Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

İşte altın fiyatlarını sert düşüren neden

İşte altın fiyatlarını sert düşüren neden

Altın fiyatlarında satış dalgası hız kesmiyor. Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler ve artan enflasyon endişeleriyle ons altın yüzde 3,6 gerileyerek 3 bin 875 dolara kadar düştü. Yatırımcıların ABD tahvilleri ve Japon yenine yönelmesi, değerli metaldeki kayıpları daha da derinleştirdi.

Küresel piyasalarda altın yatırımcısı zor bir dönemden geçiyor. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik beklentiler, yükselen enflasyon endişeleri ve Wall Street'teki sert satışlar altın fiyatlarını aşağı çekti. Güvenli liman arayan yatırımcıların ABD Hazine tahvilleri ile Japon yenine yönelmesi de değerli metal üzerindeki baskıyı artırdı. Dünya'dan Mutluhan Yıldız'ın haberine göre, spot altının ons fiyatı cuma günü yüzde 3,6 düşerek 3 bin 875,55 dolara geriledi. Vadeli altın kontratlarında da aynı oranda kayıp yaşandı ve fiyatlar 3 bin 884,90 dolara indi.

Ekim ayı boyunca spot altın yüzde 6,8, vadeli altın ise yüzde 7,3 değer kaybetti. Böylece altın, üst üste ikinci ayı da düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.

ALTINDA 4 BİN DOLAR ŞOKU! SATIŞLAR SÜRECEK Mİ?

Altın fiyatlarının yeniden 4 bin doların altına inmesi, piyasalarda düşüşün nereye kadar devam edeceği sorusunu gündeme taşıdı. Trade Nation Kıdemli Piyasa Analisti David Morrison, doların değer kaybetmesine rağmen altın ve gümüşte güçlü satışların yaşanmasını dikkat çekici buldu. Morrison'a göre değerli metallerde bir süredir devam eden düzeltme hareketi son aşamasına yaklaşmış olabilir. Satış baskısının hafiflemesi durumunda küçük çaplı alımların bile altında güçlü bir toparlanma başlatabileceğini belirten analist, ancak yükselişin hangi seviyeden başlayacağını kestirmenin kolay olmadığını söyledi.

Altının 4 bin dolar eşiğinin altına gerilediğini hatırlatan Morrison, fiyatların yaz aylarında oluşan kritik destek bölgesini test ettiğine dikkat çekti.

FED'İN FAİZ POLİTİKASI ALTINI VURDU

Altındaki sert düşüşün arkasındaki en önemli nedenlerden biri de Fed'in faiz politikasına ilişkin değişen beklentiler oldu. Ekim ayında ABD'den gelen enflasyon verileri, piyasalardaki dengeleri değiştirdi. Tüketici ve üretici fiyatlarının beklentilerin üzerinde açıklanması, kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin de yüksek seviyelerde kalması, faizlerin uzun süre yüksek tutulabileceği görüşünü güçlendirdi.

Fed, bu haftaki toplantısında politika faizini sabit bıraktı. Fed Başkanı Kevin Warsh ise aralık ayındaki toplantı öncesinde açıklanacak ekonomik verilerin belirleyici olacağını vurguladı. Eylül ayında üç yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez faiz artırımına giden Fed'in aralık ayında da benzer bir karar alabileceği beklentisi, altına yönelik talebi olumsuz etkiledi.

Çünkü yüksek faiz ortamında yatırımcılar getirisi olan alternatif araçlara yönelirken, faiz getirisi bulunmayan altın daha fazla satış baskısıyla karşılaşıyor.

WALL STREET'TEKİ SATIŞ DALGASI ALTINA DA SIÇRADI

Altın piyasasını sarsan bir diğer gelişme ise ABD borsalarında yaşanan sert kayıplar oldu. Özellikle yapay zeka yatırımlarının yüksek borçlanmayla finanse edilmesi, yatırımcıların risk algısını değiştirdi. Wall Street'te satışların hızlanmasıyla güvenli liman arayışı güçlendi. Ancak bu kez tercih altından çok ABD Hazine tahvilleri ve Japon yeni oldu. Doların değer kaybetmesi bile altındaki düşüşü durdurmaya yetmedi.

PETROL FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞ ENFLASYON KORKUSUNU BÜYÜTTÜ

Altın üzerindeki baskıyı artıran gelişmeler yalnızca ABD ekonomisiyle sınırlı kalmadı. Orta Doğu'daki çatışmalar ve petrol fiyatlarının ekim ayında yükselmesi de piyasalardaki endişeleri büyüttü. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik saldırılarının artması ve Yemen'deki çatışmaların şiddetlenmesi, küresel enerji arzına ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdi.

ABD'nin ara seçimlerin ardından İran'a karşı yeni bir askeri operasyon düzenleyebileceği ihtimali de Washington ile Tahran arasında diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı.

Petrol fiyatlarının yükselmesiyle enflasyonun yeniden hız kazanabileceği endişesi güçlenirken, merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürmek zorunda kalabileceği beklentisi öne çıktı.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…