Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

İskenderun Devlet Hastanesi'nde 125 kişinin ölümüne ilişkin bilirkişi raporu sunuldu

İskenderun Devlet Hastanesi'nde 125 kişinin ölümüne ilişkin bilirkişi raporu sunuldu

İskenderun Devlet Hastanesi'nde 6 Şubat depremlerinde 125 kişinin ölümüne ilişkin bilirkişi raporu, kurum yetkililerini 'asli kusurlu' buldu. Adalet Peşinde Aileleri Platformu sözcüsü Celal Gezer, 3 yıl 8 aydır süren soruşturmada iddianame olmadığını belirterek ceza talebi yaptı.

(ANKARA) - Adalet Peşinde Aileleri Platformu sözcülerinden Celal Gezer, ANKA Haber Ajansı'nın "Depremde 125 kişiye mezar olmuştu… İskenderun Devlet Hastanesi'nin 'göçme durumu' tespitine rağmen kullanıma izin verenler 'asli kusurlu'" başlıklı haberinin ardından açıklama yaptı. Konuya ilişkin hala iddianame hazırlanmadığını vurgulayan Gezer, "Tüm kamuoyunu ve milletvekillerini, 125 insanın canına mal olan bu olayda sorumluların hak ettikleri cezaları almaları için talepte bulunmaya davet ediyoruz" dedi.

Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesi'ne ilişkin 3 yıl 8 aydır süren soruşturma dosyasına beklenen bilirkişi raporu sunuldu.

ANKA Haber Ajansı'nın ulaştığı raporda, hastanenin 2012'de "göçme durumu" tespitine rağmen kullanılmaya devam edildiği belirtilerek, kurum yetkilileri "asli kusurlu" bulundu.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu sözcülerinden Celal Gezer, konuya ilişkin açıklamada bulundu. Gezer, hastanenin A Blok'u için 2012'de "depreme dayanıksız", 2016'da ise "deprem güvenliği yetersiz" raporları hazırlandığını, 2015'te yıkım toplantıları yapıldığını ve Sağlık Bakanlığı'nın 2019'da yeni bina yapımını yatırım programına aldığını hatırlattı.

Gazi Üniversitesi'nin bilirkişi raporuna atıfta bulunan Gezer, binanın depremde yıkılacağı önceden tespit edilmesine rağmen kullanılmaya devam edilmesinde İskenderun İlçe Sağlık Müdürlüğü, Hatay İl Sağlık Müdürlüğü ve dönemin Sağlık Bakanlığı'nın "asli kusurlu" bulunduğunu belirtti.

Gezer, hastanenin yıkılmasına ilişkin iki farklı idare mahkemesinde açılan tazminat davalarında, bir bilirkişi raporunda Sağlık Bakanlığı'nın yüzde 95 kusurlu sayıldığını, bir başka raporda ise kusurlu görülmediğini anımsatarak, şunları söyledi:

"Şimdi bilirkişiler, bilim insanları; kullandıkları yöntemler, sistemler, yaptıkları araştırmalar ve bilgi birikimleri itibarıyla farklı sonuçlar elde edebilirler. Ancak biri yüzde 95, diğeri sıfır kusur atfediyorsa burada bir problem var. Bu şekilde bir değerlendirmeyi kabul etmiyoruz elbette. Bu birbirinden kopuk değerlendirmeyi kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

"KAMU OTORİTESİ CANIMIZI HİÇE SAYMIŞTIR"

Bu bina, 2012 yılında göçme halinde olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen 2023 yılında yerle bir oluyor ve 125 insan hayatını kaybediyor. Bu bina, 2012'den 2023'e kadar 11 yıl boyunca kullanılmaya devam ediyor. Neticede 125 insan hayatını kaybediyor. Bu binayla ilgili hala bir iddianame yok, hala bir duruşma yok ve herhangi bir sorumlu hesap vermiş değil. Bu bir kamu binası, bu bir hastane. Kamu otoritesi bu konuda canımızı hiçe saymış. Oradaki kendi çalışanlarının, gelen hastaların ve hasta yakınlarının canını hiçe saymış. 11 yıl boyunca göçme hali raporlanmış bina hakkında kullanma kararı almış ve kullanmaya devam etmiş. Sağlık Bakanlığı da bu konuda kararını almış. Yatırım planları arasına alarak daha sonra yapacağına karar vermiş. Herhalde şunu düşünüyorlar, 'Deprem olsun, kendi kendine yıkılsın, sonra yaparız'. Öyle oldu yani. 125 insan hayatını kaybetti. İskenderun Devlet Hastanesi'nin durumu bu. Tüm kamuoyunu, milletvekillerini, sağduyulu tüm vatandaşlarımızı bu konuyu kamuoyuna duyurmaya, 125 insanın canına mal olan bu olayda sorumluların hak ettikleri cezaları almaları için talepte bulunmaya davet ediyoruz."

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…