Libya’da yıllardır Türkiye ile imzalanan deniz yetki anlaşmasına karşı çıkan doğu merkezli Temsilciler Meclisi, tutumunu değiştirdi. Meclisin onayıyla anlaşma, Libya’daki iki rakip yönetimin de desteğini almış oldu.
BOYKOT KARARI KALDIRILDI
Reuters’ın 2 Libyalı milletvekiline dayandırdığı habere göre, Temsilciler Meclisi 20 Ekim’deki oturumunda Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını resmen onayladı. Meclis aynı oturumda, 2020'de Türkiye ile ilişkiler ve ticari süreçlere yönelik aldığı boykot kararını da oy çokluğuyla feshetti.
2019'DA İMZALANMIŞTI
Türkiye ile Libya arasındaki Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, 27 Kasım 2019'da İstanbul’da Trablus merkezli hükümetle imzalanmış, ardından TBMM tarafından onaylanmıştı. Muhtırayla iki ülkenin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırları 18,6 millik bir hatla belirlenmişti. Birleşmiş Milletler, muhtırayı 30 Eylül 2020'de kayıt altına almıştı. 3 Ekim 2022'de imzalanan ek mutabakatla da Türkiye’ye Libya’nın kara ve deniz alanlarında petrol ve doğal gaz arama hakkı tanınmıştı.
DOĞUDAKİ MECLİS DAHA ÖNCE REDDETMİŞTİ
Libya’da 2014'ten bu yana doğu ve batıda rakip yönetimler bulunuyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Aralık 2019'da muhtırayı geçersiz saymış, Meclis de Ocak 2020'de Türkiye ile imzalanan güvenlik ve deniz yetki anlaşmalarını reddetmişti. Salih, Aralık 2025'te de muhtıranın “Libya devleti için bağlayıcı olmadığını” yinelemişti.
Basında yer alan bilgilere göre Meclis, 6 Ekim’de Salih’in yerine Salihin Abdünnebi el-Ubeydi’yi başkanlığa seçti. Salih ise görevden alınma sürecinin geçerliliğine itiraz ediyor.
YUNANİSTAN, MISIR VE AB KARŞI ÇIKIYOR
Yunanistan, muhtıranın kendi münhasır ekonomik bölgesini ihlal ettiğini savunuyor. Basına yansıyan bilgilere göre Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Yerapetritis, onay sürecini engellemek ya da ertelemek amacıyla bu ay Bingazi’ye giderek Halife Hafter ile görüşmüştü.
Mısır, anlaşmayı tanımayacağını açıklamış ve 2020'de Yunanistan ile kendi deniz yetki anlaşmasını imzalamıştı. Avrupa Birliği ise muhtıranın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve bu ülkeler için hukuki sonuç doğurmadığını savunuyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…