Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Türk dünyası ülkelerinin güvenliğinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, ortak tehditlerle mücadelede istihbarat iş birliğinin önemine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen “Türk Dünyası Diyalog Forumu” kapsamında “Medeniyet Perspektifinden Türk Dünyası ve Gelecek Tasavvuru” başlıklı özel oturum gerçekleştirildi.
Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat’ın yaptığı oturuma konuk olan Kalın, Türk dünyasını bir arada tutan temel unsurların devlet aklı, dil ve fikir birliği ile gönül birliği olduğunu söyledi.
Türk Devletleri Teşkilatının milli değer birliği, dil ve fikir birliği ile farklılıkları anlama konusunda geniş bir ufuk oluşturmayı hedeflediğini belirten Kalın, 1991’de Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmasının ardından Türk dünyasının birçok alanda önemli adımlar attığını ifade etti.
Kalın, yaklaşık 4,8 milyon kilometrekarelik alana, 200 milyona yakın nüfusa ve 2,17 trilyon dolarlık ekonomik güce sahip Türk dünyasının Orta Asya’dan Kafkasya’ya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Doğu Akdeniz’e ve Macaristan’a uzanan coğrafyada küresel barışa katkı sunduğunu kaydetti.
“Türk Devletleri Teşkilatı hiçbir üçüncü tarafa tehdit oluşturmuyor”
Türk Devletleri Teşkilatının başka ülkelere yönelik bir tehdit veya rakip olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kalın, teşkilatın tüm aktörlerle eşitlik ve karşılıklı çıkar temelinde ilişki kurduğunu söyledi.
Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’ın ekonomik kalkınma ve enerji güvenliği alanlarında ulaştığı seviyeye işaret eden Kalın, Türk cumhuriyetlerinin ekonomilerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu belirtti.
Orta Asya’nın enerji ve gıda güvenliği bakımından önemli bir konumda bulunduğunu dile getiren Kalın, tarih, hafıza ve kültürel birlik gibi unsurların Türk dünyasının ortak geleceğinde belirleyici olmaya devam edeceğini ifade etti.
İstihbarat teşkilatları arasında ortak alarm sistemi
Türk dünyasında teknoloji ve güvenlik alanlarında önemli adımlar atıldığını bildiren Kalın, istihbarat teşkilatları arasında terör, çatışma bölgeleri, insan kaçakçılığı ve radikalleşmeyle mücadele konularında yakın iş birliği yürütüldüğünü söyledi.
Tehditlerin eş zamanlı takip edilmesini sağlayan bir alarm sistemi oluşturduklarını belirten Kalın, şöyle konuştu:
“Teknoloji alanında da çok önemli adımlar atılıyor. Türk Dünyası İstihbarat Teşkilatları arasında yürüttüğümüz yoğun faaliyetlerde de bu konudaki iş birliğimiz çok ileri düzeyde. Terörle, çatışma bölgeleriyle, insan kaçakçılarıyla, radikalleşmeyle mücadele ve diğer alanlarda da Türk dünyası istihbarat örgütleriyle çok iyi bir iş birliği içerisindeyiz. Hatta kurduğumuz alarm sistemiyle, bir yerde ortaya çıkan tehdidi aynı anda tüm paydaşlarla birlikte tespit ve takip etme imkanına sahibiz.”
“Güvenlik konusunda bencil davranamazsınız”
Türkiye’nin güvenlik anlayışının bütüncül ve entegre bir yaklaşıma dayandığını vurgulayan Kalın, ülkelerin kendi güvenliklerini sağlarken komşularının ve ortaklarının güvenliğini de gözetmesi gerektiğini belirtti.
Kalın, “Biz hep şu ilkeyle hareket ettik: ‘Hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz.’ Kendi güvenliğimi garanti altına almak için mutlaka paydaşlarımın, komşularımın, ortaklarımın güvenliğini de dikkate almak zorundayım. Güvenlik konusunda bencil davranamazsınız. İkinci olarak da güvenliği devredemezsiniz. Güvenliği kendiniz sağlamak zorundasınız.” ifadelerini kullandı.
Türk dünyasında güvenlik ve istihbarat entegrasyonu sayesinde geçmiş yıllarda yaşanan bazı sınır sorunları ve toplumsal olayların krize dönüşmeden çözüldüğünü aktaran Kalın, istihbarat teşkilatları arasında düzenli toplantılar ve zirveler gerçekleştirildiğini bildirdi.
Karşılıklı güvene dayalı ve şeffaf iletişimin önemine işaret eden Kalın, ortak güvenlik meselelerinin bu görüşmelerde kapsamlı şekilde ele alındığını kaydetti.
Siber tehditler ve dezenformasyonla mücadele
Türk devletlerinin istihbarat teşkilatları arasında siber tehditler ve dezenformasyonla mücadele alanlarında da çalışmalar yürütüldüğünü belirten Kalın, sosyal medyanın manipülasyona açık alanlardan biri olduğuna dikkati çekti.
Kalın, “Çünkü sosyal medya hem çağımızın bir gerçeği hem de en fazla manipülasyona açık olan alanlardan bir tanesi. O yüzden orada mutlaka teyakkuz halinde olmak lazım.” dedi.
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin liderler düzeyinin yanı sıra kurumlar, üniversiteler, akademisyenler ve düşünce kuruluşları arasında da geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kalın, bu alanlardaki temasların ortak geleceğe katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…