Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Kafkasya'dan dört denize: Türkiye'nin eş zamanlı tatbikat gücü

Kafkasya'dan dört denize: Türkiye'nin eş zamanlı tatbikat gücü

Türkiye, eylül ayında iki farklı coğrafyada yürütülen geniş kapsamlı tatbikatlarla kara, deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı görev yapabildiği askeri kapasitesini sahaya taşıdı. Azerbaycan'ın ev sahipliğinde Türkiye ve Özbekistan'ın katılımıyla düzenlenen Birliğin Gücü-2026 Tatbikatı Kafkasya ve Hazar hattında devam ederken Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı ise Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'i kapsayan geniş bir alanda gerçekleştiriliyor.

Birliğin Gücü-2026'da üç ülkenin kara, deniz ve hava unsurları ile insansız hava araçları müşterek harekat senaryolarında görev yaparken Denizkurdu-I/2026'ya 14 bin personel, 100 gemi, 50 hava unsuru ve insansız deniz araçları katılıyor. Aynı tarihlere denk gelen iki tatbikat, Türk Silahlı Kuvvetlerinin farklı harekat alanlarında personel, platform ve komuta-kontrol kapasitesini eş zamanlı kullanabilmesini ortaya koyuyor.

Üç ülke Birliğin Gücü-2026'da buluştu

Birliğin Gücü-2026 Tatbikatı, 21 Eylül-1 Ekim tarihlerinde Azerbaycan'ın ev sahipliğinde Türkiye ve Özbekistan'ın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Milli Savunma Bakanlığına göre tatbikatta Türkiye'den Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının unsurları görev yapıyor. Türkiye'nin tatbikata katılacak birlikleri arasında 14'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı unsurları da bulunuyor. Birliklerin Kars Garnizonu'ndan Azerbaycan'daki tatbikat bölgelerine intikali 15 Eylül'de başladı ve tatbikat öncesinde tamamlandı.

Üç aşamalı planlanan tatbikat, Karabağ ekonomik bölgesindeki Kızılkaya Eğitim Merkezi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki Karabağlar Eğitim Merkezi ve Hazar Denizi'nin Azerbaycan'a ait bölümündeki Büyük Zire eğitim alanında yürütülüyor. Böylece kara harekatından Hazar'daki deniz faaliyetlerine kadar farklı görev ortamları aynı tatbikat çatısı altında bir araya getiriliyor.

Tatbikatta Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan'ın askeri personelinin yanı sıra muharebe araçları, deniz ve hava araçları ile insansız hava araçları kullanılıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait personel ve hava unsurlarının da tatbikat öncesinde Azerbaycan'a intikal ettiği açıklandı. Tatbikata katılan toplam personel ve araç sayısına ilişkin ise üç ülkenin resmi açıklamalarında henüz toplu bir rakam paylaşılmadı.

MSB, Birliğin Gücü-2026'nın amacını hibrit tehditlerle mücadele ile ortak ülkelerin silahlı kuvvetleriyle müşterek operasyonların planlanması ve icrası olarak açıkladı. Azerbaycan ve Özbekistan'ın resmi açıklamalarında ise ortak operasyonlara hazırlığın artırılması, birlikler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, eğitim prosedürlerinin standartlaştırılması ve birliklerin muharebe kabiliyetlerinin geliştirilmesi hedefler arasında gösterildi.

Karargahtan sahaya müşterek harekat

Birliğin Gücü-2026 yalnızca sahadaki atış ve manevralarla sınırlı kalmadı. Kızılkaya, Karabağlar ve Büyük Zire'de gerçekleştirilen komuta yeri eğitimlerinde karargahlar belirlenen bölgelere konuşlandırıldı. Komutanlar değişen senaryoyu değerlendirme, analiz etme, karar alma ve birlikleri yönetme görevlerini yerine getirdi. Eğitimlerde üç ülkenin personelinin ortak görevlerde birlikte çalışabilmesinin geliştirilmesine ağırlık verildi.

