Dünyanın farklı kıtalarında son günlerde peş peşe yaşanan protestolar, hükümetlerin karşı karşıya olduğu ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunları yeniden gündeme taşıdı. Avrupa'da hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine yönelik tepkiler büyürken Asya'da seçim güvenliği tartışmaları, Latin Amerika'da su krizi ve hükümet politikaları, Kuzey Afrika'da ise ekonomik sıkıntılar ve siyasi özgürlük talepleri öne çıktı. Bazı ülkelerde gösteriler yağma, kundaklama ve polisle çatışmalara dönüşürken diğerlerinde binlerce kişi barışçıl yürüyüşlerle taleplerini dile getirdi.

FRANSA'DA YÜZ BİNLERCE KİŞİ SOKAKLARA ÇIKTI, MAĞAZALAR YAĞMALANDI
Fransa 'da eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve hayat pahalılığına karşı başlayan protestolar, son yılların en büyük gösterilerinden birine dönüştü. Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux ve Limoges başta olmak üzere birçok kentte 17 Ekim'de yüz binlerce kişi sokaklara çıktı.
İçişleri Bakanlığı, ülke genelindeki 110 yürüyüşe yaklaşık 550 bin kişinin katıldığını açıklarken organizatörler katılımın 800 bine ulaştığını savundu.

Başlangıçta barışçıl şekilde düzenlenen gösterilerin bazıları şiddet olaylarına dönüştü. Paris'te yüzlerini kapatan gruplar polis ekiplerine taş ve çeşitli cisimler fırlattı. Çok sayıda mağaza yağmalanırken araçlar ve çöp konteynerleri ateşe verildi.
Limoges kentinde tarihi belediye binası kundaklama sonucu ağır hasar gördü. Marsilya ve Lille'de kamu binaları hedef alınırken Lyon'da turizm ofisi ateşe verildi.
Güvenlik güçleri göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. İlk açıklamalarda yaklaşık 400 gözaltı bildirilirken sonraki gün yetkililer en az 2 bin kişinin emniyete götürüldüğünü açıkladı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, şiddet olaylarına karışanların yargı önünde hesap vereceğini söyledi.

İTALYA'DA YAĞMACILAR MAĞAZALARA SALDIRDI
İtalya 'da da hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki sorunlar nedeniyle düzenlenen gösteriler şiddet olaylarına dönüştü. Milano'nun ünlü Duomo Meydanı çevresinde maskeli gruplar mağazaların camlarını kırarak ürünleri yağmaladı. Göstericiler polis ekiplerine taş ve kaldırım parçaları fırlatırken barikatlar ateşe verildi.

17 Ekim'de başlayan olaylar ertesi gün de devam etti. Polis, yüzlerini kapatan grupları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Milano'nun yanı sıra Bologna, Torino, Brescia ve Bergamo kentlerinde de çatışmalar yaşandı. Reuters'ın aktardığı polis verilerine göre, 17 Ekim'deki olaylarda 28 kişi tutuklandı. Ertesi gün Milano'da 60'tan fazla kişi kontrol ve kimlik işlemleri için emniyete götürüldü. Başbakan Giorgia Meloni, şiddet olaylarını kınayarak kamu düzeninin sağlanması amacıyla güvenlik toplantısı kararı aldı.
MEKSİKA'DA KİRLİ SU KRİZİ HALKI AYAĞA KALDIRDI
Meksika'nın Guadalajara kentinde uzun süredir devam eden temiz su sorunu, geniş katılımlı protestolara neden oldu. Musluklardan kirli ve kötü kokulu su aktığını belirten vatandaşlar, yetkililerden sorunun çözülmesini istedi. 11 Ekim'de düzenlenen gösteriler sırasında polisle protestocular arasında çatışmalar yaşandı.
18 Ekim'de yeniden sokaklara çıkan binlerce kişi, temiz içme suyuna erişim hakkının sağlanmasını ve önceki gösterilerdeki polis müdahalesinin soruşturulmasını talep etti.

Gösteriler sırasında yüzlerini kapatan bazı kişiler kamu binalarına ve iş yerlerine zarar verdi. Organizatörler, şiddet eylemlerini kendileriyle bağlantısı olmayan grupların gerçekleştirdiğini savundu.
Protestocular, Jalisco Valisi Pablo Lemus'un görevden alınmasını da talep etti. Temiz suya erişim konusunda benzer gösteriler başka kentlerde de düzenlendi.
ARNAVUTLUK'TA HÜKÜMET BİNALARI ATEŞE VERİLDİ
Arnavutluk'ta yolsuzluk iddiaları, işsizlik ve eğitim koşullarına yönelik tepkiler hükümet karşıtı gösterilere dönüştü.
Başkent Tiran'da öğrencilerin öncülüğünde başlayan protestolar diğer kentlere de yayıldı. Başbakan Edi Rama'nın istifasını isteyen göstericilerden bazıları kamu binalarına taş ve yanıcı maddeler fırlattı.
Hükümet binaları ve bankalarda yangınlar çıkarken polis göstericilere göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermiyle müdahale etti.

