Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Kaşif Kozinoğlu dosyasında şoke eden antimon detayı! Prof. Dr. Hakan Kar'dan sarsıcı analiz

Kaşif Kozinoğlu dosyasında şoke eden antimon detayı! Prof. Dr. Hakan Kar'dan sarsıcı analiz

15 yıl sonra açılan mezardan çıkan bulgular, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. 7 farklı mezar toprağı örneğinde antimon bulunamazken, saç, tırnak, doku ve kemiklerinde dikkat çeken seviyelerde antimon tespit edildi. Peki bu bulgular zehirlenme şüphesini güçlendiriyor mu? Ölüm nedeni yeniden belirlenebilir mi? Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, çarpıcı sonuçları Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendirdi.

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesinin ardından, 15 yıl sonra mezarından (fethi kabir) alınan örneklerde yüksek miktarda antimon maddesi tespit edildi

Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan 36 numunelik analizde; mezar toprağının hiçbirinde antimon bulunmazken, Kozinoğlu’na ait tırnaklarda 7.002 ng/g, sabunlaşmış dokularda 720 ng/g, saçta 548 ng/g ve kemiklerde 175 ng/g seviyesinde antimon saptandı. Peki bu bulgular bize neyi anlatıyor? Kozinoğlu'nun ölüm sebebi için cinayet denebilir mi? Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı.

Öncelikle antimon nedir? Kimyasal özellikleri nelerdir? Doğada hangi formlarda bulunur ve hangi sektörlerde kullanılır?

Prof. Dr. Hakan Kar: Antimon, doğada oldukça nadir bulunan ve yarı metal olarak tanımlanan bir elementtir. Doğada element hâliyle pek az görülür. Genellikle sülfür gibi diğer bileşiklerle birleşik mineral hâlinde bulunur.

Sanayide kullanılıyor. Plastik, tekstil ve kimya sektörlerinde tercih ediliyor. Aslında alev geciktirici olarak kullanılıyor. Özellikle çocuk oyuncaklarının malzemelerinde ve uçak iç kaplamalarında yangının yayılımını geciktirmek amacıyla malzemeye küçük miktarlarda karıştırılıyor. Bir de kurşun, pil ve akü üretiminde kullanılıyor.

Savunma sanayisinde de kurşunla birleştirilerek kurşunu sertleştirmek için kullanıldığı biliniyor.

Antimon zehirlenmesi insan vücudunda nasıl bir tablo oluşturur? İlk belirtiler nelerdir?

Prof. Dr. Hakan Kar: Zehirlenme belirtileri, akut olarak tek seferde ve bol miktarda mı yoksa yavaş yavaş, uzun vadede ve sürekli düşük dozlarda mı antimona maruz kalındığına bağlı olarak değişiyor.

Akut zehirlenmelerde, yüksek miktarda antimon alınırsa ya da solunursa kalp üzerinde etkileri görülüyor. Ani kalp krizine, tansiyon düşmesine ya da kalp durmasına yol açabilir.

Solunum yetmezliği, öksürük ve nefes darlığı yapabilir. Sindirim sistemini de etkiler. Durdurulamayan kusma ve kanlı ishale neden olabilir. Ayrıca bu kadar yoğun kusma ve ishale bağlı sıvı kaybı, aşırı dehidratasyon da görülebilir.

Kronik zehirlenmeler ise daha ziyade cilt bulguları ve organ yetmezlikleri şeklinde ortaya çıkar ve uzun bir süreç alır. Uzun süre maruz kalınırsa kanser riski de vardır.

SADECE VÜCUT ÖRNEKLERİNDE OLMASI BİR ŞÜPHEYİ ORTAYA ÇIKARIYOR

Kaşif Kozinoğlu'nun mezarından alınan örneklerde tırnakta 7.002, saçta 548, dokularda 720 ve kemiklerde 175 ng/g antimon tespit edildiği bildirildi. Bu değerler toksikolojik açıdan nasıl yorumlanmalı? Bunları zehirlenme düzeyleri olarak değerlendirebilir miyiz?

Prof. Dr. Hakan Kar: Kozinoğlu'nun otopsisinde alınan örneklerde ve Fethiye 1'de alınan örneklerde birçok ağır metale rastlanmış. Birçok ağır metal türü, zehirli ve toksik maddeler tespit edilmiş ancak bunların büyük çoğunluğu zehirleyici dozun altında.

Çok büyük çoğunluğu zehirleyici dozun altında, yani normal yaşayan bir insanın çevreden alabileceği şekilde düşük dozlarda ağır metaller saptanmış. Ancak antimon bileşiği, sorduğunuz üzere, saçta, tırnakta ve kemikte olması gereken normal dozun üzerinde çıkmış. Bunun yanı sıra topraktan alınan örneklerde de antimona rastlanmaması tabii ki bir şüpheyi ortaya çıkarıyor.

Ancak sadece bu bulgularla şu anda bir ölüm nedeni belirlemek çok güç. Zaten Morg İhtisas Dairesi davayı 1. İhtisas Kuruluna göndermiş. Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunda konuyla ilgili uzmanların tamamına yakını görev yapıyor. Zaten 1. İhtisas Kurulu, gerek görürse diğer ihtisas kurullarından da uzmanları bünyesine katıp görüşlerini alabiliyor.

Ben kısa süre içerisinde ortaya çıkan bu sonuçların Adli Tıp Kurumu tarafından bir rapor hâlinde aydınlatılacağını düşünüyorum.

En dikkat çekici ayrıntı, yedi farklı mezar toprağı örneğinde antimon bulunmamasına rağmen saç, tırnak, doku ve kemiklerde tespit edilmesi. Bu durum bize ne anlatıyor?

Prof. Dr. Hakan Kar: Bu bulgularla antimonun bir kişinin vücuduna hangi tarihte ve hangi yolla girdiğini net ve kesin olarak belirlemek çok mümkün değil. Ancak dediğim gibi, kronik maruziyet mi, akut maruziyet mi, yani birden çok miktarda ve zehirleyici dozda mı maruz kalındığı, yoksa ufak ufak, düşük dozlarda ve çok uzun süre mi maruz kalındığı konusunda fikir yürütülebilir.

Dediğim gibi, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporunu beklemekte fayda var.

Bu dosyada bilimsel açıdan cevaplanması gereken en kritik üç soru sizce nedir? Mevcut bulgularla ölüm nedeninin yeniden belirlenmesi mümkün olabilir mi?

Prof. Dr. Hakan Kar: Diğer sorularda da olduğu gibi, kişinin ölüm nedeni konusunda sadece kimyasal bulgulara bakarak değil, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından aynı zamanda alınan organ parçalarının incelenmesi, genetik incelemeler, toksikolojik incelemeler, kemiklerin ve yumuşak dokuların incelenmesi sonucunda bir ölüm sebebine varılabilir. Bunu hep beraber bekleyip göreceğiz.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…