Saha faaliyetlerinde topçu birlikleri senaryo kapsamındaki hedeflere atışlar gerçekleştirdi. Bir başka safhada personelin helikopterlerle bölgeye indirilmesi, harekat mevzilerinin kısa sürede oluşturulması ve senaryo gereği terör gruplarının etkisiz hale getirilmesine yönelik görevler icra edildi. Böylece kara birlikleri ile hava unsurları arasındaki koordinasyon da tatbikatın uygulamalı bölümlerinden biri oldu.

Hazar Denizi'ndeki Büyük Zire safhasında ise deniz ve kıyı altyapısının korunması, teröristler tarafından ele geçirilen bir gemi ile rehinelerin kurtarılması, mayın temizleme, deniz piyadelerinin adaya çıkarılması ve yaralı tahliyesi gibi görevler için hazırlık yapıldı. Faaliyetlerde Azerbaycan Deniz Kuvvetlerine ait devriye ve amfibi çıkarma gemileri de kullanıldı.

Denizkurdu-I dört denizde

Türkiye'nin aynı dönemde yürüttüğü ikinci büyük faaliyet olan Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı ise 20-25 Eylül tarihlerinde Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de eş zamanlı olarak icra ediliyor. Tatbikatta Deniz Kuvvetleri Komutanlığının yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından unsurlar görev yapıyor.

Tatbikatın ölçeğini 14 bin personel, 100 gemi, 50 hava unsuru ve insansız deniz araçları oluşturuyor. Çok maksatlı amfibi hücum gemileri, fırkateynler, korvetler, hücumbotlar, denizaltılar, mayın avlama gemileri, karakol gemileri, amfibi çıkarma ve yardımcı sınıf gemileri ile uçaklar, helikopterler ve insansız hava araçları tatbikatta görev alıyor.

MSB, tatbikatla Deniz Kuvvetleri karargahı ve bağlı komutanlıkların harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesini, personelin çok tehditli ortamda muhakeme ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesini, harekata hazırlık seviyesinin yükseltilmesini ve farklı kuvvetler arasındaki müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesini hedefliyor.

Denizaltından amfibi harekata

Denizkurdu-I/2026'da fiili silah atışlarının yanı sıra su üstü harekatı, denizaltı savunma harekatı, mayın karşı tedbirleri ve amfibi harekat eğitimleri gerçekleştirildi. Tatbikatın seçkin gözlemci günü faaliyetleri Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu merkezli yürütüldü.

Mayın avlama faaliyetinde TCG Amasra ve helikopterde bulunan SAS timleri tarafından tespit edilen mayın etkisiz hale getirildi. Yılancık Adası'na taarruz helikopterleriyle havadan, SAT botlarıyla denizden çıkarma gerçekleştirildi. Gemiye çıkma harekatında SAT personeli helikopterden halatla gemiye inerken senaryo kapsamında yaralanan personelin helikopterle TCG Anadolu'ya sıhhi tahliyesi de yapıldı.

Fiili atışlarda SH-70 helikopterinden Hellfire güdümlü füze, AH-1W taarruz helikopterinden 20 milimetrelik top ve Bayraktar TB2 SİHA'dan MAM-C mühimmatı kullanıldı. Böylece deniz platformlarının yanında hava araçları ve insansız sistemler de aynı harekat senaryosuna dahil edildi.

İnsanlı ve insansız sistemler aynı harekat ağında

Tatbikatta Türkiye'nin son yıllarda yatırım yaptığı insansız sistemler de sahaya çıktı. Deniz Kuvvetleri envanterine yeni katılan ve bir tatbikatta ilk kez kullanılan Baykar üretimi KALKAN DİHA'nın belirlediği hedef, Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından geliştirilen PİRANA Kamikaze İnsansız Deniz Aracı tarafından vuruldu.