17 Ekim itibarıyla polis verilerine göre 500 kişi gözaltına alındı, bunların 330'u serbest bırakıldı. Çatışmalarda yaklaşık 120 polis ile 45 gösterici yaralandı. Başbakan Rama ise protestoların ülkenin Avrupa Birliği üyeliği hedefini tehlikeye attığını savunarak istifa çağrılarını reddetti.
HİNDİSTAN'DA SEÇMEN LİSTELERİ KRİZİ
Hindistan'da seçmen listelerinin yeniden düzenlenmesi, hükümet karşıtı gösterileri büyüttü. Seçmen kayıtlarının gözden geçirilmesi kapsamında geçen yıldan bu yana 130 milyondan fazla ismin listelerden çıkarılması, muhalefet partileri ve gençlik hareketlerinin tepkisine neden oldu.
Eleştirmenler uygulamanın milyonlarca kişinin oy kullanma hakkını tehlikeye attığını ve özellikle azınlıkları olumsuz etkilediğini savunurken seçim yetkilileri siyasi taraflılık suçlamalarını reddetti.

Başkent Yeni Delhi'de binlerce kişi Hindistan bayraklarıyla sokaklara çıkarak Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın istifasını istedi.
Gençlerin oluşturduğu protesto hareketinin öncülerinden Abhijeet Dipke'nin gösteri öncesinde polis tarafından gözaltına alınması da tepkilere neden oldu.
Yeni Delhi'nin yanı sıra Mumbai ve Bengaluru'da da seçmen listelerine yönelik protestolar düzenlendi. Son gösterilerde yaygın yağma yaşandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
BELÇİKA'DA GÖSTERİCİLER POLİSLE ÇATIŞTI
Belçika'da eğitim maliyetleri ve üniversite reformlarına karşı düzenlenen protestolar sırasında şiddet olayları yaşandı.
Başkent Brüksel'de 17 Ekim'de toplanan yüzlerce göstericiden bazıları güvenlik güçlerine çeşitli cisimler fırlattı.

Polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Olaylar sırasında bir otomobil devrildi.
Liege kentinde de öğrenciler eğitim harcamalarındaki artışa ve üniversiteye erişimi zorlaştıracağını düşündükleri düzenlemelere tepki gösterdi. İçişleri Bakanı Bernard Quintin, şiddet olaylarının kabul edilemeyeceğini belirterek kamu düzeninin yeniden sağlanacağını açıkladı.
TUNUS'TA YILLARIN EN BÜYÜK HÜKÜMET KARŞITI GÖSTERİSİ
Kuzey Afrika ülkesi Tunus'ta ekonomik kriz, işsizlik, su ve elektrik kesintileri ile siyasi özgürlüklerin kısıtlandığı yönündeki eleştiriler binlerce kişiyi sokaklara döktü. 17 Ekim'de başkent Tunus'ta düzenlenen gösteriler, Cumhurbaşkanı Kays Said'e karşı son yılların en büyük protestolarından biri oldu.
Tunus Genel İşçi Sendikasının öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe muhalefet partileri, avukatlar, gazeteciler, doktorlar ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Göstericiler siyasi tutukluların serbest bırakılmasını, sendikal hakların korunmasını ve ekonomik sorunlara çözüm bulunmasını istedi.
Cumhurbaşkanı Said ise otoriter yönetim suçlamalarını reddederek muhaliflerini ekonomik sorunları siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.
ABD'DE TRUMP KARŞITI GÖSTERİLER
ABD'de Başkan Donald Trump'ın politikalarına karşı çıkan No Kings hareketi, 17 Ekim'de ülkenin farklı kentlerinde gösteriler düzenledi. Washington ve Atlanta başta olmak üzere çok sayıda noktada bir araya gelen göstericiler, 3 Kasım'daki Kongre seçimleri öncesinde vatandaşları erken oy kullanmaya çağırdı. Gösterilerde oy kullanma hakkı, göçmenlik politikaları ve demokratik kurumların korunması gibi konular öne çıktı.

