Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, destek paketlerinde halen 156,5 milyar lira kredi imkanının kullanıma hazır olduğunu belirterek, "İhtiyaç duyulması halinde reel sektöre yönelik bu imkanları daha da artıracağız." dedi.
Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçelerine ilişkin sunum yaptı.
Güçlenen harcama disiplini ve etkin gelir tahsilatı sayesinde 2023'ten itibaren, hedeflerinden daha iyi bütçe performansı sergilediklerine işaret eden Şimşek, bu yıl yüzde 3,5 seviyesinde öngördükleri bütçe açığının milli gelire oranının, başlangıç hedefinin altında, yüzde 3,1 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.
Bakan Şimşek, cari fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen 2025'ten itibaren bütçede faiz dışı fazla verdiklerini bildirerek, "Bu sayede elde ettiğimiz mali alanı eşel mobil için kullandık. 2027 bütçesinde emeklilerimizin alım gücünü desteklemek amacıyla alan oluşturduk." diye konuştu.
Faiz dışı harcamalarda stratejik alanları önceliklendirdiklerini belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle savunma, sosyal konut, gıda arz güvenliği, maden arama, sanayi altyapısı ve demir yolları için bütçe ödenekleri nominal milli gelir büyümesinin üzerinde artırılırken deprem harcamaları dışındaki tüm alanlarda disiplini sürdürüyoruz. Tasarruf Genelgesi kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024'te yüzde 3,1'e, 2025'te yüzde 2,9'a geriledi. 2026'da bu oranın yüzde 3'ün altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."
"2027 yılı gelir hedeflerimiz ulaşılabilir"
Şimşek, kamu mali yönetiminde dijital dönüşümü sürdürdüklerine dikkati çekerek, yapay zeka destekli muhasebe ve ileri analitik projesiyle kamu harcamalarını risk odaklı olarak izlediklerini bildirdi.
İddialı olmakla birlikte 2027 yılı gelir hedeflerinin ulaşılabilir olduğuna işaret eden Şimşek, "Daha destekleyici makroekonomik görünüm ile eşel mobil uygulamasından çıkış gelirlerimizin artışına katkı sağlayacaktır. Kayıt dışı ekonomiyle kararlı mücadelemiz, vergiye gönüllü uyumu artıran uygulamalarımız, tahsilat ve denetim kapasitemizdeki artış da bu performansta etkili olacaktır." şeklinde konuştu.
Bakan Şimşek, vergi adaletini güçlendirerek vergilemede etkinliği artırmanın temel önceliklerinden olduğunun altını çizerek, program döneminde yüksek gelir grupları ve sermaye kesimine yönelik vergileri artıran düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirtti.
Vergide adaleti güçlendirmek için yaptıkları düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldıkları tedbirlerle dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını geçen yıl yüzde 62,4'e indirdiklerini bildiren Şimşek, "Dolaylı vergilerin payının 2026'da yüzde 59,4'e gerileyeceğini öngörüyoruz. Eşel mobil uygulaması olmasaydı bu oran yüzde 60,5 olacaktı." dedi.
Şimşek, vergi harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranının 2026 için yüzde 4,5 olmasını öngördüklerini belirterek, "Bu oranın 2027'de yüzde 4,4'e, OVP dönemi sonunda yüzde 3,9'a düşeceğini öngörüyoruz. Vergi harcaması bir vergi affı veya borç silinmesi değildir. Vergi harcaması yüce Meclisimizin yasal düzenlemelerle hayata geçirdiği vergi muafiyeti, istisna ve indirimlerinden ibarettir. En büyük vergi harcaması, tüm çalışanlarımızın yararlandığı asgari ücret istisnasıdır. Bu istisna kapsamında alınmayacak yaklaşık 1,5 trilyon lira, 2027 yılı vergi harcamalarının yaklaşık 3'te birini oluşturmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
"Gecikme zammı ve tecil faiz oranlarını düşürmeyi planlıyoruz"
Şimşek, vergi uyumunu olumsuz etkileyen yapılandırma düzenlemeleri yerine, borçlarını ödemekte zorlanan mükellefler için tecil ve taksitlendirmede azami süreyi 72 aya kadar çıkardıklarını anımsatarak, "2026'da taksitlendirilen borçlara tatbik edilen tecil faizini yüzde 39'dan yüzde 29'a indirdik. Önümüzdeki dönemde gecikme zammı ve tecil faiz oranlarını piyasa koşullarına uygun şekilde daha da düşürmeyi planlıyoruz." ifadesini kullandı.
Vergi denetiminde amaçlarının risklere ve uyumsuzluklara yönelik mükellefleri bilgilendirmek ve gönüllü uyumu artırmak olduğunu dile getiren Şimşek, bu kapsamda birçok uyum programını devreye aldıklarını vurguladı.
İncelenen her 3 mükelleften birinin büyük ölçekli olmasının, vergi denetiminde büyük ölçekli mükelleflere odaklandıklarını gösterdiğine işaret eden Şimşek, "Program döneminde beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağladık. 2026'da 401 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. 2022'de 2 milyon 250 bin olan gayrimenkul sermaye iradı mükellef sayısı, 1 milyon 350 bin artarak eylülde 3 milyon 600 bine ulaştı. Gelir vergisi beyanname sayısı 2023'e göre 1,1 milyon artarak 2025'te 5,5 milyona ulaştı, hesaplanan vergi tutarı 3,5 katına çıkarak 702 milyar lira gerçekleşti." bilgisini paylaştı.
