Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Hakemler Dosyası: WhatsApp yazışmalarından TFF'deki istifalara uzanan soruşturma

Hakemler Dosyası: WhatsApp yazışmalarından TFF'deki istifalara uzanan soruşturma

Türk futbolunda hakemlik sisteminin işleyişine yönelik iddialarla başlayan "Hakemler Dosyası" soruşturması, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu isimlerin tutuklanmasından Türkiye Futbol Federasyonundaki (TFF) yönetim ayrılığına uzanan bir süreci beraberinde getirdi. Hakemlik sınavlarında soru paylaşımı, klasman listelerine müdahale, hakem ve VAR atamalarının belirlenmesi ile bazı isimlere yönelik baskı iddialarını içeren WhatsApp yazışmaları, soruşturmanın en önemli başlıkları arasında yer aldı. İstanbul merkezli dört ilde gerçekleştirilen operasyonun ardından yedi kişi tutuklanırken MHK Başkanı görevinden ayrıldı. Federasyonda art arda yaşanan istifaların ardından 9 Ekim'de gerçekleştirilen kritik toplantıda ise olağanüstü seçim talebi kabul edilmedi. TFF 1. Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz'ın da aralarında bulunduğu beş yöneticinin istifasıyla sonuçlanan toplantı, hakemlik sistemine yönelik soruşturmanın ardından federasyon yönetiminde yaşanan ayrışmayı ortaya koydu.

Türk futbolunda uzun süredir tartışılan hakem atamaları, klasman değerlendirmeleri ve hakemlerin mesleki yükselme süreçleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmayla adli incelemenin konusu haline geldi. Hakemlik sisteminin farklı kademelerinde görev yapan yöneticiler hakkında ortaya atılan iddialar, Merkez Hakem Kurulunun karar mekanizmalarını da soruşturmanın merkezine taşıdı.

Başlangıçta bazı hakem ve yöneticilerin görevlerini kötüye kullandıkları, hakemlerin mesleki süreçlerine müdahalede bulundukları ve sınavlarla ilgili usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri yönündeki iddialar üzerinde yoğunlaşan soruşturma, dijital materyallerin incelenmesiyle genişledi. Özellikle WhatsApp üzerinden gerçekleştirildiği belirtilen konuşmalarda hakemlerin görevlendirilmesi, klasman listelerindeki isimler ve sınav sorularının paylaşılması gibi konuların yer alması, hakemlik sisteminin farklı aşamalarını ilgilendiren iddiaları gündeme getirdi.

Soruşturmanın ilerleyen günlerinde ortaya çıkan mesajlaşmalar, yalnızca hakemlik camiasındaki bazı yöneticilerin görüşmelerini değil, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu arasında geçtiği öne sürülen konuşmaları da kapsadı. Basına yansıyan bu yazışmaların ardından hakem atamalarında ve terfi süreçlerinde yetki dışı müdahaleler yapılıp yapılmadığı sorusu öne çıktı.

Adli süreç devam ederken MHK Başkanı'nın tutuklanması, aktif Süper Lig hakemlerinin de soruşturmaya dahil edilmesi ve federasyon bünyesinde yaşanan istifalar, dosyanın etkisini genişletti. Hakemlik sistemine ilişkin iddialarla başlayan gelişmeler, 9 Ekim'de TFF yönetiminin geleceğinin tartışıldığı toplantıya kadar uzandı.

Hakemler Dosyası nasıl başladı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca yürütülen soruşturmada, hakemlik sistemindeki bazı uygulamaların hukuka aykırı biçimde gerçekleştirildiği yönündeki iddialar incelemeye alındı. Başlangıçta "eziyet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin şüpheler üzerinde durulurken soruşturmanın kapsamına daha sonra "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlamaları da dahil edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, soruşturma kapsamında açık kaynak araştırmaları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri, HTS kayıtları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitlerini değerlendirdi. Bu çalışmalar sonucunda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile hakemlik camiasında görev yapan bazı yöneticilerin soruşturma konusu suçlarla bağlantılı olabilecekleri değerlendirildi.

İncelemelerde hakemlerin klasman listelerinden çıkarılması, bazı isimlerin görevlendirilmemesi, hakemlik sınavlarının sonuçlarına müdahale edilmesi ve belirli kişilere ayrıcalık sağlanması yönündeki iddialar öne çıktı. Özellikle 2022 ve 2024 yıllarında hazırlanan hakem ve gözlemci klasman listelerinde usulsüz değişiklikler yapıldığı iddiası, dosyanın öne çıkan konularından biri oldu.

