Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Rezervlerde yükseliş için gözler 2 Kasım’da! Ekonomide toparlanma beklentisi

Rezervlerde yükseliş için gözler 2 Kasım’da! Ekonomide toparlanma beklentisi

Yatırım fonu krizi ve artan döviz talebi nedeniyle Merkez Bankası rezervlerinde sert düşüş yaşandı; Ekonomist Necmettin Batırel piyasalardaki son durumu Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan gelişmeler, Merkez Bankası rezervlerindeki düşüş ve yatırım fonu krizinin piyasalara etkisi merak konusu oldu. Döviz kurundan yabancı yatırımcıların Türkiye'ye yönelik ilgisine, enerji fiyatlarından rezervlerin yeniden yükselişe geçme ihtimaline kadar ekonominin seyrini belirleyecek kritik başlıkları Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a analiz etti.

Batırel, "Merkez Bankası toplam rezervlerinin 23 Ekim 2026 haftasında yaklaşık 6,8 milyar dolar azalarak 162,3 milyar dolara gerilemesinde “Yatırım Fonu Krizi” doğrudan ve en büyük etkenlerden biri oldu. Sermaye Piyasası Kurulu kararıyla 7 şirkete ait 131 fonun tasfiye sürecine girmesiyle patlak veren bu kriz, finansal piyasalarda zincirleme bir reaksiyon yaratarak rezervlerin erimesine yol açtı. Fonların tasfiyesi ve borsadaki sert satış baskısı nedeniyle yerli yatırımcılar güvenli liman arayışına girdi. Nitekim krizle birlikte yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 3 milyar dolar artış gösterdi. Bu yoğun döviz talebi, piyasada likidite baskısı oluşturdu. Artan yerli döviz talebi ve yabancı çıkışları nedeniyle döviz kurlarındaki oynaklığı engellemek adına Merkez Bankası'nın piyasaya döviz arzı sağlaması (arka kapı müdahaleleri) ile rezervler eridi" dedi.

Fon krizinin ekonominin genel işleyişine dair getirdiği endişelerin, Türkiye'nin 5 yıllık risk primini (CDS) 218'den 253 puana yükselttiğini vurgulayan Batırel, "Risk priminin yükselmesiyle birlikte yabancı portföy çıkışları hızlandı ve bu çıkışlar Merkez Bankası rezervlerinden karşılandı. 22 Ekim'de politika faizinin 100 baz puan indirilerek %36'ya çekilmesi, piyasadaki sarsıntıyı ve dolayısıyla rezervler üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Özetle, fon krizi borsa ve finans piyasalarında güveni zedeledi. Bu durum yerlileri dövize yönlendirirken yabancıların ülkeden çıkışını tetikledi. Merkez Bankası da bu şoku absorbe edebilmek için rezerv harcamak durumunda kaldı. Bu süreçte dolar 49,76 TL seviyesinde seyrediyor.

Rezervlerin yeniden yönünü yukarı çevirmesi, sıkı para politikasının (yüksek faiz ortamının) korunmasıyla yabancı sıcak para girişinin ve doğrudan yatırımların Türkiye'ye ne kadar yöneleceğine bağlı. Yurt içi yerleşiklerin döviz talebi rezervler üzerinde doğrudan baskı oluşturuyor. Örneğin, uluslararası finans kuruluşlarının (MUFG gibi) dolar/TL kurunun Aralık 2026'da 51,50 seviyelerine ulaşabileceği yönündeki tahminleri ve piyasadaki devalüasyon beklentileri, yerli yatırımcının dövize yönelmesine yol açarak Merkez Bankası'nın rezerv biriktirmesini zorlaştırıyor" şeklinde konuştu.

GÖZLER 2 KASIM'A ÇEVRİLDİ

Batırel, "Türkiye'nin dış ticaret açığının azalması ve turizm gibi döviz getirici faaliyetlerin güçlü seyretmesi, Merkez Bankası'nın piyasadan döviz satın alarak rezervlerini organik bir şekilde artırmasına olanak tanıyacak. 2 Kasım Pazartesi günü saat 14.30'da Merkez Bankası tarafından yayımlanacak olan Haftalık Para ve Banka İstatistikleri ile durum netleşecek. Rezervlerin yükselmesinde en belirleyici faktör petrol fiyatlarındaki düşüş olacak. ABD ara seçimlerinden sonra bu ihtimalin gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Rezervler henüz “ekonomik dengeleri tamamen bozacak” bir çöküş seviyesinde değil; yapısal bir krizden ziyade dönemsel bir erime ve dalgalanma yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…