Özyeğin Üniversitesi'nin bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamındaki etkilerini ortaya koyan araştırmalarından hareketle oluşturulan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, ilk üye şirketleriyle uygulama dönemine başladı. Fiba Grubu'nun ana destekçiliğini üstlendiği girişim, bakım sorumluluklarının kadınların istihdamda kalması, kariyerlerinde ilerlemesi ve ekonomik hayata katılımı üzerindeki etkilerini azaltmayı amaçlıyor.
Yaklaşık 12 ay sürecek program kapsamında şirketlerin mevcut politikaları ve çalışan ihtiyaçları değerlendirilecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda her kurum için özel yol haritaları hazırlanacak, eğitimler ve atölyeler düzenlenecek, çalışanların ihtiyaçlarına yönelik pilot projeler hayata geçirilecek.
5 BÜYÜK ŞİRKET İLK ÜYELER ARASINDA
Bakım Eşitliği Şirketler Ağı'nın ilk üyeleri arasında Boyner Grup, Coca-Cola İçecek, Fiba Grubu, Garanti BBVA ve TAV Havalimanları bulunuyor.
Programa katılan şirketler, ilk aşamada kendi kurumlarındaki bakım eşitliği durumunu analiz edecek. Çalışanların bakım sorumlulukları, zihinsel iş yükleri, kariyer fırsatları ve kurum kültürüne ilişkin deneyimleri anonim ölçümler, atölyeler ve odak grup çalışmalarıyla değerlendirilecek.
İhtiyaç duyan şirketler, Özyeğin Üniversitesi tarafından geliştirilen Bakım ve Zihin Yükü Analiz Aracı'ndan (CML Kit) da yararlanabilecek. Toplanan veriler doğrultusunda kurumlara özel politikalar geliştirilecek ve şirketlerin deneyimlerini birbirleriyle paylaşmaları sağlanacak.
KADINLARIN YÜZDE 31'İ BAKIM SORUMLULUKLARI NEDENİYLE İŞTEN AYRILDI
Özyeğin Üniversitesi'nin "Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi" araştırması, bakım sorumluluklarının kadınların kariyerleri üzerindeki etkisini çarpıcı verilerle ortaya koydu.
Araştırmaya göre kadınlar bakım emeğinin yüzde 57'sini, erkekler ise yüzde 33'ünü üstleniyor. Zihinsel iş yükü kadınlarda yüzde 60, erkeklerde yüzde 35 seviyesinde bulunuyor.
Kadın katılımcıların yüzde 31'i, evli ve çocuklu kadınların ise yüzde 37'si bakım sorumlulukları nedeniyle işten ayrıldığını belirtiyor. Evli ve çocuklu kadınların yüzde 15'i de aynı nedenle en az bir terfi teklifini reddettiğini ifade ediyor.
Araştırmada katılımcıların yüzde 85'inin bakım eşitliği politikaları sunan bir işvereni tercih etmeye daha yatkın olduğunu belirtmesi, konunun şirketlerin çalışan politikaları açısından önemini ortaya koyuyor.
TÜSİAD BAŞKANI DİREN: KADINLARIN İSTİHDAMA KATILIMI ETKİLENİYOR
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, bakım sorumluluklarının kadınların çalışma hayatına katılımını doğrudan etkilediğini belirtti.
TÜİK verilerine dikkat çeken Diren, hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki erkeklerin yüzde 91'inin istihdamda olduğunu, kadınlarda ise bu oranın yalnızca yüzde 27 seviyesinde kaldığını söyledi.

Bakım sorumluluklarının dengeli paylaşılması gerektiğini vurgulayan Diren, şu ifadeleri kullandı:
"Birçok kadın, eğitimli ve deneyimli olsa dahi, yeterli destek mekanizmaları olmadığı için çalışma hayatına hiç dahil olamıyor ya da çalışma hayatından erken kopuyor. Bakım eşitliği, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımı için temel koşullardan biri."
Çözümün yalnızca şirketlerin sorumluluğunda olmadığını belirten Diren, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve iş dünyasının birlikte hareket etmesi gerektiğine işaret etti.
Diren, iş dünyasını Bakım Eşitliği Şirketler Ağı'na katılmaya ve kendi kurumlarında somut adımlar atmaya davet etti.
"KADINLARIN İŞTEN AYRILMASI İNSAN KAYNAĞI KAYBI"
Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise bakım eşitliğinin Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Kadınların bakım sorumlulukları nedeniyle iş hayatından ayrılmasının yalnızca bireysel bir kariyer kaybı olmadığını belirten Tan, bunun kurumların yetişmiş çalışanlarını ve Türkiye'nin insan sermayesinin önemli bir bölümünü kaybetmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Tan, "Bu nedenle mesele yalnızca daha fazla kadının çalışma hayatına katılması değil, kadınların kariyerlerinin her aşamasında potansiyellerini ortaya koyabilmelerini ve bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesini sağlayabilmek" dedi.
Ağın başarısını üye şirket sayısından çok, hayata geçirilen somut değişimlerle değerlendireceklerini belirten Tan, akademik bilginin iş dünyasının deneyimiyle birleşerek sürdürülebilir uygulamalara dönüşmesini hedeflediklerini söyledi.
ARAŞTIRMACILARA 300 BİN TL DESTEK SAĞLANACAK
Bakım Eşitliği Şirketler Ağı kapsamında, bakım emeği ve bakım eşitliği alanındaki bilimsel çalışmaları desteklemek amacıyla bir araştırma programı da başlatıldı.
Program kapsamında lisansüstü eğitimine devam eden veya yüksek lisans ya da doktora derecesini son beş yıl içinde tamamlayan erken kariyer araştırmacılar desteklenecek.
Seçilecek iki araştırmaya ayrı ayrı 150 bin TL olmak üzere toplam 300 bin TL destek verilecek.
11 Ekim 2026'da başlayan başvurular, 11 Aralık 2026 saat 23.59'a kadar devam edecek. Araştırma önerileri özgünlük, bilimsel yöntem, uygulanabilirlik ve etik kriterler doğrultusunda değerlendirilecek.
Sonuçların Şubat 2027'de düzenlenmesi planlanan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Zirvesi ve Bakım Eşitliği Konferansı'nda açıklanması bekleniyor.
ŞİRKETLERİN DENEYİMLERİ ORTAK HAVUZDA TOPLANACAK
Programın önemli hedeflerinden biri de farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin deneyimlerini ortak bir bilgi birikimine dönüştürmek olacak.
Üye şirketler geliştirdikleri politikaları, karşılaştıkları sorunları ve uygulama sonuçlarını birbirleriyle paylaşabilecek. Böylece başarılı uygulamaların farklı kurumlarda yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
İlk üyeleriyle uygulamaya geçen ağın, yeni şirketlerin katılımıyla genişleyerek iş dünyasında bakım eşitliği konusunda kalıcı bir dönüşüm oluşturması hedefleniyor.






Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…