Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

İBB Davası'nın 98. gününde Ekrem İmamoğlu kent uzlaşısı ve kurultay kararını eleştirdi

İBB Davası'nın 98. gününde Ekrem İmamoğlu kent uzlaşısı ve kurultay kararını eleştirdi

İBB Davası'nın 98. gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu, kent uzlaşısının suç gibi gösterilmesini ve kurultay kararını eleştirdi. İki cumhurbaşkanı adayının cezaevinde olduğunu, belediyelerin kayyımla yönetildiğini belirten İmamoğlu, barış ve huzurun tesis edilemeyeceğini söyledi.

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 98. gününde savunma yapan Ekrem İmamoğlu , "kent uzlaşısı"nın suç gibi gösterilmesini ve ana muhalefet partisinin kurultayına ilişkin mahkeme kararını eleştirdi. İki cumhurbaşkanı adayının cezaevinde olduğunu, belediyelerin kayyımla yönetildiğini belirten İmamoğlu, "Bu ülkede, özgürlüğü ve hürriyeti ve özellikle rakiplerini hapseden anlayışın sona erdiği bir ortamda barış ve huzur tesis olunacaktır. Bu milletin barışacağı, huzur içinde olacağı günleri bu milletin kendi inisiyatifi sağlayacaktır" dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın 98. günü başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası'nın 98. gününde, 19 Mart 2025'ten bu yana cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu savunma yapıyor.

Ana muhalefet partisinin kurultayına ilişkin 21 Mayıs'ta bir mahkeme kararı verildiğini anımsatan İmamoğlu, "Delegelerin, üyelerin, seçmenlerin iradesi yok sayılmak istendi. Bir siyasi partinin yönetimi mahkeme kararıyla değiştirilmeye çalışıldı. Yüksek Seçim Kurulu ise tarihi bir hatayla, tarihi ve trajik bir hatayla sustu. Buna göz yumdu. Bu bugün sesini çıkarmayan bir seçim kurulunun yarın milyonların oyunu nasıl koruyacağı sorusu cevapsız kalmıştır. İktidar güdümündeki yargıyı kullanarak, ana muhalefet partisine çökmüştür. Bu görevi de butlan kararıyla koltuğa oturtulan bir şahsa vermiştir. O şahıs,21 Mayıs darbesinin iş birlikçisidir. İstanbul İl Başkanlığına ve Ankara'daki genel merkeze yapılan saldırılar, hukuksuz girişimler, hukuksuz müdahaleler tarihe bir yüz karası olarak geçmiştir, utanç vericidir" diye konuştu.

"İSTANBUL İTTİFAKI FARKLI KİMLİKLERİ VE SİYASİ GÖRÜŞLERİ BULUŞTURUYOR"

Ekrem İmamoğlu, 19 Mart sabahı önüne İBB'deki yolsuzluk soruşturması ve kent uzlaşısı olmak üzere iki dosya konulduğunu belirterek, "kent uzlaşısı dosyasının kendisini itibarsızlaştırmak ve İBB'ye kayyum atanmasının önünü açmak amacıyla kurgulandığını" savundu. Kent uzlaşısının farklı kimlik ve siyasi görüşlerden yurttaşların birlikte yönetimde yer almasını ifade ettiğini belirten İmamoğlu, bunun suç şüphesine dönüştürülmesini eleştirdi.

İmamoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerini İstanbul İttifakı'nın adayı olarak 1 milyondan fazla oy farkıyla kazandığını belirterek, İstanbul'un farklı kimliklerin ve siyasi görüşlerin bir arada yaşadığı bir kent olduğunu ifade etti. İstanbul İttifakı fikrinin bir seçim sloganı olmadığını vurgulayan İmamoğlu, bu yaklaşımı ilk kez 27 Aralık 2018'de Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı konuşmada dile getirdiğini ve her siyasi görüşten İstanbulluyu kapsayan bir birliktelik hedeflediğini söyledi.

2019'da "16 milyonun belediye başkanı olacağım" derken de aynı anlayışı savunduğunu belirten İmamoğlu, İstanbul'da farklı kimlik ve görüşlerden insanların aynı apartmanlarda yaşadığını, aynı pazarlardan alışveriş yaptığını ve çocuklarını aynı okullara gönderdiğini kaydetti. İmamoğlu, yurttaşların kira artışı, deprem korkusu ve ulaşım gibi ortak sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

"DOĞRU YIKILMAZ"

İmamoğlu, kent uzlaşısının siyasi pazarlık değil, farklı kimliklerden yurttaşların yerel yönetimlerde temsil edilmesini ve kendileri hakkında alınan kararlarda söz sahibi olmasını sağlayan demokratik bir birliktelik olduğunu savundu. İmamoğlu, "Ama biz, o seçimde de daha sonraki seçimlerde de her girdiğimiz yerde bizi kasıtlı, hatta kandırılmış, ikna edilmiş insanlar bugünkü iktidarın daha güne kadar bir zihniyet olarak taşıdığı ve bizi işaret ederek 'O teröristtir, işte terörle iltisaklıdır' diyerek anlatarak, o anlatılanlarla mücadele ettiğimizi biliyoruz. Ama hiç yılmadık. Doğru doğrudur, yanlış yanlıştır. Doğru yıkılmaz" diye konuştu.

