Filistin Spor Medyası Birliğinin 31 Ağustos'ta açıkladığı son ayrıntılı bilançoda, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli sporcuların sayısı 1014'e yükseldi. Yaşamını yitirenler arasında sporcuların yanı sıra antrenörler, hakemler ve Filistin Futbol Federasyonu mensupları da bulunurken saldırılar, Filistin sporunun yetişmiş insan kaynağının yanı sıra altyapısını da hedef aldı. Temmuz ayında açıklanan verilere göre Gazze Şeridi'ndeki 285 spor tesisi ve saha yıkıldı. Filistin Futbol Federasyonunun güncel değerlendirmesinde ise Gazze ve Batı Şeria'da zarar gören spor tesislerinin sayısı 300'e yaklaştı.
Üç yılın ardından geride kalan tablo yalnızca sayılardan ibaret olmadı. Bir zamanlar binlerce taraftarın maç izlediği stadyumların bazıları yerinden edilen Filistinlilerin barındığı alanlara dönüşürken bazı futbol sahaları mezarlık olarak kullanıldı. Gazze'nin önemli spor merkezlerinden Yarmouk Stadı'nın ise Ocak 2024'te İsrail askerleri tarafından Filistinli tutukluların tutulduğu geçici bir alan olarak kullanıldığı görüntülere yansıdı. Gazze'deki spor tesislerinin yüzde 90'dan fazlasının tahrip edildiği bildirildi.
1014 rakamının arkasında yarım kalan spor hayatları
Filistin sporunun üç yılda verdiği kayıplar arasında milli takım formasını giyen futbolculardan olimpiyatlarda Filistin'i temsil eden sporculara, teknik direktörlerden hakemlere kadar çok sayıda isim bulunuyor.
Bu isimlerin en bilinenlerinden biri, Filistin futbolunda attığı goller nedeniyle "Filistinli Pele" ve "Siyah İnci" olarak anılan Süleyman el-Ubeyd oldu. Filistin Milli Takımı formasını 24 kez giyen, kariyerinde 100'den fazla gol atan ve ülke futbolunun önemli isimleri arasında yer alan Ubeyd, 6 Ağustos 2025'te Gazze'de insani yardım beklediği sırada İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Beş çocuk babası olan 41 yaşındaki eski milli futbolcunun ölümü Avrupa futbolunda da yankı buldu.
Ubeyd'in ardından İrlanda ekibi Bohemian'ın futbolcuları, İrlanda Kupası'ndaki Sligo Rovers maçı öncesinde eski Filistinli futbolcunun fotoğrafının bulunduğu tişörtlerle ısınmaya çıktı. Böylece Gazze'de hayatını kaybeden bir Filistinli futbolcunun hikayesi Avrupa'daki futbol sahalarına da taşındı.
Filistin sporunun kaybettiği isimlerden biri de ülkenin olimpiyat tarihindeki önemli sporculardan Majed Abu Maraheel oldu. Atlanta 1996'da 10 bin metrede yarışarak Filistin'i olimpiyatlarda temsil eden ilk sporcu olan Maraheel, Gazze'deki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda, İsrail saldırılarının ardından yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti.
Filistin Olimpik Futbol Takımı Antrenörü Hani el-Masdar ise Ocak 2024'te İsrail saldırısında yaşamını yitirdi. Milli atletizm takımı antrenörü Bilal Ebu Samaan da Aralık 2023'te düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybeden spor insanları arasında yer aldı.
Kayıplar 2026'da da sürdü. Han Yunus Hizmetler Kulübü kalecisi Salim Al-Ashqar, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Cibaliya Hizmetler Kulübü futbolcusu Abdulfettah Ebu el-Ayiş ise 29 Ağustos'ta Gazze'de düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdi. Ebu el-Ayiş'in, hayatını kaybeden Filistinli sporcuların anısına düzenlenecek "1000 Şehit Kupası"na takımıyla katılmaya hazırlandığı belirtildi.

Sahalar yıkıldı, futbolcular çadırlara taşındı
İsrail saldırılarının Filistin sporuna etkisi, sporcuların yaşamını yitirmesiyle sınırlı kalmadı. Spor tesislerinin büyük bölümünün kullanılamaz hale gelmesi, kulüplerin altyapı çalışmalarından profesyonel liglere kadar uzanan spor düzenini de sekteye uğrattı.
