB'NİN İMAR KOMİSYONU EMLAK OFİSİNE DÖNÜŞTÜ"

Parsel bazlı imar artışının arsanın yapılaşma hakkını ve değerini artırdığını anlatan İmamoğlu, bu değişikliklerin çevredeki yeşil alan, park, okul ve trafik ihtiyaçları gözetilmeden yapıldığını bildirdi. İmamoğlu, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imar komisyonu emlak ofisine dönüşmüştür ve emlak imar pazarlama ofisine dönüşmüştür" dedi.

"RANT VE YAĞMA ORGANİZASYONU"

Kendi yönetimleri dönemindeki uygulamaları da anlatan İmamoğlu, yedi yılda parsel bazlı imar değişikliği sayısının 69 olduğunu belirtti. Bu değişikliklerin hukuken kazanılmış hakların uygulanması veya kamu yararına yapılan düzenlemeler olduğunu belirten İmamoğlu, "Özellikle kalın kalın çiziyorum, imar artışına yönelik müellifi bizim yönetimimiz olan tek bir plan değişikliği yapılmamıştır. Sıfır. Yedi senede kimse kapımızı çalamamıştır" dedi.

İmamoğlu, önceki dönem ile kendi yönetimlerini karşılaştırarak, "Çok net, sıfır. 2278, sıfır" ifadelerini kullandı. Önceki yönetim döneminde gerçekleştirildiğini anlattığı uygulamaları "rant ve yağma organizasyonu" olarak nitelendiren İmamoğlu, "Buradan büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bu dönemde tarifsiz, gerçekten büyük bir yağmadan bahsediyorum. Bizden önceki yönetim tarafından bizzat siyasi kadrolarıyla da yönetilen rant ve yağma organizasyonu ağır bir kent suçudur. Ağır bir kent suçudur. 10 milyarlarca dolarlık bu usulsüz uygulamaların her bir dosyası yargı konusudur" dedi.

"EVİNDEN ALINAN BİR FONCU BÜROKRAT DUYDUNUZ MU?"

Savunmasında artan soruşturma ve gözaltı uygulamalarına da değinen İmamoğlu, muhaliflere yönelik işlemleri eleştirdi. Gazeteci Murat Ağırel'in gözaltına alınmasını gündeme getiren İmamoğlu, milyarlarca liralık işlemlerle ilgili olduğunu söylediği kişilere aynı şekilde işlem yapılmadığını belirtti. İmamoğlu, "Peki siz evinden alınan bir foncu siyasi duydunuz mu şu ana kadar? Evinden alınan, milyarları götüren bir foncu siyasi duydunuz mu? Bir foncu bürokrat duydunuz mu?" diye sordu.

"EY MUHALİFLER, BİRLİK OLUN, OMUZ OMUZA OLUN"

Muhaliflere ve topluma birlik çağrısı yapan Ekrem İmamoğlu, "Ey muhalifler, ey toplumun yüzde 80'ini temsil eden sevgili halkım, birlik olun, bir araya gelin, omuz omuza olun, kalabalık olun, tepkinizi gösterin. Bu büyük bir aymazlık. Bu, her türlü hakkınıza, hukukunuza, bilgi alma hakkınıza, şehirlerdeki hakkınıza, her şeyinize, seçme ve seçilme hakkınıza, bir hükümeti değiştirme hakkınıza göz koyanların ortaya koyduğu tavırdır" ifadesini kullandı.

(Sürecek)

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…