Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Spor yazarları, Lille-.G.Saray maçını değerlendirdi

Spor yazarları, Lille-.G.Saray maçını değerlendirdi

Spor yazarları, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Lille - Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi.

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin üçüncü haftasında Fransa temsilcisi Lille'i 4-2 yenerek organizasyondaki ilk puanlarını kazandı.

Sarı-kırmızılı ekip, Yunus Akgün'ün 2. dakikadaki golüyle mücedeleye hızlı başladı. Sonrasında ev sahibi ekip, 7. dakikada Soriba Diaoune ile beraberliği yakaladı. 1-1'in ardından üstün oyununu devam ettiren Lille, 39. dakikada yine Diaoune ile gol bularak öne geçti. Geriye düştükten sonra toparlanan Galatasaray ise 44. dakkikada Aleksey Batrakov'un kafa golüyle beraberliği yakaladı ve soyunma odasına 2-2'lik skorla gidildi.

İkinci yarıya etkili başlayan Galatasaray, 52. dakikada Nabil Bentaleb'in kendi kalesine attığı golle yeniden öne geçti. Üstün oyununu devam ettiren sarı-kırmızılı ekip, Victor Osimhen'in 61. dakikada kaydettiği golle durumu 4-2'ye getirdi.

Müsabakanın devamında başka gol olmadı ve Galatasaray mücadeleden 4-2 galip ayrıldı.

Şampiyonlar Ligi'nin ilk iki maçında Sporting ve Barcelona'ya yenilen Galatasaray, böylece bu organizasyondaki ilk puanlarını Lille karşısında aldı.

Spor yazarları, Galatasaray'ın deplasmanda Lille'i 4-2 yendiği karşılaşmayı değerlendirdi.

UĞUR MELEKE: Galatasaray'ın Batrakov'u Avrupa'ya takdimidir

19 sene sonra Şampiyonlar Ligi’nde nihayet iki takımla temsil ediliyoruz ve kaderin cilvesi, iki ekibimizin de ilk iki hafta maçları sertti. Bildiğiniz gibi rakipler 4 torbadan geliyorlar ve hem Galatasaray, hem de Fenerbahçe ilk iki haftada top iki kategori rakiplerle oynadılar. Bu hafta karşılaşılan Lille üçüncü, Slavia Prag ise dördüncü torba takımları.

Elbette Slavia gibi Lille’i de yalnızca geldiği torba üzerinden değerlendirmemek gerekir. Fransa’da Paris Saint Germain’in elinden şampiyonluğu alabilen son takım. Ligde de halen PSG ile aynı puana sahipler ve averajla takipteler. Yazın çok önemli iki oyuncularını, ön libero Bouaddi’yi ve santrfor Fernandez-Pardo’yu Premier Lig’e kaybettiler ama hâlâ çok dinamik bir görüntü veriyorlar. Dün 19’luk sol açık Diaoune ve sağ açık Bakwa etkili futbol oynadılar sıkça ağır kalan Galatasaray savunmasına karşı.

Yine enteresandır, her iki takımımız da 48 saat içinde Şampiyonlar Ligi tarihlerinin en erken gol rekorlarını kırdılar. Salı akşamı Fenerbahçe 10’uncu dakikada 2-0’ı bulmuştu, dün gece de Lille’de Yunus hesabı daha 65’inci saniyede açtı. Sarı-lacivertlilerin koçu İsmail Kartal maalesef yaptığı her değişiklikle takımını biraz daha geriye yaslarken, Galatasaray ikinci devrede cesurdu. Cesaretinin sonucunu da Fransa’dan çok önemli bir galibiyet çıkararak aldı.

Dün Uğurcan üzerine düşeni yaptı. Osimhen, Sallai, Barış, Yunus, Torreira’nın hepsi iyi futbol oynadılar. Ancak ben ayrı bir parantezi genç Rus orta saha Batrakov için açmak istiyorum. Rusya’nın savaşı onları vurdu, hiç Avrupa Kupası maçı görmedi kariyerinde Batrakov. Muhtemelen Galatasaray’a transferi netleştiğinde beyninde Şampiyonlar Ligi marşı çalıp durmuştur. O tutkusunun karşılığını da hayatındaki ilk üç Avrupa maçında 2 golle aldı. Dün kaydettiği güzel golün yanı sıra Osimhen’in sayısının da hazırlayıcısıydı. Henüz 21 yaşında bir çocuk için 3 Devler Ligi maçında Barcelona ve Lille’e birer golle başlamak hiç fena bir start olmasa gerek. (Hürriyet)

OSMAN ŞENHER: Galatasaray geri döndü

Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçta Sporting’e, ikincisinde Barcelona’ya yenilirsen üçüncü maçı mutlaka kazanmak mecburiyetindesin. Galatasaray dün gece bu düşünceyle maça başladı. Erken atılan gole, daha sonra atılan gollere baktığımız zaman, sarı-kırmızılıların rahatlıkla kazanacağını hepimiz anladık. Futbolcular yenik durumdayken bile hiç telaş yapmadılar.