Gazze Premier Ligi futbolcularından Fadi Al-Arawi de bu değişimi yaşayan isimlerden biri oldu. Profesyonel spor faaliyetlerinin durmasıyla sahalardan uzak kalan Al-Arawi, 2026 Dünya Kupası maçlarını artık evinde değil, yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı bir okuldaki dizüstü bilgisayardan takip etmek zorunda kaldı. Bir dönem binlerce seyircinin önünde futbol oynanan Yarmouk Stadı ise yerinden edilen ailelerin çadırlarının bulunduğu bir alana dönüştü.
Spor altyapısındaki yıkım genç futbolcuların hayallerini de doğrudan etkiledi. Gazze'deki antrenörler, sahaların kullanılamaz hale gelmesinin ardından çocukları ve genç futbolcuları sokaklardan, enkazların arasından ve çadırların çevresinden bir araya getirerek antrenman yaptırmaya başladı. Bir dönem kulüp sahalarında çalışan çocuklar, milli takım veya Avrupa'da futbol oynama hayallerini enkazların arasında top oynayarak sürdürmeye çalıştı.
Sahasından uzakta Dünya Kupası mücadelesi
Filistin'de futbolun altyapısı ağır hasar alırken ülkenin milli takımı uluslararası arenadaki mücadelesini sürdürdü. Filistin Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası Asya Elemeleri'nde tarihinde ilk kez üçüncü tura yükselerek Güney Kore, Irak, Ürdün, Umman ve Kuveyt ile aynı grupta yer aldı.
Ancak Filistin'in Dünya Kupası yolculuğu kendi sahasından uzakta devam etti. İç saha karşılaşmalarının bir bölümü Ürdün, Katar ve Malezya gibi ülkelerde oynandı. Güney Kore ile oynanan grup karşılaşması da Ürdün'ün başkenti Amman'daki tarafsız sahaya taşındı.
Bütün bu koşullara rağmen Filistin, elemelerde son maça kadar bir üst tura yükselme şansını korudu. Umman karşısında Oday Kharoub'un 49. dakikadaki golüyle 1-0 öne geçen Filistin, Dünya Kupası yolunda dördüncü tura yaklaşırken karşılaşmanın 90+7. dakikasında Issam Al Sabhi'nin penaltı golüne engel olamadı.
1-1 sona eren karşılaşmanın ardından Umman 11 puanla dördüncü sırayı alarak yoluna devam ederken 10 puanda kalan Filistin'in Dünya Kupası hayali sona erdi.
Yıkıntıların arasında futbol yeniden başladı
Yaklaşık üç yıl boyunca büyük ölçüde duran spor faaliyetlerinin yeniden canlandırılması için 2026'da sınırlı imkanlarla ilk adımlar atıldı. Mart ayında İsrail saldırılarından ayakta kalabilen yalnızca üç sahada resmi 5 kişilik futbol turnuvası düzenlendi.
Temmuz ayında ise üç yıldır yapılamayan plaj futbolu yeniden başladı. Filistin Futbol Federasyonunun düzenlediği ve 12 takımın katıldığı turnuva, spor faaliyetlerinin kademeli biçimde yeniden başlatılmasının parçalarından biri oldu.
Eylül ayına gelindiğinde sporun yeniden sahaya dönüşü daha geniş bir organizasyona dönüştü. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden binden fazla Filistinli sporcunun anısına düzenlenen "Bin Şehit Kupası", Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Lübnan'daki Filistin mülteci kamplarında eş zamanlı olarak başladı. Üç yıldan uzun süren aranın ardından gerçekleştirilen organizasyona 244 kulüp katıldı.
Ancak futbolun geri dönmesi, Gazze'deki spor koşullarının normale döndüğü anlamına gelmedi.
4 Ekim'de Han Yunus'un Mevasi bölgesinde Gazze ve Refah'ı temsil eden futbolcuların karşı karşıya geldiği maç, yerinden edilen Filistinlilerin çadırları ile saldırılarda yıkılan binaların arasında oluşturulan sahada oynandı. Çocuklar ve kadınlar karşılaşmayı izleyebilmek için kısmen yıkılmış binaların çatılarına çıkarken sahalarını kaybeden futbolcular kumluk alanda yeniden topa dokundu.

