Haftanın kitaplarında bu hafta iki kitap öne çıkıyor.
Haftanın kitapları | İkinci Dünya Savaşı

II. DÜNYA SAVAŞI’NIN “SIRADAN” TARİHİ
İkinci Dünya Savaşı tarihin gördüğü en büyük yıkımlardan biri oldu. Esasında hümanizmi ortaya atan milletlerin çarpıştığı savaşta, 60’tan fazla devlet doğrudan veya dolaylı olarak yer aldı. Bu devletler, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’ini temsil ediyordu. Savaşın neticesi de ağır oldu. Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya, Sovyetler Birliği’nden Çin’e ve Pasifik’e uzanan bu harpte 60 ila 78 milyon kişi hayatını kaybetti. Sonrasında kadın hareketleri gibi insanlık tarihinde büyük değişimlere sebep olacak hareketleri tetikleyen savaş, bu defa sıra dışı şekilde ele alınıyor.
“Sir” ünvanlı İngiliz tarihçi Antony Beevo r, Kronik Kitap tarafından Türkçeye kazandırılan eserinde savaşı yalnızca karargâhlardan, haritalardan ve devlet adamlarının çalışma odalarından anlatmıyor.
Hitler ve Stalin’den Churchill ve Roosevelt gibi meşhur isimlerin yanı sıra sıradan bir askerin veya sivilin dünyasını da bugüne taşıyor. Böylece savaşın askerî ve siyasi tarihiyle insani boyutu bir arada okura sunuluyor. Eserde İkinci Dünya Savaşı’nın neye mal olduğu gözler önüne seriliyor.
Haftanın kitapları | İkinci Dünya Savaşı

ADAM SMİTH’TEN SANAT ÜZERİNE FİKİRLER
Adam Smith iktisat tarihinin en meşhur simalarından biri olsa da sanat sahasında da eser verdi. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” diyen Smith sanatta ne düşünüyordu? İşte bu suale cevap veren eser, tekrar Türkçede… Smith’in resim, heykel, müzik ve şiir gibi sanat dallarını “taklit (mimesis)” kavramı özelinde incelediği “Sanatta Taklidin Doğası Üzerine ” Ketebe Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.
Yazarın ölümünden sonra neşredilen kitap, sanatta taklit ve değer anlayışı üzerine eleştirel bir okuma sunuyor. Smith, taklit şekillerini karşılaştırarak sanat ile realite arasındaki ilişkiyi, taklidin sınırlarını ve sanat eserinden alınan hazzın kaynağını tartışmaya açıyor. Antik Yunan’dan beri gelen klasik estetik teorisine göre, sanatın başarısı, tabiata ne kadar yaklaştığıyla ölçülürdü. Smith ise bu fikre karşı çıkarak estetik hazzın merkezine nesneyi değil, insan zihnini ve sanatçının emeğini koyuyor. “Sanat, doğayı kopyaladığı için değil; tabiatı başka bir forma aktarırken aradaki mesafeyi dehasıyla kapattığı için değerlidir” diyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…