Bayraktar TB3 de Denizkurdu-I/2026 kapsamında TCG Anadolu'dan havalandı ve Baykar SAS POD üzerinden iki sonoboyu denize bıraktı. Deniz karakol uçağıyla müşterek görev yapan TB3, hem kendi bıraktığı hem de deniz karakol uçağından bırakılan sonoboylardan gelen su altı verilerini işledi. Böylece insansız hava aracının denizaltı savunma harbi görevindeki kullanımı tatbikat ortamında denendi.

Tatbikatta insansız hava ve deniz araçlarının yanı sıra geliştirilmekte olan insansız su altı sistemleri de farklı safhalarda kullanıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, insanlı ve insansız sistemlerin ağ merkezli harekat yeteneği üzerinden birlikte görev yaptığı hibrit modelin denendiğini; kamikaze özellikli insansız su üstü, su altı ve hava sistemlerinin müşterek olarak kullanıldığını açıkladı. Dijital komuta-kontrol, muhabere, veri bağı, siber kabiliyetler ve yapay zeka destekli programlar da tatbikatın teknolojik altyapısında yer aldı.

İki tatbikat, iki farklı müşterek harekat kabiliyeti

Birliğin Gücü-2026 ile Denizkurdu-I/2026, görev yapıları bakımından birbirinden ayrılırken Türkiye'nin farklı müşterek harekat kabiliyetlerini aynı dönemde sahaya taşıyor.

Birliğin Gücü-2026'da Türk Silahlı Kuvvetleri, Azerbaycan ve Özbekistan'ın silahlı kuvvetleriyle birlikte kara, hava ve deniz ortamındaki görevlerin planlanması ve uygulanması üzerinde çalışıyor. Farklı ülkelerin birliklerinin ortak komuta ve koordinasyon altında hareket etmesi, tatbikatın temel başlıklarından birini oluşturuyor.

Denizkurdu-I/2026'da ise Türkiye'nin Deniz Kuvvetleri merkezli olarak Kara, Hava, Özel Kuvvetler, Jandarma ve Sahil Güvenlik unsurlarını geniş bir deniz sahasında aynı harekat yapısında buluşturma kabiliyeti sınanıyor. 14 bin personel ile yüzlerce insanlı ve insansız unsurun farklı görevlerde kullanılması, tatbikatın hem ölçeğini hem de kuvvetler arasındaki entegrasyon seviyesini gösteriyor.

Böylece Türkiye aynı dönemde bir tarafta farklı ülkelerin silahlı kuvvetleriyle müşterek operasyon gerçekleştirme tecrübesini geliştirirken diğer tarafta kendi kuvvetleri arasında geniş çaplı müşterek harekat icra ediyor.

Savunma sanayisindeki yatırımlar tatbikat sahasına taşınıyor

İki tatbikatın ortaya koyduğu askeri kapasitenin önemli ayaklarından birini son yıllarda çeşitlenen savunma sanayisi ürünleri oluşturuyor. Denizkurdu-I/2026'da TCG Anadolu'nun yanı sıra farklı sınıflardaki savaş gemilerinin, Bayraktar TB2 ve TB3'ün, KALKAN DİHA'nın, PİRANA KİDA'nın ve farklı milli sistemlerin görev yapması, geliştirilen platformların geniş ölçekli tatbikatlarda birlikte kullanılmasına imkan sağlıyor.

TCG Anadolu ile Bayraktar TB3 arasındaki entegrasyon da 2026 içinde yeni aşamalara taşındı. TB3'ün TCG Anadolu üzerinden görev yapmasına yönelik çalışmaların yanında HAVELSAN'ın ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ve FleetStar Gemi Veri Dağıtım Sistemi ile entegrasyonu tamamlandı. Denizkurdu-I'da ise sistem bu kez denizaltı savunma harbi kapsamında sonoboy göreviyle sahaya çıktı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Denizkurdu-I/2026 kapsamında MİLGEM ve MİLDEN projeleriyle geliştirilen ve geliştirilecek savaş gemileri ile denizaltılara işaret ederek yerli imkanlarla geliştirilen platform ve teknolojilerin Türk savunma sanayisinin ulaştığı kapasiteyi ortaya koyduğunu belirtti. Bayraktaroğlu ayrıca insansız deniz ve hava sistemlerinin deniz harekat konseptindeki ağırlığının giderek arttığını ifade etti.