Protestolar sırasında hareketin Instagram hesabının geçici olarak kapatılması da tartışma yarattı. Meta, hesabın otomatik sistemlerden kaynaklanan bir hata nedeniyle askıya alındığını belirterek özür diledi.
ABD'deki son gösterilerde Avrupa'nın bazı kentlerinde görülen yaygın yağma ve kundaklama olayları bildirilmedi.
KOLOMBİYA'DA YENİ HÜKÜMETE KARŞI İLK BÜYÜK PROTESTO
Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da 14 Ekim'de binlerce kişi Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella hükümetinin politikalarına karşı sokaklara çıktı. Başkent Bogota'nın yanı sıra Medellin, Cali ve Barranquilla gibi büyük kentlerde gösteriler düzenlendi.
Sendikalar, öğrenciler, yerli topluluklar ve muhalefet partilerinin katıldığı yürüyüşlerde çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler, eğitim politikaları ve sosyal haklar protesto edildi.

Eski Devlet Başkanı Gustavo Petro'nun da destek verdiği gösterilere ilişkin hükümet, yaklaşık 62 bin kişinin katıldığını açıkladı.
Protestoların büyük bölümü barışçıl geçerken bazı kentlerde yol kapatma eylemleri ve güvenlik güçleriyle gerginlikler yaşandı.
PORTEKİZ'DE ON BİNLERCE KİŞİ KONUT KRİZİNE TEPKİ GÖSTERDİ
Portekiz'de yüksek kira fiyatları, düşük ücretler ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle on binlerce kişi sokaklara çıktı.
17 Ekim'de başkent Lizbon'da düzenlenen büyük yürüyüşe ülkenin en büyük sendika konfederasyonu CGTP öncülük etti. Porto ve Coimbra'da da gösteriler düzenlendi.

Konut fiyatlarının son yıllarda iki kattan fazla artması, özellikle gençler ve dar gelirli vatandaşlar için barınma sorununu derinleştirdi.
Göstericiler hükümetten ücretlerin artırılmasını, kira artışlarının sınırlandırılmasını ve uygun fiyatlı konut sayısının çoğaltılmasını istedi. Portekiz'deki son gösterilerde geniş çaplı yağma ve kundaklama olayları doğrulanmadı.
İSPANYA'DA KONUT KRİZİ SOKAĞA TAŞTI
İspanya'da artan kiralar ve ev tahliyeleri, son haftalarda düzenlenen protestoların başlıca nedenleri arasında yer aldı. Özellikle 87 yaşındaki Maricarmen Abascal'ın evinden tahliye edilmesinin ardından hayatını kaybetmesi, konut politikalarına yönelik tepkileri büyüttü. Kadının kirasına yüzde 230 zam yapılmak istenmesi kamuoyunda tartışma yarattı.
Göstericiler kiraların sınırlandırılmasını, tahliyelerin durdurulmasını ve yatırım fonlarının konut satın almasına yönelik kısıtlamalar getirilmesini talep etti.

Başbakan Pedro Sanchez'in kiracıları korumaya yönelik düzenlemeleri parlamentodan geçirememesi üzerine ülkede 29 Kasım için erken seçim kararı alındı.
İspanya'daki protestoların büyük bölümü barınma hakkı etrafında şekillenirken son günlerde geniş çaplı yağma yaşandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
DÜNYADA PROTESTOLARIN NEDENLERİ FARKLI
Son günlerde 11 ülkede doğrulanan gösteriler, farklı toplumsal sorunların sokaklara taşındığını ortaya koydu. Fransa ve İtalya'da hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine yönelik tepkiler, Meksika'da temiz su krizi, Hindistan'da seçmen listelerine ilişkin tartışmalar, Arnavutluk ve Tunus'ta hükümet politikaları ile siyasi özgürlük talepleri öne çıktı.
ABD ve Kolombiya'da hükümet politikalarına karşı gösteriler düzenlenirken Portekiz ve İspanya'da konut sorunu, Belçika'da ise eğitim maliyetleri protestoların merkezinde yer aldı.
Sırbistan'da yolsuzluk karşıtı öğrenci hareketi gibi daha uzun süredir devam eden protestolar da bulunuyor. Ancak 17-19 Ekim tarihlerinde yeni ve geniş çaplı olaylar yaşandığını yeterince doğrulayamadığım ülkeleri güncel olayların yaşandığı ülkeler arasına eklemedim.
Dünya genelindeki gösterilerin ortak bir organizasyon tarafından yönetildiğine ilişkin herhangi bir bulgu bulunmazken yağma ve şiddet olaylarının bütün protestoculara mal edilmemesi gerektiği de dikkat çekiyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…