"KENT UZLAŞISI, YASA DIŞI İLAN EDİLECEK BİR ŞEY DEĞİL"

İmamoğlu, "kurgu" olarak nitelendirdiği süreç sonucunda önce Esenyurt'a, ardından Şişli'ye kayyım atandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Uzlaşı ile seçilen meclis üyeleri, başkan yardımcıları tutuklandı. Aylarca hapis yaptılar, aylarca. İki kişi hariç hepsi beraat etti. İki kişi niye ceza aldı, onu da bilmiyoruz. Kürtlerin Batı'daki belediye meclislerinde söz sahibi olması, neredeyse başlı başına bir suç süreci gibi anlatılmaya başlandı. Kent uzlaşısı, yasa dışı ilan edilecek bir şey değildi, sahip çıkılması gereken çok önemli bir demokratik tecrübeydi. Ama ne yapıldı? İddianame düzenlendi. Mahkemeye çıkarıldık, ben dahil arkadaşlarım. Mahkemeye çıkarıldık ve mahkemede hakkımızda tutuklama kararının başka bir formülü uygulanmaya çalışılarak, aynı zamanda yargıda çok anlamsız, çok gereksiz, çok kötü bir sınav verildi.

Çok kötü günlerdi o günler. 19 Mart tarifsiz günlerdi. Aynı mahkemede, aynı hakimin karşısına çıkalım. Hakimin eşi, şimdi adalet bakanı yardımcısı. Bunlar hiçbir tesadüf değil. Biz burada değiliz. Biz milletimizin barışının, huzurunun, mücadelesinin tam göbeğindeyiz, tam içindeyiz. Çünkü Çanakkale'de, Sakarya'da omuz omuza can veren bu milletin evlatları bugün de aynı bayrağın altında eşit ve özgür yurttaşlar olarak yaşaması gerektiğini biliyoruz, buna her şeyimizi feda edecek bilince sahibiz. Ulusal birliğimiz, yurt bütünlüğümüzün teminatı bu duruştur. Bu duruşumuz, başta Ortadoğu olmak üzere bölge barışı ve demokratik gelişimi içinde Türkiye'nin gerçekten bir kutup yıldızı parlamasına vesile olacaktır. Atatürk'ün hepimize emaneti yurtta barış, cihanda barış gerçek anlamda karşılığını bulacaktır."

"SON ON YILDA İKİ CUMHURBAŞKANI ADAYI HAPİSTE"

Ekrem İmamoğlu, iki cumhurbaşkanı adayının cezaevinde olduğunu ve belediyelerin kayyımla yönetildiğini belirterek, "bu koşullarda barış ve huzurun tesis edilemeyeceğini" ifade etti. İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bazen düşünüyorum. Görüyorum ki bu ülkede son on yılda, iki cumhurbaşkanı adayı hapiste. Belediyeler kayyımla yönetiliyor. Tek bir adım geri atılmıyor. Biri Edirne'de biri Silivri'de ve bu ülkede sözüm ona birileri, kendi nobran ve narsist duruşlarıyla, bu coğrafyada barışı tesis edeceğiz anlayışını ortaya koymaya çalışıyorlar. Bu ülkede, özgürlüğü ve hürriyeti ve özellikle rakiplerini hapseden anlayışın sona erdiği bir ortamda barış ve huzur tesis olunacaktır. Selahattin Demirtaş'ı kurduğu sofrayı büyüterek gerçekleştirdiği anlayışla Edirne'de tutsak tutmaya çalışan zihniyetin, bu ülkeye barışı getirme şansı yoktur. Bu milletin barışacağı, huzur içinde olacağı günleri bu milletin kendi inisiyatifi sağlayacaktır. Siyasi ısmarlamalarla sandık hesapları, hesaplamalarıyla, o iş üzerinden sandık üzerinden pazarlıklarla bu sürece bakanlara Allah akıl versin. O akıldan bir şey çıkmaz."

(Sürecek)

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…