Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

İran'dan savaşın sona ermesi için 7 şart: Tahran taleplerinden geri adım atmıyor

İran'dan savaşın sona ermesi için 7 şart: Tahran taleplerinden geri adım atmıyor

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşı sonlandırmaya ilişkin diplomatik girişimler sürerken Tahran yönetimi, barış görüşmelerinin başlamasını 7 şartın karşılanmasına bağlıyor. Katar'ın arabuluculuğunda Washington ile yürütülen dolaylı temaslarda ilerleme sağlandığı öne sürülse de henüz somut bir sonuç alınamadı. İran, deniz ablukasının kaldırılmasından yaptırımların sona erdirilmesine kadar uzanan taleplerinde ısrar ediyor.

ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken savaşı sona erdirmek amacıyla yürütülen diplomatik temaslar hız kazandı. Katar'ın arabuluculuğunda Washington ve Tahran arasında dolaylı görüşmeler gerçekleştirilirken taraflar arasında henüz somut bir uzlaşma sağlanamadı.

Katar basınında, iki ülke arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedildiği yönünde iddialar yer alsa da sahadaki gelişmeler bu sürecin henüz somut bir sonuca ulaşmadığını gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, 3 Kasım'da düzenlenecek ara seçimlerin ardından İran'a yönelik yeni bir saldırı talimatı verebileceği öne sürülüyor.

Uluslararası basında yer alan iddialarda ise İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, İran'a karşı yeni bir askeri operasyon başlatılması için Trump üzerinde baskı kurduğu belirtiliyor.

Tahran yönetimi de olası yeni saldırılar karşısında savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği uyarısında bulunuyor.

Kritik süreçte gerilim tırmanırken İran, savaşı sonlandırmak amacıyla arabulucular vasıtasıyla ABD'ye ilettiği 7 şarttan vazgeçmiyor.

Her ne kadar Tahran yönetiminden bu şartlara ilişkin tamamen bütüncül ve uyumlu açıklamalar gelmese de maddeler, ABD ile İran arasında geçmişte imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptının temel hükümlerinin 1, 2, 4, 10 ve 11. maddeleriyle paralellik gösteriyor.

İran, ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını talep ediyor

Tahran yönetiminin savaşın sonlandırılması için öne sürdüğü taleplerin başında, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasına son vermesi bulunuyor.

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İran, Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine kapatmıştı. Washington yönetimi ise bu adıma karşılık İran'a deniz ablukası uygulamaya başlamıştı.

17 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşmanın ardından Tahran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden deniz trafiğine açarken ABD de ablukayı kaldırmıştı.

Ancak anlaşmanın uygulanmasında ortaya çıkan aksaklıklar nedeniyle İran, temmuz ayında boğazı yeniden kapatmış ve ABD de deniz ablukasını tekrar yürürlüğe koymuştu.

Mevcut süreçte Tahran, savaşın sona erdirilmesi için öncelikle bu ablukanın kaldırılmasını istiyor.

İran yönetimi ayrıca önceki çerçeve anlaşmada yer alan, yaklaşık 100 milyar dolar değerinde olduğu tahmin edilen dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.

Haziran ayında varılan mutabakatta söz konusu varlıkların iadesine ilişkin hüküm bulunmasına rağmen bu düzenleme henüz uygulanmadı.

Yaptırımların sona erdirilmesi ve ABD askerlerinin azaltılması isteniyor

İran'ın barış için ileri sürdüğü bir diğer talep, ABD tarafından uygulanan yaptırımların kaldırılması.

Tahran yönetimi, yaptırımlar devam ettiği sürece savaşı sonlandırmayacağını belirterek petrol satışlarına yönelik daha önce tanınan muafiyetlerin yeniden uygulanmasını istiyor.

İran, ekonomik yaptırımların yanı sıra ABD'nin bölgedeki askeri varlığının da azaltılması konusunda ısrar ediyor.

Ancak bu talebin savaş sonrasında Umman Denizi'nde konuşlandırılan ABD donanmasına mı yoksa bölge ülkelerinde bulunan Amerikan askeri üslerine mi yönelik olduğu henüz açıklığa kavuşmadı.

Hürmüz Boğazı'ndaki yeni geçiş rotası için tanınma talebi

Tahran yönetiminin şartları arasında Hürmüz Boğazı'nda İran ile Umman arasında belirlenen yeni geçiş güzergahının ABD tarafından tanınması da bulunuyor.

İran, söz konusu rotanın kabul edilmesinin yanı sıra alternatif geçiş güzergahlarının kapatılmasını talep ediyor.

Tahran'ın bir diğer koşulu ise Lübnan dahil olmak üzere savaşın devam ettiği bütün cephelerde çatışmaların durdurulması.

İranlı yetkiliden iki yeni koşul daha

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, El Cezire'ye verdiği demeçte mevcut taleplere iki yeni şart daha ekledi.

Rızai, ABD'nin İran'ın iç işlerine yönelik müdahalelerini sona erdirmesini ve Tahran yönetimine muhalif gruplarla yürüttüğü iş birliğini bitirmesini istedi.

Bu iki koşul, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklamalarında yer almasa da üst düzey bir İranlı yetkili tarafından dile getirildi.

Rızai'nin söz konusu talepleri açıklaması, İran'ın müzakerelerde elini güçlendirmeye ve olası esneklikler için kendisine yeni bir alan oluşturmaya çalıştığı şeklinde yorumlanıyor.

Tahran yönetimi, ileri sürdüğü koşulların bir bölümünün ABD tarafından kabul edildiğini savunuyor. Ancak atılan adımları "yetersiz" olarak nitelendiriyor.

İran, bütün şartların eksiksiz yerine getirilmesini talep ederken bu koşulların karşılanmasının ardından 2 gün içinde Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacağını belirtiyor.

İran, nükleer programını barış görüşmelerinin dışında tutuyor

Tahran yönetimi, öne sürdüğü 7 koşul karşılığında ABD'nin nükleer programı Katar aracılığıyla gerçekleştirilen görüşmelere dahil etme girişimlerini kabul etmiyor.

Washington yönetimi, İran'ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogram uranyumunu kendi topraklarında veya üçüncü bir ülkede seyreltmesini istiyor.

ABD ayrıca İran'daki nükleer tesislerin uluslararası denetime açılmasını talep ediyor.

Tahran, zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi seçeneğini tamamen reddetmese de bu konunun yalnızca uzun vadeli nükleer müzakerelerde değerlendirilebileceğini savunuyor.

Katar'ın arabuluculuğunda sürdürülen dolaylı görüşmeler henüz somut bir sonuç vermedi. Bununla birlikte İranlı yetkililer, ABD'nin kullandığı dilin yumuşamasını ve taraflar arasında diyalog imkanının ortaya çıkmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…