Hakemlerin hangi liglerde görev yapabileceklerini belirleyen klasman sistemi, mesleki kariyerleri üzerinde doğrudan etkili olduğu için söz konusu iddialar yalnızca idari işlemlerle sınırlı kalmadı. Bazı hakemlerin görev alamadıkları, bazılarının ise değerlendirme süreçlerinde ayrıcalıklı muamele gördükleri yönündeki iddialar, hakemlik organizasyonunun işleyişini de tartışmaya açtı.

Soruşturmanın bu aşamasında elde edilen bulgular, hakem atamaları ve değerlendirme süreçlerinde önemli yetkilere sahip MHK yönetiminin de incelenmesine neden oldu. Böylece soruşturma, hakemlik sisteminin merkezindeki yöneticilere kadar uzandı.

Soruşturma MHK'ye uzandı

Merkez Hakem Kurulu, Türkiye'de hakemlerin görevlendirilmesi, performanslarının değerlendirilmesi ve klasman süreçlerinin yürütülmesinde önemli sorumluluklar üstleniyor. Ferhat Gündoğdu'nun başkanlığındaki kurul da soruşturma kapsamında incelenen işlemlerin yürütüldüğü yönetim mekanizmalarından biri olarak gündeme geldi.

Soruşturmanın MHK'ye uzanmasında yalnızca basına yansıyan mesajlaşmalar değil, müşteki ve tanık ifadeleriyle birlikte teknik incelemeler de rol oynadı. Hakem atamalarında kullanılan Futbol Yönetim Sistemi'ne müdahale edildiği, klasman listelerinde değişiklikler yapıldığı ve bazı hakemlerin görevlendirme süreçlerinde baskıyla karşılaştığı yönündeki iddialar, kurulun yetkilerinin nasıl kullanıldığının araştırılmasını beraberinde getirdi.

Bu gelişmelerin ardından adli makamlar, hakemlik sisteminin farklı kademelerinde görev yapan yedi kişi hakkında operasyon kararı aldı.

Dört ilde operasyon: MHK Başkanı dahil yedi gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 29 Eylül 2026'da İstanbul merkezli dört ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da belirlenen adreslere gerçekleştirilen operasyonlarda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu yedi şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında Gündoğdu'nun yanı sıra TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski MHK Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski MHK Üyesi Yunus Yıldırım ve TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin yer aldı. TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif de operasyon kapsamında gözaltına alındı.

Operasyonun ardından şüphelilerin dijital materyalleri ve soruşturmayla ilişkili olduğu değerlendirilen belgeler incelendi. Özellikle bazı şüphelilerin telefonlarında tespit edilen WhatsApp konuşmaları, hakemlik sınavlarından klasman listelerine kadar farklı konulardaki iddiaların araştırılmasında önemli bir yer tuttu.

Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından TFF'nin Riva tesislerindeki VAR odasında inceleme yapıldığı yönünde iddialar da ortaya atıldı. TFF, 30 Eylül'de yaptığı açıklamada, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Müdürlüğü ekiplerinin 29 Eylül'de VAR odasında inceleme gerçekleştirdiğini ve işlemin federasyon yetkililerinin bilgisi dahilinde yapıldığını bildirdi. Federasyon ayrıca bazı dijital materyallerin silindiği ve emniyet ekiplerince geri getirildiği yönündeki iddiaları yalanladı.

Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı gün yaptığı açıklamada MHK Başkanı ve diğer şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında TFF'nin Riva tesislerindeki VAR odasında ve VAR kayıtlarında herhangi bir inceleme yaptırılmadığını duyurdu.

Böylece VAR odasında inceleme yapılıp yapılmadığı konusunda TFF ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamaları arasında farklılık ortaya çıktı.

WhatsApp yazışmaları soruşturmanın önemli bölümünü oluşturdu

Hakemler Dosyası'nda ortaya çıkan WhatsApp yazışmaları, hakemlik sisteminin farklı aşamalarında alınan kararların nasıl şekillendiğine ilişkin iddiaları gündeme taşıdı. Sınav sorularının önceden talep edilmesinden terfi listelerinin hazırlanmasına, hakem görevlendirmelerinden bazı isimlere yönelik baskı ifadelerine kadar uzanan konuşmalar, soruşturmanın en fazla tartışılan bölümünü oluşturdu.

