İsrail’de kritik seçim sona erdi. Tek bir parti ya da ittifak blokunun hükûmet kurma çoğunluğunu elde edemediği tablo, Yahudi seçmenin “soykırım” ve “işgale devam” mesajı olarak yorumlanıyor. İsrail araştırmaları ile tanınan uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, yaşananlara dair kolektif travma vurgusu yaptı ve İsrail’de hangi aday kazanırsa kazansın Filistin başta olmak üzere temel bir fikir-doktrin farklılığının olmadığını belirtti.
KAZANAN SİYONİST DOKTRİN
“İsrail seçimlerinde kazanan siyonist doktrin” diyen Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, Netanyahu ya da Eisenkot blokunun Filistin başta olmak üzere dışa dönük tüm konularda aynı olduğunu hatırlattı. Prof. Ceylan “Netanyahu’nun ürettiği şiddet sarmalı zaten ortada. Ancak Eisenkot da iktidara gelse bu manzara değişmez. Zira Eisenkot, Dahiye ve Mabam doktrinlerini yazan kişidir. Onun da hedefi Gazze, Lübnan, Suriye ve Filistinlilerin yaşadığı her yeri dümdüz etmek. Netanyahu parti olarak birinci çıktı ancak blok olarak oy kaybetti. İsrail halkı bu şiddet ve işgal döngüsünü kanıksadı. Şayet iktidar değişirse sağcı iki koalisyon yer değiştirecek. Netanyahu’nun yanında Ben-Gvir, Smotrich vardı bunun da ortağı Bennett. Yani özünde birbirlerinden farkı olmayan kişi ve yapılar. Siyonist doktrinin kamuflajı ise kalıcı güvenlik doktrini olarak isimlendiriliyor. Ancak üretilen şiddet bölgeyi de aşarak küresel etkiler üretir durumda. Bir anlamda güvende olma iddiası ile izah edilemez bir İsrail ve İsrailliler gerçekliği ile karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
EİSENKOT DA NETANYAHU GİBİ
Knesset’in Arap üyelerinden Sami ebu Şahade, durumun hassas olduğunu ve her grup, parti ve liderin kendi değerlendirmesini yaptığını söyledi. Şahade “Arap oylarının artışı önemli bir gelişme ancak şu an koalisyon konusunda konuşmak için çok erken” diye konuştu.
İsrail araştırmacısı Zahide Tuba Kor da İsrail’in 2018 yılından bu yana ciddi manada iç siyasi kriz yaşadığını aktardı. Zahide Kor “Netanyahu konusunda gizli, bilinmeyen bir şey yok. İcraatları ve vaatleri ortada. Ancak Eisenkot’a da yanlış bir misyon yükleniyor. Siyonizm demokratik teamüllerle üretilmedi ki, bu yolla sonlandırılsın. Eisenkot’un da tıpkı Netanyahu ve ortakları gibi tipik bir siyonist olduğunu unutuyoruz” dedi.
DÖRT FARKLI İHTİMAL VAR
İsrail’i bugünden itibaren dört farklı siyasi seçeneğin beklediğini kaydeden Kor, şu ifadeleri kullandı:
“Orada sadece uygulayıcı değişebilir. Senaryo sabit yerinde duruyor. Siyonizmin tek gerçekliği öldür-güçlen denklemidir. Siyonizm artık İsrail toplumunun tabiî gerçekliğine dönüştü. Şekil değiştiren bir kâbus gerçekliği bu. Siyonist rejim zaten Doğu Kudüs’ün işgal edilen mahalleleri, Batı Şeria ile birlikte Gazze Şeridi’ndeki milyonlarca kişiye zaten oy hakkı tanımıyor. Hâlihazırda oy hakkı verilen Filistinlileri de engelleyeceklerdi ancak son anda eylül ayındaki mahkeme kararı ile bu oyunları bozuldu. Şu an en güçlü ihtimal erken seçim. Bu durumda Netanyahu İran kozunu oynayacak. Çok daha yıkıcı saldırılarla oyunu artırmanın hesaplarını şimdiden yaptığına inanıyorum.
İran’da elde edeceği bir başarı ile de ‘ahtapotun başını kopardım, yeni bir bölgesel düzen kuruyorum’ durumu ona tek başına iktidar yolunu açabilir. Şayet bunu başarmazsa saf dışı kalır ve İsrail içeriden karışır. Smotrich ve Ben-Gvir silahlı çeteleri sahaya sürer. Bir diğer ihtimal ABD faktörünün de devreye girmesiyle Eisenkot ve Netanyahu iş birliğiyle ulusal birlik koalisyonu kurulabilir. Ancak bu durumda da Fas Yahudisi Eisenkot’a karşı kampanya döneminde maymun benzetmesi yapmaya kadar işi götüren Netanyahu ekibinin iç kavgası başlar. Zaten bu modeli 2020’de Gantz denedi ve bu onun için siyasi intihar oldu.
Bir diğer senaryo da Eisenkot’un Arap desteği ile bir hükûmet kurma seçeneği. Böyle bir durumda eski İsrail tamamen tasfiye edilmiş yepyeni bir İsrail tesis edilmiş demektir ki buna Aşkenaz sultası ve derin İsrail izin vermez. Smotrich ve Ben-Gvir çeteleri ayaklanır. Netanyahu için koltuğu kaybetmenin bedeli çok ağır olacak. Bu sebeple bölgesel kaos, savaş, soykırım onun tek kurtuluş yolu. İsrail için erken seçim kaçınılmaz. Bu da 2018’de başlayan siyasi krizin derinleşmesi demektir. Bu halk 2019-2022 aralığında beş defa seçime gitti. Gelinen noktada İsrail toplumu aklî dengesini kaybettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Beka, güvenlik yalanları ile şiddet, sürgün, ölüm ve istikrarsızlık üreten bir devlet ve toplum gerçekliği ile karşı karşıyayız. Evet her hâlükârda İsrail kendi kendini bitirecek ancak bölgeyi de yakarak yapacaklar bunu” diye konuştu.
OYLARIN YÜZDE 85'İ SAYILDI
İsrail Merkezi Seçim Komitesine göre oyların yüzde 85’i sayıldı. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun bloku 120 sandalyeli mecliste 53 sandalye elde etti. Eski İsrail Genelkurmay Başkanı Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 48 sandalye kazanıyor. Arap partileri (Ortak Liste 12 sandalye, Ra’am 7) 19 sandalyeye ulaştı...







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…