Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Milli Enerji 2040 Vizyonu açıklanıyor: “Türkiye'nin enerji hedeflerinde neler var?”

Milli Enerji 2040 Vizyonu açıklanıyor: “Türkiye'nin enerji hedeflerinde neler var?”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 5 Kasım’da açıklayacağı Milli Enerji 2040 Vizyonu, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefinde gelecek 13 yılın yol haritasını ortaya koyacak. Elektrikleşmenin merkezde yer alacağı planda, iletim ve dağıtım altyapısına yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım öngörülürken Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden 2027’den itibaren elektrik kullanılması, yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması hedefleniyor.

Türkiye, artan enerji ihtiyacını karşılamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla uzun vadeli politikalarını şekillendiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 Kasım’da İstanbul Dolmabahçe’de düzenlenecek lansmanda Milli Enerji 2040 Vizyonu’nu kamuoyuyla paylaşacak.

Türkiye’nin 2053 karbon nötr ekonomi hedefi doğrultusunda hazırlanan vizyon, enerji üretiminden iletim ve dağıtıma, yerli kaynaklardan elektrik tüketimine kadar geniş bir alanı kapsayacak. Bakan Bayraktar, yeni dönemin merkezinde elektrikleşmenin bulunacağını belirterek sanayiden ulaşıma, binalardan tarıma kadar ekonominin bütün alanlarında elektriğin daha yoğun kullanılacağına işaret etti.

Elektrikli araçların yaygınlaşması, üretim süreçlerinin elektrikleşmesi, yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin büyümesiyle elektrik talebinin hem miktarının hem de niteliğinin değişmesi bekleniyor. Bu nedenle enerji politikalarında yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, elektriğin daha verimli, esnek ve dijital bir sistem üzerinden yönetilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

Elektrik altyapısına 100 milyar dolarlık yatırım

Milli Enerji 2040 Vizyonu kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapısına yaklaşık 100 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor.

Güneş ve rüzgar santrallerinin sayısındaki artış, elektrikli araçların yaygınlaşması ve sanayinin büyüyen elektrik ihtiyacı, mevcut şebekelerin de dönüşümünü gerektiriyor. Bu kapsamda iletim ve dağıtım hatlarının yanı sıra enerji depolama kapasitesinin, dijital teknolojilerin ve sistem yönetimi kabiliyetlerinin geliştirilmesi planlanıyor.

Bakan Bayraktar, yeni enerji mimarisinde elektrik dağıtım altyapısında yerli yazılımların yaygınlaştırılmasını ve şebekelerin siber saldırılara karşı daha korunaklı hale getirilmesini hedeflediklerini bildirdi.

Yenilenebilir enerji kurulu gücü 80 bin megavatı aştı

Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesinde yenilenebilir kaynakların payı artmaya devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü Eylül 2026 sonu itibarıyla 127 bin 355 megavata ulaştı.

Yenilenebilir kaynaklı kurulu güç 80 bin 315 megavata yükselirken bu kaynakların toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 63,1 oldu. Yerli kaynakların kurulu güçteki payı ise yüzde 72,1 olarak kayıtlara geçti.

Güneş enerjisinin kurulu gücü 28 bin 222 megavata, rüzgar enerjisinin kurulu gücü 15 bin 540 megavata ulaştı. Böylece güneş ve rüzgarın toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 34,4’e yükseldi.

Elektrik üretiminde ise 2025 yılında kömür yüzde 33,3, doğal gaz yüzde 22,3, hidroelektrik yüzde 15,7, güneş yüzde 11,9 ve rüzgar yüzde 10,8 pay aldı. Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmasıyla birlikte güneş ve rüzgarın üretimdeki ağırlığının da yükseltilmesi hedefleniyor.

Yerli petrol ve doğal gaz üretiminde hedef 1 milyon varil

Enerji bağımsızlığı hedefinin önemli ayaklarından birini yerli petrol ve doğal gaz üretiminin artırılması oluşturuyor. Türkiye, yurt içindeki arama ve üretim faaliyetlerinin yanı sıra uluslararası sahalardaki çalışmalarını ve enerji alanındaki ortaklıklarını da genişletiyor.

Bakan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) günlük petrol ve doğal gaz üretiminin yaklaşık 300 bin varil seviyesine ulaştığını belirterek, bu miktarın 2028’de 550-600 bin varile çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Uzun vadeli hedef ise günlük 1 milyon varil üretim seviyesine ulaşmak.

