Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz ve Ege’deki gelişmelere ilişkin, Türkiye’nin bölgedeki hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğini bildirdi.
Denizkurdu-I Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının soruları yanıtlandı.
Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere ilişkin soru üzerine Bakanlıkça, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerinin Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebileceği ifade edilen açıklamada, bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığı vurgulandı.
GKRY’de gündeme gelen hava savunma sisteminin Kıbrıs Türk halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) açısından doğrudan tehdit oluşturmadığı yönündeki iddiaların, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemeyeceği kaydedildi.
Bakanlığın bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiği ve gerekli tedbirleri aldığı belirtilen açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Akdeniz’in uluslararası suları ve hava sahasında faaliyet ve eğitimlerini aralıksız sürdürdüğü bildirildi.
Türkiye’nin garantör ülke olarak geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla iş birliği içinde almaya devam edeceği ifade edildi.
Yunanistan’ın adaları silahlandırması
Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasına ilişkin soru üzerine Bakanlık, Doğu Ege Adaları’nın gayri askeri statüsünün 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlendiğini bildirdi.
“Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir.” ifadesi kullanıldı.
Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürdüğü kaydedildi.
Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkenin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.
Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları
Yunanistan, GKRY ve İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin soru üzerine de Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları ve kıta sahanlığından kaynaklanan hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığının sürdüğü belirtildi.
Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ile 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletlere bildirilen kıta sahanlığı sınırlarının bu konudaki hukuki çerçeveyi ortaya koyduğu ifade edildi.
Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin Türkiye ile önceden koordine edilmesi gerektiği belirtilerek, “Ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır.” denildi.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceği bildirildi.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…