Dosyaya giren iddialar arasında evdeki bazı güvenlik kameralarının çalışmaması, kamera kayıtlarının bulunduğu flash belleğin olaydan haftalar sonra teslim edilmesi ve teslim öncesinde yapıldığı öne sürülen yapay zekâ aramaları bulunuyor. Ayrıca Güllü'nün hayatını kaybettiği gün eve girebilmek için komşusunun terasını kullanan Gülter'in anlattıkları da yeniden gündeme geldi. Söz konusu iddiaların soruşturma kapsamında nasıl değerlendirileceği merak ediliyor.
GÜLLÜ'NÜN ÖLÜM SORUŞTURMASINDA OĞLUYLA İLGİLİ ÇARPICI İDDİALAR
Güllü'nün ölümüne ilişkin suç duyurusunda, sanatçının evine taktırdığı güvenlik kamerası sistemiyle ilgili dikkat çekici ayrıntılara yer verildi. İddiaya göre kamera sistemine erişim yetkisi yalnızca Güllü ile oğlu Tuğberk Yağız Gülter'de bulunuyordu. Ancak evdeki bazı kameraların çalışmadığı ileri sürüldü. Öte yandan sanatçının yatak odasının kapısında şifreli bir sistem bulunduğu da dosyada dikkat çekilen konular arasında yer aldı. Bu ayrıntılar, evdeki güvenlik sisteminin kullanımı ve kamera kayıtlarının durumu hakkında çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdi.

GÜLLÜ'NÜN EVİNE KOMŞUNUN TERASINDAN GİRDİ
Soruşturma dosyasında öne çıkan bir diğer konu ise Güllü'nün ölümünün ardından yaşananlar oldu. Tuğberk Yağız Gülter'in, annesinin hayatını kaybettiği gün eve girebilmek için komşusunun terasını kullandığı ve merdiven yardımıyla pencereye ulaştığı belirtildi. Kapının şifresini bilmediğini ifade ederek hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Gülter, daha önce ATV Haber'e yaptığı açıklamada o gün yaşananları anlatmıştı.

"CAMI TAŞLA KIRDIM" SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEMDE
Annesinin vefatının ardından eve girmek zorunda olduğunu belirten Tuğberk Yağız Gülter, komşusundan yardım istediğini ve teras üzerinden pencereye ulaştığını söylemişti. Gülter, yaşananları şu sözlerle aktarmıştı: "Benim bir şekilde eve girmem lazım çünkü taziyemiz başlayacak. Karşı komşumuzu uyandırarak onun evine girdik. Terasına çıktım. Terastan sonra bir merdiveni cama dayadım. İki kademeli bir cam düşün, iki camlı. İlk kademesini yumrukla, ikinci kademesini taşla kırdım."

FLASH BELLEĞİN TESLİM EDİLMESİYLE İLGİLİ İDDİA
ATV Haber'den Şükran Uslu'nun haberine göre suç duyurusunda, evdeki güvenlik kameralarına ait görüntülerin bulunduğu flash belleğin teslim edilme süreci de gündeme getirildi. İddiaya göre Tuğberk Yağız Gülter, kamera kayıtlarının bulunduğu belleği olayın ardından birkaç hafta geçtikten sonra yetkililere teslim etti. Bu gecikme, kayıtların korunması ve içeriğiyle ilgili tartışmaları beraberinde getirdi.

YAPAY ZEKÂYA YAPILAN ARAMALAR DOSYAYA GİRDİ
Soruşturmayla ilgili en çok dikkat çeken iddialardan biri de flash belleğin tesliminden önce gerçekleştirildiği öne sürülen internet aramaları oldu. Suç duyurusunda, Gülter'in yapay zekâ üzerinden "Bir videonun sesiyle oynandığı tespit edilebilir mi?" ve "Geçmiş kamera kayıtlarına ulaşılabilir mi?" şeklinde sorular yönelttiği ileri sürüldü. Bu aramaların hangi amaçla yapıldığına ilişkin kesinleşmiş bir tespit bulunmazken, söz konusu iddiaların soruşturma dosyasında nasıl ele alınacağı merak konusu oldu.

TELEFON SİNYALLERİYLE İLGİLİ İDDİA DA GÜNDEMDE
Dosyada yer alan bir başka dikkat çekici iddia ise Tuğberk Yağız Gülter'in nişanlısına ait telefonun konum bilgileriyle ilgili oldu. İddiaya göre söz konusu telefon, Güllü'nün hayatını kaybettiği günden önceki sabah Yalova'dan sinyal verdi.
Güllü'nün şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada gündeme gelen kamera kayıtları, internet aramaları ve telefon sinyalleriyle ilgili iddialar tartışılmaya devam ediyor. Henüz suç duyurusunda yer alan bu iddialar kesinleşmiş bir suç veya sorumluluk tespiti anlamına gelmiyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak bulguların dosyanın seyrini nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…