Mesaj kayıtlarında özellikle Ferdi Karadoruk'un hakemlik camiasındaki farklı isimlerle gerçekleştirdiği görüşmeler öne çıktı. Bazı yazışmalarda hakemlerin bulunduğu listelerin değiştirilmesi konuşulurken bazılarında sınav sorularının temin edilmesine yönelik talepler yer aldı. Hakem ve gözlemci görevlendirmelerine ilişkin konuşmalarda ise belirli kişilerin görev almaması yönünde ifadeler kullanıldığı görüldü.

Söz konusu mesajların bir bölümünün soruşturma dosyasına girdiği kamuoyuna yansırken diğer bazı konuşmalar basında yayımlanan ekran görüntüleri ve haberlerle gündeme geldi. Yazışmalarda yer alan taleplerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı ve resmi kararları ne ölçüde etkilediği ise soruşturmanın araştırdığı konular arasında bulunuyor.

Sınav soruları için dört gün arayla iki talep

Hakemlik sınavlarına ilişkin yazışmalar, soruşturmanın en önemli başlıklarından birini oluşturdu. 15 Mayıs 2025 tarihinde G.H.E. olarak belirtilen hakemin Ferdi Karadoruk'a gönderdiği mesajda sınav sorularının hatırlatıldığı görüldü.

Hakem, Karadoruk'a "Başkanım günaydın soruları atacaktın" mesajını gönderdi. Karadoruk ise soruları Emre Kosif'ten istediğini belirterek "Kosiften istedim, bir daha isteyeyim hocam" yanıtını verdi.

Konuşma bu mesajla sınırlı kalmadı. G.H.E., 19 Mayıs'ta sınav sorularını yeniden hatırlattı. Karadoruk ise soruları Emre Kosif'ten tekrar talep ettiğini ve programının ardından dönüş yapacağını belirtti.

Dört gün arayla gerçekleşen bu konuşmalar, hakemlik sınavlarında sorulara önceden erişim sağlanıp sağlanmadığı iddiasını gündeme taşıdı. Karadoruk'un yanıtlarında Emre Kosif'in adının geçmesi, soruların hazırlanması ve paylaşılması süreçlerinde kimlerin yetkili olduğu sorusunu da öne çıkardı.

Bununla birlikte soruşturma kapsamında sınav sorularının önceden paylaşılması, bazı hakemlerin sınav sonuçlarına müdahale edilmesi ve belirli kişilere avantaj sağlanması yönündeki iddialar da incelemeye alındı.

Sınav kağıdında usulsüzlük iddiası

Hakemlik sınavlarına ilişkin incelemeler, yalnızca WhatsApp üzerinden gerçekleştirilen soru talepleriyle sınırlı kalmadı. 2025 yılında Riva'da düzenlenen bir kural sınavına ait belgeler de soruşturma kapsamında incelendi.

"Uzun Süreli Mazeret Dönüşü Yazılı Sınavı"na ait iki sayfalık sınav belgesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, Ali Tuna'ya ait olduğu belirtilen sınav kağıdındaki yazılar ile kendisinden alınan yazı örnekleri karşılaştırıldı.

Grafolojik incelemede, sınav kağıdındaki yazılarla karşılaştırma için alınan örnekler arasında yazı özellikleri bakımından ilişki tespit edilmediği aktarıldı.

Söz konusu bilirkişi tespiti, sınav kağıdının kim tarafından doldurulduğu ve değerlendirme sürecinde herhangi bir usulsüzlük yapılıp yapılmadığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi.

Soruşturma dosyasında sınav sonuçlarının değiştirilmesi ve notlandırma süreçlerine müdahale edilmesi yönündeki iddialar da yer aldı. Bu iddiaların hangi kişilerin sorumluluğunda gerçekleştiği ve sınav sonuçlarına etkisi, adli incelemenin değerlendireceği konular arasında bulunuyor.

Hakem listelerinde isim çıkarma konuşmaları

Sınavlara ilişkin yazışmaların yanı sıra hakemlerin klasman ve görevlendirme listeleri hakkında yapılan konuşmalar da ortaya çıktı. Ferdi Karadoruk'un telefonunda gerçekleştirilen incelemelerde, hakem ve gözlemci adaylarının bulunduğu listelerin WhatsApp üzerinden paylaşıldığı belirlendi.

Mesajlaşmalarda bazı isimlerin listelerden çıkarılması veya listelerde tutulması yönünde değerlendirmeler yapıldığı görüldü. Karadoruk'un bir konuşmada dört hakemin listeden çıkarılmasını istediği, karşı taraftan ise bu işlemin hemen yapılmaması yönünde yanıt geldiği aktarıldı.