İyi futbol, kötü futbol diye oynanan oyunu artık tartışmamak lazım. Önemli olan, deplasmanda Lille’i yenip ilk üç puanı almaktı. Bunu da bu çocuklar başardı. Pazartesi günü oynanacak derbi maçı öncesi moral buldular.

Eksikler yok mu, çok var. Lille hiç tekniği olmayan bir takım, sadece koşuyorlar. Sen böyle bir takımdan 2 gol yedin, hem de ne goller, evlere şenlik. Teknik direktör Okan Buruk bir türlü bu basit yenen gollere bir çare bulamıyor.

Orta sahada Sara resmen sallanıyor. Bilemiyorum bu futbolcunun yerine Nhaga, Lesley oynayamaz mı? Eminim Lemina’nın kondisyonu iyi olsa hoca direkt bu futbolcuyla maça başlar. Bu yüzden Lemina’yı ekonomik kullanıyor. İşin Türkçesi orta sahada sıkıntı devam ediyor.

Ön tarafa geçtiğimizdeyse; Batrakov, Galatasaray’ın altın çocuğu olacak. Ayakları mükemmel, kafası devamlı yukarıda, her verdiği pas yerini buluyor ve topu müthiş takip ediyor. Sallai’nin ortasına mükemmel depar attı, topla buluşup fileleri havalandırdı. Bu gol bir zeka işi. Barış Alper de gayretli ve başarılıydı.

Diğer sıkıntı ise Osimhen hücuma çıkıyor, orta yapacak arkadaşlarına gol attıracak ama Batrakov’dan başka ceza sahası içine koşan futbolcu yok. Bu büyük handikap. İkinci bölgedeki tempo biraz artarsa, bu takım Devler Ligi’nde ilk 16 ekip içerisinde yer alarak, üst tura çıkar. (Milliyet)

MERT AYDIN: Rusya, Ukrayna'ya saldırmasaydı

Eğer Rusya, 4 yıl önce Ukrayna’ya saldırmamış olsaydı bu ülke takımları, Avrupa kupalarında oynamaya devam edecekti. Galatasaray’ın kadrosuna kattığı Batrakov belki de çoktan Avrupa’nın 5 büyük ligindeki takımlardan birine transfer olacaktı. Bu olmadı ve Galatasaray, Batrakov’u sessiz sedasız transfer etti. Kimi çok umutluydu kimi şüpheci kimi de kötümserdi. Umutlu olanlar, orta sahadan ceza alanına o ölümcül koşuları yapan, temiz gol vuruşu yapan bu futbolcunun Şampiyonlar Ligi performansıyla haklı çıktılar.

Batrakov, Sara’nın çok kötü oynadığı, Sallai’nin asisti dışında devamlı adam kaçırdığı bir Şampiyonlar Ligi maçına damga vurdu. Puansız gidilen Lille’den 3 puanla geri dönmenin başmimarıydı genç Rus.

Barış Alper’in harika getirdiği topun ardından Yunus’un attığı golle erken öne geçti Galatasaray. Ancak orta saha ve savunmanın kolay dağılmasıyla 2-1 yenik duruma düştüler. Osimhen yardım alamadığı için sinirliydi. İşte Batrakov, bu noktada devreye girdi. İkinci golü attı, dördüncü golü hazırladı. Daha ne yapsın?

Sergen Yalçın’ın milli takımın başına gelişiyle yeniden ay-yıldızlı forma için çağrılması gereken Berke, bu stresi kaldıramadı. Özellikle üçüncü golde külliyen hatalıydı.

Galatasaray’ın derbi öncesi moral bulmasından daha önemlisi herhalde Şampiyonlar Ligi’nde yeniden umutlanması. (Milliyet)

BÜLENT TİMURLENK: Nihayet 3 puan

Elinde yol tarifi varsa hayatta gideceğin yeri, futbolda da rakip kaleyi kolay bulursun. Lille'in tarifi şuydu: Galatasaray gibi bu kupada iki mağlubiyet alırken kalesinde 6 gol görmüş, topu rakibe bırakmış, bir tercih değil mecburiyet olan ön alan baskısından rahatsız olan, rakibin kafa şutlarında da yumuşak karnı olan bir takım... Başında da büyük usta Ancelotti'nin oğlu Davide…

Galatasaray erken golle öne geçtiğinde oyunu soğutmayı başaramadı. Lille'in beraberlik golünü bulup öne geçtiği ilk yarıda problem, merkezdeki Torreira-Batrakov-Sara üçlüsünün top tutamamaları ve merkezden hücum etmekten imtina etmesiydi. Oyun Ancelotti'nin istediği gibi gidiyordu; defansın arkasına attığı toplarla geçiş hücumlarıyla Galatasaray'ı avlamak... 2.5 Şampiyonlar Ligi maçında kalende ortalama 3 gol görüyorsan aşman gereken tepe değil dağdır.