AB tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının, 2026'da yüzde 21,8'e gerilemesini beklediklerini ifade eden Şimşek, "Türkiye, yüzde 73,7 olan gelişmekte olan ülkeler ortalamasının oldukça altında bir kamu borçluluğuna sahiptir." dedi.
Şimşek, uluslararası sermaye piyasalarında 2027 yılında da 13 milyar dolar tahvil ihracı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirterek, "Proje finansmanı kapsamında 2023-2026 döneminde 9,9 milyar doları deprem harcamalarının finansmanına yönelik olmak üzere toplam 44,5 milyar dolar uygun koşullu ve uzun vadeli kaynağa eriştik. Uluslararası finans kuruluşlarıyla yaptığımız çalışmalar çerçevesinde, 2026-2028 dönemi için kalkınma projelerinde kullanılmak üzere 51 milyar dolar tutarında uygun koşullu finansman paketleri oluşturuldu." diye konuştu.
"Destek paketlerinde halen 156,5 milyar lira kredi imkanı kullanıma hazır"
Bakan Şimşek, zorlu küresel konjonktürde dezenflasyon için gerekli olan sıkı finansal koşullar altında reel sektöre yönelik seçici ve odaklı destekleri sürdürdüklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceliklendirdiği şekilde yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklediklerini kaydetti.
Daha seçici, odaklı ve etkin yeni Yatırım Teşvik Sistemi, HIT-30 Programı gibi aktif sanayi politikalarıyla üretken sektörlere yönelik destekleri güçlendirerek sürdürdüklerini ifade eden Şimşek, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programı kapsamındaki kredileri yeniden yapılandırarak limitini 750 milyar liraya yükselttiklerine, faizinin de yüzde 12,6 ile yüzde 25,2 arasında ve piyasa faizinin oldukça altında olduğuna dikkati çekti.
Şimşek, çalışan başına sağladıkları asgari ücret desteğini, "İstihdamı Koruma Programı" kapsamında tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya başta olmak üzere bazı imalat sektörleri ile turizmde istihdamını koruyan işletmelere yönelik prim desteğini 2027'de artıracakları bilgisini de paylaştı.
Finansman maliyetlerine yönelik desteklerin de gelecek yıl artarak devam edeceğini bildiren Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
"Destek paketlerinde halen 156,5 milyar lira kredi imkanı kullanıma hazır durumdadır. İhtiyaç duyulması halinde reel sektöre yönelik bu imkanları daha da artıracağız. Benzer şekilde çiftçi ve esnafa kredi destekleri sağlıyoruz. Eylül itibarıyla 828 bin tarımsal üreticiye 599 milyar liralık Hazine faiz kar payı destekli kredi finansman kullandırdık. Bu kredi ve finansmanlardan doğan faiz ve kar payının ortalama yüzde 70'ini Hazine karşılamaya devam etti. Eylül itibarıyla 165 bin esnaf ve sanatkarımıza 144 milyar liralık Hazine faiz destekli kredi kullandırdık. Bu kredilerden doğan faizin yüzde 50'sini Hazine karşılıyor. Vatandaşlarımız için sağladığımız enerji sübvansiyonlarına devam ediyoruz. 2026'nın 9 ayında elektrikte mesken birinci kademe tüketici grubunu yüzde 48, doğal gazda mesken tüketicilerini yüzde 58 oranında sübvanse ettik. Bu dönemde enerji sübvansiyonlarının finansman dahil bütçeye toplam maliyeti yaklaşık yarım trilyon lira oldu."
"Toplumun tüm kesimlerinin adil bir şekilde pay almasını sağlamayı hedefliyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, eylülde yayımlanan Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) 5'inci Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu ile mali suçlarla mücadelede uluslararası standartlara uyumun tescillendiğini ve Türkiye'nin FATF'nin 40 teknik tavsiyesinin 38'i ile uyumlu bulunduğunu hatırlattı.
Şimşek, Bakanlığının, Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB), Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) ve Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı kesin hesabına ve 2027 yılı bütçesine ilişkin bilgileri paylaştı.
Bölgedeki savaşlar, ticarette artan korumacılık, yapay zekanın dönüştürücü ve yıkıcı etkileri, yüksek borçluluk ve demografik dönüşüm gibi büyük meydan okumaların olduğu dönemde ekonomide şoklara karşı dayanıklılığın önemini vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti:
"Uyguladığımız programla makroekonomik temellerimizi güçlendirdik, dayanıklılığımızı artırdık, şoklara karşı mali ve parasal alan oluşturduk. Bu sayede küresel zorluklara karşı etkili politikalar uyguladık. Küresel ekonomideki dönüşüm, zorlukların yanı sıra önemli fırsatlar da sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için vergi ve teşvik mevzuatımızda önemli iyileştirmeler yaparak verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artıracak politikalar uyguluyoruz. Özetle, yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen, dezenflasyonu destekleyen ve mali disiplini kararlılıkla sürdüren bir bütçe hazırladık. Çiftçimizin, esnafımızın, işçimizin, asgari ücretlimizin, memurumuzun ve emeklimizin, kısacası tüm vatandaşlarımızın alım gücünü artırmayı ve refah artışından toplumun tüm kesimlerinin adil bir şekilde pay almasını sağlamayı hedefliyoruz."
(Bitti)







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…