Bu yazışmalar, hakemlerin mesleki ilerlemelerinde belirleyici olan listelerin hangi kriterlerle hazırlandığı sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle klasman listelerinde yapılacak değişikliklerin hakemlerin görev alabilecekleri ligleri ve karşılaşmaları doğrudan etkilemesi, konuşmaların önemini artırdı.

Soruşturma kapsamında bazı hakemlerin objektif gerekçeler gösterilmeden klasman dışı bırakıldığı, bazılarının ise görevlerinin azaltıldığı yönünde iddialar da yer aldı.

Hakemlere yönelik baskı iddiaları

Hakem listelerine ilişkin yazışmaların devamında bazı isimler hakkında kullanılan ifadeler de soruşturmanın önemli başlıkları arasına girdi. Ferdi Karadoruk'un bir hakemin sosyal medya paylaşımından söz ederek söz konusu kişinin listeden çıkarılmasına yönelik sert ifadeler kullandığı görüldü.

Konuşmalarda belirli hakemlerin aynı grupla ilişkili oldukları yönünde değerlendirmeler yapılması, kişisel ilişkilerin hakemlik sistemindeki karar süreçlerini etkileyip etkilemediği tartışmasını gündeme taşıdı.

Bir başka yazışmada ise İl Hakem Kurulu Üyesi Mehmet Çaylak'a gözlemcilik görevi verilmemesi yönünde talepte bulunuldu. Karadoruk'a atfedilen mesajda, Çaylak'ın görev almamasının sağlanması ve gerekirse baskı uygulanarak istifaya yönlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Bu konuşmalar, hakem ve gözlemci görevlendirmelerinin mesleki değerlendirme dışında bir baskı aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı iddiasını gündeme getirdi.

Hakem gözlemcileri, karşılaşmalarda görev yapan hakemlerin performanslarının değerlendirilmesinde önemli sorumluluklar üstleniyor. Bu nedenle gözlemci görevlendirmelerine ilişkin kararlar, hem ilgili kişilerin mesleki durumlarını hem de hakemlerin değerlendirme süreçlerini etkileyebiliyor.

"Genç ekip" grubunda terfi listeleri

Hakemlerin mesleki yükselme süreçleriyle ilgili bir başka iddia ise "Genç ekip" isimli WhatsApp grubunda paylaşılan listeler üzerinden gündeme geldi.

Ferdi Karadoruk'un yöneticisi olduğu belirtilen ve 8 Nisan 2024'te oluşturulan grupta, farklı kategorilerde görev yapan hakem ve gözlemcilerin isimlerinin bulunduğu listelerin paylaşıldığı belirlendi.

"Klasmanlara Terfi Aday Çalışmamız" başlığıyla paylaşılan listelerde Bölgesel Amatör Lig'den klasman hakemliğine, il hakemliğinden Bölgesel Amatör Lig hakemliğine ve klasman hakemliğinden üst klasman hakemliğine yükselmesi değerlendirilen isimler yer aldı.

Bu listelerin WhatsApp gruplarında paylaşılması, terfi süreçlerinin resmi değerlendirme mekanizmaları dışında şekillendirilip şekillendirilmediği yönündeki iddiaları gündeme taşıdı.

Hakemlerin kariyerlerinde önemli bir aşama olan klasman yükselmeleri, görev alabilecekleri müsabakaların seviyesini de belirliyor. Dolayısıyla aday listelerinin kimler tarafından hazırlandığı ve resmi değerlendirme sonuçlarıyla ne ölçüde örtüştüğü, soruşturmanın bu bölümünde önem taşıyor.

Karadoruk ile eski MHK Başkan Vekili Ahmet Şahin arasında geçtiği belirtilen başka yazışmalarda da hakemlerin hangi kişilerle ilişkili olduklarına yönelik değerlendirmelerin bulunduğu aktarıldı. Bu konuşmalar, hakemlik camiasındaki kişisel ilişkilerin terfi süreçlerine etkisi olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Yasin Kol ile Gündoğdu arasında atama yazışmaları iddiası

Hakemlik sınavları ve klasman listelerine ilişkin konuşmaların ardından Süper Lig hakemi Yasin Kol ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu arasında geçtiği öne sürülen WhatsApp yazışmaları da ortaya çıktı.

Basına yansıyan mesajlarda Kol'un görev alacağı karşılaşmaların hakem ekibine ilişkin isim önerilerinde bulunduğu iddia edildi. Konuşmalarda yardımcı hakemler ile Video Yardımcı Hakem (VAR) ekibinde görev yapması istenen isimlerin ayrı ayrı değerlendirildiği belirtildi.