Bu hedef doğrultusunda yeni sahalarda arama faaliyetleri, uluslararası ortaklıklar ve şirket satın almaları gündemde bulunuyor. Türkiye’nin Pakistan, Somali, Libya ve Suriye gibi farklı coğrafyalardaki çalışmalarının da üretim kapasitesine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Yurt içindeki üretimde önemli merkezlerden Gabar’da günlük petrol üretimi 85 bin varil seviyesine ulaştı. Bu miktarın 2027’de 100 bin varilin üzerine çıkarılması hedefleniyor.

Akkuyu’da 2027’den itibaren elektrik üretimi hedefleniyor

Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirme hedefinde nükleer enerji yatırımları da önemli bir yer tutuyor.

Mersin’de inşası devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde yoğun test ve devreye alma çalışmaları sürüyor. Bakan Bayraktar, önümüzdeki haftalarda ilk nükleer yakıtın yüklenerek santralin fiziki olarak devreye alınmasının hedeflendiğini, 2027’den itibaren ise Akkuyu’da üretilen elektriğin Türkiye’nin elektrik sisteminde kullanılacağını bildirdi.

Dört üniteden oluşacak santralin toplam kurulu gücü 4 bin 800 megavat olacak. Tüm ünitelerin devreye alınmasıyla yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretilmesi ve Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unun karşılanması hedefleniyor.

Akkuyu’nun yanı sıra Sinop ve Trakya’da planlanan nükleer santral projeleri de Türkiye’nin uzun vadeli enerji portföyünde yer alıyor. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, bu projelerde teknoloji sağlayıcı ülke veya şirketlerle yapılacak anlaşmalara esas taslak temel prensiplerin belirlenmesi öngörülüyor.

Türkiye, yeni santraller için Kanada, Güney Kore, Çin ve Rusya ile görüşmelerini sürdürüyor. Projelerde Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun teknoloji ve iş birliği modelinin belirlenmesi amaçlanıyor. Küçük modüler reaktörler ve yeni nesil nükleer teknolojiler de uzun vadeli enerji planlamasının başlıkları arasında bulunuyor.

Enerji destekleriyle vatandaşın maliyeti sınırlandırılıyor

Enerji arz güvenliğinin yanı sıra vatandaşların enerji maliyetlerinden korunması da politikaların önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Bakan Bayraktar, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz faturalarına yönelik toplam desteğin yaklaşık 74,9 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bütçede elektrik ve doğal gaz desteği için 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını belirten Bayraktar, hane halkına yönelik desteklerin süreceğini bildirdi.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisini sınırlamak amacıyla uygulanan Eşel Mobil sistemi kapsamında da yaklaşık 250 milyar liralık vergiden vazgeçildiği ifade edildi.

Türkiye, enerji tedarikinde kaynak ve güzergah çeşitliliğini artırarak arz güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda boru hatlarıyla doğal gaz tedarikinin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısı da önem taşıyor. Bakan Bayraktar, 2016’dan sonra Türkiye’nin gazlaştırma kapasitesinin 5 katına çıktığını ve bu sayede farklı kaynaklardan doğal gaz temin imkanının genişlediğini belirtti.

COP31’de elektrifikasyon hedefi gündemde

Türkiye’nin enerji dönüşümü hedefleri, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) da gündeme gelecek.

COP31 Başkanlığı tarafından açıklanan eylem gündeminde, elektriğin nihai enerji talebindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefi bulunuyor. Bugün yüzde 20’nin biraz üzerinde olan bu oranın artırılmasıyla binalar, ulaşım ve sanayide doğrudan fosil yakıt kullanımından temiz elektriğe geçişin hızlandırılması amaçlanıyor.

Türkiye’de nihai enerji tüketimi içerisinde elektriğin payı 2002’de yüzde 15 seviyesindeyken bugün yüzde 21’e yükseldi. Sanayide bu oran yüzde 30, binalarda ise yüzde 33 olarak hesaplanıyor.

Milli Enerji 2040 Vizyonu ile Türkiye’nin 2053 karbon nötr ekonomi hedefine uzanan süreçte elektrikleşme, yenilenebilir enerji, nükleer enerji, yerli kaynakların üretimi ve altyapı yatırımlarına ilişkin yol haritasının netleşmesi bekleniyor.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…