Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Hatay 6. İdare Mahkemesinin taş ocağı davasında kararını 15 günde vermesi bekleniyor

Hatay 6. İdare Mahkemesinin taş ocağı davasında kararını 15 günde vermesi bekleniyor

Hatay 6. İdare Mahkemesi, Çöğürlü'deki taş ocağının Asi Nehri yatağına zarar verdiği iddiasıyla açılan davada tarafları dinledi. Mahkemenin 15 gün içinde karar vermesi beklenirken mahalle sakinleri ocağın kapatılmasını ve nehir yatağının eski haline getirilmesini talep ediyor.

Haber: Burcu Özkaya Günaydın

(HATAY) - Hatay 6. İdare Mahkemesi, Hatay'ın Çöğürlü Mahallesi'nde faaliyet gösteren taş ocağının çevreye ve Asi Nehri yatağına zarar verdiği iddiasıyla açılan davada tarafları duruşmalı dinledi. Mahkemenin 15 gün içinde kararını vermesi bekleniyor. Mahalle sakinleri, taş ocağının kapatılmasını ve nehir yatağının eski haline getirilmesini talep ediyor.

Hatay'ın Çöğürlü Mahallesi'nde faaliyet gösteren taş ocağının çevreye ve mahalle sakinlerine zarar verdiği iddiasıyla açılan davanın duruşması, Hatay 6. İdare Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmaya, taraflar ve avukatları ile mahalle sakinleri de katıldı.

Mahalle Muhtarı Kıymet Doğru, taş ocağının faaliyetleri nedeniyle Asi Nehri yatağının daraltıldığını, mahalledeki ormanlık alanın ve arkeolojik sit alanının zarar gördüğünü öne sürdü. Doğru, Devlet Su İşleri (DSİ) pompa istasyonunun bulunduğu bölgede kimyasal atıklı su pompalandığını gördüğünü belirterek, kamyonların gece gündüz çalıştığını ve mahalle yollarında trafik güvenliği açısından ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti.

Taş ocağının bulunduğu alanın genişlemeye devam ettiğini savunan Doğru, tarım yapılan bir bölgede 25 gün içinde "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir" kararı verildiğini söyledi.

"ÇOCUKLARIMIZI TEK BAŞINA BAKKALA GÖNDEREMİYORUZ"

Bir mahalle sakini, taş ocağı nedeniyle hava kirliliği ve trafik tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını iddia ederek, "Evin içinde soluyacağımız hava yok. Seferleri yetiştirmek için çok hızlı gidiyorlar, çocuklarla yolda yürüyemiyoruz. Çocukları tek başına bakkala gönderemiyoruz. Araştırılırsa her aileden astım hastası var. Onlar doysun diye ölelim mi? İmkanımız olsa taşınacağız. Bizim gidecek yerimiz yok ama onlar başka yere taş ocağı yapabilirler" diye konuştu.

Müşteki avukatı Aslıhan Berat Ekinci de mahallenin yaklaşık 25 yıldır sorun yaşadığını belirterek, tonajlı araçların dar sokaklarda oluşturduğu tehlikeye dikkati çekti. Ekinci, zeytin hasadı döneminde olmalarına rağmen mahalle sakinlerinin davayı takip etmek için duruşmaya katıldığını belirtti.

DSİ'nin yazılarında, dere yatağına hafriyat döküldüğü ve akarsu rejiminin bozulduğunun belirtildiğini savunan Ekinci, taş ocağının Asi Nehri yatağında bulunduğunu, yakınında arkeolojik sit alanı ve tarımsal üretim yapılan arazilerin yer aldığını söyledi.

ŞİRKET YETKİLİSİ: "FAALİYETLER DSİ KURALLARINA UYGUN"

Duruşmada dinlenen, Hatay Çevre , Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü avukatı ise sulak alanların eski haline getirilmesinin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın görev ve yetki alanında olduğunu savundu.

Taş ocağını işleten şirketin avukatı ise şirketin nehre hafriyat dökmediğini ve faaliyetlerinin DSİ kurallarına uygun olduğunu ileri sürdü. Yaşanan sorunların selden kaynaklandığını savunan şirket avukatı, davanın reddini talep etti.

Tarafların dinlenilmesinin ardından, kararın daha sonra açıklanacağını belirtilerek, duruşma sonlandırıldı. Mahkemenin 15 gün içinde kararını vermesi bekleniyor.

"ASİ NEHRİ, ZARAR VERİLMEDEN ESKİ HALİNE DÖNDÜRÜLSÜN"

Mahkeme çıkışında açıklama yapan Avukat Aslıhan Berat Ekinci, taş ocağının çalışma saatlerine uymadığı, hava ve su kirliliğine neden olduğu ve Asi Nehri yatağını daralttığı iddialarıyla hukuki süreç başlattıklarını belirtti.

DSİ'nin ocak ve temmuz aylarında düzenlediği yazılarda, dere yatağının daraltıldığı ve akarsu hızının düşürüldüğüne ilişkin tespitlerin yer aldığını ifade eden Ekinci, bu belgelerin ardından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Hatay Çevre , Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne başvurduklarını kaydetti.

Ekinci, MAPEG'den şirketin kurallara uymadığı gerekçesiyle ruhsatının iptal edilmesini, ilgili il müdürlüğünden ise Çevre Kanunu'nun 9'uncu maddesi kapsamında sulak alanın korunmasını ve Asi Nehri yatağının eski haline getirilmesini talep ettiklerini belirtti.

Başvurulara 30 gün içinde yanıt verilmemesi üzerine idare mahkemelerinde dava açtıklarını aktaran Ekinci, "Biz sadece taş ocağı kapatılsın istemiyoruz, Asi Nehri'nin zarar verilmeden önceki eski haline döndürülmesini de talep ediyoruz" dedi.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…