Yayımlanan yazışmalarda Abdullah Bıra Özkara, Bahtiyar Birinci ve Çağdaş Altay'ın yardımcı hakemlik için gündeme geldiği, Onur Özütoprak ile Sarper Barış Saka'nın ise VAR ekibine ilişkin konuşmalarda yer aldığı aktarıldı.

Kol'un daha sonra Erkan Engin'i VAR görevi için istediği, ardından Özgür Yankaya'yı tercih ettiğini belirttiği öne sürüldü. Ferhat Gündoğdu'nun da bu taleplere onay verdiği iddia edildi.

Söz konusu konuşmalar, aktif bir hakemin görev yapacağı karşılaşmanın hakem ekibinin belirlenmesinde ne ölçüde etkili olabileceği sorusunu gündeme taşıdı.

Hakem görevlendirmelerinin MHK'nin yetki alanında bulunması nedeniyle yazışmalarda isim önerilerinin yapılması ve bu önerilere onay verildiğinin ileri sürülmesi, atama süreçlerinin işleyişine ilişkin tartışmaları artırdı.

Yasin Kol ise emniyette verdiği ifadede hakkındaki bahis iddialarını reddetti. Hesap hareketlerine ilişkin açıklamasında bazı kişilere borç para gönderdiğini belirten Kol, bahis oynamadığını savundu.

Kol'un savunmasıyla birlikte ortaya çıkan mesajlaşmalar, soruşturmanın aktif hakemlerin görevlendirme süreçlerine uzanan bölümünün de önemli parçalarından biri oldu.

TFF Başkanı'na uzanan yazışmalar

Hakemler Dosyası'nda ortaya çıkan mesajlaşmalar, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu arasında geçtiği öne sürülen konuşmalarla federasyonun en üst yönetim kademesine ilişkin tartışmaları da gündeme taşıdı.

Basında yayımlanan yazışmalarda, Hacıosmanoğlu'nun geçmişte yöneticilik yaptığı dönemde kaybedilen karşılaşmalarda görev alan bazı hakemler hakkında değerlendirmelerini Gündoğdu'ya ilettiği iddia edildi.

Söz konusu mesajlarda Hacıosmanoğlu'nun belirli hakemlerin görevden uzaklaştırılmasını istediği, Gündoğdu'nun ise bu talebe olumlu yanıt verdiği öne sürüldü.

Bu iddialar, federasyon başkanı ile MHK başkanı arasındaki iletişimin hakem atamaları ve değerlendirme süreçleri üzerinde etkili olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

Aynı süreçte basına yansıyan başka yazışmalarda ise terfi listelerinin federasyon başkanına sunulması ve bazı hakemlerin yükselmesine destek verilmesi yönündeki talepler yer aldı.

Gündoğdu'ya atfedilen mesajda terfi listelerini hazırladığı ve federasyon başkanının uygun gördüğü zamanda sunabileceği belirtildi. Ferdi Karadoruk'a ait olduğu iddia edilen bir başka mesajda ise Giresun'da görev yapan bir hakemin Bölgesel Amatör Lig'e yükselmesi için destek istendiği aktarıldı.

Hacıosmanoğlu'na atfedilen yanıtta ise kendisine iletilen isimleri olağan değerlendirme süreçleri kapsamında ele aldığı ve bazı hakemlerin gerekli şartları sağlayarak yükseldiği savunuldu.

Bu yazışmalar, hakemlerin mesleki ilerlemelerinde federasyon yönetimine yapılan başvuruların nasıl değerlendirildiği ve MHK'nin karar süreçleriyle ilişkisi bakımından tartışmalara neden oldu.

Ancak basına yansıyan mesajların tam bağlamı ve söz konusu taleplerin herhangi bir resmi karara dönüşüp dönüşmediği kesinleşmiş değil. Bu nedenle konuşmalarda yer alan iddiaların, resmi atama ve terfi kayıtlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Hakem atamalarında sisteme müdahale iddiası

WhatsApp yazışmalarının ardından soruşturma kapsamında ifade veren bazı hakemlerin anlatımları, hakem atamalarında kullanılan teknik sistemin işleyişini de gündeme taşıdı.

Taner Gizlenci, Emre Altun ve Süleyman Abay'ın ifadelerinde 2022 ve 2024 yıllarında hazırlanan hakem ve gözlemci klasman listelerinde değişiklikler yapıldığı, bazı isimlerin listelerden çıkarıldığı ve Futbol Yönetim Sistemi'ne müdahale edildiği yönündeki iddialar yer aldı.

