Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Mustafa Aslan, AA'da vaşağı fotoğraflamak için 5-6 ay iz sürdüğünü anlattı

Mustafa Aslan, AA'da vaşağı fotoğraflamak için 5-6 ay iz sürdüğünü anlattı

AA'da düzenlenen 'Gözcü: Mustafa Aslan ile Yabanın Hikayesi' söyleşisinde fotoğrafçı Mustafa Aslan, doğaya ilgisinin çocuklukta köyde başladığını ve ilk fotoğraflarını babasının analog makinesiyle çektiğini anlattı. Aslan, vaşağı fotoğraflamak için 5-6 ay iz sürdüğünü söyledi.

Anadolu Ajansında (AA) düzenlenen "Gözcü: Mustafa Aslan ile Yabanın Hikayesi" söyleşisinde, doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Mustafa Aslan, doğaya olan ilgisini ve yaban hayatı fotoğrafçılığına ilişkin deneyimlerini paylaştı.

AAtölye'de düzenlenen programda konuşan Aslan, doğaya ilgisinin çocukluk yıllarında yaz tatillerini geçirdiği köyde başladığını, ilk fotoğraflarını ise babasının analog fotoğraf makinesiyle çektiğini anlattı.

İlkokul yıllarında okul gazetesi için inek, manda, hindi ve tavuk gibi hayvanları fotoğrafladığını belirten Aslan, zamanla bu ilgisinin yaban hayatı fotoğrafçılığına dönüştüğünü söyledi.

Doğada iz sürmenin kendisi için keyifli bir süreç olduğunu dile getiren Aslan, hayvanların pati izlerini, dışkılarını ve davranışlarını gözlemleyerek zamanla deneyim kazandığını ifade etti.

Yaban hayatı fotoğrafçılığında ekipmandan önce hayvanları tanımanın önemli olduğunu vurgulayan Aslan, "Sürekli bir imkanın olmasını beklersek bu işin sonu yok. Hiçbir şekilde bir şey yapmamaktansa eldeki imkanları değerlendirip, onu yapmaya çalışmak bence en önemli." dedi.

"Vaşak benim için ayrı bir yere sahip"

Aslan, doğada görüntülemekten en fazla keyif aldığı hayvanlardan birinin vaşak olduğunu belirterek, bu türü ilk kez fotoğraflayabilmek için 5-6 ay boyunca arazide iz sürdüğünü anlattı.

Vaşağın gizemli yapısının kendisini etkilediğini söyleyen Aslan, "Bu türü ne kadar izlersem, ne kadar keşfedersem keşfedeyim, hala bilinmeyen bazı şeylerin kalacağına inanıyorum. O yüzden vaşak benim için ayrı bir yere sahip." dedi.

Uganda'daki Queen Elizabeth Milli Parkı'nda gerçekleştirdiği çekimlerden de bahseden Aslan, bölgedeki yaban hayatı çeşitliliği dolayısıyla Türkiye'de 4-5 ayda gerçekleştirebileceği çekimleri burada bir haftada yapabildiğini aktardı.

Türkiye'nin kuş gözlemciliği açısından önemli bir coğrafya olduğuna dikkati çeken Aslan, Türkiye'de 500'ün üzerinde kuş türünün kayıt altına alındığını, Avrupa ve Orta Doğu arasında geçiş noktası olmasının Türkiye'nin biyoçeşitliliğini zenginleştirdiğini söyledi.

"Gerçek hazine yaban hayvanları"

Doğal yaşam alanlarının korunmasının önemine değinen Aslan, insanların yaban hayvanlarının yaşam alanlarını daralttığını ve doğaya müdahalenin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirtti.

Aslan, "Yaban hayvanları da bence o coğrafyanın, o toprağın birer mirası, birer hazinesi. Gerçek hazine onlar. Onları azaltmamak gerekiyor. Zincirde her hayvanın bir değeri, kıymeti var. Hiçbiri boşuna değil. Hepsi bir şekilde diğeriyle bağlantılı. O yüzden olabildiğince doğayı korumamız gerekiyor." dedi.

İnsanların yaşadıkları coğrafyadaki canlı türlerini tanımasının önemli olduğunu vurgulayan Aslan, "Öncelikle tanımak gerekiyor ki bir empati besleyebilelim. Empati beslediğimiz şeylere karşı sorumluluk hissedebiliriz diye düşünüyorum. Empati hissedebilmek için, onları anlayabilmek için de tanımak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…