Fransa'da yeni haftaya da eylemlerin etkisi altında girildi. Fransa Eğitim Bakanı Edouard Geffray, güvenlik koşullarının sağlanamadığı yaklaşık 500 lisede 5 Ekim'de eğitime tamamen veya kısmen ara verileceğini açıkladı. Eylemlerin merkezlerinden biri haline gelen ve Paris'i de içine alan Ile-de-France bölgesinde ise 160'tan fazla lise, bölgedeki toplam liselerin yaklaşık üçte birine karşılık gelecek şekilde bugün kapalı kaldı. Öğrencilerin sınıflara dönmesi beklenirken devam eden eylemler nedeniyle bazı okulların ne zaman tamamen açılacağı da güvenlik koşullarına bağlandı.
Paris çevresinde başlayan hareket ülkeye yayıldı
Fransa'daki eylemlerin temelinde tek bir okulda yaşanan sorun ya da tek bir talep bulunmuyor. Paris ve çevresinde eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'de başlayan hareket, ilerleyen günlerde farklı liselerin kendi sorunlarını gündeme taşımasıyla büyüdü. Hareketin önemli merkezlerinden biri ise Paris yakınlarındaki Creteil'de bulunan Saint-Exupery Lisesi oldu.
Saint-Exupery'deki öğrenciler, okullarındaki öğretmen ve personel eksikliklerinin giderilmesini isterken benzer sorunlarla karşılaşan başka liselerdeki öğrenciler de harekete geçti. Başlangıçta belirli okullardaki koşulların iyileştirilmesine yönelik taleplerle şekillenen eylemler, kısa süre içerisinde Paris çevresindeki farklı liselere yayıldı.
Hareket genişledikçe talepler de çeşitlendi. Öğretmen ve personel eksikliği, kalabalık sınıflar ve bakımsız okul binaları ortak sorunlar arasında yer alırken yoğun ders programları, okul sağlık hizmetlerindeki personel eksiklikleri, üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup ve okullar arasındaki imkan farklılıkları da öğrencilerin gündeme taşıdığı başlıklar arasına girdi. Bazı okullarda ise öğrenciler kendi eğitim kurumlarındaki yerel sorunları taleplerine ekledi.
Böylece birkaç lise çevresinde başlayan hareket, günler içerisinde ülkenin farklı bölgelerine ulaştı. Öğrenciler okul girişlerini kapatırken eylemler Lille, Strasbourg, Rennes, Marseille ve Lyon gibi farklı kentlerde de görüldü. Eylemlere katılan öğrencilerin ortak şikayetlerinin merkezinde kalabalık sınıflar, düzenli olarak yaşanan öğretmen eksiklikleri ve kötü durumdaki okul binaları bulunuyor.
Paris'in kuzeyindeki Aubervilliers'de öğrenciler, özellikle daha düşük gelirli bölgelerdeki okulların eğitim koşullarındaki sorunlardan daha fazla etkilendiğini savunuyor. Bölgedeki öğrencilerin anlatımları da öğretmen eksikliğinin eylemlerin temel nedenlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Lycee Le Corbusier'de eğitim gören öğrenciler, öğretmen eksiklikleri ve okulların fiziki koşulları nedeniyle harekete katıldıklarını anlatırken bu talepler kısa sürede farklı bölgelerdeki öğrencilerin talepleriyle birleşti.
Yüzlerce okulda dersler aksadı
Paris çevresinden başlayan hareketin ülke çapındaki boyutu birkaç gün içerisinde okullardaki eğitim düzenine de yansıdı. Eylemlerin en yoğun yaşandığı günlerden biri olan 1 Ekim'de ülkedeki yaklaşık 3 bin 700 lisenin 1027'si gösterilerden etkilendi. Öğrencilerin okul girişlerinde oluşturduğu blokajlar ve bazı bölgelerde yaşanan güvenlik sorunları nedeniyle çok sayıda okulda dersler yapılamadı.
Eylemlerin yayılmasıyla birlikte öğrenciler ile güvenlik güçleri arasındaki gerilim de arttı. Strasbourg'da göz yaşartıcı gaz kullanılırken Marseille'de güvenlik güçlerine havai fişekler fırlatıldı, Rennes'de çöp konteynerleri ateşe verildi. Paris'in dışındaki Pantin'de ise okul çevresindeki bariyerlerin ateşe verildiği ve polis ile eylemciler arasında gerilim yaşandığı bildirildi.
Fransız hükümeti ise eylemlerin ilk günlerindeki öğrenci hareketinin daha sonra farklı grupların katılımıyla başka bir noktaya taşındığını savunuyor. Eğitim Bakanı Geffray, hareketin şiddet yanlısı gruplar tarafından etkisi altına alındığını ileri sürerken Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure da eylemleri başlatanların hareket üzerindeki kontrolünü kaybettiğini savundu ve öğrencileri blokajlar yerine barışçıl gösterilere yönelmeye çağırdı.