Özellikle hakem görevlendirmelerinde manuel değişiklikler gerçekleştirildiği iddiası, atamaların hangi aşamalarda ve kimlerin yetkisiyle düzenlendiği sorusunu öne çıkardı.

Soruşturma kapsamında sistem kayıtlarının, klasman listelerinin ve MHK kararlarının incelenmesi, bu iddiaların değerlendirilmesinde önem taşıyor.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ise ifadesinde hakem atamalarının performans, fiziksel hazırlık ve müsabakalara ilişkin çeşitli kriterler üzerinden oluşturulan taslaklarla yürütüldüğünü anlattı.

Gündoğdu'nun açıklamaları, atama taslaklarının resmi olarak yayımlanmadan önce değerlendirilebildiğini ortaya koyarken soruşturmada gündeme gelen manuel müdahale iddialarının hangi işlemlerle ilişkili olduğu sorusunu da beraberinde getirdi.

Atama taslaklarında değişiklik yapılması tek başına usulsüzlük anlamına gelmezken bu değişikliklerin gerekçeleri ve yetkili kişiler tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, iddiaların hukuki değerlendirmesinde belirleyici olacak.

MHK Başkanı dahil beş kişi tutuklandı

29 Eylül'de gerçekleştirilen operasyonun ardından gözaltına alınan yedi şüphelinin emniyet ve savcılıktaki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, 3 Ekim'de sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif hakkında tutuklama kararı verdi.

Eski MHK Başkan Vekili Ahmet Şahin ile TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Böylece ilk operasyonda gözaltına alınan yedi kişiden beşi tutuklanırken iki kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Gündoğdu'nun avukatları tarafından yapılan açıklamada, müvekkilleri hakkında görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden tutuklama talebinin reddedildiği, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulduğu belirtildi.

Avukatları, Gündoğdu'nun masumiyetine inandıklarını ve adli süreci takip ettiklerini açıkladı.

Tutuklama kararları, soruşturmanın önemli bir aşamasını oluştururken şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet kararı anlamına gelmediği de önem taşıyor.

Soruşturma aktif hakemlere uzandı: Yasin Kol ve Göktuğ Hazar Erel tutuklandı

MHK yöneticilerine yönelik operasyonun ardından soruşturma, Süper Lig'de görev yapan hakemlere de uzandı. Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel, soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. İki hakemin dijital materyalleri ve soruşturmayla ilişkili olduğu değerlendirilen işlemleri adli incelemeye konu oldu.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen Kol ve Erel'in savcılıkta ifadeleri alındı. Yasin Kol, "şike ve teşvik primi" suçlamasıyla, Göktuğ Hazar Erel ise "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, 5 Ekim'de iki hakemin de tutuklanmasına karar verdi. Böylece ilk operasyonda tutuklanan Ferhat Gündoğdu, Ferdi Karadoruk, Yunus Yıldırım, Alican Sağlar ve Emre Kosif'in ardından soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı yediye yükseldi.

Yasin Kol'un adının, Ferhat Gündoğdu ile arasında geçtiği öne sürülen hakem ve VAR atamalarına ilişkin WhatsApp yazışmalarında da yer alması, soruşturmanın aktif hakemlerle bağlantılı bölümünü gündeme taşıdı. Ancak Kol'un bu yazışmalara ilişkin iddiaları ile hakkında verilen tutuklama kararının hukuki gerekçesi birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken konular arasında bulunuyor.

İki hakemin tutuklanmasıyla birlikte soruşturma, hakemlik organizasyonunda yöneticilik yapan isimlerin yanı sıra doğrudan profesyonel müsabakalarda görev alan hakemleri de kapsayan bir boyuta ulaştı.

Tutuklama ve adli kontrol kararlarının ardından MHK'de istifalar

Hakemler Dosyası soruşturmasında verilen adli kararların ardından Merkez Hakem Kurulunda da istifalar yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, 3 Ekim itibarıyla görevinden ayrıldı. Gündoğdu'nun avukatları, istifa dilekçesinin Türkiye Futbol Federasyonuna iletildiğini açıkladı.

Avukatları tarafından yapılan açıklamada, Gündoğdu hakkında görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden tutuklama talebinin reddedildiği, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulduğu belirtildi. Gündoğdu'nun federasyonun devam eden soruşturma nedeniyle yıpratılmaması ve adli sürecin işleyişine zarar verilmemesi amacıyla görevinden ayrıldığı ifade edildi.