Filistin dünya sporunda unutulmadı
Gazze'deki sporcular enkazların arasında yeniden sahaya çıkmaya çalışırken Filistin'e destek, dünyanın farklı noktalarındaki spor organizasyonlarında da devam etti.
Bunun en görünür örneklerinden biri 2026 FIFA Dünya Kupası oldu. ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenen turnuva boyunca farklı ülkelerin taraftarları tribünlerde ve maç öncesi meydanlarda Filistin bayrakları açtı. Türkiye-ABD karşılaşmasında kale arkasındaki bir Türk taraftar maç boyunca Filistin bayrağı taşırken Almanya-Paraguay, Fas-Brezilya, Bosna Hersek-İsviçre ve Fransa-Senegal gibi farklı karşılaşmalarda da Filistin bayrakları tribünlerde yer aldı.
Dünya Kupası finalinin ardından da benzer görüntüler ortaya çıktı. İspanya'nın şampiyonluğunu kutlayan taraftarların arasında New York'ta Filistin bayrağı açılırken Gazze'deki Filistinliler de elektrik ve internet sorunlarına rağmen final karşılaşmasını kafelerde, sokaklarda ve kurulan ekranların çevresinde takip etti.
Filistin'e yönelik dayanışma Avrupa futbolunda da sürdü. Norveç Futbol Federasyonu, İsrail ile oynanan Dünya Kupası eleme karşılaşmasının bilet gelirlerini Gazze'ye insani yardım amacıyla bağışlama kararı aldı. İtalya-İsrail karşılaşması öncesinde Udine'de binlerce kişi Filistin bayraklarıyla yürürken İsrail'in uluslararası spor organizasyonlarından men edilmesi yönünde çağrılar yapıldı.

Türkiye'den Filistin'e tribünlerden yükselen destek
Filistin'e yönelik dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri 30 Eylül'de Konya'da yaşandı. Filistin Günü etkinlikleri kapsamında Filistin Milli Takımı ile Konyaspor, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadyumu'nda dostluk maçında karşı karşıya geldi. "Evimiz, Sizin Eviniz" sloganıyla düzenlenen karşılaşmayı 42 bin taraftar tribünden takip ederken maç öncesinde stadyumdaki koltuklara Türk ve Filistin bayrakları bırakıldı. Tribünlerde ise İsrail saldırılarında hayatını kaybeden sporcular ile gazetecilerin yer aldığı dev pankartlar açıldı.
Karşılaşmanın 10. dakikasının 14. saniyesinde oyun, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 1014 Filistinli sporcunun anısına durduruldu. Stat ışıkları söndürülürken ışıkların yeniden açılmasının ardından skorbordda İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli çocukların isimlerinin yer aldığı görüntüler gösterildi. Taraftarlar da Filistinli çocuklara gönderilmek üzere sahaya oyuncaklar bıraktı.
Sahadaki mücadelede Konyaspor'un gollerini Melih İbrahimoğlu ve Mustafa Muhammed kaydederken Filistin Milli Takımı'nın iki golü Muhammed Sandouqa'dan geldi. Karşılaşma 2-2 devam ederken gecenin son mesajı ise maçın tamamlanmasına bir saniye kala verildi.

Skorbord 89 dakika 59 saniyeyi gösterdiğinde mücadele durduruldu ve "Filistin Özgür Olana Dek Bu Maç Ertelenmiştir" mesajı ekrana yansıtıldı. Stadyumda yapılan anonsta da Filistin'de yarım kalan hayatlara, hayallere ve çocukluklara vurgu yapmak amacıyla karşılaşmanın 90 dakikası tamamlanmadan sona erdirildiği belirtildi.
Konya'daki karşılaşmaya ilişkin mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 42 bin kişinin doldurduğu stadyumda Filistin'e verilen desteğe vurgu yaparken organizasyonun Türkiye ile Filistin arasındaki dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade etti.
Böylece Konya'daki gece, yalnızca Filistin Milli Takımı'nın sahaya çıktığı bir dostluk karşılaşması olmadı. İsrail saldırılarında hayatını kaybeden binden fazla Filistinli sporcu ve çocukların anıldığı organizasyon, Türkiye'den Filistin'e yönelik dayanışmanın spor sahalarına yansıyan örneklerinden biri oldu.
