Fransız Contrepoints dergisi, eylül ayında yayımlanan PISA 2025 sonuçlarından hareketle ülkelerin eğitim harcamaları ile öğrenci başarıları arasındaki ilişkiyi değerlendirdi. Analizde, Türkiye'nin öğrenci başına daha düşük harcama yapmasına rağmen fen bilimlerinde Fransa'yı geride bıraktığı vurgulandı.
Türkiye'nin fen bilimlerinde 494, Fransa'nın ise 483 puan aldığı karşılaştırmada, öğrencilerin tüm okul hayatı boyunca yapılan harcamalar da incelendi. Türkiye'de öğrenci başına 38.013 dolar harcanırken, Fransa'da bu tutarın 126.988 dolara ulaştığı belirtildi.
Fransa'nın PISA sonuçlarında gerileme
PISA 2025 verilerine göre Fransa'daki 15 yaşındaki öğrenciler, fen bilimlerinde 483 puan alarak 482 olan OECD ortalamasının hemen üzerinde yer aldı. Matematikte ise 458 puanda kalan Fransa, 463 puanlık OECD ortalamasının gerisinde kaldı. Ülke, fen bilimlerinde 27'nci, matematikte ise 33'üncü sırada yer aldı.
Fransa'nın her iki alandaki performansı 2022 sonuçlarına göre düşüş gösterdi. Fen bilimleri puanı 487'den 483'e gerileyerek 4 puan azalırken, matematikte 474'ten 458'e düşüşle 16 puanlık kayıp yaşandı.
Türkiye, Fransa'dan 11 puan daha yüksek sonuç aldı
Contrepoints'in değerlendirmesinde, satın alma gücü paritesine göre cari dolar üzerinden hesaplanan öğrenci başına eğitim harcamaları ile fen bilimleri sonuçları karşılaştırıldı.
Fransa, bir öğrencinin tüm eğitim hayatı boyunca 126.988 dolar harcama yaparak fen bilimlerinde 483 puana ulaşırken, Japonya 114.107 dolarlık harcamayla 538 puan elde etti. Türkiye ise 38.013 dolarlık harcamaya karşılık 494 puan alarak Fransa'nın 11 puan önüne geçti.
Böylece Türkiye, Fransa'nın yaklaşık üç kat daha fazla harcama yaptığı eğitim sistemine kıyasla fen bilimlerinde daha yüksek başarı gösterdi. Dergi, bu veriler doğrultusunda Fransa'nın mevcut eğitim harcamalarının verimliliğinin sorgulanması gerektiğini savundu.
Eğitim harcamaları arttıkça başarı aynı hızda yükselmiyor
PISA verileri, öğrenci başına yapılan eğitim harcamaları ile fen bilimleri puanları arasında güçlü bir bağlantı bulunduğunu gösteriyor. Bununla birlikte belirli bir harcama düzeyine ulaşıldıktan sonra söz konusu ilişkinin zayıfladığı, bütçe yükseldikçe puanlardaki artışın yavaşladığı ve bir noktadan sonra harcamalar ile sonuçların birbirinden ayrıştığı belirtiliyor.
Fransa, Japonya ve Tayvan, eğitime benzer miktarlarda kaynak ayırmalarına rağmen öğrenci başarılarında önemli ölçüde farklı sonuçlar elde ediyor.
Lüksemburg ise Fransa'nın iki katından fazla eğitim harcaması gerçekleştirmesine rağmen 474 puanda kalarak Fransa'nın 9 puan gerisinde yer alıyor.
Contrepoints, bu karşılaştırmalardan hareketle eğitimde temel meselenin harcamaların büyüklüğünden çok, mevcut kaynakların nasıl değerlendirildiği olduğunu savunuyor.
35 OECD ülkesinde harcama ve başarı ilişkisi incelendi
Analiz kapsamında 35 OECD ülkesine ait veriler karşılaştırıldı. Ülkelerin 2012-2022 dönemindeki fen bilimleri puan değişimleri ile 2012-2021 yılları arasında öğrenci başına eğitim harcamalarında yaşanan değişimler birlikte ele alındı.
İnceleme sonucunda, eğitim harcamalarını en fazla artıran ülkelerin puanlarında daha yüksek bir artış görülmediği belirlendi. Harcamalardaki değişimin, ülkeler arasındaki başarı farklılıklarının yalnızca yüzde 6'sını açıkladığı ifade edildi.
Ancak bu sonuçların, eğitim bütçesindeki artışların etkisiz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı. Kaynakların hangi alanlara dağıtıldığı, öğrencilerin toplumsal özellikleri, öğretmen yetiştirme süreçleri ve eğitim sisteminin organizasyonu da akademik başarıyı etkileyen unsurlar arasında gösterildi.

Türkiye'de eğitime erişim genişlerken PISA puanları yükseldi
Türkiye, eğitim sistemine katılan öğrenci oranını artırırken sınav sonuçlarında da ilerleme sağlayan ülkelerden biri olarak değerlendirildi.
Türkiye'deki 15 yaşındaki öğrencilerin ortalama puanlarının 2003 yılına kıyasla 45 puan yükseldiği belirtildi. Araştırmanın kapsadığı 15 yaş grubundaki öğrencilerin oranı ise 2003 yılında yüzde 36 düzeyindeyken 2018'de yüzde 73'e çıktı.
Bu gelişmelerde çeşitli eğitim reformlarının etkili olduğu ifade edildi. Özellikle 2012 yılında zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasını sağlayan 4+4+4 düzenlemesi ile kız çocuklarının ve kırsal bölgelerde yaşayan çocukların okullaşmasını destekleyen programlar öne çıkarıldı.
Türkiye'nin fen bilimleri puanı 2012'de 463 olarak ölçülürken, 2022'de 476'ya, 2025'te ise 494'e yükseldi. Sonuçlar, eğitim performansındaki ilerlemenin kalıcı bir görünüm sergilediğine işaret etti.
Bununla birlikte söz konusu gelişmenin doğrudan belirli bir reformdan kaynaklandığını söylemenin mümkün olmadığı belirtildi. Eğitime erişimin genişlemesiyle birlikte değerlendirmeye katılan öğrenci grubunun yapısının da değiştiğine dikkat çekildi.
Almanya'nın eğitim performansı da Fransa'ya benzerlik gösteriyor
Analizde Almanya'nın eğitimdeki görünümünün Fransa ile benzer özellikler taşıdığı ifade edildi. Almanya'nın 2015 yılından itibaren ortaöğretime önemli yatırımlar yapmasına rağmen PISA puanlarında yükseliş yaşanmadığı belirtildi.
Almanya, 2025 yılında fen bilimlerinde 486 puan alarak Fransa'nın 3 puan üzerinde yer aldı. Ancak Almanya'nın eğitim performansında da Fransa'dakine benzer bir gerileme görüldü.
Fransa ve Almanya'nın eğitim sonuçlarını değerlendiren haberde, Türkiye'nin eğitime erişim ile öğrenci başarısını birlikte geliştirmesi üzerinde duruldu. Türkiye örneğinin önemine dikkat çekilen analizde şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye örneği, eğitime erişimi genişletirken aynı zamanda sonuçların da iyileştirilebileceğini göstermektedir."
Türkiye'nin eğitim alanındaki ilerlemesini resmi veriler üzerinden ele alan Contrepoints, Fransa'nın daha yüksek harcamalarına rağmen Türkiye'nin elde ettiği başarıya neden ulaşamadığını sorguladı.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…