Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Sarıgül soruşturmasında şok ifadeler: Altın ve pırlantalar özel jetle yurtdışına çıkarılmış

Sarıgül soruşturmasında şok ifadeler: Altın ve pırlantalar özel jetle yurtdışına çıkarılmış

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Cihan Tunç’un ifadesi ortaya çıktı. Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül hakkında belediye dönemi, şirket ilişkileri, yurt dışına döviz transferleri ve mal varlığına dair çarpıcı iddialarda bulunan Tunç, tüm bildiklerini anlattı.

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturmada tutuklanan Cihan Tunç, verdiği kapsamlı ifadede şoke edici açıklamalarda bulundu. Emir Sarıgül’ü yaklaşık 25 yıldır tanıdığını söyleyen Tunç, Sarıgül ailesine ilişkin bildiği her şeyi tek tek anlattı. İfadede; sahte imza skandalı, belediyede özel oda, İsviçre ile para trafiği, özel jetle yurt dışına pırlanta çıkarılması gibi birçok konu yer aldı.

BELEDİYEDE ÖZEL ODA TAHSİS EDİLDİ

Emir Sarıgül’ün belediyedeki faaliyetlerine ilişkin konuşan Tunç, "Emir Sarıgül’ü yaklaşık 25 yıldır tanırım. Babası Mustafa Sarıgül belediye başkanı olduktan sonra Emir Sarıgül, belediyenin 6. katında kendisine özel bir oda tahsis ettirdi. Burada iş takibi yapmaya başladı. Birçok inşaatın devam ettiği süreçlerde inşaat sahipleriyle görüşmeler yapardı. Bildiğim kadarıyla Astoria, Cevahir AVM ve Trump Towers gibi inşaatı süren yapılarla ilgili birçok görüşme yaptı. Ancak bu görüşmelerin içeriğini bilmiyorum" dedi.

VEFAT EDENE KADAR SAHTE İMZALAR ATILDI

2009 yılında belediyenin imar işlerinden Osman Aslan’ın sorumlu olduğunu belirten Tunç, "Osman Aslan o dönemlerde Amerikan Hastanesi’nde kanser tedavisi görüyordu. Mustafa Sarıgül’ün talimatıyla imar işlerinin devam etmesi için bütün imzalar Osman Aslan’ın sekreteri tarafından atıldı. Osman Aslan hastanede olmasına rağmen belediyede çalışıyormuş gibi gösterildi. Bu şahsın tedavi gördüğü süreçten vefat ettiği süreye kadar adına atılan imzalar sahtedir. Sekreteri tarafından atılmıştır" ifadelerini kullandı.

"BELEDİYE KAYITLARI DEĞİŞTİRİLDİ" İDDİASI

Davut Kaymak’ın belediyede bilgi işlem müdürü olarak görev yaptığını söyleyen Tunç, "Davut Kaymak’ın vatandaşlar tarafından ödenen vergilerle ilgili tarihlerde değişiklik yaptığını, bazı kayıtları sildiğini belediye içinden duymuştum. Ancak yapılan değişiklikler ve silinen kayıtlarla ilgili detaylı bir bilgim yoktur. Bu değişikliklerin Osman Aslan’ın hastanede olduğu süreçte yapılan imar işleriyle ilgili olabileceğini tahmin ediyorum" dedi.

"YURT DIŞINA PARA ÇIKARDIKLARINI ANLADIM"

Altınbaş ailesiyle bağlantılı olduğunu belirttiği Kredi West Faktoring şirketine ilişkin de iddialarda bulunan Tunç, Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerini anlattı.

Tunç, "Emir Sarıgül ile yaptığım telefon konuşmalarından Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün bu şirkete elden para yatırarak yurt dışına para çıkardıklarını anladım. Şirkete dair araştırma yapılırsa bu ortaya çıkacaktır" diye konuştu.

İSVİÇRE ÜZERİNDEN PARA TRAFİĞİ

İlhami Kaymak’ın Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül ile eskiye dayanan bir tanışıklığı olduğunu belirten Tunç, Kaymak’ın İsviçre’deki bağlantıları üzerinden para transferi yapıldığını düşündüğünü söyledi.

Tunç, "Emir Sarıgül ile yaptığım telefon konuşmalarından Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün İlhami Kaymak ile göstermelik senetler imzalayarak sözde bir alacak verecek ilişkisi yaratıp İsviçre’ye para gönderdiklerini anladım. Emir Sarıgül sürekli babasıyla beraber İlhami Kaymak ile toplantı yaptıklarını, İlhami Kaymak’ın İsviçre’de bir faktoring şirketiyle işlemleri takip ettiğini söylüyordu. Aralarında sürekli bir para ilişkisi vardı. Ancak İsviçre’de bulunan faktoring şirketinin kime ait olduğunu ve adını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

ALTIN VE PIRLANTALAR ÖZEL JETLE YURTDIŞINA ÇIKARILDI

Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş’ın evli olduğu döneme ilişkin de konuşan Tunç, yurt dışı seyahatleri ve değerli eşya taşınmasına ilişkin iddialarını anlattı. Tunç, "Emir Sarıgül ve Fatoş Altınbaş evliyken Burak Kaya’ya ait özel jetle sürekli yurt dışı seyahatleri yaparlardı. Emir Sarıgül bana Fatoş Altınbaş’ın Kapalı Çarşı’da altın ve pırlanta aldığını, bunları Burak Kaya’ya ait jetle yurt dışına götüreceğini söylemişti. Atatürk Havalimanı’nda Erol isimli bir görevlinin işlemlerinde kendilerine yardımcı olduğunu, aranmamalarını sağladığını ve işlemlerini kolaylaştırdığını da anlatmıştı. Bu olaylar hatırladığım kadarıyla 2014-2015 yılları arasında başlamıştı" dedi.