İsrail'le oynamama tartışması sahaya taşındı
Gazze'deki soykırımın spor dünyasındaki yansımaları yalnız Filistin bayrakları ve tribünlerdeki dayanışmayla sınırlı kalmadı. İsrail'in uluslararası futbol organizasyonlarındaki varlığı giderek daha fazla tartışılırken bazı futbolcular ve taraftar grupları İsrail ile karşılaşmaların oynanmamasını istedi.
Bu tartışmanın en görünür örneklerinden biri İrlanda'da yaşandı. İrlanda Milli Takımı kalecisi Gavin Bazunu, Eylül 2026'da İsrail ile oynanacak UEFA Uluslar Ligi karşılaşmalarında forma giymeme kararı aldı. Bazunu, kararını masum insanların öldürülmesine yönelik kişisel tutumuyla ilişkilendirirken İsrail halkına veya Yahudi toplumuna karşı olmadığını da özellikle belirtti.
İrlanda Futbol Federasyonu üyeleri daha önce UEFA'dan İsrail'in Avrupa organizasyonlarından uzaklaştırılmasını isteme yönünde oy kullanmıştı. Buna karşın milli takım futbolcuları arasında yapılan oylamada çoğunluk İsrail karşılaşmasının oynanmasından yana karar verdi.
Maç oynandı ancak sahadaki görüntüler tartışmanın sona ermediğini gösterdi. İrlandalı futbolcular siyah kol bantlarıyla sahaya çıktı, İsrail Milli Marşı sırasında başlarını öne eğdi ve maç öncesinde İsrailli futbolcularla el sıkışmadı. Takım kaptanları arasında flama, maç sonunda ise futbolcular arasında forma değişimi yapılmadı.
Tepkiler tribünlere de taşındı. İrlanda-Avusturya karşılaşmasında taraftarların sahaya Filistin bayraklarının bulunduğu tenis topları atması üzerine oyun kısa süre durdu. Eylem, İrlanda'nın İsrail ile karşılaşmalarının oynanmaması yönündeki boykot çağrılarının bir parçası olarak gerçekleştirildi.
FIFA İsrail'e ceza verdi ancak men kararı çıkmadı
İsrail futboluna yönelik tartışmalar FIFA'nın gündemine de taşındı. Filistin Futbol Federasyonunun 74. FIFA Kongresi'nde yaptığı başvurunun ardından başlatılan süreçte FIFA Disiplin Komitesi, 19 Mart 2026'da İsrail Futbol Federasyonunun FIFA üyesi olarak yükümlülüklerini birden fazla kez ihlal ettiğine hükmetti.
FIFA, İsrail Futbol Federasyonunun saldırgan davranış ve fair play ilkelerinin ihlali ile ayrımcılık ve ırkçı hakarete ilişkin disiplin hükümlerini ihlal ettiğini belirledi. Federasyona 150 bin İsviçre frangı para cezası verildi, uyarı yapıldı ve ayrımcılığın önlenmesine yönelik bir plan uygulaması istendi.
Ancak karar İsrail'in FIFA organizasyonlarından men edilmesini beraberinde getirmedi. FIFA ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinde faaliyet gösteren kulüpler konusunda yaptırım uygulamama kararı aldı. Filistin Futbol Federasyonu ise bu kararı yetersiz bularak hukuki girişimlerini sürdürdü ve konuyu Spor Tahkim Mahkemesine taşıdı.
Böylece İsrail'in uluslararası futboldaki varlığı devam ederken Gazze'deki Filistin futbolu aynı üç yıllık dönemde sporcularını, sahalarını ve kulüp altyapısının önemli bölümünü kaybetti.
Üç yılın sonunda Filistin sporunun ortaya koyduğu tablo, yalnızca binden fazla sporcunun hayatını kaybetmesi veya yüzlerce spor alanının tahrip edilmesiyle sınırlı kalmadı. Bir zamanlar tribünlerle çevrili sahalarda oynayan futbolcuların bir bölümü yaşamını yitirirken hayatta kalanlar, yerinden edilen Filistinlilerin kurduğu çadırların ve yıkılmış binaların arasında yeniden topa dokunmaya başladı.
Filistin Milli Takımı kendi sahasından uzakta Dünya Kupası hayalinin peşinden giderken dünyanın farklı statlarında Filistin bayrakları dalgalanmaya devam etti. Gazze'de ise üç yılın ardından futbolun geri dönebildiği yerlerden biri, çadırların arasına kurulan kumluk bir saha oldu.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…