Şiddet olaylarının okullara yansıması ise yeni haftada eğitim takvimini doğrudan etkiledi. Eğitim Bakanı Geffray'in açıkladığı verilere göre eylemlerin başlamasından bu yana 24'ten fazla okul ateşe verildi veya tahrip edildi, 78 eğitim çalışanı yaralandı. Güvenlik koşullarının sağlanamadığı yaklaşık 500 okulda 5 Ekim'de eğitime kısmen veya tamamen ara verilmesi kararlaştırıldı.
Eylemlerin yoğunlaştığı Ile-de-France'da tablo daha belirgin hale geldi. Bölge Başkanı Valerie Pecresse, 160'tan fazla lisenin 5 Ekim'de kapalı kalacağını açıkladı. Bu sayı bölgedeki liselerin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor. Eylemlerde 170 lise öğrencisi ve 600 güvenlik görevlisi olmak üzere yaklaşık 800 kişi yaralandı.
Binlerce kişi gözaltına alındı
Eylemlerin ülke geneline yayılması ve bazı kentlerde şiddet olaylarının yaşanması, güvenlik güçlerinin müdahalelerini de beraberinde getirdi.
Reuters'ın Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in açıklamalarına dayandırdığı haberine göre, geçen pazartesiden bu yana eylemler kapsamında çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı.
Gözaltı sayısının birkaç gün içerisinde binlerle ifade edilen seviyeye ulaşması, hareketin geldiği boyutun bir başka göstergesi oldu. Güvenlik güçlerinin müdahaleleri de Fransa'daki tartışmaların başlıklarından biri haline gelirken hükümet, artan şiddet olaylarının ardından okullarda güvenliğin yeniden sağlanmasını öncelikleri arasına aldı.
Liselerde başlayan hareket üniversitelere ve eğitim çalışanlarına genişliyor
Fransa'daki eylemler yalnızca liselerin çevresinde kalmadı. Öğrencilerin eğitim koşulları ve bütçeye ilişkin taleplerinin ülke genelinde karşılık bulmasıyla hareket üniversitelere taşınırken eğitim çalışanlarını temsil eden sendikalar da sürece dahil olmaya başladı.
Hareketin genişlediği süreçte Fransa genelinde en az 26 üniversite eylemlerden etkilendi. Lyon, Strasbourg, Montpellier, Aix-Marseille, Nanterre ve Poitiers gibi kent ve bölgelerdeki üniversitelerde öğrenciler blokajlara katıldı. Hareketin yükseköğretime ulaşmasıyla birlikte liselerdeki öğretmen ve personel eksikliği üzerinden başlayan tartışma, üniversitelerdeki koşullar ve gençlere ayrılan eğitim bütçesi gibi başlıkları da içine almaya başladı.
Üniversite öğrencilerinin katılımı, hareketin öğrenci tabanını genişletirken eğitim çalışanları da sürece dahil oldu. Öğretmen sendikaları daha fazla eğitim personeli, daha az kalabalık sınıflar ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gibi talepleri gündeme getirerek 6 Ekim için grev çağrısında bulundu. Genel İş Konfederasyonu (CGT) da öğrenci hareketine destek vereceğini açıkladı.
Böylece lise öğrencilerinin kendi okullarındaki koşulların iyileştirilmesi talebiyle başlayan hareket, iki haftayı aşan süreçte eğitim sisteminin farklı kademelerini içine alan bir yapıya dönüştü. Liselilerin eğitim koşullarına ilişkin talepleri ile üniversite öğrencilerinin bütçe ve yükseköğretim sorunlarının aynı hareket içerisinde buluşması, eylemlerin yalnızca ortaöğretim kurumlarıyla sınırlı kalmasının önüne geçti.
Eğitim çalışanlarının katılımıyla hareketin kapsamı öğrencilerin de dışına taşmaya başladı. Öğrencilerin 6 Ekim'de lise ve üniversitelerde eylemlere devam etme çağrısının öğretmenlerin grev çağrısıyla aynı güne denk gelmesi, Fransa'daki hareketin yeni aşamasında öğrenciler ile eğitim çalışanlarının aynı gösterilerde buluşmasının önünü açtı.
Öğrencilerin talebi sınıflardan bütçeye uzanıyor
Eylemlerin farklı kentlere yayılmasıyla talepler de çeşitlense de hareketin merkezinde eğitim koşullarının iyileştirilmesi bulunuyor. Öğrenciler daha fazla öğretmen ve personel görevlendirilmesini, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasını, okul binalarının yenilenmesini ve eğitim için daha fazla kaynak ayrılmasını talep ediyor.