YALI DEVRİ, TEKNE VE PARA DAĞITIMI

Altınbaş ailesine ait olduğunu söylediği bir yalının 2020-2021 yıllarında Emir Sarıgül’e devredildiğini belirten Tunç, "Emir Sarıgül telefonda benimle konuşurken Serkan Korkutata ile tapuya gittiklerini, yalının bir kısmını Serkan Korkutata’ya devrettiğini söylemişti. Bir süre sonra bu yalıyı satmak istedi. Alman vatandaşlarla görüştüğünü, sözleşmelerin hazırlandığını anlattı. Birkaç hafta sonra satışın iptal olduğunu, anlaşamadıklarını ancak bir tekneyi bedelsiz olarak alarak bu olaylardaki mağduriyetlerini gidereceklerini söyledi. Yalının satışı için Sinan Çampınar’a verilmiş komisyon bedeline karşılık bu teknenin bedelsiz alınmış olabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Teknenin sigorta işlemlerini kendisinin yaptığını belirten Tunç, "Emir Sarıgül yurt dışında olduğu için sigorta için belirlenen tutarı mail order yoluyla ödememi istedi. İlk taksiti 4 bin 600 dolar, kalan 6 taksiti 2 bin 700 dolar olacak şekilde sigorta işlemini tamamladım. Daha sonra kredi kartımın ödemesi için Emir Sarıgül’ü aradım. Bana para göndereceğini söyledi. Sonrasında hesabıma Orhan Yıldırım isimli şahıstan iki parça halinde 400 bin lira ve 1 milyon 600 bin lira geldi. Açıklama kısmında ‘AES’ yazıyordu" dedi.

Gelen paranın bir bölümünü Emir Sarıgül’ün yönlendirmesiyle çeşitli yerlere gönderdiğini söyleyen Tunç, "Hatırladığım kadarıyla paranın bir kısmını CHP için yapılmış promosyon kalemlerinin ödemesi amacıyla ilgili şirkete gönderdim. Kalanını da maaş ödemesi amacıyla Mert Mavi isimli şahsa gönderdim. Bu şahsın tekne çalışanlarının maaşını ödediğini biliyorum" diye konuştu.

MARİTZA VE MERİÇ İNŞAAT HAKKINDA İDDİALAR

Maritza isimli şirketin Emir Sarıgül, Gençağan Meriç ve Serkan Korkutata’nın ortak olduğu bir şirket olduğunu belirten Tunç, "Emir Sarıgül’ün Meriç ailesiyle yakın ilişkisi olduğu için Meriç İnşaat’a gizli ortaklığı olduğunu düşünüyorum" dedi.

Borsa işlemleriyle ilgili iddialarda bulundu

Otto Holding ve şirketin borsada işlem gören hisselerine ilişkin de konuşan Tunç, Rıdvan Melih Dinçer ile Zekai Erdem’in ilişkisini ve hisse fiyatındaki hareketleri şüpheli bulduğunu belirtti.

Tunç, "Bu hisse senedinin fiyatı çok ciddi şekilde yükselip sonrasında aynı şekilde düşmüştü. Bu şahısların aralarındaki para ilişkisini de düşününce bunun borsada yapılan bir manipülasyon olduğuna eminim. Ancak bu işin içinde Emir Sarıgül yoktur. Kendisi bana birkaç kez borsa ile ilgilenmediğini söylemişti" ifadelerini kullandı.

LÜKS ARAÇLAR LONDRA KONSOLOSLUĞU'NDAN VEKALETLE DEVREDİLMİŞ

Emir Sarıgül’ün yaklaşık 1-2 ay önce kendisine ait Mercedes Maybach ve son model Range Rover marka araçları Serkan Korkutata’nın kardeşi Sercan Korkutata’ya devrettiğini öne süren Tunç,"Bu devir Emir Sarıgül’ün Selim Daşdemir’e verdiği vekaletle yapıldı. Çünkü kendisi yurt dışındaydı. Bu vekalet Londra’daki Türk Konsolosluğu’na gidilerek çıkarıldı" dedi.

"SARIGÜL'ÜN TALİMATIYLA OLDU"

Beykoz’da yapılan Azure projesine ilişkin de beyanda bulunan Tunç, "Emir Sarıgül’ün bana söylediğine göre kendileri de bu projenin yapımına ortaktı. Aralarında gizli bir ortaklık ilişkisi olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Yeni Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin konuşan Tunç, "Yeni Parti’nin kuruluş aşamasında bir otobüs ve otobüsün ses sistemi kurulumunu Mustafa Sarıgül’ün talimatıyla kendisinin yaptığını bana söylemişti. Hatta Mustafa Sarıgül, Emir Sarıgül’e ‘Otobüsü alalım, ses sistemini yaptıralım, vekilliği garantileyelim’ şeklinde söylemde bulunmuş. Bunu da bana Emir söyledi. Sonrasında bu işlemlerin tamamlandığını biliyorum" dedi.

"BİRÇOK USULSÜZLÜK YAPTIKLARINI SÖYLEYEBİLİRİM"

Tunç, beyanlarının sonunda Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün belediye döneminde ve sonrasında usulsüzlük yaptıklarını düşündüğünü belirterek, "Mustafa Sarıgül ve Emir Sarıgül’ün gerek belediye sürecinde gerekse sonrasında birçok usulsüzlük yaptığını hem duyduklarımdan hem de şahit olduklarımdan rahatlıkla söyleyebilirim. İfademin lehine değerlendirilmesini talep ediyorum" dedi.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…