Sinop Üniversitesi öğrencilerince TEKNOFEST 2026 kapsamında, nükleer tesislerde insan erişiminin riskli olduğu radyoaktif ortamlara ulaşarak uzaktan ve otonom operasyonlar gerçekleştirebilecek robot araçlar tasarlandı.
Öğrencilerin, nükleer tesislerde insan güvenliğini ön planda tutan "Nükleer İçin Robot" projesi İstanbul'da düzenlenen TEKNOFEST 2026 Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması???????'nda robotik sistem kategorisinde birincilik elde etti.
Nükleer teknoloji alanında kullanılabilecek iki zırhlı robot araç, radyoaktif ortamlardaki radyasyon ölçümünü yapıp gaz kaçağını tespit edip, ortam denetimi ve uzaktan müdahale görevlerini yerine getirebiliyor.
Sinop Üniversitesi Dijital Dönüşüm Ofisi Öğretim Görevlisi Süleyman Burçin Şüyun, AA muhabirine, öğrencileriyle tasarladıkları iki aracın, nükleer santrallerde insansız bir şekilde görev yapabilecek vasıflara sahip olduğunu söyledi.
Tasarladıkları her iki robotun da Türkiye'nin milli teknoloji hamlesine önemli katkılar sunacağına inandıklarını vurgulayan Şüyun, "Nükleer enerji teknolojileri ülkemizde de bir ihtiyaca dönüşüyor. Çok yakın zamanda birinci nükleer santralimiz açılacak. Bu bağlamda bu alandaki teknolojik ihtiyaçların yerli ve milli imkanlarla öğrencilerimiz tarafından gerçekleştiriliyor olabilmesi bizim için öncelikli hedefti." dedi.
"Gazdan neme kadar her veriyi aslında toplayabiliyoruz"
Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Mustafa Cenik ise robotların özellikle nükleer santrallerde yaşanabilecek kaza kırım anlarında insan faktörü olmadan görev alabilecek şekilde tasarlandığını dile getirdi.
Böyle bir durumda ilk etapta zırhlı ana araçlarının sahaya ulaşarak veri toplamaya başlayacağını anlatan Cenik, şöyle konuştu:
"Şöyle işliyor, bizim bir algılama katmanımız var. Bunun için de yaklaşık 12 tane sensörümüz var. Gazdan neme kadar her veriyi aslında toplayabiliyoruz. Bu toplanan verileri de bize iletiyor aracımız. Daha küçük ve dar alanlarda sıkıntı yaşarsak ona da elektrikli küçük robotumuzu gönderiyoruz. O da aynı işlevleri radyasyon tespiti, gaz verilerinin toplanması ve robotik kol gibi bazı müdahaleleri gerçekleştirebiliyor."
Nükleer Enerji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Ahmet Utku Düşek de her iki robotun da olağanüstü durumların yanı sıra nükleer santrallerin gündelik faaliyetlerinde kullanılabileceğini belirtti.
Robotların özel olarak tasarladıkları bir zırhla kaza kırım sahalarında daha uzun görev yapabilme özelliği de taşıdıklarını anlatan Düşek, şunları kaydetti:
"Oluşturduğumuz bu zırhla beraber yüzde 93 bir zırhlama sağladık. Bu yüzde 7 bir geçirgenlik anlamı taşıyor. Gerçekten iyi bir zırhlama oranı. Normalde bu araçlarımız zırhsız bir şekilde kaza kırım sahası içinde 60 dakika görev yapabilecekken zırhla beraber bu oran 166 dakikaya çıktı. Yani aslında 2,5 kattan daha fazla bir zaman kazancımız oldu."







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…