Eğitim bütçesi de hareketin büyüdüğü dönemde tartışmanın merkezine yerleşti. Hükümetin 2027 bütçe taslağına göre eğitim bütçesinin öğretmen emeklilikleri hariç yüzde 1,7 artışla 65,53 milyar avroya çıkarılması planlanıyor. Ancak söz konusu artışın enflasyonun altında kalması bekleniyor. OECD verilerine göre Fransa'nın eğitim harcamaları üye ülkeler arasında orta sıralarda bulunurken eğitimin toplam bütçe içerisindeki payı 2015-2022 döneminde hafif geriledi.
Öğrenci temsilcileri ile hükümet arasındaki görüşmeler de şimdiye kadar hareketi sona erdirecek bir sonuç vermedi. Lise Sendikası Birliği Başkanı Ryad Rani, Eğitim Bakanı Geffray ile 2 Ekim'de gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından öğrencilerin taleplerine ilişkin somut bir açıklama yapılmadığını belirterek eylemlerin devam edeceğini duyurdu. Rani, özellikle okul binalarının yenilenmesi için bütçe ayrılmasını ve öğrencilerin hayat ve eğitim koşullarının iyileştirilmesini talep ettiklerini söyledi.
Fransa'daki hareket sınırı aştı
Fransa'da başlayan öğrenci hareketinin etkisi ülke sınırlarının dışında da görülmeye başladı. Belçika'nın Liege kentindeki öğrenciler, 1 Ekim'de çok sayıda ortaöğretim kurumunun önünde eylem düzenledi. Bazı okullarda öğrenciler derslerin başlamasını engellerken polis ve yerel kaynaklar hareketin öğretmenler veya sendikalar tarafından organize edilmediğini, öğrencilerin spontane şekilde başlattığını aktardı.
Belçika'daki öğrencilerin talepleri de Fransa'daki hareketle benzer başlıklarda toplandı. Öğrenciler sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasını, yeterli sayıda öğretmen görevlendirilmesini, öğrenci ve velilerin eğitimle ilgili karar süreçlerinde daha fazla dinlenmesini ve eğitime herkesin erişebilmesini istedi.
Liege'de başlayan hareket ertesi gün bölgedeki farklı noktalara yayıldı. Polis verilerine göre kent merkezinde 500 ila 600 kişilik öğrenci grupları farklı okulların önünden geçti. Eylemler yalnızca ortaöğretim kurumlarıyla sınırlı kalmadı ve yüzlerce öğrenci Helmo Esas yükseköğretim kurumunun önünde toplandı.
Belçika'daki eylemlerin Fransa'daki hareketin hemen ardından başlaması ve öğrencilerin benzer eğitim sorunlarını gündeme getirmesi, Fransa'daki hareketin sınır aşan ilk yansımasını oluşturdu. Ancak iki ülkedeki eylemler arasında örgütsel bir bağlantı bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Belçika'daki yerel kaynaklar da hareketin öğrenciler tarafından spontane biçimde başlatıldığını bildiriyor.
Gözler 6 Ekim'de: Hareket Avrupa'da genişler mi?
Fransa'daki öğrenci hareketinin Belçika'da karşılık bulması, eylemlerin başka Avrupa ülkelerine yayılıp yayılmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi. Ancak mevcut tablo, Fransa ve Belçika'daki gelişmelerin şimdiden Avrupa çapında örgütlü bir öğrenci hareketine dönüştüğünü söylemek için yeterli değil.
Fransa'daki hareketin gelişiminde ise ortak eğitim sorunlarının farklı okulları aynı eylem dalgasında buluşturduğu görülüyor. İlk günlerde öğretmen eksikliği ve okul koşulları üzerinden başlayan talepler, hareket ülke geneline yayıldıkça eğitim bütçesi, personel sayısı, sınıfların yoğunluğu ve yükseköğretimdeki sorunları da kapsayacak şekilde genişledi. Üniversite öğrencileri ve eğitim sendikalarının sürece dahil olması da eylemlerin yalnızca liselerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.
Belçika'daki öğrencilerin de daha küçük sınıflar, daha fazla öğretmen ve eğitime eşit erişim gibi Fransa'daki öğrencilerle benzer talepleri gündeme getirmesi, iki ülkedeki hareketlerin ortak eğitim sorunları üzerinden şekillendiğini gösteriyor.
Hareketin bundan sonraki seyrinde ise 6 Ekim kritik tarih olacak. Eğitim Bakanı ile yapılan görüşmeden somut sonuç alamadıklarını belirten öğrenci örgütleri, 6 Ekim sabahı lise ve üniversitelerde eylemlerin sürdürülmesi, öğleden sonra ise öğrencilerin çalışanlarla birlikte ülke genelindeki gösterilere katılması çağrısında bulundu. Öğretmen sendikaları da aynı gün için greve hazırlanırken CGT, öğrencilere destek amacıyla gösterilerde yer alacağını açıkladı.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…