MHK Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin de hakkında verilen adli kontrol kararının ardından görevinden istifa etti. Yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklindeki tedbirlerle serbest bırakılan Şahin, istifa dilekçesini federasyona sundu.

Şahin, istifa dilekçesinde "Gördüğüm lüzum üzerine MHK üyeliğinden istifa ediyorum. Gereğini arz ederim" ifadelerini kullandı.

MHK Başkanı'nın tutuklanarak görevinden ayrılması ve kurul üyelerinden Sebahattin Şahin'in istifası, hakemlik organizasyonunun yönetiminde yeni bir düzenleme yapılmasını gerekli hale getirdi. Federasyon, yeni Merkez Hakem Kurulunun oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü duyururken geçiş sürecinde hakem görevlendirmelerinin aksamaması için geçici bir düzenlemeye gitti.

Hakem atamalarında yabancı isimler devreye girdi

Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun tutuklanması ve ardından görevinden istifa etmesiyle birlikte hakem atamalarının nasıl gerçekleştirileceği sorusu gündeme geldi. Yeni kurulun oluşturulmasına yönelik çalışmalar sürerken Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig ve 1. Lig'deki hakem görevlendirmelerinde yabancı isimlerin teknik değerlendirmelerinin esas alındığını açıkladı.

MHK tarafından yapılan açıklamaya göre, Trendyol Süper Lig'deki hakem atamaları MHK Elit Hakem Direktörü Anthony Taylor'ın, Trendyol 1. Lig'deki atamalar ise Talent-Mentor Programı Koordinatörü Alan Snoddy'nin teknik değerlendirmeleri doğrultusunda gerçekleştirilmeye başlandı. Böylece iki profesyonel ligde hakemlerin belirlenmesi sürecinde yabancı futbol adamlarının değerlendirmeleri öne çıktı.

Federasyon, söz konusu görevlendirmelerde hakemlerin son dönemdeki performanslarının, karşılaşmaların özelliklerinin ve ilgili teknik kriterlerin esas alındığını bildirdi. Yeni uygulama, MHK yönetiminde yaşanan değişikliklerin ardından profesyonel liglerdeki hakem atama sürecinin nasıl sürdürüleceğine ilişkin belirsizliğe karşı alınan adımlardan biri oldu.

Süper Lig'in 7. haftasında görev yapacak hakemler de bu süreçte belirlendi. Anthony Taylor'ın teknik değerlendirmeleri doğrultusunda gerçekleştirilen atamalar, hakemlik organizasyonunda soruşturmanın ardından yaşanan değişimin ilk uygulamaları arasında yer aldı.

MHK Başkanlığına ilişkin yeni yapılanma çalışmaları devam ederken Süper Lig ve 1. Lig'de farklı yabancı isimlerin teknik değerlendirmelerinin esas alınması, federasyonun hakemlik organizasyonunda izlediği yeni yöntemi ortaya koydu.

İstifalar TFF yönetimine uzandı

MHK'de yaşanan gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonunda da istifalar gündeme geldi.

TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz, 5 Ekim'de istifasını federasyona sundu. TFF, Ayaz'ın görevinden ayrıldığını 7 Ekim'de yaptığı resmi açıklamayla duyurdu.

Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan da 6 Ekim'de görevinden istifa etti. Aktan, istifa açıklamasında mevcut yönetimin gerekli bilgi, deneyim ve organizasyon yeterliliğini ortaya koyamadığını savunarak federasyonun liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

Aktan'ın açıklaması, federasyon yönetimine yönelik eleştirilerin yalnızca soruşturmanın sonuçlarıyla sınırlı kalmadığını, TFF'nin yönetim anlayışı ve kurumsal işleyişine ilişkin görüş ayrılıklarının da bulunduğunu ortaya koydu.

MHK yönetimindeki değişiklikler, genel sekreterlikte yaşanan ayrılık ve yönetim kurulu üyelerinin istifaları, federasyonun geleceğine ilişkin tartışmaları artırdı.

Bu gelişmelerin ardından TFF Yönetim Kurulunun olağanüstü seçim ihtimalini değerlendirmek üzere 9 Ekim'de bir araya gelmesi kararlaştırıldı.

9 Ekim'de kritik toplantı: Olağanüstü seçim talebi reddedildi

TFF Yönetim Kurulu, 9 Ekim 2026'da Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde toplandı. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığında gerçekleştirilen toplantının en önemli gündem maddelerinden biri, federasyonun olağanüstü seçimli genel kurula gidip gitmeyeceği oldu.

