Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Psikolog Hüseyin Kaçın’dan Çarpıcı Tespitler “Bugünkü LGBT ideolojisi Lut kavminden daha tehlikeli!”

Psikolog Hüseyin Kaçın’dan Çarpıcı Tespitler “Bugünkü LGBT ideolojisi Lut kavminden daha tehlikeli!”

Psikolog Hüseyin Kaçın, aile yapısını tehdit eden küresel akımlar ve dijital dünyanın çocuklar üzerindeki tahribatına dair çok konuşulacak uyarılarda bulundu.

Recep YAZGAN

LGBT hareketinin salt bir cinsel yönelim değil, aileyi ve toplumsal kodları hedef alan ideolojik bir proje olduğunu savunan Kaçın, "Bugünkü LGBT ideolojisi Lut Kavmi'nden daha tehlikelidir ve insanı fıtratından koparma hareketidir" dedi.

"Kur'an'daki Ayetler ile Bugünkü Küresel Tehdit Farklı Boyutta"

Lut Kavmi'ne dair anlatılanların günümüzdeki küresel cinsiyetsizleştirme politikalarıyla birebir aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini belirten Kaçın, Kur'an-ı Kerim'de yer alan uyarılara dikkat çekti.

Mevcut LGBT hareketinin doğrudan aileyi hedef aldığını kaydeden Kaçın, şu tespitlerde bulundu:"Lut kavmi bugünkü anlamıyla salt eşcinsel bir kavim değildir. Kuran, evli olup eşleriyle ters ilişkiye giren ve ardından erkeklerle ters ilişkiye yönelen sapkın bir topluluğu yerer. Ancak bugünkü LGBT hareketi çok daha organize, çok daha beter ve tehlikelidir. Bu yalnızca bireysel bir sapma değil; İslam’ın koruyucu ataerkil yapısını yıkarak çekirdek aileyi lağvetmeyi hedefleyen küresel bir operasyondur."

AİLEM GÜVENDE YETMEZ

Toplumsal yapıyı korumaya dönük yürütülen mevcut çalışmaların sahadaki tehlikeye kıyasla zayıf kaldığını vurgulayan psikolog Hüseyin Kaçın, devletin ilgili tüm kurumlarıyla topyekûn bir seferberlik başlatması gerektiğini söyledi. Kaçın, "Ailem Güvende benzeri operasyonlar kıymetlidir ancak tek başına yeterli değildir. Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bileşenlerin ortak bilimsel analizler ve kurumsal politikalar üretmeden Türk ailesinin tam anlamıyla güvende olduğunu söyleyemeyiz" ifadelerini kullandı.

TRANS ÇOCUKLAR VARDIR CİNAYETLERİ

Çocukların ve gençlerin dijital bağımlılık üzerinden zihinsel bir kuşatma altına alındığına işaret eden Hüseyin Kaçın, pandemi sürecindeki eve kapanmaların tahribatının okullarda yeni yeni ortaya çıktığını vurguladı.

Psikolog Hüseyin Kaçın şöyle devam etti; “Kahramanmaraş okul saldırısı faili İsa Aras Mersinli, 14 yaşındadır. İsa Aras Mersinli dijital saldırı oyunu pubg değil eşcinsel ya da trans çocuk cinayeti ya da katliamıdır.14 yaşındaki İsa Aras Mersinli bu cinayetleri ya da katliamı işlemeseydi 18 yaşına geldiğinde ailesinin bilgisi ya da onayına gerek duymadan Çapa ya da Hacettepe Tıp Fakültelerinde cinsiyet değiştirme ameliyatı olma girişimlerini başlatacağını öngörebiliriz. Türkiye çocuklarını ve gençleri Trans ameliyatları çetesinin oyunlarından ve tuzaklarından korumalı ve kurtarmalıdır.

Başakşehir okul saldırısı: Fatma Muhit, 15 yaşındadır.

Failin psikolojik durumu, dijital yönlendirmeler ve akran zorbalığı gibi etkenler çerçevesinde adli ve ruhsal soruşturma konusu olmuştur. Akran Zorbalığı ve Kendilik Algısı: Annesinin ifadelerine göre, genç kız okul hayatında "çirkin olduğu gerekçesiyle" yoğun akran zorbalığına maruz kalmış, bu durum kendisinde ciddi bir dışlanmışlık hissi ve öfke patlaması yaratmıştır. Dijital Radikalleşme ve Planlama: Saldırganın eylemi anlık bir krizden ziyade, Telegram gibi dijital platformlardaki karanlık gruplardan etkilenerek planladığı, buralarda "dünya çapında ses getirecek büyük bir eylem yapma" arzusu geliştirdiği tespit edilmiştir.”

Gerçeklik Algısında Bozulma ve Sesler Duyma: Olayla ilgili basına yansıyan ilk ifadelerde, failin eylem öncesinde yoğun stres altında olduğu, kafasının içinde sesler duymaya başladığı ve gerçeklik algısının zedelendiği yönünde beyanlar yer almaktadır.

DİJİTAL SİYONİZM HEDEFLEDİĞİ DİJİTAL NESLİ KURGULADI

İstanbul Çekmeköy’de 17 yaşındaki Furkan Samet B., Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’i bıçaklayarak öldürdü. Eylül 2025’te ailesinin talebiyle okul kaydının silindiği öğrenilirken şüphelinin olayın hemen ardından polise ilk söylediği sözleri de ayrıca değerlendirmek gerekir. "Öğretmenlerim benden korktukları için mi şikayetçi oldu? Benden korkmalarına gerek yok, ben onları çok seviyorum. Onlara bir şey yapmam. Kendimi çok yalnız hissediyorum" dedi.

Furkan Samet B.'nin yaşadığı psikolojik durumun sadece tekil vakalarla sınırlı olmadığını, bütün bir neslin gerçek dünyadan giderek uzaklaştığını kanıtlıyor. Gençlerin çoğunluğunun dijital mecraları kullandığını ve büyük bir kısmının ailelerinden gizli hesaplarla "sanal dünyanın dehlizlerinde dijital evrende" kendine yabancılaşmış bir şekilde kimlik bunalımı içinde yaşadığını gösteriyor.

Covid-19 kapanmalarının neticesi ve artçı şoku olarak çocuklarımız maalesef şiddet eğilimli hale getirildi. Şu an okullarda ve sokakta karşılaştığımız şiddet olayları, akran zorbalığı ve taşkınlıklar henüz 5.5 şiddetindeki sarsıntılardır; asıl 7 büyüklüğündeki toplumsal deprem henüz gelmedi. Acil ve köklü tedbirler alınmazsa eğitim kurumlarımızı çok daha büyük krizler tehdit edecektir."

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…