Esra GÜNTEPE - Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, – MEDİCAL Park Göztepe Hastanesi'nde, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi. Hastane çalışanları ve hekimler, 'Erken teşhis hayat kurtarır' mesajı yazan farkındalık tişörtleri giyerek etkinliğe katıldı. Etkinlikte konuşan Genel Cerrahi-Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Leyla Zer, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek kadınlara düzenli tarama yaptırmaları çağrısında bulundu.
Medical Park Göztepe Hastanesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte meme kanserinde farkındalık oluşturulması, erken tanının önemi ve kendi kendine meme muayenesi konularında bilgilendirme yapıldı. Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Leyla Zer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek hastalığın herhangi bir belirti vermeden de tespit edilebileceğini söyledi.
'EN BÜYÜK ADIM FARKINDALIK, BİLGİ VE ERKEN TANI'
Meme kanserinde en önemli adımın farkındalık, bilgi ve erken tanı olduğunu belirten Prof. Dr. Leyla Zer, "Ekim ayı farkındalık ayı içerisinde çeşitli etkinlikler düzenliyoruz ve bu konuda farkındalık yaratmak istiyoruz. Çünkü meme kanserinde, özellikle herhangi bir bulgu ve şikayet olmadan taramaların yapılması gerekiyor. Hastada herhangi bir şikayetin olmasını beklememeliyiz. Burada hastalığı erken yakalamayı amaçlıyoruz. Herhangi bir bulgu, kitle veya meme başında akıntı olmadan ne kadar erken tespit edilirse, takip ve tedavi sürecinde o kadar hızlı hareket edebiliriz. Erken tanı sayesinde tedavi daha kolay olabilir ve hastanın yaşam akışı daha az etkilenebilir" dedi.
'KADINLAR 20 YAŞINDAN SONRA 3 YILDA BİR HEKİM KONTROLÜNDEN GEÇMELİ'
Kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçli olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Zer, "20 yaşından itibaren her kadın mutlaka kendi kendine meme muayenesi yapmalı. Kadınların 20 yaşından sonra üç yılda bir hekim kontrolünden geçmesini, 40 yaşından itibaren ise mamografi taramalarını yaptırmasını öneriyorum. Ayrıca yıllık meme kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekiyor" diye konuştu.
Kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılması gerektiğini de anlatan Zer, kadınların ayna karşısında memelerinde asimetri, meme başında çöküntü veya dışarıdan görülebilen bir değişiklik olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini belirtti. Kollar yukarı kaldırılarak ya da öne doğru eğilerek memede gözle görülür bir değişiklik olup olmadığının incelenmesini öneren Zer, elle muayenenin de meme dokusunun tamamını kapsayacak şekilde yapılması gerektiğini kaydetti.
'ELE GELEN BİR KİTLE OLMADAN DA TESPİT EDİLEBİLİR'
Meme kanserinin yalnızca elle hissedilebilen kitlelerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Zer, tarama mamografilerinin önemine dikkat çekti. Zer, "Biz tarama muayeneleri ve mamografilerle kanseri çok küçük, henüz elle hissedilemeyen aşamada yakalamayı amaçlıyoruz. Hastaların düzenli taramalarını yaptırmaları, herhangi bir bulgu ortaya çıkmadan hastalığın tespit edilmesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
'KADINLARDA GÖRÜLME ORANI YÜZDE 12'
Meme kanserinin dünyada sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Zer, kadınlarda görülme oranının yaklaşık yüzde 12 olduğunu söyledi. Prof. Dr. Zer, "Halk arasında 'Her 8 kadından biri' şeklinde ifade ediyoruz. Erkeklerde ise meme kanseri çok daha düşük oranda görülüyor. Ancak meme kanseri özellikle ileri yaş grubunda daha sık karşımıza çıksa da ülkemizde genç yaşlarda da bu hastalığı görebiliyoruz. Bu nedenle yaşa ve kişisel risk faktörlerine göre takiplerin yapılması gerekiyor" dedi.
'TARAMALAR KİŞİYE GÖRE PLANLANMALI'
Meme kanserinde tarama programlarının kişinin yaşı ve risk faktörlerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Zer, bazı hastalarda daha erken yaşta taramaya başlanabileceğini ve mamografinin yanı sıra ultrason veya MR gibi ek tetkiklerin istenebileceğini söyledi.
Düzenli hekim kontrolünün önemini vurgulayan Prof. Dr. Zer, "Şikayeti olmasa bile herkesin taramalarını yaptırmasını öneriyorum. Tarama sıklığı ve yapılacak tetkikler kişinin özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Türkiye'de mamografi taramaların hangi aralıklarla yapılması gerektiği konusunda güncel uygulamalar ve hekim önerileri dikkate alınmalıdır. Unutmayalım, hastalık ne kadar erken yakalanırsa kontrol altına alınması da o kadar kolay olur" diye konuştu.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…