Bu kapasitenin yalnızca platform üretimiyle sınırlı olmadığı; komuta-kontrol sistemleri, veri bağları, sensörler, mühimmatlar ve insanlı-insansız sistemlerin birbirleriyle entegrasyonu üzerinden genişlediği Denizkurdu-I/2026'daki görevlerde sahaya yansıdı.

Tatbikat tecrübesi süreklilik kazanıyor

Türkiye'nin eş zamanlı ve geniş ölçekli tatbikat yapabilme kapasitesinin diğer ayağını ise sürekli eğitim ve uluslararası tatbikat tecrübesi oluşturuyor. Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu'nun açıkladığı verilere göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yalnızca son iki yılda 20 ulusal ve 68 uluslararası olmak üzere toplam 88 tatbikat gerçekleştirdi.

2026 yılı da Türk Silahlı Kuvvetleri açısından yoğun tatbikat takvimine sahne oldu. Ocak ve şubat aylarında Kış-2026 ile NATO ülkelerinin katıldığı Dynamic Front-2026 gerçekleştirildi. Dynamic Front'ta farklı ülkelerin ateş destek sistemlerinin ortak bir arayüz üzerinden entegrasyonu ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi hedeflendi.

Şubat ayında Almanya'daki NATO Steadfast Dart-2026 Tatbikatı'na yaklaşık 2 bin personelden oluşan Türk kuvveti katıldı ve unsurlar Türkiye sınırlarından yaklaşık 6 bin 450 kilometre uzağa konuşlandırıldı. Nisan-mayıs döneminde ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük tatbikatı olarak tanımlanan EFES-2026, 45 ülkenin katılımıyla İstanbul ve İzmir'de gerçekleştirildi.

Haziran ayında düzenlenen Denizkurdu-II/2026'ya 18 bin personel, 125 deniz unsuru ve 60 hava aracı katıldı. Eylül ayında ise Phoenix Express, Triton, REPMUS, Sonsuz Kardeşlik-V, Burebista, Eastern Shield, Dynamic Guard-II ve NATO Kısa Süreli İkaz tatbikatları gibi farklı eğitim faaliyetlerinde Türk unsurları görev aldı.

Birliğin Gücü-2026 ile Denizkurdu-I/2026'nın aynı döneme denk gelmesi de bu geniş tatbikat trafiğinin son halkasını oluşturdu.

Kafkasya'dan dört denize aynı anda sahada

Birliğin Gücü-2026 ve Denizkurdu-I/2026, farklı görev ve coğrafyalara sahip olsa da Türkiye'nin askeri kapasitesinin iki ayrı yönünü aynı tabloda buluşturuyor. Azerbaycan'daki tatbikatta üç ülkenin kara, deniz ve hava unsurları müşterek harekat senaryolarında görev yaparken Türkiye çevresindeki dört denizde binlerce personel, savaş gemileri, hava araçları ve insansız sistemler eş zamanlı olarak harekat eğitimleri yürütüyor.

Son yıllarda savunma sanayisinde oluşturulan platform çeşitliliği, komuta-kontrol ve ağ merkezli harekat altyapısındaki gelişmeler ile ulusal ve uluslararası tatbikatlardan kazanılan tecrübe, Türk Silahlı Kuvvetlerinin farklı harekat alanlarında aynı dönemde geniş çaplı faaliyetler yürütmesine imkan sağlıyor.

Kafkasya ve Hazar'dan Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz'e uzanan iki tatbikat, Türkiye'nin yalnızca sahip olduğu askeri araçların sayısını değil, farklı kuvvetleri ve yeni nesil sistemleri aynı harekat düzeninde kullanabilme kapasitesini de sahaya taşıyor.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…