Soruşturmanın ardından yaşanan istifalar ve yönetim içindeki görüş ayrılıkları, toplantı öncesinde olağanüstü seçim ihtimalini gündeme taşımıştı.

Toplantıda mevcut yönetimin görevine devam etmesini savunan üyeler ile olağanüstü genel kurul yapılmasını isteyen üyeler arasında görüş ayrılığı yaşandı.

Basına yansıyan bilgilere göre yedi yönetici görevde kalınmasını, beş yönetici ise olağanüstü seçime gidilmesini savundu.

Görüşmelerin ardından olağanüstü genel kurul talebi kabul edilmedi. TFF, resmi açıklamasında yönetim kurulunun olağan seçimli genel kurul tarihine kadar görevine devam etme kararı aldığını duyurdu.

Ancak toplantıdan çıkan karar, yönetim kurulundaki ayrılığı sona erdirmedi. Olağanüstü seçim yapılmasını isteyen yöneticiler, toplantının ardından görevlerinden ayrıldı.

TFF'de beş istifa: Mecnun Otyakmaz ve dört yönetici görevden ayrıldı

9 Ekim'deki toplantının ardından TFF 1. Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, kendisiyle birlikte dört yönetim kurulu üyesinin daha istifa ettiğini açıkladı.

Otyakmaz'ın yanı sıra Mustafa Temel Bozbağ, Zafer Bahadır Saraç, Bilal Arslan ve Murat Şahin de görevlerinden ayrıldı.

Toplantı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Otyakmaz, bazı yönetim kurulu üyelerinin olağanüstü genel kurul yapılmasını istediğini ancak tekliflerinin kabul edilmediğini belirtti.

Otyakmaz, yaşanan görüş ayrılığının ardından görevlerine devam etmenin anlamlı olmayacağını düşündüklerini ifade ederek istifa kararı aldıklarını açıkladı.

Beş yöneticinin aynı toplantının ardından görevlerinden ayrılması, TFF yönetimindeki görüş ayrılıklarının kamuoyuna yansıyan en önemli sonuçlarından biri oldu.

MHK Başkanı'nın tutuklanması ve istifasıyla başlayan kurumsal değişim süreci, federasyonun en üst yönetim kademesinde beş üyenin aynı gün görevlerinden ayrılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Bununla birlikte yöneticilerin istifalarına ilişkin doğrudan açıkladıkları gerekçe, olağanüstü genel kurul talebinin kabul edilmemesi ve yönetimde yaşanan görüş ayrılığı oldu.

TFF yönetimi görevine devam edecek

TFF Yönetim Kurulu, 9 Ekim'deki toplantıda olağanüstü seçimli genel kurula gitmeme kararı alırken federasyonun idari yapısına ilişkin yeni görevlendirmeler de gündeme geldi.

Daha önce görevlerinden ayrılan yönetim kurulu üyelerinin yerine yedek üyeler İbrahim Özbay ve Metin Akyüz'ün görevlendirilmesi kararlaştırıldı.

Genel sekreterlik görevinden ayrılan Abdullah Ayaz'ın yerine Serdar Yıldız atanırken TFF Tescil İşleri Direktörü Ahmet Erzurumlu da genel sekreter yardımcılığı görevine getirildi.

Toplantıda A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile yolların ayrılması kararı da alındı. İtalyan teknik adamın görevinden ayrılması, aynı gün federasyonun yönetim ve teknik yapılanmasında yaşanan değişikliklerden biri oldu.

TFF'nin olağanüstü seçim kararı almamasıyla birlikte mevcut yönetimin görevini sürdürmesi kesinleşirken beş yöneticinin istifası federasyonun idari yapısında yeni değişiklikleri beraberinde getirdi.

Hakemler Dosyası Türk futbolunda yeni bir dönemin kapısını açtı

Hakemlik sistemine yönelik iddialarla başlayan Hakemler Dosyası soruşturması, 29 Eylül'deki operasyonun ardından Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) farklı yönetim kademelerini etkileyen bir sürece dönüştü. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun tutuklanması, aktif Süper Lig hakemlerinin adli sürece dahil edilmesi ve federasyonda yaşanan istifalar, soruşturmanın kurumsal boyutunu ortaya koydu.

WhatsApp yazışmalarında yer alan sınav, terfi ve hakem atamalarına ilişkin iddialar, karar mekanizmalarının işleyişini tartışmaya açtı. Adli süreç devam ederken gözler, yeni MHK yapılanmasına ve Türk futbolunda atılacak adımlara çevrildi.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…