Galatasaray ikinci yarıda bunu Batrakov'un devrenin bitiminde gelen golün moraliyle yaptı ve kalitesini ortaya koydu. Rus oyuncu ikinci yarıda bütün bağlantılarda vardı. Üçüncü golde G.Birliği maçında yaşananın bir benzeri yaşandı. İlk yarıda takım arkadaşlarını bol bol fırçalayan Osimhen'in golüyle iki farkı bulan Galatasaray, ikinci devre boyunca Şampiyonlar Ligi'nde oynanması gereken oyunu sergiledi. Çok önemli pozisyon vermeden, oyunun momentumunu kaybetmeden kazanılan 3 puan.. Şampiyonlar Ligi'nde 3 puan alabilmek için 4 gol atmasının gerekmediği bir takım, savunmasını oturttuğunda elbette ilk 24 içinde olur. Bunu elbette Okan Buruk da biliyor. (Sabah)

LEVENT TÜZEMEN: Orkestra şefi Aleksey Batrakov

Galatasaraylı oyuncular, Devler Ligi'nde oynadıklarının nihayet farkına vardılar. Yunus'un erken golüyle öne geçen ama sonra skor olarak geriye düşen Galatasaray için ilk yarı çok dengesizdi. Lille'in, Sallai'nin bölgesinde yaptıkları ataklara engel olamadılar ve 2-1 geriye düştüler. Fransa'daki hikâyenin başlangıç imzasını Batrakov yaptı. Devre biterken Sallai'nin bindirmesi sonrası yaptığı ortaya şahane koşu atan Batrakov, arkadaşlarının soyunma odasına moralli girmesini sağladı.

Okan hoca devre arası belli ki etkili bir konuşma yapmış. Çünkü oyuncular ikinci yarıda rakibe önde baskı yapan, daha çok topa hakim olan ve birlikte hareket eden bir görünüme büründüler ve arta arda gollerle Lille'in direncini kırdılar. Eğer ikinci yarıda Osimhen son vuruşlarda dikkatli olsaydı fark daha çok büyürdü. Barış ve Yunus çalışkanlıklarıyla ön plana çıkarken Batrakov bir meastro gibi orta alanda arkadaşlarını yönetti.

Okan hocanın Sara'yı çıkartıp Lemina'yı oyuna alması, Sanchez ve Abdülkerim ikilisini rahatlattı. Buruk'un derbiyi düşünerek yorulan Barış ve Yunus'u çıkarıp Sane ve Eren'i alması doğruydu. Geçen sezon Okan hocanın denediği Jakobs-Eren ikilisini önlü arkalı oynatması, G.Saray'ın sol kanadına hem çabukluk getirdi hem de takımın savunma anlayışını güçlendirdi.

ÖMER ÜRÜNDÜL: Galatasaray ilk 24 şansını artırdı

Galatasaray, dün gece Lille karşısında başarılı bir futbolla çok önemli bir 3 puan aldı. G.Saray maça golle başladı. Bu tabii çok büyük bir moral avantajıydı. Gol sonrasında yine alışılmış rahatsızlığı gündeme geldi. Karşıdaki takımın atletik sprinterleri var. Skor avantajına sahipken defans arkasına sarkan Lille beraberliği yakaladı. Ardından da benzer hatadan skor dezavantajına düşüldü.

Durum çok kritikti ama maçın kırılma anı 44. dakika oldu. Sallai'nin çok iyi hazırladığı pozisyonda Batrakov'un kafasıyla soyunma odasına moralli gidildi. İkinci devrenin başlarında da kornerde Torreira'nın alışılmış sinsi kafa vuruşlarından birinde G.Saray öne geçti. Bu moralle oyuncuların sınırsız enerjileri ortaya çıktı ve 4. gol geldi. G.Saray çok rahatladı, oyunu kendi kontrolünde tutarak devam etti. Lille de moralman çökmüş olarak oyunu bırakmak zorunda kaldı.

Biraz dikkatli hareket edilse fark büyüyebilirdi. Sonuçta görkemli bir deplasman galibiyetiyle ilk 24 şansı oldukça fazlalaştı. Futbolcuların performanslarına gelince, Batrakov, Barış ve Torreira mükemmel oynadı. Diğer isimler de görevlerini yaptı. Osimhen golle buluştu ama henüz fizik açıdan eski günlerinden uzakta. Kısa sürede güçlenip takımın yine en önemli hücum gücü olacağını söyleyebilirim.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…